istanbul escort

istanbul escort

istanbul escort

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler

2. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 26

Konu: GÖKKUŞAĞI Hareketi Haberler / Mesajlar

  1. #11
    Forum kıdemlisi Array bravecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul..
    Yaş
    61
    Mesajlar
    17,543
    İtibar Gücü
    7835

    Standart

    GÖKKUŞAĞI HAREKETİ TOPA TUTTU

    Gökkuşağı Hareketi, THY ve Teknik A.Ş’de toplu iş sözleşme görüşmelerinde uzlaşmaya yanaşmayan THY yönetimini topa tuttu. Mevcut Hava-İş yönetimini ise göreve çağırdı.
    Haberin devamı:http://www.airporthaber.com/gokkusag...tu-29924h.html
    '' İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun. ''
    Marie Curie

    '' Cahillerle tartışmaya girmeyin, Ben hiç yenemedim.''
    Gazali

  2. #12
    Forum kıdemlisi Array bravecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul..
    Yaş
    61
    Mesajlar
    17,543
    İtibar Gücü
    7835

    Standart

    Hava İş Sendikasının Değerli Üyeleri

    Hava-İş Türkiye sendikal mücadele tarihinde önemli başarılara imza atmış bir sendikadır. Bu başarıda 20 yıldır sendika yönetiminde olan Atılay Ayçin ve ekibinin kuşkusuz payı vardır. Ancak başlangıçtaki çizgi ne yazık ki zamanla değişmiş, sendikacılığı meslek edinen yöneticiler, işçilerin yaşantısına da, sorunlarına da yabancılaşmıştır. Kararları üyeleriyle birlikte alan ve onlarla birlikte hareket eden mücadeleci, demokrat sendikacılık çizgisi terk edilmiştir.

    Bugün gelinen nokta ise bu yapıyla yeni açılımları olanaksız kılacak bir tıkanıklık olarak özetlenebilir. İşveren durumun farkındadır ve her geçen gün hukuk dışı yöntemlerle aktif üyeleri ve temsilcileri tasfiye etmekte, bütün çalışanları baskı altına almakta, kazanılmış haklarımızı yok saymaktadır. İşçi kıyımı acımasızca sürdürülmektedir. THY yönetiminin esas amacı sendika yönetimindeki kronik yapıyı da kullanarak örgütlülüğü tümüyle yok etmektir. Ne yazık ki fotoğraf budur. Dağınık durumda ve sendika yönetimine inancı sarsılmış çalışanlar, beklenti içindedir. Elinizdeki yazı bu durumdan rahatsızlık duyan ve çare arayan insanların dayanışmasının ürünüdür. Sendikal İşleyişte kişilerin değil ilkelerin önemli olduğundan hareketle oluşturulan aşağıdaki maddeler temelinde yeniden yapılanmak ve örgütlülüğü korumak hedeflenmektedir.
    devamı:http://gokkusagihareketi.com/2011/04...gerli-uyeleri/
    '' İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun. ''
    Marie Curie

    '' Cahillerle tartışmaya girmeyin, Ben hiç yenemedim.''
    Gazali

  3. #13
    Özel Üye Array Kmalkoc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.Kasım.2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul, Türkiye
    Yaş
    56
    Mesajlar
    4,176
    İtibar Gücü
    4717

    Standart

    Hava-İş Sendikası'nda yeniden seçime gidilmesi için mahkemeye giden Gökkuşağı Hareketi mahkemenin verdiği kararla şok yaşıyor.

    Mahkeme bu hareketin istemini reddetti. İşte konuyla ilgili Gökkuşağı Hareketi'nin açıklaması

    Hava İş Yönetiminin, delegelerin iradesinden kaçarak olağanüstü genel kurula gitmemesi üzerine açtığımız davada ne yazık ki 15. İş Mahkemesi talebimizi reddetmiştir. Bu karar delegelerin iradesini görmeyen hukuk dışı bir karardır. Çünkü tüzük ve yasanın yeterli gördüğü 60 delegenin çok üzerinde, 95 delegenin başvurusu noter kanalıyla sendika yönetimine iletilmiş, imza sayısı 116 ya ulaşmıştır.

    Bunlara ek olarak genel kurul kararlarını yok sayan, işçilerin haklarını savunamayan bir yönetim söz konusudur. Mahkeme resmi olarak alınan teklifte bu gün bile 66 bin liraya mal edilecek bir genel kurul için bir buçuk yıl önce 300 bin lira harcanarak işçilerin paralarının savrulduğu gerçeğini görmemiştir.

    Devamı İçin :
    http://www.airporthaber.com/gokkusag...ar-32018h.html
    Gelecegin en etkili silahı da, aracı da, hiç kuşkunuz olmasın, uçaklardır. Bir gün insanoğlu uçaksız da göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de aydan bize mesajlar yollayacaktır. Bu mucizenin gerçeklesmesi için 2000 yılını beklemeye gerek kalmayacaktır. Gelişen teknoloji bize daha şimdiden bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise, Batı'dan bu konuda fazla geri kalmamayı temindir." Mustafa Kemal Atatürk

    Eskişehir Tayyare Alayı - 1936

  4. #14
    Özel Üye Array Tolga DEMİRTAŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18.Şubat.2008
    Bulunduğu yer
    Antalya
    Yaş
    24
    Mesajlar
    2,715
    İtibar Gücü
    4698

    Icon37 Gökkuşağı günlüğü

    [B]

    Gökkuşağı Hareketi sivil havacılık işçilerine seslenmek, onları gelişmelerden haberdar edebilmek amacıyla hazırladığı 2�nci bülteni yayınladı. İşte Gökkuşağı Günlüğü�

    Gökkuşağı Hareketi sivil havacılık işçilerine seslenmek, onları gelişmelerden haberdar edebilmek amacıyla hazırladığı 2�nci bülteni yayınladı. Sivil havacılık sektörümüzdeki gelişmeleri, sorunları dile getiren bülten artık periyodik olarak yayınlanarak işçilere dağıtılıyor.

