1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 12 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: Havacılık Terimleri Sözlüğü

  1. #1
    Aktif Üye Array Localizer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Ekim.2006
    Bulunduğu yer
    AYT
    Mesajlar
    703
    İtibar Gücü
    4898

    yesil Havacılık Terimleri Sözlüğü

    Aramak için CTRL+F yapınız.

    Dictionary of Aviation Terms
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - Hava Trafik Müdürlüğü

    A
    ABEAM:
    KERTERİZ
    Bir uçağın; bir fix, nokta veya yerin yaklaşık 90º sağında veya solunda olmasını ifade
    eder. Bu terim, kesin bir noktadan çok genel bir konumu gösterir.
    ABILITY:
    YETENEK
    Hava Trafik Kontrolörlerinin seçiminde esas olan, iş konusunda özel eğitim almadan veya
    tecrübe kazanmadan kişinin işin koşullarına yatkınlığı ve kendisinden katabileceği zihinsel
    yeterliliktir.
    ABILITY TESTS:
    YETENEK TESTLERİ
    Bilgisayar aracılığı ile veya yazılı olarak farklı konulardaki yeteneklerin sınanması.
    (Örnek, hafıza, dikkat, sezgi, üç boyutlu düşünebilme kabiliyetleri)
    AB INITIO TRAINEE CONTROLLERS:
    KONTROLÖR ADAYLARINA VERİLEN BAŞLANGIÇ EĞİTİMİ
    Konu ile ilgili deneyimi olmayan adaylara, teorik yeterlilik kazandırabilmek için verilen
    temel eğitim.
    ABORT:
    İPTAL ETMEK
    Önceden planlanmış bir uçak hareketinin iptal edilmesi veya yarıda kesilmesidir.
    ABSOLUTE ACCURACY:
    KESİN DOĞRULUK
    Dünya koordinat sistemine göre tanımlanmış bir noktanın, küreselleşmeden kaynaklanan
    sapma oranı.
    ABSOLUTE CO-ORDINATES:
    KESİN KOORDİNAT
    Bir noktanın dünya koordinat sistemine göre yerinin tam olarak belirlenmesi.
    ACCELEROMETER:
    HIZLANMA ÖLÇÜSÜ
    Uzunlamasına-yanlamasına-dikey (üç boyutlu) olarak hız ölçülmesinde kullanılan cihaz.
    ACCELERATED STOP DISTANCE AVAILABLE:
    MEVCUT HIZLANMA, DURMA MESAFESİ
    Mevcutta bir durma uzantısı varsa, bunun kalkış için koşu mesafesine eklenmesiyle
    bulunan mesafedir.
    ACCEPTABILITY:
    KABUL EDİLEBİRLİK
    Kullanıcının bir sistemin varlığını ve kullanımını kabul etmesi ile gerçekleşir. Pratikte
    kullanıcı ihtiyaçları karşılanmıyorsa sistem atıl duruma düşebilir.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 3 - Hava Trafik Müdürlüğü
    ACCEPTANCE TESTS:
    KABUL ETME TESTLERİ
    Sistem kurucu (mükellef) ile idari kurum arasındaki şartnameye göre radar sistem
    performansının etkin kullanımının analizi ve projeye uygunluğunun belirlenmesi süreci.
    ACCEPTING UNIT:
    KABUL EDEN ÜNİTE
    Bir uçağın kontrolünü, başka bir üniteden devralan Hava Trafik Ünitesidir.
    ACCIDENT:
    KAZA
    Uçuşun herhangi bir aşamasında, uçakta bulunan kişilerle veya uçakla ilgili oluşabilecek,
    bir kişinin ciddi olarak yaralanması veya uçakta hasara yol açan teknik arıza veya uçağın
    kaybolması durumu.
    ACCIDENT DATA REPORT :
    KAZA BİLGİ RAPORU
    Uçak kazası soruşturma raporunu ifade eder.
    ACCURACY:
    DOĞRULUK
    Hesaplanan veya tahmin edilen bir pozisyonun/hızın/zamanın, gerçek pozisyon/hız/zaman
    ile uygunluğu. Radyo seyrüsefer sisteminin doğruluğu sistem ölçüm hataları olarak
    değerlendirilir.
    ACCOUNTING MANAGEMENT:
    MUHASEBE İDARESİ
    Kaynak kullanımında, maddi ve idari sorumlulukların yerine getirilmesini sağlayan
    sistem.
    ACKNOWLEDGEMENT:
    ONAYLAMA
    Kontrolörün durumdan haberdar olması veya uyarılması için özel durumlarda gönderilen,
    uyarı veya hatırlatma mesajı.
    ACKNOWLEDGE(MENT) MESSAGE:
    ONAY MESAJI
    Yapılan haberleşmenin anlaşılır olduğunun belirtilmesi.
    ACROBATIC FLIGHT :
    AKROBATİK UÇUŞ
    Gösteri amacıyla, uçağın hızı ve uçuş şeklinde isteyerek yapılan beklenmedik
    hareketlerdir.
    ACTIVE NOTAM:
    AKTİF NOTAM
    Gün ve zamana göre aktif hale gelen NOTAM:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 4 - Hava Trafik Müdürlüğü
    ACTIVE WAY-POINT:
    AKTİF YOL-NOKTASI
    Seyrüsefer kolaylığı sağlamak amacıyla belirlenmiş yol –noktası.
    ACTUAL CALCULATED LANDING TIME:
    HESAPLANMIŞ GERÇEK İNİŞ ZAMANI
    Bir uçağın belirli kriterlere göre hesaplanan gerçek iniş zamanıdır.
    ACTUAL TIME OF ARRIVAL:
    KESİN İNİŞ ZAMANI
    Bir uçağın kesin olarak iniş yaptığı, gerçek iniş zamanı.
    ADEQUATE WARNING TIME:
    YETERLİ UYARI ZAMANI
    ADJACENT ATC UNIT:
    KOMŞU ATC ÜNİTESİ
    Birbirinden trafik devralan/ devreden komşu Hava Trafik Kontrol Ünitesi.
    ADMINISTRATOR
    İDARECİ
    Havacılıkla ilgili konularda Ülkesini / Kurumunu temsil eden kişidir.
    ADVANCED FUNCTIONALITY TOOL:
    GELİŞMİŞ FONKSİYONLU CİHAZ
    Kontrolöre hava trafik hizmeti görevinde asistanlık yapan otomatik sistemin bir parçası.
    ADVANCED SURFACE MOVEMENT GUIDANCE AND CONTROL SYSTEM:
    ĞELİŞMİŞ YÜZEY HAREKET REHBERLİK VE KONTROL SİSTEMİ
    Her türlü yerel hava durumuna karşın, uçaklara kontrol, gözlem, rehberlik ve rotalarında
    uçma konularında hizmet sağlayan bir sistemdir.
    ADVISORY:
    TAVSİYE
    Kontrolörün planlamasına ışık tutan, mevcuttaki veya ileri aşamadaki uygulamalarında
    kontrolörü uyaran bir mesaj.
    ADVISORY CIRCULAR:
    TAVSİYE NİTELİĞİNDEKİ GENELGE (SİRKÜLER)
    FAA tarafından 14 günde bir dağıtılan tavsiye niteliğindeki genelgeler. Uçuş emniyeti ile
    ilgili bilgileri kapsar.
    ADVISORY AIRSPACE:
    TAVSİYELİ HAVA SAHASI
    İçinde, uçaklara hava trafik tavsiye hizmetinin verildiği hava sahasıdır.
    ADVISORY SERVICE:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 5 - Hava Trafik Müdürlüğü
    TAVSİYE HİZMETİ
    Uçuşun ve uçağın manevralarının emniyetli bir şekilde yapılabilmesi için pilota
    verilen tavsiye/ bilgi hizmetidir.
    AERIAL REFUELING:
    HAVADA YAKIT İKMALİ
    Havada uçuş esnasında, bir uçaktan diğerine yapılan yakıt ikmali.
    AERIAL WORK:
    HAVADA YAPILAN İŞ
    Uçuş esnasında özel bir takım faaliyetlerde bulunulmasıdır. Bunlar fotoğraf çekimi,
    gözlem, araştırma, keşif, reklam vb. olabilir.
    AERODROME:
    HAVAALANI
    Tamamı veya belirli bir bölümü uçağın iniş, kalkış ve yer hareketlerini yapabilmesi için
    tasarlanmış yerde veya denizde (binalar, ekipman ve tesisat dahil) tesis edilmiş alan.
    AERODROME BEACON:
    HAVA MEYDANI LAMBASI
    Bir meydanın yerinin havadan görülebilmesi amacıyla Kulenin üzerine tesis edilmiş, her
    yöne ışık verebilen lambadır.
    AERODROME CONTROLLER:
    MEYDAN KONTROLÖRÜ
    Meydan Kontrol Hizmeti veren Hava Trafik Kontrolörünü ifade eder.
    AERODROME CONTROL RATING:
    MEYDAN KONTROL DERECESİ
    Meydan Kontrol Hizmetinde çalışan Hava Trafik Kontrolörlerinin sahip oldukları derece
    türünü ifade eder.
    AERODROME CONTROL TOWER:
    MEYDAN KONTROL KULESİ
    Meydan trafiğine Hava Trafik Kontrol Hizmeti verilebilmesi için tesis edilmiş, gerekli
    donanıma sahip ünitedir.
    AERODROME CONTROL SERVICE:
    MEYDAN KONTROL HİZMETİ
    Meydan trafiklerine hava trafik kontrol hizmeti verme.
    AERODROME CONTROL UNIT:
    MEYDAN KONTROL ÜNİTESİ
    Uçağın iniş-kalkış safhalarında sorumluluğunu taşıyan Hava Trafik Kontrol ünitesi.
    AERODROME ELEVATION:
    MEYDAN RAKIMI
    İniş sahasının (pistin), en yüksek noktasının deniz seviyesinden olan yüksekliğidir.
    AERODROME FLIGHT INFORMATION SERVICE:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 6 - Hava Trafik Müdürlüğü
    MEYDAN UÇUŞ BİLGİ HİZMETİ
    Meydan Kontrol hizmeti şartlarının günün tamamı veya belirli bir bölümü için
    doğrulanmadığı meydanlarda uçuş güvenliğinin sağlanabilmesi için IGA (Uluslararası Genel
    Havacılık) tarafından hava trafik hizmetleri otoritesinin kararıyla tanımlanan şartlar.
    AERODROME FLIGHT INFORMATION UNIT:
    MEYDAN UÇUŞ BİLGİ ÜNİTESİ
    Meydan trafiğine uçuş bilgi hizmeti sağlamak amacıyla meydan içerisine kurulan ünite.
    AERODROME IDENTIFICATION SIGN:
    MEYDAN TANITMA İŞARETİ
    Havaalanının havadan tanınmasına yardımcı olmak üzere meydana yerleştirilmiş bir
    işarettir.
    AERODROME TRAFFIC:
    MEYDAN TRAFİĞİ
    Meydan manevra sahasında bulunan ve meydan görüşü içerisinde uçuş yapan tüm hava
    araçlarını kapsar.
    AERODROME TRAFFIC CIRCUIT:
    MEYDAN TRAFİK PATERNİ
    Meydan görüşü içerisinde hareket eden uçakların izlemesi için özel olarak belirlenmiş
    yol.
    AERODROME TRAFFIC ZONE:
    MEYDAN TRAFİK BÖLGESİ
    Meydan trafiğinin korunabilmesi amacıyla meydan civarına tesis edilmiş ölçülendirme
    parametreleri tanımlı saha.
    (ARP) AERODROME REFERENCE POINT:
    MEYDAN REFERANS NOKTASI
    Bir Meydan için belirlenmiş coğrafi referans noktasıdır. Genellikle pist üzerinde
    belirlenir.
    AERONAUTICAL ADMINISTRATIVE COMMUNICATIONS:
    HAVACILIKLA İLGİLİ İDARİ HABERLEŞMELER
    Uçuşların veya nakliye hizmetlerinin operasyonel durumlarda bağlı bulundukları
    kurumlar ile iletişimlerinin sağlanmasında kullanılır.
    AERONAUTICAL BEACON:
    HAVACILIK BİKINI
    Yeryüzünde bir noktanın yerini belirleyen, her açıdan görülebilen, sürekli veya aralıklı
    ışık veren havacılık yer ışığıdır.
    AERONAUTICAL CHART:
    HAVACILIK HARİTASI
    Havacılık amaçlı kullanılan; hava sahasını, havayollarını, hava alanlarını, seyrüsefer
    yardımcılarını, tehlikeli / yasak tahditli sahaları v.b. gösteren havacılık haritasıdır.
    AERONAUTICAL DATABASE:
    HAVACILIKLA İLGİLİ VERİ TABANI
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 7 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Kullanıcı ihtiyaçlarının belirleyici olduğu ve kullanıcının seyrüsefer ihtiyaçlarını
    karşılamak için özel taleplerde bulunabilmesine imkan sağlayan veritabanı.
    (AFS) AERONAUTICAL FIXED SERVICE:
    HAVACILIK SABİT HABERLEŞME HİZMETİ
    Havacılık amaçlı muhabere hizmetinin sağlanmasıdır.
    AERONAUTICAL FIXED SERVICE SYSTEMS PLANNING FOR DATA
    INTERCHANGE PANEL:
    VERİ DEĞİŞİMİ KONUSUNDA HAVACILIKLA İLGİLİ SABİT SERVİS SİSTEMLERİ
    PLANLANMASI PANELİ
    AERONAUTICAL FIXED TELECOMMUNICATIONS NETWORK (AFTN):
    HAVACILIK SABİT İLETİŞİM AĞI
    AFTN hava trafik hizmeti sağlayıcıları arasındaki iletişimin sağlandığı, sabit noktalar
    arasında hatlar aracılığıyla yapılan mesaj transfer metodudur.
    AERONAUTICAL INFORMATION:
