istanbul escort

istanbul escort

istanbul escort

bahis siteleri

bonusal mobil ödeme bahis mobil ödeme bahis canlı bahis kaçak bahis bedava bahis bahis siteleri neropay casino siteleri güvenilir bahis siteleri deneme bonusu canlı bahis siteleri istanbul escort istanbul escort canlı bahis siteleri deneme bonusu veren siteler

Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Uçuçularda sağlık riskleri

  1. #1
    Onursal üye Array bravecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul..
    Yaş
    61
    Mesajlar
    17,609
    İtibar Gücü
    7876

    Lightbulb Uçuçularda sağlık riskleri

    Uçucularda kanser riski .


    Pilot ve diğer uçuş mürettebatının belirli tip kanserler için risk taşıdıkları konusu havacılık tıbbının ilgi alanlarından birisidir. British Airways tarafından yapılan bir araştırma, 1950-1992 arasındaki 43 yıllık dönemde görev yapan pilot ve uçuş mühendisi 7362 kişiden, ölmüş olan 719 uçucunun hastalık, ölüm ve yaşam beklentisi skorlarını, İngiltere’deki uçucu olmayan erkek popülasyon ile karşılaştırılmasının sonuçlarını ortaya koymaktadır; buna göre,
    1. Uçucuların yaşam süreleri genel popülasyona göre birkaç yıl daha uzundur (Bu, uçucuların sık tıbbi kontrollerden geçen ve genelde sağlıklı kişiler olmalarıyla ilgilidir.)