    Cuma günü THY Genel Müdürlük binasında iş çıkışı dağıtılan bülten hafta boyunca diğer birimlerde işçilere ulaştırılacak.

    Büyümeye devam eden havacılık sektöründe, çalışanların sorunlarının da katlanarak büyüdüğüne dikkat çeken Gökkuşağı Hareketi temsilcileri, yetkili tek sendika Hava İş'in sessizlik içinde olmasının bu bülteni bir ihtiyaç haline getirdiğini belirttiler.

    GÖKKUŞAĞI GÜNLÜĞÜ

    SİVİL HAVACILIKTA BÜYÜMENİN FATURASI NEDEN ÇALIŞANLARA ÇIKARTILIYOR
    Sivil havacılık sektörü son 10 yıldır tüm dünyada büyük bir gelişme gösterirken, ülkemizde de bu konuda en büyük pay sahibi olan THY ve diğer şirketler artan uçak sayıları, uçuş noktaları ve personel bakımında katlanan bir artış göstermiştir. Buna paralel olarak sektörün alt yapı yetersizlikleri ve çalışanların sorunları da katlanmıştır.

    Gelişmekte olan ulusal pazarımız doğal olarak uluslararası dev tekellerin iştahını kabartmaktadır. Siyasal iktidarın özelleştirme politikaları tekellerin işini kolaylaştıran bir işlev görüyor. Bu pazarda pay sahibi olmaya çalışan şirketler işletme giderleri içerisinde en kolay kırpacakları rakam olarak işçi ücretlerini görmekte ve neredeyse asgari ücret civarında paralarla personel çalıştırmakta, üç işçinin işini bir işçiye yaptırmanın hesabı içinde kuralsızlıklar görülmektedir. Resmi otorite gerek çalışma bakanlığı gerek SHGM bu uygulamalara seyirci kalmaktadır.

    Türkiye sivil havacılığında çalışan işçi sayısı yaklaşık 50 bin civarında tahmin edilmektedir. Yaklaşık 17 şirket bu alanda faaliyet gösterirken 170�in üzerinde yolcu ve kargo uçağı faaliyette. Bu şirketlerden yalnızca THY ve Teknik A.Ş'de sendika var. THY'nin de yönetim açısından hükümette olmasına rağmen artık kamu özelliği kalmamış, yüzde 51�den fazlası özelleştirilmiştir.

    Hava İş sendikası sivil havacılıkta 1962�den beri var olan tek yetkili sendika olmasına rağmen THY A.O ve Teknik A.Ş dışında, taşerona devredilen diğer birimlerde toplu sözleşme düzenini kaybetmiştir. Sendikanın daha önce TİS yapma yetkisi olan; Yer Hizmetleri, İkram, Teknik ve bağlı bazı birimler ile Call Center, yemekhaneler, özelleştirilerek taşeronlara devredildi ve buralardaki çalışanlar artık sendikasız ve örgütsüz durumda.

    Bu işyerlerinde hizmetler sendikasız ve örgütsüz işçiler tarafından daha düşük ücretlerle ve daha zor koşullarda yürütülmektedir. Sivil havacılık patronlarının daha fazla büyüme, daha fazla kar mantığı ile geliştirdiği bu sürece karşı sendikalar bu gelişimi görememiş, üyesi olan ama örgütsüz hantal bir yapıya dönüşmüştür. Hava-İş sendikası yönetimi de bu alanda sıkışıp kalmıştır. Geleneksel Türk-İş çizgisindeki bürokrat ve tepeden inmeci sendikal yapının içerisine kendini hapsetmiştir.

    Bunun farkında olan patronlar onları incitmemiş, ama çalışanları işten atmakta, sürgün etmekte, kuralsız çalıştırmakta rahat bir ortam yakalamanın keyfini her dönem sürdürmüşlerdir.
    Şimdi artık sıra, ana gövdenin de diğer birimler gibi daha az ücretle çalışan, (sendikalı-sendikasız) ama örgütsüz bir yapıya dönüştürülmesin- dedir. Çünkü şirket büyümüş ama hala sosyal hakları olan mazeret izni kullanan, ikramiyesi, yıllık izni 30 işgünü olan bir personel yapısı vardır. Bunlar patronlara göre insani bir hak değil, tahammül edilmez bir durumdur! O zaman bu hakları talep etmeyen, verilene razı, sesini çıkarmayan ve bu koca makineleri dünyanın bir ucundan bir ucuna gidecek şekilde hazırlayan ve götüren robotlara ihtiyaç vardır! Onun için işverenler Türk-İş tipi sendikacılık anlayışına sahip sendikacılardan oldukça faydalanmaktadırlar. Statüko sürsün, şirketler büyüsün, fatura çıkacaksa bunu da çalışanlar üstlensin!..

    Durum açıktır. Çalışanlar kendi öz örgütleri olan sendikalar tarafından patronlara karşı yalnız ve çaresiz bırakılmaktadır.

    Sendikacılar, işçilere bir müşteri gibi bakmakta gelen aidat oranı onlar için önemli olmaktadır. İşverenler ise bizleri daha az ücrete daha fazla çalıştırmanın hesabını yapmaktadır. Yani karlar arttıkça şirketler büyüdükçe kaybedenler işçilerdir.