    HAVACILIKLA İLGİLİ BİLGİLER
    Uçuş güvenliği, hava seyrüseferi, teknik, idari veya yasal faktörleri kapsayan bilgiler.
    AERONAUTICAL INFORMATION CIRCULAR (AIC):
    HAVACILIK BİLGİ SİRKÜLERİ
    Herhangi bir yasa, düzenleme, mevzuat veya kolaylıkla ilgili önemli değişikliklerin,
    uçuş güvenliğini etkileyecek karakterde açıklayıcı ve tavsiye niteliğinde olan bilgilerin ve yasal
    ,teknik veya tavsiye niteliğinde olan duyuru ve bilgileri içeren yayınlardır.
    AERONAUTICAL INFORMATION PUBLICATION (AIP):
    HAVACILIK BİLGİ YAYINI
    Ülkelerin havacılıkla ilgili detaylı ülke bilgilerini içeren ve düzenli aralıklarla yayınlanan
    bilgi yayını.
    AERONAUTICAL INFORMATION REGULATION AND CONTROL:
    HAVACILIKLA İLGİLİ BİLGİLERİN DÜZENLENMESİ VE KONTROLÜ
    Hava sahası sınırları, ATS yolları ve uygulamaları, radyo seyrüsefer yardımcıları ve
    haberleşme üniteleri, meteoroloji üniteleri, pistlerle ilgili değişiklikleri konularındaki bilgileri
    kapsayan ve bunları özel başlıklar altında toplayan düzenleme sistemi.
    AERONAUTICAL INFORMATION SERVICE:
    HAVACILIK BİLGİ HİZMETİ
    Hava seyrüseferinin güvenilirliği, etkinliği ve düzenli akışı konularındaki bilgilerin
    toplandığı ünite.
    AERONAUTICAL MOBILE SATELLITE (ROUTE) SERVICE
    HAVACILIK MOBİL UYDU (ROTA) HİZMETİ
    AMS(R)S iletişim imkanlarıyla uçuş güvenliğinin ve düzenli akışının sağlanmasına
    yönelik kurulması planlanan gelişmiş bir hizmet.
    AERONAUTICAL MOBILE SATELLITE SERVICE:
    HAVACILIK MOBİL UYDU HİZMETİ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 8 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Havacılıkla ilgili iletişim sistemlerinde yakın gelecekte, ses ve veri konularında AMSS
    sistemlerini tercih etmesi söz konusudur. Bu sistemin kullanılması uçak-yer arasında yüksek
    kalitede ve hızlı bir iletişim sağlayacaktır.
    AERONAUTICAL TELECOMMUNICATION NETWORK:
    HAVACILIK İLETİŞİM AĞI
    Havacılık haberleşmelerinin iletişim ağı üzerinden internet aracılığıyla yapılması. Bu
    düzenleme havacılıkla ilgili üniteler arasında uluslararası bir iletişim imkanı sağlar.
    AEROPLANE REFERENCE FIELD LENGTH:
    UÇAĞA GÖRE MEYDAN UZUNLUĞU
    Bir uçağın durgun hava, sıfır pist eğimi, deniz seviyesi ve standart atmosfer şartları için,
    sertifika veren otoritelerin uçuş kılavuzunda belirttiği değerlere veya imalatçısı tarafından verilen
    benzeri bilgilere göre, onaylanmış azami kalkış kitlesi ile kalkış yapabileceği en az meydan
    uzunluğudur.
    AIP AMENDMENT:
    AIP DEĞİŞİKLİĞİ
    AIP’de yer alan bilgilerde yapılacak kalıcı değişikliklerdir.
    AIP SUPPLEMENT:
    AIP EKİ
    AIP’de yer alan kalıcı bilgilere ek özelliği taşıyan, 3 ay veya daha uzun süreli geçici
    değişiklikler ile uzun metin ve grafiklerden oluşan kısa süreli bilgilerdir.
    AIRBORNE:
    KALKIŞ
    Kalkan uçağın pistten teker kesmesini ifade eder.
    AIRBORNE COLLISION AVOIDANCE SYSTEM:
    HAVADA UÇAKLAR ARASINDA ÇARPIŞMAYI ÖNLEYİCİ SİSTEM
    Uçaklara tesis edilen bir sistemdir. Pilota önce uyarı daha sonra da çözüm önerisi sunarak
    uçaklar arasındaki çarpışma riskini önlemek amacıyla tasarlanmıştır.
    AIRBORNE SATELLITE COMMUNICATION:
    HAVADA UYDU HABERLEŞMESİ
    Yakın gelecekte öncelikle yaygınlaşması düşünülen, uydu aracılığıyla haberleşmeyi
    sağlayan sistemdir. Bu sistemin kullanılması ile, yer-hava haberleşmesinde yüksek kalite ve
    geniş menzil sağlanabilecektir.
    AIRCRAFT:
    HAVA TAŞITI
    Sabit kanatlılar, helikopterler, performanslı uçaklar ve balonları içine alan, havada
    kalabilme ve hareket edebilme yeteneğine sahip araçlar için kullanılan bir terim.
    AIRCRAFT APPROACH CATEGORY:
    UÇAK YAKLAŞMA KATEGORİSİ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 9 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Uçaklar için; azami iniş ağırlığındayken, iniş dış görünüşündeki stall (tutunamama)
    hızının 1.3 katı hıza dayandırılarak belirlenmiş kategorilerdir.
    Uçaklar 5 kategoriye ayrılır.
    A: Hızı, 91 knottan az olanlar.
    B: Hızı, 91-121 knot arasında olanlar
    C: Hızı, 121-141 knot arasında olanlar
    D: Hızı, 141-166 knot arasında olanlar
    E: Hızı, 166 knot ve daha fazla olanlar
    AIRCRAFT CALL-SIGN:
    UÇAK ÇAĞRI ADI
    Hava-yer muhaberesinde uçağın tanımlanması için kullanılan bir metod.
    AIRCRAFT CLASSIFICATION NUMBER:
    UÇAK SINIFLANDIRMA NUMARASI
    Belirlenmiş standart altyapı kategorisindeki bir pist kaplaması uçağın yapabileceği rölatif
    etkinin bir rakamla ifadesidir.
    AIRCRAFT CONFLICT:
    UÇAK KARŞILAŞMALARI
    Belirlenmiş minimum ayırma kriterlerinin altında, uçaklar arasında meydana gelen
    karşılaşmalar.
    AIRCRAFT DATA:
    UÇAK BİLGİSİ
    Uçak tanımlanması, uçak tipi, uçak ekipmanları ile ilgili bilgileri kapsar.
    AIRCRAFT IDENTIFICATION:
    UÇAĞIN TANIMLANMASI
    Belirlenmiş koşullara göre bir uçağın karşılıklı iletişim ile hava trafik hizmeti verebilmek
    amacıyla tanımlanması.
    AIRCRAFT PROXIMITY(AIRPROX)
    UÇAK YAKIN GEÇMESİ
    Uçaklar arasında, uluslararası kurallarla belirlenmiş ayırma minimumlarının altına
    düşüldüğü durumu ifade eder. Bu durum, dört kategoriye ayrılır:
    1.Çarpışma riski,
    2.Emniyetin tehlikeye düşmesi,
    3.Çarpışma riski olmaması,
    4. Risk belirlenememesi.
    AIRCRAFT STAND:
    UÇAK PARK YERİ
    Apronlarda uçakların parklandırılmaları için belirlenmiş sahalardır.
    AIR DEFENSE IDENTIFICATION ZONE:
    HAVA SAVUNMA TEŞHİS BÖLGESİ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 10 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Ulusal güvenlik amacıyla; uçakların kontrolü, teşhis ve tanımlama yapılabilmesi için
    belirlenmiş, yeryüzünden yukarı doğru uzanan hava sahası bölümüdür.
    AIRFILE FLIGHT PLAN:
    HAVADA DOLDURULMUŞ UÇUŞ PLANI
    Kalkıştan sonra uçuş esnasında, ATS(Hava Trafik Ünitesi) ile koordine edilerek
    doldurulan uçuş planı.
    AIR-GROUND:
    HAVA-YER
    Yerde tesis edilmiş cihazlarla, hava-yer istasyonları arasındaki iki yönlü muhabereyi ifade
    eder.
    AIRLINE OPERATIONAL COMMUNICATIONS:
    HAVAYOLU OPERASYONEL HABERLEŞMELERİ
    Gelecekte ISO (Uluslararası Standart Organizasyonu) OSI (Açık Sistem Bağlantısı)
    modeli esas alınarak, hava-yer, yer-yer bilgi sistemleri link hatları üzerinden bir arada
    düşünülerek havayolu operasyonel haberleşmeleri sağlanacaktır.
    AIR NAVIGATION COMMISSION:
    HAVA SEYRÜSEFER KOMİSYONU
    Prensip olarak hava seyrüseferinde uluslararası standardizasyonun sağlanması amacıyla
    kendi sorumluluğunda çalışmalar yapan komisyon.
    AIR NAVIGATION FACILITY:
    HAVA SEYRÜSEFER ÜNİTELERİ
    Hava Seyrüsefer amaçlı kullanılan; iniş sahası, ışıklar, meteoroloji ekipmanları, muhabere
    cihazları, elektrik / elektronik bütün donanımlardır.
    AIR NAVIGATION PLAN:
    HAVA SEYRÜSEFER PLANI
    Uluslararası ATM(Hava Trafik Yönetimi) şartlarının koordine edilmesi amacıyla, dünya
    belirli sayıda ICAO hava seyrüsefer bölgesine ayrılmıştır. Bu bölgeler kendi içlerindeki özel
    durumlar (trafik yoğunluğu, sosyo-ekonomik, teknolojik faktörler vb.) göz önüne alınarak
    sınıflandırılmıştır.
    AIR NAVIGATION SERVICE:
    HAVA SEYRÜSEFER HİZMETİ
    Uluslararası hava seyrüseferinin güvenlik, düzenlilik ve etkinlik konularında sağladığı
    hizmeti tanımlamak için kullanılan genel bir terim.
    AIRPORT:
    HAVAALANI
    Uçakların iniş ve kalkışı için planlanmış (binalar ve tesisler dahil) yerde veya suda tesis
    edilmiş alan.
    AIRPORT/AIR TRAFFIC SYSTEMS INTERFACE:
    HAVAALANI/HAVA TRAFİK SİSTEMLERİ ARABİRİMİ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 11 - Hava Trafik Müdürlüğü
    ECAC’in-Havaalanları stratejisi hedeflerine ulaşmak için uyguladığı bir program.
    AIRPORT CAPACITY:
    HAVAALANI KAPASİTESİ
    Havaalanı operatörleri tarafından, belirlenmiş bir zaman dilimi içerisinde hizmet
    verilebilecek uçak sayısının, teknik altyapı ve pist kapasitesi faktörleri esas alınarak belirlenmesi.
    AIRPORT LIGHTING:
    HAVA ALANI IŞIKLANDIRMASI
    Bir hava alanına yerleştirilmiş, farklı aydınlatma sistemlerinin tümünü ifade eder.
    AIRPORT SURVEILLANCE RADAR:
    HAVAALANI GÖZLEM RADARI
    10 NM yarıçaplı (18 km) bir alan içerisinde iniş, kalkış ve geçiş bölgesindeki uçaklara
    operasyonel hizmet vermek için kullanılan radar.
    AIRPORTS COUNCIL INTERNATIONAL (ACI):
    ULUSLAR ARASI HAVAALANLARI KONSEYİ
    Merkezi Cenevre’de bulunan havaalanı işleticileri mesleki birliğidir. Ticari amaçlı
    olmayan organizasyon 170 ülkeden 1400 havaalanını temsil etmektedir. Havaalanları işleticileri
    ve ticari partnerleri arasındaki birlikteliği oluşturmak, havaalanı işletmeciliğinin geliştirilmesi,
    üyeler arasında ortak politikaların belirlenmesi için çalışmak ve havaalanı uzmanları ve
    yöneticileri için gerekli bilgilerin yayınlanması konseyin amaçları arasındadır.
    AIR ROUTE SURVEILLANCE RADAR:
    HAVA YOLU GÖZLEM RADARI
    Uzun menzilde gözlem sağlama amacıyla tasarlanmış radar sistemi. Menzili 150 NM ile
    200 NM arasında değişir.
    AIRSPACE:
    HAVASAHASI
    Ölçülendirme parametreleri ile tanımlanmış hacimli bir alan.
    AIRSPACE CAPACITY:
    HAVA SAHASI KAPASİTESİ
    Uçaklar arasındaki ayırma minimaları ve güvenlik standartları, saha seyrüseferi direkt
    rotaları ve diğer faktörler göz ardı edilmeden, Hava Trafik Kontrol sektörlerindeki trafik artış
    kapasitesinin belirlenmesi.
    AIRSPACE MANAGEMENT:
    HAVASAHASI İDARE MERKEZİ
    Öncelikle temel ihtiyaçları belirleyerek hava sahasının etkin kullanımını sağlamayı,
    ikincil olarak da hava sahası farklılaşmalarını engellemeyi amaç edinmiş idari bir aktivitedir.
    AIRSPACE STRUCTURE:
    HAVA SAHASI YAPISI
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 12 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Uçuşun belli bir aşamasında, uçuş güvenliğinin sağlanması amacıyla tasarlanan hava
    sahası bölümü.
    AIR TAXI /HOVER TAXI:
    HAVA TAKSİ
    Bir helikopterin yerden yaklaşık 100 feet yüksekliğe kadar gerçekleşen uçuşudur.
    AIR TRAFFIC:
    HAVA TRAFİĞİ
    Meydan manevra sahasında veya uçuş aşamasındaki tüm hava araçlarını kapsar.