    2. Buna karşılık, uçucu grubunda siroz, beyin-kolon-mesane ve testis tümörleri ile melanoma fazla bulunmuştur. (719 ölüm olgusu içinde 32 beyin tümörü, 23 kolon kanseri ve 9 melanoma’ya bağlı ölümler, yüksek irtifalarda uzun uçuşlar yapan mürettebatın bazı ışınların zararlı etkilerine daha yakından ve uzun süre maruz kalmalarıyla ilgili görülmüştür).
    Kanada’da 1950-1984 yılları arasında ölen 578.000 kişi arasındaki 341 pilotun ölüm nedenlerinin araştırıldığı bir başka çalışmada, kanserlerin oranı görece fazla olup; 4 beyin tümörü, 6 kolon-rektum kanseri, 2 Hodgkin hastalığı belirlenmiştir. Kanada Havayolu Şirketinde 1950-1988 yılları arasında görev yapan 891 pilottan ölmüş bulunan 71’inin ölüm nedenleri sıralamasında, kalp-damar hastalıkları ve kanser olguları ilk sıraları almıştır. Bu araştırmada 57 kanser olgusunun tiplerine göre dağılımı şöyledir: 26 non-melanoma, 3 melanoma, 3 Hodgkin, 2 lösemi, 6 prostat, 5 rektum-kolon, 4 beyin, 3 testis, 3 akciğer kanseri. Amerikan Hava Kuvvetleri uçucularının beyin kanseri riski uçucu olmayanlardan yüksek değilse de, testis ve mesane kanseri oranları yer personelinden fazladır. Keza astronotların kanser riski kontrol grubundan yüksek çıkmıştır. İzlanda, Danimarka, İsveç ve Norveç’te sivil havayolu pilotlarında melanoma, cilt kanserleri ve akut miyeloid lösemi oranları genel popülasyona göre yüksek, Bulgaristan’da askeri pilotların mesane tümörleri sivillere göre 10 kat fazla bulunmuştur.
    Beyin ve prostat tümörlerinin erkek, göğüs kanserlerinin bayan mürettebatta fazla oranlar gösterdiği, maliyn melanoma için cins ayrılığı belirlenmediği anlaşılmaktadır. Danimarka’da yapılan bir araştırmada göğüs kanseri riskindeki artışın, radyasyon, elektromanyetik dalgalar ve melatonin salgısının azalması ile ilgili olabileceği ileri sürülmüştür.
    Şüphesiz uçucuları hastalandıran unsurlar yolcuları da hastalandırabilir, ancak en sık uçuş yapan bir yolcunun bile bir uçucuya yetişmesi imkansızdır. Pilotların ulusal ve uluslararası havacılık kurallarıyla belirlenmiş en çok uçuş saati limitleri vardır ve bu da bir yılda 850-1200 saattir. Bu nedenle, bir pilot ile aralıklarla seyahat amaçlı uçuşlar yapan bir yolcunun uçuş macerasını karşılaştırmak abes olur. Gene de yılda 1000 saat civarında uçuş yapan bir yolcu da bir ölçüde risk altında sayılabilir.
    Uçuşta kanser riskini arttıran nedenler
    1960’lara gelinceye kadar ticari havayolu uçakları rutin uçuşlarında yüksek irtifalara çıkmazlardı. Uçak teknolojisindeki gelişmeler ve sürat gereksinimi, son 40 yılda yüksek irtifada uzun menzilli uçuşları zorunlu kılmış, bu koşullarda görev yapan uçuş mürettebatı da ister istemez düşük dozlu kozmik radyasyona uzun sürelerle maruz kalır olmuştur. Uçuş aletlerinin yaydığı elektromanyetik dalgalar, ultraviyole ışınları, ozon gazı, jet yakıtı emisyonu ve uçağın yapı elemanlarından buharlaşan kimyasallar da, uzun süreçte uçucular için bilinen veya bilinmeyen zararların nedenleri arasında sayılmaktadırlar. Aslında kokpit camından süzülerek geçen ultraviyole ışınlarının etkisi ihmal edilecek kadar azdır. Kanserojen unsurlar arasında en fazla itham edileni kozmik radyasyondur, ama bunun zararlı etkileri de uçuşun rotası, uçuş irtifaı, süresi ve bu sıradaki güneş aktivitelerine göre değişir. Uçucular kozmik radyasyon yoluyla yüksek enerjili nötron ve protonlara maruz kalan tek meslek grubudur. Her 1.500 m. irtifa aldıkça ikiye katlanan bu radyasyon, belirli dokularda moleküler iyonizasyon ve DNA hasarı yaparak kanser oluşumunu hızlandırabilmektedir. Ayrıca 30-300 Hz gibi çok düşük elektrik ve magnetik alanlar ile ozon da beyin kanseri için risk faktörüdür. Uluslararası Radyolojik Korunma Komisyonu (ICRP) jet uçuşları yapan personelin radyasyon problemini “iş riski”saymaktadır.
    Güneş ve diğer yıldızlardan gelen radyasyon, atmosfer yoğunluğunun görece az olduğu yüksek irtifalarda daha şiddetlidir. Partiküller atmosferin alt tabakalarına indikçe zayıflar. Ayrıca dünyanın magnetik alanı, solar ve galaktik partiküllerin yönünü değiştirir ve atmosfere girişini büyük ölçüde engeller. Buna kalkan etkisi denilir ve ekvator hattında en fazla, kutuplarda ise yarı yarıya azdır.
    Sonuç
    Esasen uçuş mürettebatında yapılan kanser tahminlerinin ne oranda gerçekleşeceğini, genetik veya uçuşla ilgili olmayan diğer unsurların bu kişilerde kanser oluşumunda ne kadar rol oynayacağını bilebilmek mümkün değildir. Ama kozmik radyasyonun kanser nedenlerinden biri olduğu ve bu riski %0.4 oranında arttırdığı kabul edilmektedir.Gene de uçucular arasında kansere bağlı ölümler, abartılı sayılarda değildir; hatta uçuş personelinin yaşam beklentilerinin toplumun diğer kesimlerine göre 5 yıl kadar daha uzun olduğu da belirlenmiştir. Ancak dikkat çekici bazı bulgular söz konusu olduğundan, çok merkezli ve daha geniş istatistiksel çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
    Bizim için birinci soru şudur: Bilimsel çalışmaların yapılacağı bu çok merkezler arasına Türkiye sivil havacılığının tıbbi üniteleri de dahil olacak mıdır? Yoksa ticari havayolu şirketlerimizdeki uçuş personelimizin kanser risklerini bilmemek daha mı rahatlatıcıdır? Üçüncü soru, batılı bilim çevrelerinde bilinen veya şüphelenilen bazı olgular varken, bunları yok saymak veya tartışmamak suretiyle, ileride (milyonda bir oranında bile olsa) radyasyona bağlı kanser geliştiren bir mürettebatın dava açma hakları olabileceği düşünülmemekte midir? Çok daha önemlisi bu kişilere haksızlık yapılmış olmayacak mıdır ?


