UTED Dergisi için Yazan: Stuart Kline

Uted Dergi

Rekortmenler Gazi’nin huzurunda..

Amerikalı havacılar Russell N. Boardman ve John L. Polando kumandasındaki “Cape Cod” isimli uçak, bundan 70 yıl önce, Atlantik Okyanusu’nu aşıp İstanbul’a inmiş ve ‘uzun mesafe rekoru’ kırmıştı.

İlk kez yurtdışına çıkan biri, ziyaret ettiği ülkenin Cumhurbaşkanıyla tanışacağını hayal bile edemez. Ama neredeyse tam 70 yıl önce, iki Amerikalı pilot, böyle bir hayali gerçekleştirdiler. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından kabul edildiler.

Bu iki Amerikalı pilotun yola çıktıkları gün, yani 28 Temmuz 1931’de, havacılık tarihinde bir ilk daha gerçekleşiyordu: O gün havalanan iki uçak, Atlantik Okyanusu’nu geçmeyi hedefliyordu. İkisi de uzun mesafeler için üretilmişti; özel ısmarlama Bellanca modeli tek motorlu pırpır tipiydiler. Havalandıkları pist, daha iki ay önce açılan New York-Brooklyn’deki Floyad Bennett Havaalanıydı. New York’ta yerel saat, sabahın 6’sını gösteriyordu.

Hedef: İstanbul

Russell N.Boardman ve John L. Polando kumandasındaki “Cape Cod” isimli uçağın hedefi ise İstanbul’du. Amaç, İstanbul’a inip uzun mesafe rekoru kırmaktı.

Dokuz silindirli 300 beygirlik J-6 Wright-Cyclone motorlu Cape Cod’un kalkış ağırlığının üçte ikisi benzin ve motor yağından oluşuyordu. Bu uçaklarda ne radyo, ne fren, ne de jeneratör vardı!

Pilotlar yanlarına iki takım elbise, 10 bin adet kartpostal içeren bir torba, her biri paraşütle bağlı 16 adet 25 Temmuz 1931 tarihli New York Times gazetesi, iki kızarmış tavuk, ekmek, iki termos dolusu kahve, son meteorolojik durumu gösteren bir dünya haritası ve bir de uçuş verilerini kaydeden barograf cihazı almışlardı. Ayrıca, yanlarında Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Ahmet Muhtar tarafından kaleme alınmış ve “Gazi’ye takdim etmek üzere” kendilerine verilmiş bir mektubu da taşıyorlardı.

Yanlış Anlaşılma

Aynı gün aynı havaalanından, Türkiye’deki Amerikan Büyükelçiliği’nden habersiz, bir uçak daha kalkmıştı. İki uçağın kalkışları arasında sadece 18 dakika fark vardı. Ancak hedefleri farklıydı. İlk kalkan Cape Cod, İstanbul’a gelmeyi hedefliyordu. Ondan 18 dakika sonra havalanan Miss Vecedol ise; dünya turu yapmayı ve rekor kırmayı amaçlıyordu.

Bu durum İstanbul’da yanlış anlamalara yol açtı. Tepebaşı’ndaki ABD Elçiliği’ne ulaşan bir telgraf mesajı, “Amerikalı pilotlar İrlanda’ya indiler” yollu bir söylentinin yayılmasına neden oldu.

Aslında Miss Veedol’un hedefi, henüz 4 hafta önce Amerikalı pilotlar Past ve Gatty’nin gerçekleştirdikleri 8 gün 15 saat 51 dakikalık dünya turu rekorunu kırmaktı. Ancak, Miss Veedol dünya turu rekorunu kıramadı. Fakat bir başka yoldan tarih sayfalarına girmeyi başardı. İki ay sonra ilk Japonya-Amerika uçuşu gerçekleşti ve Miss Veedol, bir Japon gazetesinin ilan ettiği 25 bin dolarlık ödüle layık bulundu.

49 Saat 8 Dakika Uçuş

İstanbul’a gelen Cape Cod adlı uçak ise yoluna devam ediyordu. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Joseph Grew ve kızı Anita, İstanbul’da, Yeşilköy Havaalanı’nda tam 10 saat beklediler. Elçi ve kızı havaalanına geldiğinde, Cape Cod henüz Paris’teki Le Bourget Havaalanı üzerinden yeni geçmekteydi. Ve daha on saatlik yolu vardı. Cape Cod, İstanbul’a indiğinde, 49 saat 8 dakikalık bir uçuş gerçekleştirmişti.

Amerikalı pilotlar Russell N. Boardman ve John L. Polando, Yeşilköy’e iner inmez, Büyükelçi Grew hemen uçağa koştu. Grew’un, Boardman ve Polando’ya ilk sözleri, “İrlanda’ya indiğinizi üzüntüyle duydum” şeklindeydi.

Büyükelçi bile uçakları karıştırmıştı. Yeni uzun mesafe rekortmeni Amerikalı pilotlar için, şimdi Gazi Mustafa Kemal’in huzuruna çıkma süreci başlıyordu.

31 Temmuz 1931 Cuma günü sabahı, saat 10’da Pera Palas oteline gelen Türk Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) İstanbul Şubesi Müdürü Hasan Fehmi Bey, konuk havacıları odalarında ziyaret etti. Kısa bir sohbetten sonra “Cumhurreisi Gazi’nin kendilerini” ertesi gün Yalova’ya davet ettiğini bildirdi.