    Sivil havacılık bu kar hırsı ve büyümeye karşın, kuralsızlaştırıldıkça ve fatura işçilere çıkarılmaya devam edildikçe tehlike büyüktür. İş güvenliği sivil havacılıkta aynı zamanda uçuş güvenliğidir. Bu gerçek bizleri aynı zamanda taşıdığımız yolculara karşı sorumlu kılmaktadır. Kimsenin bunu aklından çıkarmaması gerekir. Sosyal taraflardan biri olan çalışanlar mutsuz ve huzursuz ise durum pek parlak değildir.

    Büyümeden hak ettiğimizi payı almak ve kazanılmış haklarımızı kaybetmemek istiyorsak, işçiler olarak bireysel değil, örgütlü davranmalıyız; sendikalaşmayı büyütmeliyiz, kazanılmış haklarımızı koruyacak mücadeleler geliştirmeliyiz ve tabii ki sendikamızı çürüten, köhnemiş 22 yıllık yönetimi değiştirme iradesini güçlendirip yaymalıyız.

    Gökkuşağı Hareketi, zor ama imkansız olmayan bu görevi yerine getirmek üzere THY Uçuş, Yer İşletme, Genel Müdürlük, Teknik A.Ş. ve Anadolu işçilerinin işyerlerindeki sesidir.

    Saygılarımızla...

    THY DE İŞCİ KIYIMI DEVAM EDİYOR: VERİMSİZSİN SAVUNMANI VER!
    THY A.O�da Kargo, Yer İşletme, Uçuş İşletme, Eğitim Başkanlığı başta olmak üzere birçok birimde yüzlerce çalışandan �verimsizlik� adı altında savunmalar istenmektedir. İşveren sendikalı ama örgütsüz gördüğü çalışanlara karşı baskılarını sürdürüyor. Hava-İş Sendikası Yöneticileri sessiz neden?

    UÇUŞ İŞLETMEDE NELER OLUYOR:
    Uçuş işletme de çalışanlar �Uçuş Gözlem Formu� adı altında çalışanlar birbirlerini şikayete zorlanıyor. Uçuş ekipleri kabin, kokpit bir bütün olması gerekirken birbirinden koparılıp ayrıştırılıyor. 45 yaşına geldiği için deneyimli arkadaşlar işten çıkarılıyor. Yabancı personel alımı hızla devam ediyor.

    Şimdi de Kabin Hizmetleri Biriminin özelleştirileceği ve taşeron firmalara devir edileceği söylentileri dolaşmaktadır. En insani hak olan hastalık suç olarak algılanmakta ve psikolojik olarak çalışanlar üzerinde baskı yaratılmaktadır. Mazeret izinleri hak olmaktan çıkartılmakta ve sanki TİS de böyle bir hak yokmuş gibi davranılmaktadır. Uçuş programları, kural ihlalleri ve limitleri aşan uçuşlarla dolu. Bunları dile getiren ve çalışanları işveren karşısında savunacak bir sendikamız yok mu?

    ENGELLİLER HAFTASI, ENGELLER İLE KARŞILAŞTI:
    Engelliler haftası nedeniyle 10 Mayıs�ta yasal olarak bir gün idari izinli sayılmaları gereken engelli personel, işverenin umursamazlığı sendikanın ilgisizliği nedeniyle, kendi uğraşları ile bu izni kopardılar. Hava-İş Sendikası yöneticileri engelliler haftasının farkında mı? Böyle bir derdi var mı?

    MAZERETLER KULLANDIRILMIYOR:
    Kargo Başkanlığı, Yer İşletme, Eğitim Başkanlığı, Uçuş İşletme başta olmak üzere, birçok birimde mazeret izinleri kullandırılmıyor. Mazeret izni TİS ile kazanılmış bir hak değil mi?

    İŞCİLER ZORUNLU MESAİYE BIRAKILIYOR, ÜCRET ÖDENMİYOR:
    Kargo Başkanlığı�na bağlı bazı birimlerde normal çalışma saatlerinde görev yapan personel sabah saat 06:30�da işe getirtilip akşam saat 20:00�ye kadar çalıştırılmakta ve mesai ödenmemektedir. Genel Müdürlük bünyesindeki bazı birimlerde de akşam 17:30�dan sonra personel çalışmaya bıraktırılıp mesai verilmemektedir.
    TİS uygulaması için ne yapmak gerekiyor. Çalışanların emeği neden gasp edilmektedir. Sendika Nerede!

    HASTA OLABİLİRSİN AMA RAPOR ALMA:
    Hastalanan arkadaşlara idareciler tarafından rapor almamaları konusunda uyarılar yapılıyor. Rapor aldıkları takdirde bunun kendileri için iyi olmayacağı söylenerek aba altından sopa gösterilmektedir. Hastalık tehditle önlenebilir mi bu vicdansızlık değil midir?

    YEMEK YE AMA İSTİRAHAT ETME:
    Öğlen 1 saatlik yemek molalarında bile çalışanlara daha kısa sürede işbaşına dönmeleri konusunda idareciler tarafından uyarılar yapılmaktadır. Vardiyalı işyerlerinde yoğun çalışma temposu nedeniyle işçiler yemek bile yiyememektedirler. Çalışanlar sorunlarını aktarmak için sendika temsilci ve yöneticilerine ulaşamıyor. Bizim aidatlarımızla orada oturan ve sorunlarımıza ilgisiz sendika yönetici ve temsilcisi olur mu?

    SAVUNMA YAZILARI ÖNCE SENDİKACILARA MI GELİYOR:
    Ankara, Antalya, İzmir gibi dış istasyonlarda çalışanlara �verimsizlik� adı altında yazılar gönderilmektedir.
    Ne yazık ki bu yazıların geldiğini önce sendikacılar dillendirmekte ve kimlerin verimsizlik nedeni ile işten çıkarılacağını önce sendikacılar söylemektedir. Bu nasıl bir danışıklı dövüştür.