    AIR TRAFFIC ADVISORY SERVICE:
    HAVA TRAFİK TAVSİYE HİZMETİ
    Hava trafiğinin düzenli ve hızlı akışının sağlanması, uçakların birbirleri ile ve manialarla
    çarpışmalarının önlenmesi amacıyla verilen tavsiye hizmeti.
    AIR TRAFFIC CONTROL
    HAVA TRAFİK KONTROLÜ
    Hava trafiğine hızlı, güvenli ve düzenli bir akış sağlamak için ilgili otorite tarafından
    verilen hizmet.
    AIR TRAFFIC CONTROLLER
    HAVA TRAFİK KONTROLÖRÜ
    Sorumlu olduğu sektör içerisinde hava trafik hizmetini veren yetkili kontrolör.
    AIR TRAFFIC CONTROL CENTRE:
    HAVA TRAFİK KONTROL MERKEZİ
    Coğrafi olarak ayrılmış bölgelerde, hava trafik kontrol hizmeti veren ünite.
    AIR TRAFFIC CONTROL CLEARENCE:
    HAVA TRAFİK KONTROL MÜSAADESİ
    Kontrollü bir trafiğe hava trafik kontrol ünitesinin belirttiği şartlarda uçması için verilen
    müsaade.
    AIR TRAFFIC CONTROL COMPLEXITY:
    HAVA TRAFİK KONTROLÜNÜN KARMAŞIKLIĞI
    Hava trafiğindeki yoğunluk veya hava sahası karışıklığı sebebiyle hava trafiğinin kontrol
    yükünün artması.
    AIR TRAFFIC CONTROL CO-ORDINATION:
    HAVA TRAFİK KONTROLÜNÜN KOORDİNASYONU
    ATC üniteleri, kontrolörler veya ilgili otorite arasında koordinasyonun sağlaması.
    AIR TRAFFIC CONTROL INSTRUCTIONS:
    HAVA TRAFİK KONTROL TALİMATLARI
    Pilota kontrolör tarafından uygulaması için verilen talimatlar.
    AIR TRAFFIC CONTROLLER LICENSE
    HAVA TRAFİK KONTROLÖRÜ LİSANSI
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 13 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Temel hava trafik eğitimini tamamlayan bir aday hava trafik kontrolörünün yeterlilik
    düzeyini tespit etmek amacıyla yapılan sınav sonucunda başarılı olanlara verilen yeterlilik
    belgesidir.
    AIR TRAFFIC CONTROL RADAR BEACON SYSTEM:
    HAVA TRAFİK KONTROLÜ RADAR BEACON SİSTEMİ
    Sorgulama metodu ile çalışan (alıcı/verici ve transponder olması gerekir) gözlem radar
    sistemi.
    AIR TRAFFIC CONTROL REQUESTS:
    HAVA TRAFİK KONTROL TALEPLERİ
    Pilotun, Hava Trafik Kontrol Ünitesinden uçağın seyrüseferi ile ilgili taleplerini ifade
    eder.
    AIR TRAFFIC CONTROL SERVICE:
    HAVA TRAFİK KONTROL HİZMETİ
    Uçaklar arasında ve uçaklarla manialar arasında çarpışmayı önlemek, hava trafik akışını
    hızlandırmak ve hava trafiğinin düzenli olarak akışını sağlamak için verilen hizmet.
    AIR TRAFFIC CONTROL UNIT:
    HAVA TRAFİK KONTROL ÜNİTESİ
    Hava Trafik Kontrol Merkezi, yaklaşma kontrol ofisi veya meydan kontrol kulesini
    kapsayan genel bir terim.
    AIR TRAFFIC FLOW MANAGEMENT:
    HAVA TRAFİK AKIŞ İDARE MERKEZİ
    ATC sistemlerinin yeterliliği ve havaalanı kapasitelerine uygun olarak, trafik akışının
    belirlenen saha ve zamanlarda idaresinin sağlandığı merkez.
    AIR TRAFFIC MANAGEMENT:
    HAVA TRAFİK İDARE MERKEZİ
    Yerde ve havadaki tüm operasyonlarda, trafiğin güvenli ve etkin akışının sağlanması için
    tanımlanmış gelecek hava seyrüsefer sistemleri ile desteklenen özel idare merkezi.
    AIR TRAFFIC MANAGEMENT SURVEILLANCE TRACKER AND SERVER
    SYSTEM:
    HAVA TRAFİK YÖNETİMİ GÖZLEM İZ SUNUCU SISTEMLERI
    Eurocontrol teşkilatının özel piyasada geliştirttiği radar data işleme sistemidir (HW-SW).
    AIR TRAFFIC SERVICE:
    HAVA TRAFİK HİZMETİ
    Uçuş bilgi hizmeti, ikaz hizmeti, hava trafik tavsiye hizmeti, saha kontrol hizmeti,
    yaklaşma kontrol veya meydan kontrol hizmetini kapsayan genel bir terim.
    AIR TRAFFIC SERVICES COMMUNICATIONS:
    HAVA TRAFİK HİZMETLERİ HABERLEŞMLERİ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 14 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Uçuş güvenliğini etkileyebilecek faktörlerin, meteorolojik bilgilerin, pozisyon
    raporlarının iletilmesi.
    AIR TRAFFIC SERVICE RECEIVING UNIT:
    HAVA TRAFİK HİZMETİ KABUL ÜNİTESİ
    Uçağın kontrol sorumluluğunu alması planlanan ünite.
    AIR TRAFFIC SERVICE REPORTING OFFICE:
    HAVA TRAFİK HİZMETİ RAPOR OFİSİ
    Hava trafik hizmeti için gerekli bilgilerin alınması amacıyla kurulmuş bir ünitedir.
    AIR TRAFFIC SERVICE ROUTE:
    HAVA TRAFİK YOLU
    İçinde, Hava Trafik Hizmetinin sağlandığı, trafiğin akışı için dizayn edilmiş yollardır.
    Havayolu, tavsiyeli yol, kontrollü/ kontrolsüz yol, geliş/gidiş yolları v.b.kategorilere ayrılır.
    AIR TRAFFIC SERVICE UNIT:
    HAVA TRAFİK HİZMETİ ÜNİTESİ
    Hava Trafik kontrol ünitesi, uçuş bilgi merkezi veya hava trafik kontrol hizmeti
    ünitelerini kapsayan genel bir terim.
    AIRWAY:
    HAVAYOLU
    Radyo seyrüsefer yardımcıları ile donatılmış, koridor şeklinde tasarlanmış kontrollü saha.
    ALERT PHASE:
    ALARM HALİ
    Uçuş güvenliği açısından riskli bir durumun ortaya çıkması.
    ALERTING SERVICE:
    ALARM HİZMETİ
    Arama-Kurtarma çalışmaları için kurulmuş ünite.
    ALL-PROPOSE STRUCTURED EUROCONTROL RADAR INFORMATION
    EXCHANGED:
    EUROCONTROL RADAR BİLGİ İLETİŞİMİ İÇİN TÜM İHTİYAÇ YAPISI
    Eurocontrol’ün standart data iletim formatı olup; yeni alınacak radarlarda bu formatla
    data iletişimi sağlanacaktır.
    ALTERNATE AERODROME:
    ALTERNATİF MEYDAN
    Bir uçağın, herhangi bir nedenden dolayı varış meydanına inememesi durumunda, iniş
    yapmayı planladığı diğer meydandır.
    ALTITUDE :
    İRTİFA
    Bir cismin, yerin veya noktanın deniz seviyesinden olan dikey mesafesidir.
    ANALYSIS:
    ANALİZ
    Bir olayın anlaşılır olabilmesi için gerekli olan aktivite.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 15 - Hava Trafik Müdürlüğü
    ANTENNA:
    ANTEN
    Radyo frekans enerjisinin elektromanyetik cihazlar tarafından kullanılabilmesini sağlar.
    APPROACH CONTROL:
    YAKLAŞMA KONTROL
    Bir veya daha fazla havaalanını kapsayan bir saha içerisinde, iniş, kalkış trafiklerine
    hizmet veren, trafiklerin son yaklaşmaya kadar gerekli ayırmalarından sorumlu olan ünite.
    APPROACH CONTROL SERVICE:
    YAKLAŞMA KONTROL HİZMETİ
    Kontrollü trafiklere kalkış, iniş veya transit geçit aşamasında verilen hava trafik kontrol
    hizmeti.
    APPROPRIATE AIR TRAFFIC SERVICES AUTHORITY:
    UYGUN HAVA TRAFİK HİZMETLERİ OTORİTESİ
    Belirlenmiş hava sahası içerisinde hava trafik hizmetlerinin sağlanması konusunda yetkili
    otorite.
    APRON:
    APRON
    Bir meydanda, uçakların parklama, yolcu ve yük indirip bindirme, yakıt alma, bakım gibi
    amaçlarla durması için belirlenmiş sahadır.
    APRON MANAGEMENT SERVICE
    APRON YÖNETİM SERVİSİ
    Apronlarda uçakların ve diğer araçların hareket ve faaliyetlerini düzenlemek için
    kurulmuş hizmet birimidir.
    ARALOQUE:
    ARALOG (BENZER)
    Aralog sinyaller radar anteni veya alıcısında yer alırlar.
    AREA CONTROLCENTRE:
    SAHA KONTROL MERKEZİ
    Kontrollü saha içerisinde, düz uçuş aşamasındaki kontrollü trafikleri komşu üniteye veya
    yaklaşma kontrol ünitesine devir edene kadar hava trafik kontrol hizmeti vermek amacıyla
    kurulan merkez.
    AREA CONTROL SERVICE:
    SAHA KONTROL HİZMETİ
    Kontrollü saha içerisindeki kontrollü trafiklere hava trafik kontrol hizmeti sağlayan ünite.
    AREA INDICATED AIR SPEED LIMIT:
    GÖSTERGE HAVA SÜRATİ SINIRI
    Sınırları belirtilmiş bir hava sahası içerisinde, uçakların kullanabilecekleri max. Gösterge
    sürati.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 16 - Hava Trafik Müdürlüğü
    AREA NAVIGATION:
    SAHA SEYRÜSEFERİ
    Seyrüsefer yardımcı cihazları ve kişisel faktörlerin uçuş operasyonlarının arzu edilen
    rotada seyrine imkan tanıması.
    AREA OF RESPONSIBILITY:
    SORUMLULUK SAHASI
    Hava trafik hizmetlerinin sağlandığı, sınırları ATS otoritesi tarafından tespit edilmiş hava
    sahası
    ARRIVAL AERODROME:
    VARIŞ MEYDANI
    Bir uçağın iniş yaptığı meydandır.
    ARRIVAL TIME:
    VARIŞ ZAMANI
    Bir uçağın meydana indiği zamandır.
    ATTITUDE:
    DAVRANIŞ
    Şartlara göre oluşan hissi veya mantıklı tutum.
    ATTITUDE DISPLAY INDICATOR:
    DURUM GÖSTERGESİ
    Uçakların uzunlamasına ve yanlamasına rotasyonunun uçuş cihazlarından takip
    edilebilmesini sağlayan gösterge.
    AUGMENTATION (GNSS):
    ARTIRMA
    Temel uydu bilgisi ile birlikte sistemin performansının artması sağlanabilir.
    AUTHORITY:
    OTORİTE
    Bir dokümanın ortaya çıkarılması veya değiştirilmesi ile sorumlu kişi.
    AUTOLAND:
    OTOMATİK İNİŞ
    Görüşün iniş için limitlerin altında olduğu, konvansiyonel metotlarla inişin
    sağlanamayacağı durumlarda, bu konuda özel eğitim almış pilotlar tarafından güvenli ve etkin bir
    inişin sağlanması için kullanılan sistem.
    AUTOMATED AIR / GROUND DATA INTERCHANGE:
    OTOMATİK HAVA/YER BİLGİ DEĞİŞİMİ
    AUTOMATIC DEPENDENT SURVEILLANCE:
    OTOMATİK GÖZLEME DAYALI SİSTEM
    AUTOMATIC DIRECTION FINDING SYSTEM:
    OTOMATİK YÖN BULMA SİSTEMİ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 17 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Hemen hemen en eski seyrüsefer yardımcı cihazlarındandır. Atmosferik hadiselerden
    kolayca etkilenmeleri ve düşük menzillere sahip olmaları sebebiyle yerlerini daha gelişmiş
    cihazlara bırakmışlardır. (COR, LORAN, GPS gibi)
    AUTOMATIC FLIGHT CONTROL SYSTEM:
    OTOMATİK UÇUŞ KONTROL SİSTEMİ
    AUTOMATIC TERMİNAL INFORMATION SERVICE:
    OTOMATİK TERMİNAL BİLGİ HİZMETİ
    Günün tamamında veya belirli bölümlerinde, iniş-kalkış yapan trafiklere verilen rutin
    bilgiler.
    AUTOMATIC WEATHER OBSERVING SYSTEM:
    OTOMATİK HAVA GÖZLEM SİSTEMİ
    Belirlenmiş zaman aralıkları içerisinde hava durumu ile ilgili bilgilerin (görüş, bulutluluk,
    rüzgar vb.) bilgisayar aracılığı ile VHF bandından havaalanlarından yayınlanması.
    AVERAGE AIR TRAFFIC FLOW MANAGEMENT:
    ORTALAMA HAVA TRAFİK AKIŞI İDARE MERKEZİ
    Kalkışlardaki toplam gecikmeler/Toplam uçuşlar oranını tespit etmek amacıyla kurulan
    ünite.
    AVIATION SAFETY:
    HAVACILIK GÜVENLİĞİ
    Yerdeki ve havadaki trafiklerin güvenilirliliğini sağlamak için yayınlanmış tüm
    uygulamalar.
    Konu Localizer tarafından (06.Kasım.2007 Saat 12:48 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Aktif Üye Array Localizer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Ekim.2006
    Bulunduğu yer
    AYT
    Mesajlar
    703
    İtibar Gücü
    4898