    www.*******haberci.com

  2. #2
    kennyjet
    Misafir

    Standart

    brevcan hoca konu cok zalim olmasina karsi hic ama hic ilgi bulmayan bir konu. nedense hic kimse pek ilgilenmez. aslinda hep gormezden gelinen bir konu. esas nokta radyasyondan cok motordan gelen yag icindeki kimyasallarin havaya karismasi. cok yazildi cizildi. ama hic kimse ataga gecmiyor. oysa soruncozumu cok basit yeni model filitreler.
    bunun otesinde en buyuk tehlike ise yeni vede hic bir ilacin yenemedigi tuberkuloz yani yeni model veremhastaligi. bir kac tane hasta teshis edildi vede bakimi yapiliyor ama hic bir sekilde hastalik yenilemedi. bir kosede bekliyor....

  3. #3
    Onursal üye Array bravecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul..
    Yaş
    61
    Mesajlar
    17,609
    İtibar Gücü
    7876

    Standart

    Alıntı kennyjet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    brevcan hoca konu cok zalim olmasina karsi hic ama hic ilgi bulmayan bir konu. nedense hic kimse pek ilgilenmez. aslinda hep gormezden gelinen bir konu. esas nokta radyasyondan cok motordan gelen yag icindeki kimyasallarin havaya karismasi. cok yazildi cizildi. ama hic kimse ataga gecmiyor. oysa soruncozumu cok basit yeni model filitreler.
    bunun otesinde en buyuk tehlike ise yeni vede hic bir ilacin yenemedigi tuberkuloz yani yeni model veremhastaligi. bir kac tane hasta teshis edildi vede bakimi yapiliyor ama hic bir sekilde hastalik yenilemedi. bir kosede bekliyor....

    Sayın hocam ,

    BEN DOĞAL OLARAK BİR SİTEDEN BU YAZIYI AKTARDIM. SİZDEN BAŞKA ZATEN BİR DÜŞÜNCESİNİ BELİRTEN VEYA SİZİN YAZDIKLARINIZA İLAVE YAPACAK ARKADAŞIM UFUKTA GÖZÜKMÜYOR.

    Yazınızda tüberkülozdan da bahsediyorsunuz. Bu hastalığın dünyada genel durumunu mu yoksa havacılık sektörünün meslek hastalığı mı şeklinde yazdığınızı açıklarsanız sevinirim.

    Selamlar,

  4. #4
    kennyjet
    Misafir

    Standart

    benim bildigim su anda leeds hastanesinde yatan tek bir hasta var. ama oyle bir tuberkuloz mikrobu cesidi ki hic bir ilac bunu yenemedi. yavaslattilar sadece. kac kisinin bu yeni sekildeki virusu tasidigi da bilinmiyor. cok uzun bir kulucka donemi varmis vesaire. ama cok yogun arastirma yapiyorlar. cok yakinda bir seyler aciklarlar.