    SÖZLEŞMELER NE OLDU:
    THY A.O ve TEKNİK A.Ş�de sözleşmeler ile ilgili belirsizlik devam ediyor. Ocak 2011�de başlaması gereken TİS süreci ne aşamada çalışanlar habersiz. İşveren hangi nedenle sendikanın yetkisine itiraz etmiştir. Bilinmiyor.
    �İşveren ve sendika bu konuda söz birliği etmiş durumda hiçbir açıklama yok. Ama üyelik aidatları maaşlarımızdan işveren tarafından kesilerek her ay sendikanın hesabına yatırılıyor.�

    TEKNİK AŞ DE ATÖLYELER PARÇALANARAK SATILMAYA DEVAM EDİYOR:
    Teknik A.Ş bünyesindeki Motor atölyesinin Zorlu Holding tarafından alındığı söylenmektedir. Çalışanlar yarınları konusunda endişe içindedirler. Başka atölyelerin de taşeronlara verileceği korkusu teknisyenler üzerinde bir karabasan gibi durmaktadır. Zorunlu emeklilik, atölyeler arası sürgünler ve tehditler devam etmektedir.
    Lisanslar ile ilgili yeni uygulamalar ve kuraldışılıklar çalışanları etkilemektedir. Sendika seyirci, işveren rahat. Böyle nereye kadar?..

    TEC�DE İŞCİLERİN KARARLILIĞI KAZANDI:
    TEC sözleşmesi imzalandı. Çalışanlar grev uygulamasını başlatmakta kararlı görününce işveren ve sendika sözleşmeyi imzaladı. İşten atılan arkadaşların işe dönememiş olması düşündürücüdür. Bu arkadaşlarımız hangi gereksiz davranış sonucu işten atılmışlardır? Sözleşme imzalamak iyi ama önemli olan sözleşmelerin uygulanmasıdır. En başarılı sözleşmeyi dahi imzalasanız uygulanmadıktan sonra bir anlamı yoktur.

    TGS ÇALIŞANLARI HUZURSUZ:
    TGS�de işverenin keyfi uygulamaları çalışanları canından bezdirmiş durumda. Mazeret izni yok, fazla mesai yok, yemek paydosu yok. Çalışanlar tamamen şeflerin ve müdürlerin insafına terkedilmiş durumda, tam bir köle pazarı yaratılmak istenmektedir. TGS çalışanları sivil havacılık hizmetinin en önemli halkalarından birini oluşturmaktadır. TGS Çalışanı köle değildir.

    http://gokkusagihareketi.com/

  5. #15
    Forum kıdemlisi Array bravecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul..
    Yaş
    61
    Mesajlar
    17,543
    İtibar Gücü
    7835

    Standart

    Basına ve Kamuoyuna

    HAVA İŞ YÖNETİCİLERİNİN GELDİĞİ SON NOKTA: POLİS MUHBİRLİĞİ…

    THY ve bağlı işyerlerinde, işçilerin dağıttığı bültenin başlığında şöyle deniyor:



    “SİVİL HAVACILIKTA BÜYÜMENİN FATURASI NEDEN ÇALIŞANLARA ÇIKARTILIYOR?”

    Bültenin alt başlıkları da iş yerlerinde yaşanan sorunları dile getiriyor:

    -THY’de işçi kıyımı sürüyor; “verimsizsin savunmanı ver!”

    -Uçucular birbirini gammazlamaya zorlanıyor!

    -Engelli haftası engelleri!

    -İşçiler zorunlu mesaiye bırakılıyor ücret ödenmiyor!

    -Mazeret izinleri kullandırılmıyor! vb…

    (Tamamı için bakınız: http://gokkusagihareketi.com/2011/05...-cikartiliyor/)



    İşçiler bu bültenle THY ve bağlı iş yerlerinde çalışanların sorunlarını dile getiriyor ve sendikalarını da göreve çağırıyor. Peki sendika ne yapıyor?
    Devamı için:http://gokkusagihareketi.com/2011/05...is-muhbirligi/

    http://gokkusagihareketi.com/2011/05...is-muhbirligi/
    '' İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun. ''
    Marie Curie

    '' Cahillerle tartışmaya girmeyin, Ben hiç yenemedim.''
    Gazali

  6. #16
    Forum kıdemlisi Array bravecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul..
    Yaş
    61
    Mesajlar
    17,543
    İtibar Gücü
    7835

    Standart

    İşçi ‘Sendikası’ Hava İş, İşçi Atarak İşçi Haklarını Savunabilir mi?
    Basına ve Kamuoyuna,

    Üyesi olduğumuz Hava İş Sendikası’nın yönetimi, THY işvereninden beter işçi çıkartmaya devam ediyor. Son iki yıl içinde sendika uzmanı ve çalışanı Pınar Erol, Şelale Seyyale, Munzur Pekgüleç, Özlem Ergun’dan sonra Nilgün Öğün ve Ayşe Kaya da işten çıkartıldı.

    İşten çıkarılanlar, yıllarca THY çalışanlarının çıkarlarını savunmak üzere emek harcamış, gecesini gündüzünü vermiş, özverili kişilerdir. İş tanımlarına uygun, diğer çalışanlarla uyumlu, üyeler tarafından sevilen emekçilerdir.

    Hava-İş yönetimi ise, tam bir işveren gibi hareket etmektedir. Duvarlarına astığı “emek en yüce değerdir” sözlerini çiğneyip, yaptıkları işe değil, kendilerine biat edip etmediklerine bakmaktadır.