    Standart

    B
    BACK COURSE:
    TERS YAYIN
    Konvansiyonel Alet Alçalma Sistemlerinde, meteorolojik şartların pilotun görerek
    referans almasını engellemesi durumunda, ters yayın, localizeri takip eden uçağın piste direkt
    yaklaşabilmesi için sağ veya sol yönlü yatay yönlendirilmesine yardımcı olur. Ters yayın
    yaklaşması hassas yada dikey yönde yardımcı olmayıp hassas olmayan yaklaşma olarak
    tanımlanır. Bu yaklaşmada uçağın alçalabileceği irtifa, ön yayın yada hassas ILS yaklaşmasında
    alçalabileceği irtifadan daha yüksektir. Ön yayın ile ters yayın arasındaki fark, ters yayında
    localizer uçağın pozisyonuna ters olarak yayın yapar.
    BACK LOBE:
    TERS LOBE
    Bir antenin arkasına yayılan enerjinin lobu (ana loba göre azimutda 1800)
    BAND PASS FILTER:
    BAND GEÇME SÜZGECİ
    İki frekans arasındaki diğer frekansların azaltılmasını sağlayan filtredir. Alçak geçiş
    filtresi ve yüksek geçiş filtresinin kompozisyonundan oluşur.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 18 - Hava Trafik Müdürlüğü
    BANDWIDTH:
    BAND GENİŞLİĞİ
    Bir radyo sinyalinde frekansların kapsamını içerir. Hertz de tanımlanır.
    BARETTE:
    BARET
    Belli bir mesafeden kısa bir ışık hattı gibi görülebilecek şekilde, yakın aralıklarla yan
    yana sıralanmış üç veya daha fazla havacılık yer ışığıdır.
    BAROMETRIC ALTITUDE:
    BAROMETRİK İRTİFA
    Alet hatasının düzeltilmediğini gösteren ve standart atmosferik koşullarda değişim için
    karşılanamayan irtifadır.
    BASE RATE:
    TEMEL ORAN
    İşe alınmadan önce seçici sınava giren insanların popülasyondaki yüzdesi.
    BASELINE:
    TEMEL HAT
    1. PLANLAMA : Temel hat orijinal plan, pozitif veya negatif uygun bulunan
    değişimlerdir. Genellikle bir modifiyer kullanılır.
    2. KONFİGÜRASYON YÖNETİMİ : Temel hat bir konfigürasyon parçasının durumudur
    ve bileşikleri zamanda bir noktadadır.
    BASIC ENCODING RULES:
    TEMEL KODLAMA KURALLARI
    Temel kodlama kuralları bir tip (LTV) Uzunlama Değeri kodlama planı kullanır. Her bir
    tipin kodlaması doğru sıralamada daima üç bileşik içerir. Bir veya daha fazla tanımlayıcı olarak
    adlandırılan gösterim tipi, bir veya daha fazla uzunluk ve değer gösterir. Bu içerikler bazı tiplerin
    değeri olabilir ve TLV formatında kodlandırılır.
    BASIC TRAINING:
    TEMEL EĞİTİM
    ATS ortamında konuyla ilgili temel bilgi ve yeteneklerin kazandırılması.
    BASIC TRAINING (PHASE 1 AB INITIO):
    TEMEL EĞİTİM (BAŞLANGIÇ SAFHASI)
    Uzman AIS eğitimine hazırlamak için AIS öğrencilerine temel bilgi ve yeteneklerin
    kazandırılması.
    BASIC TRAINING (PHASE 2 SPECIALIST):
    TEMEL EĞİTİM (UZMANLIK SAFHASI)
    AIS ortamında disipline uygun olarak ilgili iş kategorisiyle bağlantılı bilgi ve yetenekleri
    sağlamak için verilen uzman AIS eğitimi.
    BATTERY:
    GRUP
    Aynı topluluk üzerinde standardize edilmiş testlerin bütünü. Birkaç testte alınan puanlar,
    karar almak için değerlendirmede kullanılır veya karşılaştırılır.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 19 - Hava Trafik Müdürlüğü
    BAUD:
    Veri haberleşmelerinin ulaşım hızı birimidir. Teknik olarak saniyede bitten farklı bir
    terimdir.
    BEACON:
    Pozisyon ve yön belirlenmesinde kullanılan yardımcı alet.
    BEAM STEERING UNIT:
    RADYO DALGASI YÖNLENDİRME BİRİMİ
    Mekanik yönlendirilmiş antenle birlikte kullanıldığında Anten Kontrol Birimi olarak da
    adlandırılan bu birim, uçuş anteninin pozisyonunu kontrol eder. SDU’den bilgileri alır. Bu
    bilgiler daha sonra yönlendirici komutlara dönüştürülür.
    BEAM WIDTH:
    RADYO DALGASI GENİŞLİĞİ
    Bir antenin ana radyo dalgasının yarım güç noktalarında belirlenen açı genişlemesi.
    BEARING:
    YÖN
    Pusulada yön.
    BEHAVIOUR ANCHORED RATING SCALES:
    HAREKETE DAYALI DEĞERLENDİRME ÖLÇEKLERİ
    Özel yönleri temsil eden küme içinde, hareketli yönlere odaklanma performansı
    ölçümünde kullanılır.
    BELOW MINIMUMS:
    MİNİMUMLARIN ALTI
    İlgili otorite tarafından belirtilen minimumlar altında olan hava koşulları.
    Örneğin: (iniş/kalkış minimumları)
    BINARY PHASE SHIFT KEYING:
    İKİLİ FAZ DEĞİŞTİRME ANAHTARI
    Bu teknikle 0’dan 1’e yada 1’den 0’a dijital kod değişimlerinde, taşıyıcı faz değiştirilir.
    BITE ERROR RATE:
    BAYT HATA ORANI
    Bir örnekteki bit hatalarının sayısı örnekteki bitlerin toplam sayısına bölünür ve genellikle
    birçok örnek için ortalamadır.
    BLIND SPOT:
    KÖR SAHA
    Radyo yayınlarının alınamadığı ya da radar menziline girmeyen saha, kontrol kulesince
    hava alanının görülemeyen bölümleri .
    BLIND TRANSMISSION:
    KARŞILIKSIZ (TEK YÖNLÜ) YAYIN
    İki yönlü iletişimin kurulamadığı ancak radyo ile aranan istasyonun yayını alabileceğine
    inanılan durumlarda tek taraflı gönderme.
    BLOCKED:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 20 - Hava Trafik Müdürlüğü
    BLOKE EDİLMİŞ
    Radyo yayınlarının bozulduğu yada engellendiği durumlarda kullanılan terim.
    BORE SIGHT:
    GÖRÜŞ AÇISI
    Bir antenden yayınlanan elektromanyetik dalganın kapsama alanı.
    BOTTOM-UP APPROACH:
    ALT-ÜST YAKLAŞMA
    Tek bir bileşim nedeniyle başlayan yada her bir tekrarında artarak devam eden bir
    problem yada fırsat için hazırlanan özel bilimsel yaklaşma.
    BOTTOM-UP PROCESS:
    ALT-ÜST İŞLEMİ
    Dış işaret ve komutlarla aktivite kontrolü yapmak. Ayrıca gelen bilgiyle ilk olarak ortaya
    çıkan hareketin tanımlanması için kullanılır.
    BOUNDARY:
    SINIR
    Sistemleri birbirinden ayırmak için kullanılan sınırlandırma çizgisi.
    BOUNDARY INTERMEDIATE SYSTEM:
    SINIR ARA SİSTEMİ
    Ara sistem, iki ayrı rota yada idari kavramlar arasında bilgi iletilebilmesidir.
    BREAKS:
    MOLALAR
    Bir birey yada bireyler grubunun çalışma saatleri içersinde bir zaman diliminde işyerinde
    bulunmaması.
    BREAKING ACTION (GOOD, FATR, POOR OR NİL):
    FRENLEME (İYİ, ORTA, ZAYIF, HİÇ)
    Pilota havaalanı hareket sahası üstündeki frenleme derecesini, koşullarını belirten rapor.
    BRIEFING:
    BİLGİLENDİRME
    Eğitimle ilgili olarak, bilgilendirme eğitim olayının başlangıcıdır. Bu dönem boyunca
    öğrencinin katılımının kesilmesine normal olarak izin verilmez.
    BROADCAST:
    YAYIN
    Mode S sistemi aracılığıyla, ilgili mesajların kapsama alanı içindeki tüm uçaklara
    gönderilmesine izin verir. .
    BROADCAST SUBNETWORK:
    YAYIN ALT AĞI
    Yayın alt ağları, küçük bir coğrafi alan içinde IS ve ES’leri yüksek bilgi ortamlarıyla
    birbirine bağlamak için kullanılır.
    BUFFER ZONE:
    TAMPON BÖLGE
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 21 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Bir bölgenin etrafındaki hava sahasının tahmin edilemeyen bir güvenlik ağıyla korunması
    olarak tanımlanır.
    BUILT IN TEST EQUIPMENT:
    GELİŞTİRİLEN TEST EKİPMANI
    Sürekli temel üzerinde izleme yapabilmek için doğru operasyonu sağlayan elektronik
    ekipmandaki içsel kontrol birimleri. Birçok kontrol, bir hata durumunda görsel alarm veren GONOGO
    testleridir.
    BUSINESS PLAN:
    İŞ PLANI
    Görev, hedefler ve konuları belirlemek için yada belirli zaman periyotları içinde
    tamamlanmak üzere hazırlanan bir organizasyon için belirlenen bir doküman yada doküman
    serileridir.
    Konu Localizer tarafından (06.Kasım.2007 Saat 12:48 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Aktif Üye Array Localizer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Ekim.2006
    Bulunduğu yer
    AYT
    Mesajlar
    703
    İtibar Gücü
    4898