  5. #5
    Onursal üye Array bravecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul..
    Yaş
    61
    Mesajlar
    17,609
    İtibar Gücü
    7876

    Standart

    Alıntı kennyjet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    brevcan hoca konu cok zalim olmasina karsi hic ama hic ilgi bulmayan bir konu. nedense hic kimse pek ilgilenmez. aslinda hep gormezden gelinen bir konu. esas nokta radyasyondan cok motordan gelen yag icindeki kimyasallarin havaya karismasi. cok yazildi cizildi. ama hic kimse ataga gecmiyor. oysa soruncozumu cok basit yeni model filitreler.
    bunun otesinde en buyuk tehlike ise yeni vede hic bir ilacin yenemedigi tuberkuloz yani yeni model veremhastaligi. bir kac tane hasta teshis edildi vede bakimi yapiliyor ama hic bir sekilde hastalik yenilemedi. bir kosede bekliyor....

    Konu zalim.Zalim olunca, kimseden ses çıkmıyor değil mi ?
    Anlattığın teknik konular yeni nesil uçaklarda halen tehlike zikrediyor mu sence ?

  6. #6
    kennyjet
    Misafir

    Standart

    unutuldu gitti. bir cesit gizemli zaturre vs cesidine bagladilar. sonrada hic haber cikmadi vallahi.

    motorlardan gelen kimyasallarin havalandirma sistemine karismasi olayindada uykuya yatti millet. oysa bir suru pilot meslegini yapamaz olduydu. dernek neyin kurdulardi. onlar da unutuldu gitti.


    bir tek su degisiklik olmus 2008 senesinden beri. DANIMARKA HUKUMETI uzun yillar GECE calisip gogus kanserine yakalanan kadinlara tazminat odemeyi kabul etti.
    su bir gercek mis ki gece mesaisi yapip celisan kadinlarda gogus kanserine yakalanmak cok buyuk bir oranmis. aslinda googlede COMPNSATION, DENMARK, WOMAN, BREAST CANCER kelimeleri aratilirsa bir suru dokumana ulasilbiliyor. gece calisanlar yeterli derece melatonin mi ne salgilayamiyormus vs.

    yeni nesil ucaklardada azalmis ama tam onlenememis. arastirmak lazim can abi. ben simdi eve geldim. patlican lari firina atip, (ezme icin) diger taraftan yoldan gelirken aldigim ALTIN SERI TEKIRDAG rakisini icmeye baslamam lazim. gece 3.5 ta kalkip yola cikacagim. kelle kelle araba kullanmayim. yarin berbat kar olacakmis yine. ))))

  7. #7
    Yeni Üye Array
    Üyelik tarihi
    12.Ocak.2008
    Mesajlar
    2
    İtibar Gücü
    0

    Standart

    Konu her ne kadar eskide kalmış gibi görünsede önemini hala koruduğunu düşünmekteyim. Uçucularda kanser görülme riski %0.4 artıyor olsa da duyduğum ve tanıdıklarımda gördüğüm kadarıyla kadınların bir çoğunda kistler ve doğurganlık sorunları var. Kaldı ki genetik deformasyon nesiller sonra bile bir hastalığa dönüşebiliyor. Uçucu arkadaşım bu konudan müzdarip olmasa çocuğu ya da ailesinden birinin yakalnma olanağı oldukça yüksek olacak.

    Havayolları'nın ortak kararlar alıp bu sorunları en aza indirecek şekilde önlem aldıklarını açıklaması; personele, serbest radikallerin vücuttan nasıl atılacağına dair bilgilendirmeler yapması; ve iş hastalığı sayılan bu hastalıkların tümünün tedavisini karşılamaları gibi insancıl adımların atması yerinde olurdu. Ama gel gör ki ülkemizde havayolları (büyüğü küçü farketmez) personelini üretim bandındaki bir parça gibi görmekten çekinmiyor. Iskartaya çıkarır gibi bir kenara koyuveriyorlar.

    En son yazılan çizilenlerden sonra ne gibi önlemler alındı merak ediyorum. Yeni nesil filtreler vs. (Gerçekten merak ediyorum alaycı ifademi henüz takınmadım).

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 misafir)

Paylaş

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler canlı bahis

izmir escort izmir escort bayan

sohbet hattı sex hattı telefonda sex erotik sohbet sohbet hattı gaziantep escort gaziantep escort acil kredi