    Yönetim kurulu üyelerinin çalışanlarına tam bir patron tavrıyla davrandığı bilinmektedir. Uguladıkları çeşitli psikolojik baskılar, taciz, cinsiyetçilik, ayrımcılık, şiddet, yok sayma (mobing) çalışanların işi terk edip gitmelerine yetmeyince, yasa dışı biçimde işçi çıkartmaktan çekinmemektedirler.
    Devamı:http://gokkusagihareketi.com/2011/06...avunabilir-mi/
    '' İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun. ''
    Marie Curie

    '' Cahillerle tartışmaya girmeyin, Ben hiç yenemedim.''
    Gazali

  7. #17
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    8,126
    İtibar Gücü
    5422

    Standart

    Türk-İş’i de, 10 Sendika Başkanını da İyi Biliyoruz;

    Demokratik, Şeffaf, Temiz Sendika İstiyoruz!

    Değerli Basın Emekçileri,

    Türkiye ekonomisindeki büyümeyi yaratan işçi sınıfı, tarihinin en kötü döneminden geçiyor. Çalışma yaşamı, düşük ücret, uzun ve esnek çalışma ile patronların iki dudağı arasında belirleniyor. Sözleşmeli ve taşeron çalışma biçimi yaygınlaşıyor. Sendikasız, sigortasız, iş güvencesi ve iş güvenliği olmaksızın çalışan işçiler iş kazalarına kurban gidiyor. Haziran ayında iş cinayetlerinde kaybettiğimiz işçi sayısı elli iki…

    Hal böyleyken sendikalar ne yapıyor? En büyük işçi konfederasyonu olarak Türk-İş yönetimi hükümetin ve sermayenin koltuk değneği olmuş. Hak-İş iktidarın sözcüsü gibi faaliyet yürütüyor, DİSK yöneticileri sendikacılığı milletvekili olmanın bir alt basamağı yapmış durumda. Diğer sendikacıların da düzen partilerinden milletvekili olma çabaları, sendikacıların düzenin koltuk değneği olduğunu ispatlıyor.

    Özetle sendikal örgütlülüğün düşürüldüğü durumdan, bugün şikâyet edenler olsa da, devlet ve sermaye kadar, sendikacılığı meslek edinen profesyonel sendikacılar da sorumlu.

    Değerli Basın Emekçileri,

    Türk İş Genel Kurulu öncesi 10 sendika başkanı bir bildirge yayınlayarak “yüzü işçiye dönük” bir Türk İş yaratma amacıyla “bir adım öne çıktıklarını” açıkladılar.

    Bu 10 sendika başkanının bu günkü durumla ilgili tespitleri genel olarak doğru. Eksik olan şey bu genel başkanların Türk-İş’in bugünkü durumundan Türk İş yönetimi gibi sorumlular. Her geçen gün işçiye sırtını daha fazla dönenlerin, “Yüzü işçiye dönük Türk İş” yaratmaları mümkün mü? Bu konuda samimi bir özeleştiri ile sorumluluklarını kabul edip, bundan sonra farklı bir politika izleyeceklerini de söylemiyorlar. Tabanlarındaki işçilerin isteğine rağmen, kendi iktidarlarına tehdit görerek uygulamadıkları ilke ve talepleri genel kurul öncesi ileri sürmeleri samimi değil. Bu yüzden yayınlanan bildirge inandırıcılıktan ve umut yaratmaktan çok uzak.

    Şeffaf olmayanın şeffaflık talebi, demokratik davranmayanın demokrasi talebi havada kalıyor. Sendika çalışanlarını işten atanların işçi kıyımına karşı mücadele etmesi mümkün değil. Bizzat bu 10 genel başkan, 20 yıl önce çözümün bir parçasıydı, artık “sorunun bir parçası” haline geldi.

    Her Türk-İş kongresinin öncesinde sadece bir üst yönetime girebilmek için eleştiren, bazı doğruları ifade eden, yer yer soldan konuşanlar aynı kişiler. Kongre günü ise, bir biçimde pazarlık paylarını artırarak yönetime kapağı atmaya çalışıyorlar.

    Şimdi genel kurul öncesi mücadeleci kesilen bu genel başkanlara bir bakalım:

    Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul geçen kongrede, önce muhalefette yer almış ve ardından kapağı Kumlu yönetimine atmış, sefalet ücreti olan asgari ücrete imza atmış, yolsuzluk iddialarıyla basına konu olan, kendisine muhalefet eden şubeleri kapatan bir genel başkan.

    4-C’ye zorla geçirilen işçilerle birlikte sonuna kadar mücadele edeceğine dair namusu ve şerefi üzerine yemin eden, sonra da işçileri yüzüstü bırakan dünkü Türk-İş Genel Sekreteri, halen Tek Gıda-İş Genel Başkanı ve 10 imzacıdan biri olan Mustafa Türkel değil mi? Bugün bile sendika çalışanı engelli işçisini işten attığı için sendikaya karşı direniş yapılan tek sendikanın başkanı.

    Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin ise, Bahar Eylemleriyle yönetime gelmiş ancak zaman içinde İkale Sözleşmesini TİS’e yazdıracak kadar iş güvencesinden vazgeçmiş, mali harcamalarıyla ilgili tek satır açıklama yapamayan, 22 yıldır delege sisteminin avantajıyla koltuğunu koruyan bir sendikacı. Özellikle kadın sendika çalışanlarını gerekçe göstermeden işten atacak kadar patronlaşmış. Son toplu sözleşmeyi 26 Mayıs, genel eylem gününde imzalayarak dışarıdaki “sol” söylemlerine rağmen iktidara mesaj gönderen pişkin bir genel başkan.