    Standart

    C
    CALCULATED LANDING TIME:
    HESAPLANMIŞ İNİŞ ZAMANI
    Bir uçağın hesaplanmış geçici yada gerçek iniş zamanı.
    CALCULATE TIME OF ARRIVAL:
    HESAPLANAN VARIŞ ZAMANI
    Bir uçuşun bilinen son pozisyonunun göz önünde bulundurularak bir nokta üzerine
    geleceği zamanın hesaplanması. Bunun için uçuş planı verisi, uygulanan rota, uygulanan
    herhangi bir hız sınırlandırması ve hava durumu verileri dikkate alınır. Hesaplanan bu zaman
    tahmin edilemeyen bir gecikmeyi içermez.
    CALCULATED TAKE OFF TIME:
    HESAPLANAN KALKIŞ ZAMANI
    Bir hava trafik akış yönetimi uygulamaları için referans alınan zaman.
    CALCULATED TIME OVER:
    HESAPLANAN ZAMAN
    Son pozisyonu, uçuş planı verisi, uygulanan rota, hız sınırlandırması ve hava durumu göz
    önünde bulundurularak, bir uçuşun bir piste yada bir fiksin üzerine gelişi tahmin edilen zaman.
    Bu zaman beklenmedik gecikmeleri içermez.
    CALIBRATE:
    DÜZELTMEK, AYARLAMAK
    Doğru olmayan bir ölçek yada aletin doğru okunması amacıyla yapılan düzeltme.
    CANCELLATION RATIO:
    İPTAL ORANI
    İşlemci çıkışlarındaki gürültü oranı işlemci girişindeki gürültü oranına bölünür. İşlemci
    MTI, MTD yada ASP olabilir. İptal oranı tüm hedef hızlar için ortalamadır.
    CANCELLED NOTAM:
    İPTAL EDİLEN NOTAM
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 22 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Bir notamın bir başka notamla geçerliliğinin ortadan kalkması.
    CANDIDATES:
    ADAYLAR
    Seçme işlemi için kabul edilen başvuru sahipleridir. Fakat başlangıç eğitimi için kabul
    edildikleri anlamına gelmez.
    CAPACITOR DISCHARGE LIGHT:
    KAPASİTÖR DEŞARJ IŞIĞI
    Tüpte bulunan bir gaz içerisinden yüksek voltajda elektrik deşarj ettirilerek ve çok kısa
    sürelerle üretilerek, yüksek şiddette yanıp sönmesi temin edilen bir lambadır.
    CAPACITY:
    KAPASİTE
    Kapasite, bir hava sahası içerisinde trafik talebini karşılayabilme oranına denir. Hava
    Sahasındaki kalabalık nedeniyle meydana gelen gecikmeler ve hizmet verilen trafik arasındaki
    ilişkiyi gösteren bir eğri kapasiteyi temsil edebilir. Kapasite trafik talebi durumuna, ATC sektör
    konfigürasyonuna, çevreleyen hava sahası kapasitesine ve teklif edilen kapasiteye (zaman ve
    boyut olarak ) bağlıdır.
    CAREER:
    KARİYER
    Bir kişinin işi ile ilgili faaliyetleri, değerleri ve isteklerini içeren özellikleri.
    CARREER DEVELOPMENT:
    KARİYER GELİŞİMİ
    Kariyer planlarındaki çalışmaların sonuçlarıdır. Bu sonuçlar bir organizasyonun yada bir
    bireyin ihtiyaçlarını temel alabilir.
    CARGO:
    TİCARİ YÜK, TİCARİ EŞYA
    Bir hava aracında postadan yada kişi yanında taşınan bagajdan ayrı taşınan tüm mallar.
    CARGO AIRCRAFT:
    YÜK UÇAĞI
    Ticari eşya/mal taşıyan hava aracı.
    CARIBBEAN REGION:
    KARAYİB BÖLGESİ
    Sorumlulukları altındaki uluslararası hava sahasında ve kendi hava sahalarında Hava
    Seyrüsefer Hizmetleri sağlayan ICAO üyesi devletleri kapsayan bölge.
    CARRIER PHASE TRACKING GNSS RECEIVER:
    TAŞIYICI FAZ İZLEME GNSS ALICISI
    Zamanın bir bölümünde veya tümünde GNSS (Küresel Seyrüsefer Uydu Sistemi) veri
    işleme tekniklerinin normal kullanımı için gerekli bir alıcıdır.
    CARRIER SENCE MULTIPLE ACCESS WITH COLLISINON DETECT:
    ÇATIŞMAYI BELİRLEYEN TAŞIYICI ÇOKLU GİRİŞİM
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 23 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Bir terminal izleyicileri bir hattın yada frekansın meşgul olup olmadığını takip ederler.
    Eğer terminal hattın meşguliyeti nedeniyle gönderilemeyen bir mesaj varsa, sistem mesajı
    göndermek için boşluk oluşmasını bekler. Eğer iki istasyon aynı anda gönderme yaparsa, çatışma
    meydana gelir. Bu durumda her iki istasyonda yeniden gönderme için uygun zamanı bekler.
    CARRIER:
    TAŞIYICI
    Temel olarak modüle edilmemiş sinyal.
    CARRIER-TO MULTI-PATH RATIO:
    TAŞIYICI-ÇOKLU YOL ORANI
    Direkt olarak alınan taşıyıcı gücün çoklu yol gücüne oranıdır.
    CARRIER-TO-NOISE-DENSITY RATIO:
    TAŞIYICI-GÜRÜLTÜ-YOĞUNLUK ORANI
    Toplam taşıyıcı gücün 1Hz’lik bir bant genişliği içinde ortalama gürültü gücüne oranı
    olup dBHz olarak tanımlanır.
    CASE STUDY:
    DURUM ÇALIŞMASI
    Gerçek yada hayali bir olayın veya olaylar serisinin analizi, problem tanımlaması ve
    mümkün olan çözümlerin değerlendirildiği bir tekniktir.
    CATEGORY PRECISION APPROACH 1:
    HASSAS YAKLAŞMA KATEGORİSİ
    Bir standart alet alçalma uygulamasında uçak, 60 m (200 feet) karar yüksekliğine kadar
    alçalabilmektedir.
    CATERING:
    İKRAM SERVİSİ
    Uçuş esnasında sağlanan yiyecek/içecek hizmetleri.
    CAUSES OF DELAY:
    GECİKME NEDENLERİ
    Belirlenen herhangi bir nedenle ortaya çıkan toplam gecikmenin oranı.
    CAUSES:
    NEDENLER
    Bir kazaya yada olaya sebebiyet veren aksiyonlar, ihmaller, koşullar veya bunların
    bileşimi.
    CEILING:
    TAVAN
    Gökyüzünün yarısından çoğunu kapsayan 6000 m. (20.000 ft) altındaki en alçak bulut
    katmanı tabanının yer ya da su üstündeki yüksekliği.
    CENTRAL EXECUTIVE UNIT:
    MERKEZİ YÖNETİM BİRİM
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 24 - Hava Trafik Müdürlüğü
    CFMU(Merkezi Akış Yönetim Birimi) sorumluluğu üye ülkelerin hava sahasındaki hava
    trafik akış yönetimi ölçümlerinin yapılması, koordinasyonu ve planlamasıdır.
    CENTRAL FLOW MANAGEMENT UNIT:
    MERKEZİ AKIŞ YÖNETİM BİRİMİ
    Katılımcı ülkelere hava trafik akış yönetimi sağlamak için ICAO Merkezi Hava Trafik
    Akış Yönetimi Organizasyonu gereğince kurulmuş bir yönetim birimidir. Bu birim Merkezi
    Yönetim Birimi ve Uçuş Planı Operasyonları Bölümünü içermektedir.
    CENTRAL PROCESSING UNIT LOAD:
    MERKEZİ İŞLEM BİRİM YÜKÜ
    Nominal CPU yükü, maksimum giriş/çıkış nominal durumların işlenmesinde verilen
    işlemcinin CPU yükünün ortalama değeridir.
    CENTRAL RADNET MONITORING AND CONTROL SYSTEM :
    MERKEZI RADNET GÖRÜNTÜLEME VE KONTROL SISTEMI
    Radar ağı görüntülenmesi ve kontrol merkezi.
    CENTRALISED AIRSPACE DATA FUNCTION:
    MERKEZİ HAVA SAHASI BİLGİ FONKSİYONU
    ECAC (Avrupa Sivil Havacılık Konferansı) devletleri tarafından görevlendirilen ve ulusal
    hava sahası kullanım planlarında uygun rota bilgisi elde edebilmek için kurulan hava sahası
    yönetim fonksiyonudur.
    CENTRE OF NAVIGATION:
    SEYRÜSEFER MERKEZİ
    DGNSS seyrüsefer çözümüyle birleşmeye referans olan matematiksel nokta. Bu nokta
    GNSS anteninin belirginliğidir.
    CERTIFICATION:
    SERTİFİKASYON
    Yetki çalışmaları yapan bir otorite tarafından verilen resmi tanıma bildirimidir. Bu
    tanıma, ihtiyaçlara cevap verebilen bir ürün, işlem yada hizmet için olabilir.
    CHAINING:
    ZİRCİRLEME
    1. Özel bir obje ile ilgili radar hedef raporları ve diğer bilgileri birlikte gösteren bir işlem.
    2. SASS-C: Aynı hedef objeyle ilgili tüm radar görüntüleri obje doğrulayıcı
    kullanılarak birleştirilir. Zincirleme işlemi, bir hedef objeyle ilgili herhangi bir radar görüntüsüne
    aynı uçak tanıtma numarasını tahsis eder. Doğrulanamayan herhangi bir radar görüntüsü
    zincirlenemez olarak sınıflandırılır ve bir negatif uçak tanıtması tahsis edilir.
    CHANNEL:
    KANAL
    Tek bir uydudan gelen sinyali işleyen alıcıda bir yol.
    CHANNEL RATE:
    KANAL HIZI
    Radyo frekans kanalı üzerinden geçirilen bitlerin hızı. Bu bitler bilgi bitleri gibi
    biçimlendirme yada hata düzeltme için kullanılan bitlerdir.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 25 - Hava Trafik Müdürlüğü
    CHECKING:
    KONTROL
    Hava trafik kontrolün temel fonksiyonlarından biridir. Güncelleme için yeni bir durumdan
    bilgi seçimini içermektedir.
    CHECKLIST:
    KONTROL LİSTESİ
    Bir NOTAM düzenli olarak NOTAM serilerinde yayınlanır. Bu seriler, ilan edildiği yılda
    geçerli NOTAM gruplarının tamamını içermektedir.
    CHECK POINT:
    KONTROL NOKTASI
    Aletli uçuş kuralları içinde rapor edilmesi istenilen, bir seyrüsefer yardımcısı ile
    belirtilmiş nokta.
    CIRCLE- TO-LAND MANOEUVRE:
    TURLU YAKLAŞMA MANEVRASI
    İnişten önce havaalanı çevresinde görerek (turla) sağlanan aletli yaklaşma yönteminin
    devamı olan manevra (ATC izni alındıktan ve pilotun yeri görmesiyle başlatılır).
    CIRCLE TO RUNWAY:
    MEYDAN TURU
    Hava Trafik Kontrolörünce belirtilen meydan trafik paterni dahilinde inilecek piste
    yapılan yaklaşma manevrası.
    CIRCUIT MODE:
    DEVİR MODU
    Tahsis edilen iletim yolunun kullanılmasına olanak veren haberleşme ağının
    konfigürasyonu.
    CIRCUIT MODE CHANNEL:
    DEVİR MODU KANALI
    Havacılık Mobil Uydu Hizmetinde C kanalı ikili ses yada bilgi haberleşmesi sağlamak
    için kullanılır. Çünkü herhangi verilen bir kanal sadece bir yönde trafik geçirebilir. C kanalları
    biri üst hat diğeri alt hat olmak üzere çift olarak tahsis edilir.
    CIRCULAR ERROR PROBABLE:
    MUHTEMEL DAİRESEL HATA
    Bir dairesel normal dağıtımda, muhtemel dairesel hata yapılan bireysel ölçümlerin %
    50’sini içeren dairenin yarıçapı yada bulunanın muhtemel % 50’si içindeki dairenin yarıçapıdır.
    CIVIL AIR NAVIGATION SERVICES ORGANIZATION (CANSO):
    SİVİL HAVA SEYRÜSEFER HİZMETLERİ ORGANİZASYONU
    Birçok hükümet hava seyrüsefer hizmetlerinin sağlanması sorumluluğunu sivil hizmet
    birimlerinden bağımsız organizasyonlara aktarmaktadır. Bu organizasyonların büyük çoğunluğu
    direkt devlet kontrolünde olmakla birlikte, bazıları da tamamen özelleştirilmiştir. CANSO bu
    organizasyonların birleşerek oluşturduğu bir meslek birliğidir.
    CIVIL AVIATION AUTHORITY:
    SİVİL HAVACILIK OTORİTESİ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 26 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Herhangi bir uluslararası hava sahası içinde ICAO tarafından sorumlu tahsis edilen ve iç
    hat sınırları içerisinde havacılık kullanıcılarına hizmet sağlamakla yükümlü organizasyon.
    CIVIL/MILITARY COORDINATION:
    SİVİL/ASKER KOORDİNASYONU
    Güvenliği, etkinliği ve hava sahasının uyumlu kullanımını sağlamak için gerekli, sivil ve
    askeri birimler arasındaki iletişim.
    CLAASSIFICATION:
    SINIFLANDIRMA
    Sınıflandırma, iyi tanımlanan sınıflar içerisinde bilgileri çeşitlendirmedir.
    CLASSIFICATION (INPUT):
    SINIFLANDIRMA (GİRİŞ)
    Sınıflandırma kriterleri kullanılarak iyi tanımlanan sınıflar içerisinde plot, iz ve referans
    yörünge türlerini belirleme işlemidir.
    CLASS OF FLIGHT (MTCD):
    UÇUŞ SINIFI
    Uçuş bilgisine dayalı sınıflandırılan uçuşlar.Örneğin, a) Gidiş meydanı ortak olan uçuşlar
    yada B) Uçuş seviyesi 185’in üzerinde olan uçuşlar.
    CLEAR OF THE RUNWAY:
    PİST TEMİZ, TERKEDİLMİŞ
    Bir uçağın taksi ya da iniş esnasında pisti tamamen terk etmiş yada girmemiş olması
    durumu.
    CLEARANCE FUNCTION:
    KLERANS FONKSİYONU
    Bir hava trafik kontrol birimi tarafından onaylanan ve uçuş personeli tarafından kabul
    edilen kleransın belirlenmesi ve iletilmesidir.
    CLEARED APPROACH:
    YAKLAŞMA MÜSAADESİ
    Bilinen bir uçağın belirlenmiş bir aletli yaklaşma yöntemine serbest kılındığını belirten
    yaklaşma izni.
    CLEARED FOR TAKE OFF:
    KALKIŞ MÜSAADESİ
    Bilinen bir uçağa bilinen havaalanı koşulları dahilinde verilen kalkış izni.
    CLEARED TO LAND:
    İNİŞ MÜSAADESİ
    Bilinen bir uçağa uygun havaalanı koşulları dahilinde verilen iniş müsaadesi.
    CLEARED FLIGHT LEVEL:
    SERBEST KILINAN SEVİYE UYUMLULUĞU
    Uçuş uyumluluğu, bir uçuşun serbest kılındığı seviyeye nasıl bağlı kalacağını
    tanımlamaktadır.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 27 - Hava Trafik Müdürlüğü
    CLEARED LEVEL DEVIATION:
    SERBEST KILINAN SEVİYEDEN SAPMA
    Bir uçuşun serbest kılındığı seviye ile muhafaza edilen seviye arasındaki fark. Serbest
    kılınan seviyeden sapma, uçuşun verilen seviyeye uyumluluğunun bozulması durumlarının
    belirlenmesi amacıyla kullanılır.
    CLEARED LEVEL DEVIATION THRESHOLD:
    SERBEST KILINAN SAPMA EŞİĞİ
    Serbest kılınan bir seviyeye uyumsuzluğun oluşmaya başladığını tanımlayan izleme
    kriteri parametresidir.
    CLEARED LEVEL NON-CONFORMANCY:
    SERBEST KILINAN SEVİYEYE UYUMSUZLUK
    Bir uçuşun, seviyeden sapma eşiğini aşmasıyla serbest kılınan seviyeden uzaklaşması
    durumudur.
    CLEARED LEVEL:
    SERBEST KILINAN SEVİYE
    Bir uçuşun muhafaza ettiği yada ulaşmaya çalıştığı uçuş seviyesi.
    CLEARING VOID TIME:
    İZİN ZAMANI BİTİMİ
    Bir uçağa verilen ATC iznine uymak üzere herhangi bir manevrada bulunmaması
    durumunda iznin geçerliliğinin bittiğini belirten zaman.
    CLEARWAY:
    AŞMA UZANTISI, AŞMA SAHASI
    Bir uçağın ilk tırmanışı yapmasına olanak sağlanması amacıyla hazırlanan dikdörtgen
    saha.
    CLIENT NOF:
    ALICI ULUSLARARASI NOTAM OFİSİ