Havacılar Gazi’nin bu nazik çağrısından çok etkilendiler. Basına yaptıkları açıklama ise şöyleydi:”Çok yüksek Cumhurreisiniz Mustafa Kemal Paşa tarafından kabul edilmekle büyük bir onur kazanmış oluyoruz. Gönülden saygılarımızı arz ederiz. Ayrıca Türk Tayyare Cemiyeti’ne, İstanbul basınına ve Türk ulusuna ve gösterdikleri ilgiye yürekten teşekkürler ederiz.”

Pera Palas’ta Basın Toplantısı

Akşam saat 19 sıralarında otelin özel salonunda bir basın toplantısı yapıldı. Elliye yakın Türk ve yabancı basın mensubu toplantıya katıldı. Havacılar, neden Türkiye’yi seçtiklerine ve gezilerine ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapmadılar. Bir buçuk saat boyunca sadece soruları yanıtladılar. Çünkü gezinin detaylı bilgilerinin yayın hakkını, New York Times gazetesine 2 bin 500 Amerikan Doları karşılığında satmışlardı. Aslında bu ücret, normalin 10 katı düşüktü. Çünkü Amerika’daki 1929 krizinin etkileri hala sürüyordu. Oysa kriz öncesinde, örneğin 1931’den 4 yıl önce aynı yayın kuruluşu Charles Lindbergh’in özel makalesi için, bunun tam 10 katı bir ödeme yapmıştı. 1 Ağustos 1931 Cumartesi günü, saat 14.15 sıralarında konuk havacılar, İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ ve ABD Büyükelçisi Mr. Grew, Dolmabahçe Sarayı’ndaki Şeref Defteri’ne imza attılar.

Saat 14.30’da Dolmabahçe’den Yalova’ya gitmek için, Gazi’nin “Sakarya” motoruna bindiler ve iki saat sonra Yalova rıhtımına yanaştılar. Karşılamaya gelenlerle, toplanan halk, havacı konuklar karaya ayak basınca coşkun alkışlarla içten bir sevgi gösterisinde bulundular. Türk Tayyare Cemiyeti Genel Başkanı Fuat Bulca konukları karşıladı, birlikte Yalova kaplıcasına doğru hareket ettiler.

Çocukluğunda Mustafa Kemal’in Selanik’ten mahalle arkadaşı olan Fuat Bulca, Gazi ile beraber Trablusgarp’ta da bulunmuştu. İtalyan ordusuna ait uçaklar tarafından atılan el bombaların altında, birlikte savaşmışlardı.

Saat 17.00’de kaplıcadaki büyük otelin kapısı önünde otomobiller durdu. Otelin geniş merdivenlerinde Başbakan İsmet Paşa, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Bey, Cumhurbaşkanlığı başkatibi Tevfik Bey ve Milletvekilleri, konukları karşıladılar.

ABD Büyükelçisi havacıları tanıttı. Türk Tayyare Cemiyeti Genel Başkanı, Başbakan İnönü’den konuk havacılara verilecek 175’er pırlanta taşlı iki brövenin takılmasını rica etti. Yapımı yaklaşık bir ay süren brövelerin, “Madalya Listesi’ndeki kaydı, 28 Temmuz tarihiydi. Daha iki buçuk yıl önce Fuat Bulca, Charles Lindbergh’in adına, annesi Evangeline Land Mindbergh’e benzeri bir bröve takdim etmişti.

Gazi’nin Havacılarla Sohbeti

Saat 18.00’de konuk havacılar arabayla köşke geldiler. Cumhurreisi Mustafa Kemal Paşa çalışma salonunda pilotları kabul etti. Tanışmadan sonra Gazi, konuk havacıları tebrik ve takdir etti, övgü dolu sözler söyledi. Tevfik Rüştü Bey, Gazi’nin söylediklerini Fransızca’ya çevirdi, ABD Büyükelçisi Grew de bu sözleri İngilizce’ye tercüme etti.

Gazi; “Bu geziniz süresince sizde en çok ilgi uyandıran ve sizi etkileyen olay ne oldu?” diye sorduğunda, pilotların cevabı, “İstanbul’a gelişimiz ve inişimiz ...” şeklinde oldu.

“Yolda kaç gece geçirdiniz?”

“İki gece. Fakat daima doğuya doğru gittiğimiz için geceler kısalıyordu. En çok altı saat gece gördük”

Gazi, bundan sonra nereye gitmek istediklerini sordu ve ekledi: ”Maksadım, yeni Türk ulusunun başkenti Ankara’yı görmek isteğinde olup olmadığınızı anlamak”

Konuk havacılar, şu anda gezilerinin bundan sonraki bölümü için kesin bir kararları olmadığını, fakat en kısa zamanda Amerika’ya dönmek zorunluluğunda olduklarını açıkladılar.

Gazi, havacıların Türkiye’de ancak birkaç gün daha kalacaklarını öğrenince; “Türk ulusunun sizleri yakından görmesi, sevgilerini istedikleri kadar göstermesi için, bu süre az değil midir?” dedi.

Bu sözler havacıları çok duygulandırıp, şükranlarını saygı ve içtenlikle tekrarlamalarına vesile oldu.