    Sağlık İş Başkanı Mustafa Başoğlu gibi 46 yıl boyunca sendikaların başından ayrılmamak için her türlü oyunu yapar hale geldiler. Yılardır işçinin ödediği aidatlarla saltanat süren ve şimdi demokrasiden, katılımdan, şeffaflıktan söz eden bu genel başkanları burada bulunan işçiler sizlere örnekleriyle anlatacaklar…

    Değerli Basın Emekçileri,

    Sendikal Demokrasiden söz eden bu bildirge, tabanın görüşü alınmadan sadece genel başkanların bir araya gelerek oluşturdukları bir metindir. Demokrasi talep ederken bile işçilerin fikrini almıyorlar. Bildirgenin her cümlesinin ardından “Öyleyse bunu önce kendi sendikanızda neden uygulamıyorsunuz?” diye sorulduğunda yanıtları yok. Tepeden profesyonel sendika uzmanlarına yazdırılan ilke ve hedefler açıklamak marifet değil. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!”

    Bütün bu gerçekleri bizler gibi sol siyasi partiler, günlük gazeteler, televizyonlar da biliyor. Ancak bunların bazıları salt Türk İş yönetimine muhalif göründükleri için, bilinen gerçekleri işçilere açıklamak yerine üstünü örterek, sendika bürokratlarının suçuna bir noktada ortak oluyorlar. Oysa sendikal hareket içinde “evheni şer” politikalarla, bazı “doğruları” söylemekle işçi sınıfı arasında umut yaratmak mümkün değil. “Ehven-i şer, şerlerin en kötüsüdür!”

    Sonuç olarak, 10 genel başkan, 1989 bahar eylemleriyle kendilerine verilen desteği hovardaca harca****** zaman içinde karşıtlarına dönüştüler. Şimdi tabandan gelen ve kendilerini de hedef alan işçi hareketinin önünü kesip, sisteme ve sendikal bürokrasiye yönelen isyan oklarını sadece Türk İş yönetimine çevirerek aradan sıyrılmak istiyorlar.

    Sendikal mücadele bu krizden ve durgunluktan kişilere bağlı kalmaksızın, işçileri sürece katan bir demokratik işleyişle; kendi dinamiklerini tabandan harekete geçirerek çıkacak ve yeni yapılanmalar gerçekleştirecek.

    Çeşitli iş kollarından sendikalı ve sendikasız işçiler olarak bu amaçla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Temel Hedefimiz, İşçilerin Yönettiği Demokratik, Şeffaf, Temiz Sendikalar Oluşturmak ve Bağımsız İşçi Hareketini Yükseltmek.

    İşçi sınıfının devletten ve sermayeden bağımsız siyasal hattını örgütlemek için Türk-İş ve diğer sendikalardaki işçiler, delegeler, şube yöneticilerini; sendikasız işyerlerinin emekçilerini birleşmeye, yan yana gelmeye, örgütlenmeye, çürüyene değil, yeşerene destek vermeye çağırıyoruz. (09.07.2011)
    http://gokkusagihareketi.com/2011/07/19/484/
    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




  8. #18
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    8,126
    İtibar Gücü
    5422

    Standart Kamuda Sözleşmeler Bitti, THY’de Niye Başlamıyor?

    KAMUDA SÖZLEŞMELER BİTTİ, THY’DE NİYE BAŞLAMIYOR?

    Türk-İş kamuda sözleşmeleri beklendiği gibi hükümete teslim olarak bitirdi. THY sözleşmesi yetkisizlik nedeniyle 8 aydır sürüncemede. Çalışanların reel kayıpları yüzde 20’ye vardı. İşveren reklamlar başta olmak üzere her şeye para buluyor ancak sözleşmeye oturmuyor. Sendikanın sözleşme imzalamak gibi bir derdi var mı, o da belli değil! Aidatlar geldiği sürece, sözleşmenin uzaması sendikayı ilgilendirmiyor mu? Bu nasıl anlayıştır?

    SENARYO AYNI: “YETKİ İTİRAZI”

    1 Temmuz’da başlaması gereken Teknik AŞ sözleşmesi işverenin yetkiye itirazı nedeniyle yine mahkemelik oldu. İtiraz ne için yapılıyor, kimse bir açıklama yapmıyor. İşten çıkarmalarla Teknikte deneyimli teknisyen bırakmayan işveren SAFA/SANA denetlemelerindeki bulgular açısından ortaya çıkan kötü sonucu kimlerle düzeltecek?

    KİRALIK TEKNİSYEN OLUR MU?

    İş Kur kanalıyla işe alınan teknisyenler “kiralık işçi” olarak değerlendirilecekmiş. Teknisyenlere asgari ücretin biraz üzerinde maaş veriliyor. Mesai, ikramiye ve sosyal haklar yok. Ama her yerde görev var: Habom, Teknik Aş ve gerekirse başka yerlerde! Şirket yönetimi teknik bakım hizmetlerini küçültüp, kuralsız çalıştırarak uluslar arası standartları uygulayabilir mi?

    TEC’DEN SONRA ZORLU HOLDİNG

    DEVREDE

    Motor atölyesinin bir kısmı TEC ile anlaşarak taşındı. Atölyenin bir başka kısmı da Zorlu Holding’e verildi. Teknisyenlerle bireysel sözleşme yapmak üzere görüşmeler yapılıyor. Sendikasızlık dayatılıyor. Belirsizlik diz boyu. Sendika sessiz kalarak, taşeronlaştırmaya dolaylı kapı aralıyor.