    Bir NOTAM işleme birimi tarafından sağlanan hizmetlere abone olan herhangi bir
    uluslararası Notam Ofisi.
    CLIMB OUT:
    KALKIŞ SONRASI TIRMANIŞ
    Bir uçağın kalkış ile uçuş irtifa arasındaki uçuş bölümü.
    CLUTTER:
    KARIŞIKLIK
    Bir fiksden yada yavaş hareket eden objelerden kaynaklanan radyo enerjilerinin girişime
    neden olan yansımaları için kullanılan genel bir terimdir.
    CLUTTER DENSITY:
    KARIŞIKLIK YOĞUNLUĞU
    Radar kapsamı içinde, 1 milde oluşan istenmeyen Birincil Radar ekolarının toplam
    sayısıdır.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 28 - Hava Trafik Müdürlüğü
    CLOSED RUNWAY:
    KAPALI PİST
    Hava alanı otoritesince her türlü uçak operasyonlarına izin verilmediği/mümkün olmadığı
    pist.
    CLOSED TRAFFIC:
    TRAFİĞE KAPALI
    Bir uçağın iniş/kalkış yada pas/yakın geçme operasyonlarıyla ilgili olarak meydan trafik
    paterninine girememesi durumu.
    COACH:
    İstenilen hedeflere ve operasyonel fonksiyonlara ulaşmaya doğru, tavsiye, rehberlik,
    yardım ve cesaretlendirme sağlamak için adayı izleyen kişi.
    COCKPIT:
    PİLOT KABİNİ
    Bir hava aracında pilot ya da pilotların oturduğu kısım.
    COCKPIT DISPLAY OF TRAFFIC INFORMATION:
    TRAFİK BİLGİSİNİN KOKPİT GÖRÜNTÜSÜ
    Uçuşun güvenli idaresiyle ilgili bilgilerin kokpitde görülebilmesi kavramıdır.
    CODE:
    KOD
    SSR Sorgulayıcısına cevap veren cevaplayıcı tarafından yayılan sinyallerde bulunan
    verilerin kombinasyonudur.
    CODE DIVISION MULTIPLE ACCESS:
    KOD BÖLÜNME ÇOKLU GİRİŞİMİ
    Geniş spektrum modülasyonu ve girişimi engelleyici kodları kullanan dijital
    haberleşmeler için yapılan çoklu girişim planıdır. Bu plan kullanıcılara her zaman cevaplayıcının
    bant genişliğinin tamamını kullanabilme imkanı tanır.
    CODER/DECODER:
    KODLAYICI/ÇÖZÜCÜ
    CODEC ses verilerini temsil eden bir analog sinyali değiştir. Hattın sonunda bit yayılımı,
    analog veriyi yeniden yapılandırma için kullanılır.
    COGNITION:
    KAVRAMA
    Kavrayış, hafıza ve karar alma gibi insan düşünce sistemleri ve onların bileşikleridir.
    COGNITIVE MODEL:
    KAVRAMSAL MODEL
    Daha doğru olarak kavramın modeli olarak adlandırılabilir. Bir kavramın modeli birçok
    şekilde olabilir. Örneğin; kavramsal işlemler arasındaki ilişkileri gösteren kağıt modeli.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 29 - Hava Trafik Müdürlüğü
    COMBINED:
    BİLEŞİK
    Genelde radar görüntü ve izleri için kullanılır. Birincil ve ikincil gözetim radar
    verilerinden yararlanılan bir radar mesajıdır.
    COMBINED PLOT:
    BİLEŞİK PLOT
    Birincil ve ikincil gözetim radar bilgilerinin bir radar görüntüsü üzerinde
    birleştirilmesidir.
    COMBINED VOR AND TACAN
    BİRLEŞİK VOR VE TACAN
    VOR, TACAN ve DME seyrüsefer yardımcı cihazlarının birlikte bulunduğu bir
    seyrüsefer yardımcı sitesidir.
    COMMERCIAL OFF-THE SHELF:
    Piyasadan hazır temin edilebilen malzeme.
    COMMISSIONING:
    GÖREVLENDİRME
    Yerel operasyonel ihtiyaçlara radar hizmeti sağlayan, radarın bulunduğu hava sahasının
    hacminin tanımlanabilmesi için analizi yapılan radar performansı.
    COMMON CORE CONTENT OF ATCO TRAINING:
    HAVA TRAFİK KONTROLÜ EĞİTİMİNİN TEMEL İÇERİĞİ
    Avrupa Sivil Havacılık Konferans sahası için yaratılan bu projeler; eğitim örnekleri,
    testler ve performans konularını içermektedir.
    COMMON DISPLAY SYSTEM:
    ORTAK DİSPLAY SİSTEM
    Tüm radar bilgi işlem ağının Status bilgilerini görüntüleyen display.
    COMMON POINT:
    ORTAK NOKTA
    Bir ya da birden fazla uçağın, ilgili ATC otoritesince, rapor etmesi istenen nokta.
    COMMUNICATIONS MANAGEMENT UNIT:
    HABERLEŞME YÖNETİM BİRİMİ
    Bilgi sağlama hizmetine yönelik haberleşme yönetim birimi, hava, hava-yer yada diğer
    yer çalışma ağları arasında bilgi transferine olanak sağlamaktadır.
    COMPASS LOCATER:
    MEVKİ BELİRTİCİ RADYO CİHAZI
    Aletli iniş sistemi (ILS) için ya da son yaklaşma aşamasında seyrüsefer yardımcı cihazı
    olarak kullanılan mevki belirleyici.
    COMPASS ROSE:
    PUSULA GÜLÜ
    Gerçek yada manyetik kuzey yönünü belirleyen meydan üzerinde işaretlenmiş ya da
    haritalarda gösterilen daire.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 30 - Hava Trafik Müdürlüğü
    COMPETENCE:
    YETKİ
    Personel veya personel grupları arasında ortaya çıkan bilgi, yetenek ve yapabilirlik
    durumudur.
    COMPOSITE SEPARATION:
    BİLEŞİK AYIRMA
    Uçakları, bileşik yol sistemi ile uygulanan ayırma minimalarını (yatay/dikey) azaltarak
    ayırma yöntemi.
    COMPULSORY REPORTING POINTS:
    ZORUNLU RAPOR NOKTALARI
    Uçakların üzerinden geçerken rapor etmesi zorunlu olan bir seyrüsefer yardımcısı ya da
    fix olarak belirlenmiş noktalar.
    COMPUTER BASED TRAINING:
    BİLGİSAYAR TABANLI EĞİTİM
    Bilgisayar çalışma ortamında interaktif yöntemlerle (interaktif cevaplama, konu anlatımı
    gibi) öğrenciye özgür bireysel çalışma ritmini kullandırarak bilgi ve yetenek kazandırılması.
    CONDITIONAL ROUTE:
    ŞARTLI ROTA
    Bir hava trafik hizmet yolu veya bir parçasının özel koşullar altında kullanılması veya
    planlanmasıdır. Şartlı rotalar, aktivitenin beklenen seviyeleri, ilgili uçuş planları gibi değişik
    nedenlere bağlı olarak çeşitli kategorilere ayrılabilirler.
    CONE OF SILENCE:
    SESSİZLİK KONİSİ
    Yüksek açılarda anten performansının limitlerine bağlı olarak radar kapsamında oluşan
    boşluğa denilmektedir.
    CONFIGURATION ITEM:
    KONFİGÜRASYON ELEMENTİ
    Bir dokümanın, çizimin veya bir birimin kontrol edilerek ve izlenerek geliştirilmesi. Bu
    elementlerin gelişimi bir proje, program yada hizmete bağlıdır.
    CONFLICT:
    UYUŞMAZLIK
    Bir uçağın, bir başka uçağa yada yere yaklaşması veya kullanılabilen en düşük seviyenin
    altına alçalması yani ayırma standartlarının geçilmesidir.
    CONFLICT ALERT:
    ÇATIŞMA İKAZI
    Otomatik radar fonksiyonu olarak radar hedefleri arasında mevcut minimaların altına
    inilebileceği yönünde verilen ikaz.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 31 - Hava Trafik Müdürlüğü
    CONFLICT DATA:
    UYUŞMAZLIK VERİLERİ
    Şu bilgileri içerir: Uyuşmazlık tanımlaması, tipi ve şiddeti.
    CONFLICT RESOLUTION:
    ÇATIŞMA ÇÖZÜMLENMESİ
    Potansiyel tehlike teşkil eden trafikler arasında uygun ayırma minimumlarının uygulanmasıyla
    yapılan çözümleme.
    CONFORMANCE MONITORING:
    UYUMLULUK İZLEME
    Bir uçuşun beklenen ve gerçek pozisyonları arasındaki sapmaların otomatik hava trafik
    kontrol sistemiyle ölçülmesi ve raporlanması işlemidir.
    CONSENSUS:
    ANLAŞMA
    Ortak görüşü oluşturan genel yada geniş kapsamlı fikir birliğidir.
    CONSTRAINT POINT:
    ZORUNLU NOKTA
    Ölçüm amaçları için sistemde tanımlanan ve açıklanan herhangi bir pist, nokta yada
    seyrüsefer cihazı.
    CONTINUITY RISK:
    DEVAMLILIK RİSKİ
    Sistemin istenilen operasyon için rehberlik bilgisi sağlayamaması ve hizmetin çökmesi
    ihtimaline denir.
    CONTROL AREA:
    KONTROL SAHASI
    Yeryüzünde özel bir yükseklikten yukarıya doğru uzanan kontrollü hava sahası.
    CONTROL ZONE:
    KONTROL BÖLGESİ
    Yeryüzünden belirli bir üst sınıra kadar uzanan kontrollü hava sahası.
    CONTROLLED AERODROME:
    KONTROLLÜ HAVAALANI
    Havaalanı trafiğine hava trafik kontrol hizmeti sağlanan hava meydanıdır.
    CONTROLLED AIRSPACE:
    KONTROLLÜ HAVA SAHASI
    Hava sahası sınıflandırmasıyla ilgili olarak, aletli yada görerek uçuş kurallarına göre uçan
    tüm uçuşlara hava trafik kontrol hizmeti sağlanan boyutları belirlenmiş bir hava sahasıdır.
    Kontrollü hava sahası, kontrol sahası, terminal kontrol sahası, havayolu ve kontrol zonu
    içermektedir.
    CONTROLLED FLIGHT INTO TERRAIN ACCIDENT:
    ARAZİ ENGELİNE DOĞRU KONTROLLÜ UÇUŞ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 32 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Normal fonksiyonlu bir uçağın yere, suya yada bir engele doğru dikkat edilmeyen
    uçuşuna denir.
    CONTROLLED FLIGHT:
    KONTROLLÜ UÇUŞ
    Hava trafik kontrol müsaadesine bağlı olarak yapılan herhangi bir uçuş.
    CONTROLLER CAPACITY:
    KONTROLÖR KAPASİTESİ
    Belirlenen bir sektör ölçülerinde bir zaman periyodu içerisinde bir kontrolör tarafından
    idare edilebilecek uçak sayısı.
    CONTROLLER PILOT DATA LINK COMMUNICATIONS:
    KONTROLÖR PİLOT VERİ HABERLEŞME HATTI
    İki yollu pilot veri hattı olarak da adlandırılan, bu haberleşme hattı, hava trafik kontrolü
    için kontrolör ile uçuş personeli arasındaki haberleşmenin sessiz olarak veri haberleşme hattı
    üzerinden yapılmasını sağlar.
    CONTROLLING:
    KONTROL
    Hava trafik kontrolünün temel fonksiyonlarındandır. Bu işlem strateji seçimini, zamanın
    ayarlanması ve karar aşamalarını içermektedir. Hava trafik kontrolörleri, kurallar ve prosedürlere
    bağlı kalarak bir veya birden fazla uçağın istenilen trafik durumunu almalarını sağlar.
    CONVERGENCE:
    YAKINLAŞMA
    Yakınlaşma, kapsamlı hava trafik yönetim sisteminin bütünlüğü ve uyumluluğuyla ilgili
    tüm parçaların tutarlı değişimidir.
    CONVERGENCE AND IMPLEMENTATION PROGRAMME:
    YAKINLAŞMA VE TAMAMLAMA PROGRAMI
    Ulusal ve çok uluslu bütünleşme planlarının ilerleyişini izleme ve koordine etmek için
    kullanılan Avrupa hava trafik kontrolü uyumluluğu ve bütünleşme programı organizasyonudur.
    COORDINATES:
    KOORDİNAT
    Bir pozisyon ya da yeri belirlenmesi amacıyla enlem/boylam olarak
    (derece/dakika/saniye) ifade edilen referans değerler.
    COORDINATION FIX:
    KOORDİNE FİKSİ
    Üniteler arasında devir noktası, kontrolün transferi, terminal giriş/çıkış noktaları olarak
    kullanılan bir seyrüsefer yardımcısı ya da fix olarak belirlenen pozisyon.
    CORE REQUIREMENTS FOR ATM WORKING POSITIONS:
    ATM ÇALIŞMA POZİSYONLARI İÇİN TEMEL İHTİYAÇLAR
    Çalışma pozisyonu gelişimi için metotlar ve araçlardır. Temel proje, Avrupa Sivil
    Havacılık Konferansı devletlerindeki hava trafik yönetimini geliştirmeyi amaçlamaktadır.
    CORRELATION:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 33 - Hava Trafik Müdürlüğü
    KORELASYON
    Uçuş yolu ve profili konusunda SSR kod tanımlaması, coğrafik ve zaman kontrollerini
    temel alan uçuş planı verileri ve pozisyon vektörü arasında ilişki oluşturan fonksiyondur.
    CORRECTION:
    DÜZELTME
    Yapılmış bir yanlışın (göndermenin) bir sonraki aşamada düzeltilmesi.
    COURSE:
    BAŞ, UÇUŞ YOLU, TASARLANMIŞ İZ
    Yoldaki uçaklar için tasarlanmış uçuş yolu, ILS hattında ise pisti karşılayıcı yol
    anlamında kullanılan terim.
    COVERAGE:
    MENZİL
    Radarın, gerekli ihtiyaçları karşılayabildiği üç boyutlu hava sahası hacmidir.
    CREW MEMBER:
    KABİN GÖREVLİSİ
    Uçuş esnasında, uçakla ilgili bir operasyon konusunda operatör tarafından
    görevlendirilmiş bir kişidir.
    CRITICAL INCIDENT:
    KRİTİK OLAY
    Bir kişinin olağan olmayan güçlü bir reaksiyon gösterdiği herhangi bir olay.
    CROSS (FIX) AT (ALTITUDE):
    Bilinen bir fix’i belirlenen bir irtifada kat etmek anlamında kullanılan frezyoloji.
    CROSS (FIX) AT OR ABOVE (ALTITUDE):
    Bilinen bir fix’i belirlenen bir irtifa ya da daha üstünde kat etmek anlamında kullanılan
    freyzyoloji.
    CROSS (FIX) AT OR BELOW (ALTİTUDE):
    Bilinen bir fix’i belirlenen bir irtifa ya da daha altında kat etmek anlamında kullanılan
    freyzyoloji.
    CROSS BORDER AREA:
    SINIR GEÇİŞ SAHASI
    Özel operasyonel ihtiyaçlar için uluslararası sınırlarda oluşturan Geçici Ayırma Sahasıdır.
    CROSS TRACK DISTANCE:
    GEÇİŞ İZİ MESAFESİ
    İstenilen rotanın havayolunun sağına ve soluna olan dikey mesafesi.
    CROSSWIND:
    YAN RÜZGAR
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 34 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Bir uçağın takip ettiği rotaya ya da kullanılan piste paralel olmayan 90 derecelik dik
    rotada esen rüzgar yönü.
    CROSSWIND COMPONENT:
    YAN RÜZGAR BİLEŞENİ
    Piste 90 derece dik açıyla esen rüzgar bileşeni.
    CRUISE:
    SEYİR, YOLCULUK
    Uygun olan seviye ve hızda yol almak.
    CRUISING ALTITUDE:
    SEYİR İRTİFASI
    Yol seviyesi boyunca muhafaza edilen irtifa ya da seviye.
    CRUISING LEVEL:
    SEYİR SEVİYESİ
    Uçuşun büyük bir kısmında muhafaza edilen seviye, düzey.
    CRUISE CLIMB:
    SEYİR TIRMANIŞI
    Bir uçağın belirli bir (rate) derece ile yapmış olduğu tırmanma manevrası (tekniği).
    CURRENT FLIGHT DATA:
    GÜNCEL UÇUŞ VERİSİ
    Son yapılan uçuş planı değişiklikleri ve kontrolör müdahaleleriyle güncelleştirilen uçuş
    bilgisi.
    CURRENT FLIGHT PLAN:
    YÜRÜRLÜKTEKİ UÇUŞ PLANI
    Sonradan verilen kleransları ve değişikleri içeren uçuş planı.
    CURRENT FLIGHT POSITION:
    GÜNCEL UÇUŞ POZİSYONU
    En son algılayıcı verilerini temel alan x, y, z koordinatlarında uçuşun son pozisyonunu
    temsil eder.