    TURNİKELER KÂBUS OLDU

    İŞVEREN ÇALIŞANLARA GÜVENMİYOR

    THY yönetimi, bazı birimlerini Genel Müdürlük dışına taşıdı. Çalışma saatleri turnike sistemiyle denetleniyor. Sigara, çay molaları dakikalarla sınırlı. Kameralı, parmak okutmalı geçiş sistemleri güvenlikten çok, işçiye güvensizliğin ifadesi. İş kaybını önlenmek adına, güvensizlik ve psikolojik baskı merkezileştiriliyor. Sonra da THY bizim evimiz olsun isteniyor! Evimizde turnike yok ki!

    SÜRGÜNLER, ZORUNLU EMEKLİLİK VE BASKILAR DEVAM EDİYOR

    Yılbaşından bu yana yüzlerce THY ve Teknik AŞ çalışanı sürgün edildi, “verimsizlik” hakaretiyle emekli yapıldı. Sendika yönetimi görevini hukuk bürosuna, yüzde 10’a devretmiş durumda! Hatta bu oranı bazı davalarda %25′e çıkardığı için sendika avukatını azleden işçiler var. Mahkemelerde işe iade davaları ve alınan ek tazminatlarla idare etmemiz isteniyor. O zaman idatları da hukuk bürosuna mı ödeyelim?

    SEKİZ GÜNLÜK KAYIP NE OLACAK?

    Maaş ödemeleri 8 gün ertelendi. İkramiye ve mesailerin ödenmesi de ötelendi. Sendika yönetimi bu uygulamaya onay vermiş olmalı ki, mahkemeye gideceğiz sözü hâlâ gerçekleşmedi. Ödeme tarihleri yer değiştirince ödeme gecikti, faiz de işçiye yazdı. Sözleşme yapılmadığı gibi, bir de cebimizdekiler eksiliyor. Çalışanlar olarak bunu unutmayacağız.

    6 BİN TGS İŞÇİSİ HUZURSUZ

    TGS’de çalışma koşulları sivil havacılığın yüz karasıdır. Yaz döneminde dört ay izinler kapalı. Mazeret için dilekçe yazmak bile yetmiyor. Her gün bir kaza haberi geliyor. Ne çalışanlar ne hizmet alanlar güvencede. Yılardır hem kendi üyesini hem de TGS işçisini görmeyen sendika şimdi göstermelik kuşe kâğıt bültenlerle “dostlar alışverişte görsün”ü oynuyor. TGS işçisi “mış gibi” yaparak değil, yüz yüze, bölüm bölüm, ilmek ilmek birlik olacak, örgütlenecek; sonra da sendikalı olacaktır.

    İSG İŞÇİSİ SÖZLEŞME YOLUNDA

    İşçiler sendikal hatalar yüzünden büyük bedel ödemelerine rağmen direnerek ve kendi içlerinde birliklerini koruyarak Sabiha Gökçen’de işvereni toplu sözleşme masasına oturtuyor. İşveren ne oyun oynarsa oynasın işçiler geçen süre içindeki hatalardan ders çıkartıp, kendi gücüne güvenerek karar verme hakkını elinde tutmalı, sendikacıların oyunlarına karşı da uyanık davranarak onları denetlemelidir.

    UÇUŞ GÜVENLİĞİ YOKSA GERİSİ TEFERRUATTIR!

    THY ve Teknik AŞ yönetimi uçuş güvenliğini ne kadar önemsiyor? Pilotlarını ve teknisyenlerini geleceği hakkında endişeye sürükleyerek aidiyet duygusunu yok ediyor. Böyle olunca uçuş emniyeti konusunda yapılan denetlemelerin sonucunda doğal olarak, THY Avrupa’nın en kötüsü ve Türkiye’de 14 şirket içinde sondan 5. oluyor. Bu durumun sorumlusu işverenin yönetim anlayışı değilse nedir?
    http://gokkusagihareketi.com/2011/08...ye-baslamiyor/
    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




  9. #19
    Forum kıdemlisi Array bravecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul..
    Yaş
    61
    Mesajlar
    17,543
    İtibar Gücü
    7835

    Standart

    THY’nin Zararı Yönetim Politikasından…
    THY 2011 yılı ilk yarısında 544 milyon TL (eski hesapla 544 trilyon) TL zarar açıkladı. Son yıllarda bizlerin sırtından yaratılan imaj ile bu zarar uyuşmuyor. Şimdi de neredeyse zararın sorumlusu biz işçiler olduk! Basın Müşavirliği’nin 26 Ağustos tarihli açıklamasına göre ‘esas faaliyetler’den oluşan zararın 56 milyonluk kısmının personel alımından kaynaklandığı belirtiliyor. Bu rakamın içine haksız yere işten çıkarılan binlerce deneyimli arkadaşımızın kazandığı işe iade tazminatları dahil mi bilmiyoruz!

    Bilançonun bizlerin anlayacağı şekilde özeti şöyle:

    Arka plana baktığımızda, zararın kaynağının hizmet (üretim) dışı faaliyetler olduğunu görüyoruz. Yani THY, asli faaliyeti ile net bir ekonomik değer (katma değer veya Milli Gelire katkı) yaratabilmiş. Bir işletme, piyasa ekonomisinde net ekonomik değer elde edebiliyorsa verimli demektir. Resmi THY verilerine göre ‘çalışan başına satış hasılatı’ 2010 yılı ilk yarısında 281 bin TL iken 2011 ilk yarısında 316 bin TL olarak gerçekleşmiş. İşçinin sebep olduğu zarar değil, kardır. Aynı dönemler içinde ‘genel yönetim giderleri’ yani yönetici ücret, yolluk, harcırah artışları. 30 milyon TL’ye yaklaşmış! Yuh demesi geliyor insanın…

    Peki zarar nereden kaynaklanıyor?

    Akaryakıt fiyatlarındaki artış ve kur etkisi ile birim fiyat düşüşleri belirleyici görülse de, zararda asıl etkenler başka kalemlerde. Bilançoya göre ‘pazarlama ve satış dağıtım giderleri’ 2011 ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre 165 milyon TL artmış. Aynı dönemler içinde ‘genel yönetim giderleri’ndeki artış 29.5 milyon TL olmuş! Bu gider artışlarında bizlerin payı var mıdır?

    En önemli gider artışı ise faizde. (Hani faize karşıyız ya!) Bilançoda ‘finansal giderler’ olarak ifade edilen bu kalem, 2010 yılı ilk yarısında 77 milyon TL iken, 2011 ilk yarısında 590 milyon TL’ye yükselmiş! Yanlış okumadınız faiz giderleri nerdeyse 8 kat artmış! Hızlı büyüyeceğiz diye THY asılmış krediye ve sonuç ortada! Alınterimiz bankalara aktarılmış, Şirket böyle mi yönetilir? Bir yılda 4 milyar TL yatırım yaparsanız ve bunu yapacak öz kaynaklarınız yoksa borç alıp kendinizi dev aynasında görürseniz, karaya da oturursunuz. Şirketi kim zarara uğrattıysa bedelini de onların ödemesi gerekmez mi?
    Devamı.http://gokkusagihareketi.com/2011/09...olitikasindan/
    '' İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun. ''
    Marie Curie

    '' Cahillerle tartışmaya girmeyin, Ben hiç yenemedim.''
    Gazali

  10. #20
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    8,126
    İtibar Gücü
    5422

    Standart

    "YARGI KARARI TARTIŞILIR"

    Gökkuşağı Hareketi, Hava-İş seçimlerine yapılan itirazın Yargıtay’ca onanmasına yönelik açıklama yaptı...

    Gökkuşağı Hareketi, Hava-İş seçimlerine yapılan itirazın Yargıtayca onanmasına yönelik açıklama yaptı. Açıklamada,"Bu onama da sadece yargıdaki tartışmalı kararlardan biri olmuştur" denildi.

    Gökkuşağı Hareketi’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    "Gökkuşağı Hareketi Hava İş üyesi işçilerin "Demokratik Şeffaf Temiz Sendika" talebiyle oluşturdukları birlikteliğin adıdır. Ne bir sendikadır ne de kasası, maaşlı çalışanları, sekreterleri vardır. Ne genel kurulla sınırlıdır ne de iktidar, başkanlık hırsıyla hareket etmektedir.

    Gökkuşağı Hareketi, Aralık 2009 yılında yapılan Hava İş Sendikası Olağan Genel Kurulunda toplumun sesi ve vicdanı olarak seçimlere katılmış ve şaibeli 1 (bir) oyla ve yine hakim kararıyla 22 yıllık yönetim iktidarını korumuştur.

    Genel Kurulun ardından, alınan kararlar unutulmuş, ikale sözleşmesi işveren tarafından dayatılmış ve bini aşkın çalışan işten atılmış, sürgüne ve baskıya maruz kalmıştır. Hava İş yönetimi ise, işverenle açtığı "beyaz sayfa" gereği işleri, sendika avukatına havale etmekten başka bir işlev görmemiştir.

    Bu durumda Delegeler yapılması gerekeni yani, olağanüstü genel kurul toplaması yönünde tüzüğün öngördüğü sayının yaklaşık iki katı imzayla yönetime çağrı yapmıştır. Yönetim Kurulu tüzüğün gereğini yapmamış, olağanüstü genel kuruldan kaçmıştır. Konu mahkemeye taşınmış mahkeme ne yazık ki işçilerin talepleri doğrultusunda değil sendikal bürokrasiyi koruyan bir karar vermiştir. Adil olmayan bu karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.

    Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını yargıçlar bile kabul etmektedir. Yargı kararları tartışmalıdır. Bu onama da sadece yargıdaki tartışmalı kararlardan biri olmuştur . Yargıtay sonucu bizim için sürpriz değildir. Yargı üzerinde “becerikli” olduklarını, olağan genel kurul sonucuna karar verilirken de tanık olmuştuk!

    Ancak önümüzde olağan genel kurul vardır ve işçilerin adaletinden ve iradesinden kaçılamaz. Hava İş üyesi işçiler, temsilcilerin seçimle belirlenmesine bile karşı çıkan, işverenin işçilerden keserek kasasına yatırdığı aidatların hesabını vermeyi reddeden, kendi işçilerini nedensiz işten atan, bu anti demokratik kirli anlayışı değiştirmeye, kendilerine yaraşır bir yapıya kavuşturmaya kararlıdır. Sendika Ağalığının da bir ömrü ve sonu vardır! "

    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




2. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. GÖZEN A.Ş. Haberler / Mesajlar
    nonhospicioli tarafından Operation Bölümünde
    Cevaplar: 36
    Son Mesaj: 18.Nisan.2019, 17:02
  2. TGS - Haberler / Mesajlar
    Kmalkoc tarafından Operation Bölümünde
    Cevaplar: 59
    Son Mesaj: 25.Aralık.2014, 14:17
  3. TAV Genel HABERLER / MESAJLAR
    bravecan tarafından Sivil Havacılık Haberleri Bölümünde
    Cevaplar: 137
    Son Mesaj: 18.Aralık.2014, 21:29
  4. HAVAŞ - Haberler / Mesajlar
    BORA BORA tarafından Operation Bölümünde
    Cevaplar: 95
    Son Mesaj: 11.Haziran.2013, 19:19

Paylaş

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
izmir escort izmir escort bayan

sohbet hattı sex hattı telefonda sex erotik sohbet sohbet hattı gaziantep escort