    D
    DANGER AREA:
    TEHLİKELİ SAHA
    İçinde yapılacak uçuşlara tehlike yaratacak faaliyetlerin yapıldığı sınırları belirlenmiş
    saha.
    DATA:
    VERİ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 35 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Kavramlar, talimatlar ve bilgilerin, haberleşme ve açıklamalar için uygun formata
    getirilmiş hali.
    DATA DISPLAY SYSTEM:
    BİLGİ GÖRÜNTÜLEME SİSTEMİ
    RDP (Radar bilgi işlemcisi)’ de işlenmiş olan radar verilerinin görüntülendiği display.
    DATA LINK:
    VERİ HATTI
    Terminaller arası veri değişimine olanak sağlayan sistem.
    DATA MODEL:
    VERİ MODELİ
    Veri tabanında, veri özelliklerini ve ilişkilerini içeren kavramsal yapı.
    DEAD RECKONING:
    KONUM TAHMİNİ
    Yön, hız ve zaman gibi verileri göz önüne alarak belirlenen bir konumdan ilerleyerek
    konum tahmini yapılması.
    DEAD RECKONING (DR) NAVIGATION:
    TAHMİNİ SEYRÜSEFER
    Yön, hız ve zaman gibi verileri göz önüne alarak belirlenen bir konumdan ilerleyerek
    konum tahmin ederek yapılan seyrüsefer.
    DECISION ALTITUDE HEIGHT:
    KARAR İRTİFA YÜKSEKLİĞİ
    Hassas yaklaşmada yerden görerek referans alarak inişin tamamlanamayıp pas geçme
    prosedürünün uygulanmaya başlanacağı belirlenmiş irtifa ve yükseklik değeridir.
    DECISION MAKING:
    KARAR ALMA
    Bir aksiyonun muhtemel oluşumlarından birini seçerek yapılan aktif kavrama işlemi.
    DE-ICING STAND:
    BUZLANMAYI ÖNLEME ALANI
    Uçakları buzlanmaya karşı koruyucu önlemlerin alındığı park yeri.
    DELAY:
    GECİKME
    Merkezi Akış Yönetim Birimi tarafından belirlenen kalkış zamanı ile operatörün talep
    ettiği ilk kalkış zamanı arasındaki fark.
    DELETION (TRACK):
    SİLME (İZ)
    Radar tanıma sisteminden yeni radar görüntü bilgisi gelmemesi nedeniyle sürekli izleme
    işleminin durdurulması.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 36 - Hava Trafik Müdürlüğü
    DELIVERY TIME:
    DAĞITIM ZAMANI
    Kontrolör tarafından gönderilen mesajın uçuş ekibinin eline geçmesi için geçen süre.
    DEPARTURE CLEARANCE:
    KALKIŞ KLERANSI
    Kalkış sonrası izlenecek yolu ve tırmanılacak seviyeyi belirleyen talimatlar.
    DEPARTURE CONTROL:
    KALKIŞ KONTROLÜ
    Kalkıştan sonra belli bir süre boyunca, kalkan IFR uçuşlara sağlanan hava trafik kontrol
    hizmeti.
    DEPARTURE SLOT:
    KALKIŞ SLOTU
    Uçağın kalkışını yapmasının zorunlu olduğu zaman.
    DEPARTURE TIME:
    KALKIŞ ZAMANI
    Uçağın pistten teker kestiği kalkış zamanı.
    DEPENDANT PARALLEL APPROACHES:
    BAĞIMLI PARALEL YAKLAŞMALAR
    Uzatılmış pist merkez hatları üzerinde uçan uçaklar arasında radar ayırma
    minimumlarının nasıl olacağının tarif edildiği paralel veya yakın paralel alet pistlerine aynı anda
    yapılan yaklaşmalardır.
    DESCENT BELOW LOWEST USABLE FLIGHT LEVEL:
    KULLANILABİLEN EN DÜŞÜK UÇUŞ SEVİYESİNİN ALTINA ALÇALMA
    Bir uçağın, bir hava sahasında belirlenmiş minimum uçuş seviyesinin altına alçalmasıdır.
    DESCENT SPEED ADJUSTMENTS:
    ALÇALMA HIZ AYARLAMALARI
    Meydan varış zamanını belirlemek amacıyla yapılan hız azaltma hesaplamaları.
    DESIGNATED RNAV ROUTE:
    RNAV ROTA BELİRLENMESİ
    Bir VOR/DME seyrüsefer cihazı kapsamındaki geçerli düşük ve yüksek irtifa değerlerini
    temel alan saha seyrüsefer rotası.
    DESIRED COURSE:
    İSTENEN YÖN
    İstenen yön gerçek, manyetik yada coğrafi kuzeye göre belirlenir.
    DESIRED TRACK:
    PLANLANAN GÜZERGAH
    İki yol noktası arasında planlanan ya da istenilen güzergah.
    DESTINATION AERODROME:
    GİDİŞ MEYDANI
    Bir uçuş için belirtilmiş iniş meydanı.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 37 - Hava Trafik Müdürlüğü
    DETRESFA (DISTRESS PHASE):
    TEHLİKE HALİ
    Bir tehlike durumunu belirtmek amacıyla kullanılan kod.
    DEVIATION:
    SAPMA
    Takip edilen yol güzergahından, meteorolojik koşullar yada olağanüstü durumlar
    nedeniyle ayrılma.
    DIAGNOSING:
    TEŞHİS ETME
    Şartların değişmesiyle yada yeni bilgilerin işlenmesiyle değişen trafik durumunun
    tanımlanması işlemi.
    DIFFERENTIAL GLOBAL NAVIGATION SATELLITE SYSTEM:
    FARKLI KÜRESEL SEYRÜSEFER UYDU SİSTEMİ
    Bir veya daha fazla bilinen noktalardaki pozisyon hatalarının belirlenmesi ve pozisyon
    doğruluğu için bir başka sistemden alınan bilgilerin iletilmesini amaçlayan bir sistemdir.
    DIFFERANTIAL GLOBAL POSITIONING SYSTEM:
    FARKLI KÜRESEL POZİSYONLAMA SİSTEMİ
    Küresel pozisyonlama sisteminin çözüm doğruluğunu geliştirmek için kullanılan bir
    tekniktir.
    DIRECT:
    DİREKT UÇUŞ
    İki fix, nokta ya da seyrüsefer yardımcısı arasında direk rota uçuşu.
    DIRECT ACCESS RADAR DATA:
    RADAR BİLGİ DİREKT ERİŞİMİ
    RDP sisteminin bir parçası olan MRT lerde bir sorun olduğunda kontrolörlerin önündeki
    dispaylere anında ve kesintisiz MCT den gelen radar plot bilgilerinin getirilmesini sağlayan bir
    bağlantı şeklidir.
    DIRECT CONTROLLER PILOT COMMUNICATION:
    KONTROLÖR PİLOT DİREKT HABERLEŞMESİ
    Hava trafik kontrol birimi ve pilot arasında sesli cevaplama içeren radyo haberleşme
    metodu.
    DIRECTION FINDING:
    YÖN BULMA
    Bir uçak yön bulma cihazında havaalanına göre açısal pozisyonunun görülmesi.
    DISPLACED THRESHOLD:
    KAYDIRILMIŞ EŞİK
    Pistin tanıtılmış başlangıcından başka, pist üzerine yerleştirilmiş eşik.
    DISTANCE MEASURING EQUIPMENT:
    MESAFE ÖLÇÜM CİHAZI
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 38 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Uçakta ve yerde bulunan cihazlar yardımıyla, uçağın yerdeki istasyona olan uzaklığını
    mil cinsinden gösteren cihaz.
    DIVERSITY:
    FARKLILIK
    İki oluşum arasında belirlenen mantıksal ilişki.
    DME FIX:
    DME CİHAZI İLE BELİRLENMİŞ POZİSYON, NOKTA
    DME cihazı ile yön ve mesafe olarak belirlenmiş pozisyon, coğrafi nokta.
    DME SEPARATION:
    DME AYIRMASI
    DME cihazından alınan mesafe bilgisine dayalı olarak yapılan ayırma.
    DOPPLER VOR:
    Çevre faktörlerinin oldukça kötü olduğu bölgelerde kullanılmak üzere dizayn edilmiş
    VOR cihazlarıdır.
    DUPLICATED SECONDARY SURVEILLANCE RADAR COVERAGE:
    İKİLİ İKİNCİL GÖZETİM RADAR KAPSAMI
    Birbirinden bağımsız çalışan iki tane ikincil gözetim radar kaynağından alınan radar
    bilgilerinin kullanıldığı sistemdir.

  4. #4
    Aktif Üye Array Localizer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Ekim.2006
    Bulunduğu yer
    AYT
    Mesajlar
    703
    İtibar Gücü
    4898

    Standart

    E
    EARTH REFERENCED NAVIGATION:
    YÜZEYDEN REFERANSLI SEYRÜSEFER
    Yüzeysel seyrüsefer kaynağına bağlı olup, tek siteye bağlı olmayan seyrüsefer.
    EATCHIP WORK PROGRAMME DOCUMENT:
    EATCHIP İŞ PROGRAM DOKÜMANI
    Eurocontrol merkezi idaresinin kontrolünde planlanan detaylı tanım ve iş programlaması.
    EDARSEMENT:
    ONAY
    İlgili otorite tarafından hava trafik kontrol ünitesinde çalışabilmek için verilen lisans, rate
    (derece) onaylarını kapsar.
    EFFECTIVE INTENSITY:
    TESİRLİ ŞİDDET
    Gözetleyerek tanımlayabilme şartlarında aynı görüş mesafesini temin edebilen, aynı
    renkteki sabit bir ışığın şiddeti, çakan ışığın tesirli şiddetine eşittir.
    EFFICIENCY MEASUREMENT:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 39 - Hava Trafik Müdürlüğü
    YETERLİLİK ÖLÇÜLENDİRMESİ
    Girdi-çıktı oranlarını sonuçlandıran ölçülendirme ünitesi.
    ELEVATION:
    İRTİFA
    Deniz seviyesinden ölçülen yükseklik.
    ELIGIBLE FLIGHT:
    UYGUN UÇUŞ
    Bir uçuşun uygun olabilmesi için kontrollü saha içerisinde olmasının gerekliliği.
    EMERGENCY:
    ACİL DURUM
    Tehlikeli veya acil bir durum olması.
    EN-ROUTE:
    YOL AŞAMASI
    Kalkış noktası ile bitiş aşamasına kadar seyrüsefer operasyonunun bir safhası.
    EN-ROUTE AIRSPACE:
    YOL AŞAMASI HAVASAHASI
    Tırmanma, düz uçuş veya alçalma aşamasındaki uçuşlara hava trafik hizmetinin
    sağlandığı terminal sahaları dışında tanımlanmış hava sahası.
    ENTRY:
    GİRİŞ
    Radar menzili içerisine iz olarak girme aşaması.
    EQUIPMENT CAPACITY:
    EKİPMAN KAPASİTESİ
    ATC sistemleri tarafından taşınabilir en fazla trafik sayısı.
    ERROR:
    HATA
    Ölçülen değer ile fiziksel değer arasındaki meydana gelen farklılık.
    ESTABLISHED:
    OTURMAK
    Bir hava yolu , yaklaşma hattı, uçuş başı veya uçuş seviyesini yakalayıp muhafaza etme.
    ESTIMATED OFF BLOCK TIME:
    TAHMİNİ HAREKET ZAMANI
    Uçağın kalkış saatine uygun olarak hareketine başlayacağı muhtemel zaman .
    ESTIMATED TAKE OFF TIME:
    Uçağın kalkış yapacağı tahmin edilen zaman.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 40 - Hava Trafik Müdürlüğü
    ESTIMATED TIME OF ARRIVAL:
    Uçağın iniş yapacağı tahmin edilen zaman.
    EUROCONTROL STANDARD:
    EUROCONTROL STANDARDI
    Eurocontrol üye ülkeleri arasında, standardı sağlamak için kullanılması amaçlanan ATS
    sistemleri.
    EUROCONTROL AIR TRAFFIC CONTROL HARMONISATION AND
    IMPLEMENTATION PROGRRAMME:
    EUROCONTROL HAVA TRAFİK KONTROLÜ UYGULAMA VE TAMAMLAMA
    PROGRAMI
    Avrupa ATC sistemlerini geleceğe hazırlamak ve sistemler arasında eşgüdümü sağlamak
    amacıyla, ECAC üyesi ülkeler için hazırlanan program.
    EUROPEAN AIR TRAFFIC MANAGEMENT SYSTEM:
    AVRUPA HAVA TRAFİK İDARE SİSTEMİ
    2005-2010 yılları arasında ECAC üyesi ülkelerin hava trafik sistemlerini eşgüdümlü hale
    getirerek, iniş-kalkış zamanlarındaki gecikmeleri azaltmak, tercih edilen uçuş profilleri ile uçuş
    güvenliği, ülke güvenliği, çevresel etkiler gibi konularda minimum tahditleri planlamak.
    EUROPEAN CIVIL AVIATION CONFERENCE (ECAC):
    AVRUPA SİVİL HAVACILIK KONFERANSI
    2000 yılında 38 üyesi olan ve 1955’ten beri faaliyetlerine devam eden uluslararası bir
    organizasyondur. Amacı, Avrupa hava taşımacılık sisteminin güçlendirilmesi, güvenli ve etkili
    gelişiminin devam ettirilmesidir. ECAC, üye ülkeler ve diğer ülkeler arasındaki ilişkilerin
    düzenlenmesi ve sivil havacılık politikalarının belirlenmesi konularında da çalışmalar
    yapmaktadır.
    EUROPEAN GEOSTATIONARY NAVIGATION OVERLAY SERVICE:
    Avrupa’da uydu seyrüseferi sağlamak amacıyla 1984’de çalışmalarına başlanan bir
    servistir. EGNOS ‘un geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi ile ilgili çalışmalar 1994’de Avrupa
    Uzay Ajansı, Avrupa Birliği ve Eurocontrol’ün katılımıyla kurulan Avrupa Üçlü Birliği (ETG)
    tarafından yürütülmektedir.
    EUROPEAN GLOBAL NAVIGATION OVERLAY SERVICE:
    AVRUPA KÜRESEL SEYRÜSEFER KAPLAMA HİZMETİ
    GPS, GLONASS, 3 yönlü haberleşme sağlayan uydu ve yerden referans sağlayan
    istasyon sistemlerinin kullanımı ile, Avrupa sahasında kullanım ve kapasite artışının sağlanması.
    EUROPEAN ORGANISATION FOR THE SAFETY OF AIR NAVIGATION:
    HAVA SEYRÜSEFERİNİN GÜVENLİĞİ İÇİN KURULAN AVRUPA
    ORGANİZASYONU
    6 ülkede 2100 kişinin çalışmaları ile desteklenen bir organizasyon. Temel amaçlar;
    hizmet, insan kaynaklarının değerlendirilmesi, geleceğe yönelik hedeflerin tespiti ve ortak
    çalışma ile koordinasyonun sağlanmasıdır.
    EXPECTED APPROACH TIME:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 41 - Hava Trafik Müdürlüğü
    MUHTEMEL YAKLAŞMA ZAMANI
    Uçağın ilk yaklaşma fixini terk edip, iniş için yaklaşmaya başlayacağı muhtemel zaman.
    EXECUTE MISSED APPROACH:
    PAS GEÇME
    Bir meydan için tesis edilmiş aletli yaklaşma sonucunda, uçağın inmeyip güvenli bir
    şekilde bir bekleme noktasına devam etmesi.
    EXPECTED DEPARTURE CLEARANCE TIME:
    MUHTEMEL KALKIŞ TALİMAT ZAMANI
    Bir uçağın kalkış için talimatı alabileceği en uygun zaman .
    EXPECT FURTHER CLEARANCE TIME:
    Hava Trafik Kontrolörü tarafından verilecek bir sonraki talimat zamanı
    EXPEDITE:
    ÇABUKLAŞTIR
    Bir pilota otorite tarafından verilen ve hızlı uygulanması gereken talimat için kullanılan
    terim.
    EXPIRED NOTAM:
    SÜRESİ DOLAN NOTAM
    EXTREMELY HIGH FREQUENCIES:
    ÇOK YÜKSEK FREKANSLAR
    30 ile 300 GHz aralığındaki frekanslar.

    F
    FACILITY:
    TESİS
    Özel bir amaç için yapılmış bina, ekipman veya üniteler.
    FALSE PLOT:
    HATALI GÖRÜNTÜ
    Uçağın gerçek pozisyonundan farklı bir pozisyonda radarda görünmesi.
    FALSE TRACK:
    HATALI İZ
    Radar sistemindeki teknik konulardan kaynaklanan yanlışlıklar.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 42 - Hava Trafik Müdürlüğü
    FEDERAL AVIATION ADMINISTRATION (FAA):
    FEDERAL HAVACILIK İDARESİ
    Sorumluluğu sivil havacılık güvenliği olan kurum, Amerikan hükümetinin bir parçası
    olarak 1958 yılında kurulmuştur. Fonksiyonları; ulusal savunma gereklerini ve güvenliği göz
    önüne alarak sivil havacılığın düzenlenmesi, yeni teknolojiler kullanarak havacılığın
    geliştirilmesi, sivil ve askeri uçakların kontrolünün ortak bir sistemde yapılması, ulusal hava
    sahası sistemi konusunda yapılan araştırmalar ve ticari uzay taşımacılığının düzenlenmesidir.
    FERRY FLIGHT:
    NAKİL UÇUŞU
    Bir uçağın yolcu ve yük taşımaksızın satın alınması/ kiralanması halinde tescil edilmeden
    yurda getirilmesi amacıyla uçurulması.
    FILLED FLIGHT PLAN
    DOLDURULMUŞ UÇUŞ PLANI
    Pilot veya şirket temsilcisi tarafından uçuştan önce ATS ünitesine verilmek üzere
    doldurulan uçuşla ilgili ayrıntıları içeren plan.
    FINAL:
    FİNAL
    Aletli veya görerek yaklaşma yapan bir uçağın iniş için pisti karşıladığı hat.
    FINAL APPROACH:
    SON YAKLAŞMA
    Bir aletli/ görerek uçuşta iniş amaçlı yapılan manevraların son kısmı.
    FINAL APPROACH COURSE:
    SON YAKLAŞMA HATTI
    Aletli yaklaşma yapan bir uçağın pisti karşılamasını sağlayan hat.
    FINAL APPROACH FIX:
    SON YAKLAŞMA FİXİ
    Yayınlanmış aletli alçalma usulünün başladığı nokta.
    FINAL APPROACH SEGMENT:
    SON YAKLAŞMA BÖLÜMÜ
    Üç boyutlu geometrik bir yolu tanımlayan ve uçakların son yaklaşmada uçuşuna devam
    etmesi beklenen düz bir hat.
    FIXED LIGHT
    SABİT IŞIK
    Belirli bir noktadan bakıldığında sabit şiddette görünen bir ışıktır.
    FLEXIBLE USE OF AIRSPACE:
    HAVASAHASININ ESNEK KULLANIMI
    Hava sahasının yalnız askeri veya sivil amaçlar için değil, kullanıcının belirleyici olması
    temel prensibine uygun hale getirilmesi amaçlanmıştır.
    FLIGHT DATA:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 43 - Hava Trafik Müdürlüğü
    UÇUŞ BİLGİSİ
    Uçakların karşılaşmalarının belirlenip, kontrolörün önceden planlama yapmasına imkan
    sağlayan uçuşla ilgili genel bilgileri kapsar.
    FLIGHT DATA PROCESSING:
    UÇUŞ BİLGİ İŞLEME
    AFTN, AWOS, RDP, RPL lerden gelen tüm uçuş bilgilerin işlenerek Kontrolörler için
    kullanılabilir bir şekle dönüştürüldüğü sistemdir.
    FLIGHT DATA PROCESSING SYSTEM:
    UÇUŞ VERİ EŞLEME SİSTEMİ
    Uçuş planlarından gelen bilgilerin kullanımıyla, hava trafik kontrolörlerinin strip alma,
    radarda etiket takibi, ulusal savunma gereklilikleri vb. konularında etkin olarak kullanabilecekleri
    bir sistem.
    FLIGHT INFORMATION SERVICE:
    UÇUŞ BİLGİ HİZMETİ
    Güvenli ve etkin bir uçuş için bilgi ve tavsiye hizmeti sağlamak.
    FLIGHT INFORMATION CENTRE:
    UÇUŞ BİLGİ MERKEZİ
    Uçuş bilgi hizmeti ve ikaz hizmeti vermek için kurulan bir merkez.
    FLIGHT INSPECTION:
    UÇUŞ KONTROL
    Konulmuş toleransları karşılayıp karşılamadığını belirlemek amacıyla bir Seyrüsefer
    Yardımcısının uçuşta araştırılması.
    FLIGHT LEVEL:
    UÇUŞ SEVİYESİ
    Bir uçuşun güvenli bir şekilde yapılabilmesi için manialardan korunarak elde edilen en alt
    seviye ile 1000’er feetlik ayırma ile elde edilen hava koridorlarından biri.
    FLIGHT PLAN:
    UÇUŞ PLANI
    Uçuşun tamamına veya belirli bir bölümüne ait, hava trafik hizmet ünitelerine verilmesi
    gereken uçuşa ait bilgiler.
    FLIGHT PLAN DATA:
    UÇUŞ PLANI BİLGİSİ
    Uçak çağrı adı, iniş-kalkış meydanları, planlanan uçuş seviyesi, planlanan uçuş rotası,
    tahmini varış zamanı gibi bilgilerin genel terimle ifade edilmesi.
    FLIGHT POSITION MONITOR:
    UÇUŞ POZİSYONU MONİTÖRÜ(İZLEME SİSTEMİ)
    Hava trafik kontrolörüne uçuş aşamasındaki rota değişikliklerini görme, müdahale etme,
    gerektiğinde tavsiyede bulunma imkanı sağlayan bir sistem.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 44 - Hava Trafik Müdürlüğü
    FLIGHT SERVICE STATION:
    UÇUŞ HİZMET İSTASYONU
    Özel bir hava trafik ünitesidir. Yol boyu haberleşmeler ve arama-kurtarma çalışmalarında,
    uçaklarda meydana gelebilecek acil durumlarda, hava durumu ve hava sahası ile ilgili bilgilerin
    yayınlanması vb. konularda hizmet vermek üzere kurulmuştur.
    FLOW CONTROL:
    UÇUŞ AKIŞ KONTROLÜ
    Sektörler arası bilgi akışının kontrolünü sağlar.
    FLOW MANAGEMENT UNIT:
    UÇUŞ AKIŞ İDARE ÜNİTESİ
    Trafik akışı koordinasyonunda hava sahası kullanım kapasitesini arttırabilmek için
    kurulmuş bir ünitedir.
    FLY HEADING:
    UÇUŞ BAŞI
    Bir uçağın uçmakta olduğu veya dönmesi gerektiği uçuş derecesi.
    FORMATION FLIGHT:
    KOL UÇUŞU
    Bir pilotun liderliğinde birden çok uçağın birlikte gerçekleştirdikleri uçuş.
    FUEL DUMPING:
    HAVADA YAKIT BOŞALTMA
    İniş için tehlike teşkil edebilecek fazla yakıtın boşaltılması.
    FUEL REMAINING:
    MEVCUT YAKIT
    Uçakta bulunan mevcut yakıt miktarı.
    FUNCTIONAL REQUIREMENTS:
    FONKSİYONEL İHTİYAÇLAR
    Operasyonel ihtiyaçlarda sistemden beklenen fonksiyonel performansın belirlenmesi.
    FUTURE AIR NAVIGATION SYSTEMS:
    GELECEKTEKİ HAVA SEYRÜSEFER SİSTEMLERİ
    ICAO kurulu tarafından geleceğin seyrüsefer sistemlerinin tespit edilmesi için kullanılan
    bir terim.
    FRANGILIBILTY:
    KIRILABİLİRLİK
    Arzu edilen bir yüke kadar dayanabilecek yapısal bütünlükte ve sertlikte olan, daha büyük
    bir yükte uçaklara en az derecede zarar verebilecek şekilde eğilip, bükülen veya kırılabilen
    nitelikteki bir cisim özelliğidir.

  5. #5
    Aktif Üye Array Localizer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Ekim.2006
    Bulunduğu yer
    AYT
    Mesajlar
    703
    İtibar Gücü
    4898

    Standart

    G
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 45 - Hava Trafik Müdürlüğü
    GATE TO GATE:
    KAPIDAN KAPIYA
    Hava Trafik İdare Merkezi ile kullanıcıların, uçağın motor çalıştırması ile başlayıp
    kapatmasına kadar yaşadıkları süreci belirten bir terimdir.
    GENERAL AIR TRAFFIC:
    GENEL HAVA TRAFİĞİ
    ICAO kural ve uygulamalarının tüm uçuşları kapsaması.
    GENERAL COMMUNICATIONS:
    GENEL HABERLEŞMELER
    GEOGRAPHICAL REFERENCE:
    COĞRAFİ REFERANS
    GEOMETRIC ALTITUDE:
    GEOMETRİK İRTİFA
    Yüzey referans alınarak belirlenen yükseklik.
    GERMAN AIR TRAFFIC CONTROL CORPORATION (DFS):
    ALMAN HAVA TRAFİK KONTROL KURUMU
    DFS, 1993 yılından bu yana hava seyrüsefer hizmetlerinin idaresiyle görevlendirilmiştir.
    Uçuş planlarının kabulü ve işlenmesi, hava trafik hizmetleri için gerekli teknik sistemlerin
    planlanması, kurulması ve bakımı da bu kurumun sorumluluğundadır.
    GLIDE SLOPE:
    SÜZÜLÜŞ AÇISI
    Aletli yaklaşma sisteminin bir parçasıdır. Piste göre dikey olarak güvenli bir süzülüş açısı
    ile yaklaşmayı ifade eder.
    GLOBAL NAVCOM
    IATO tarafından bir yıllığına koordine edilen bilgilerdir.
    GLOBAL NAVIGATION SATELLITE SYSTEM (GNSS):
    KÜRESEL SEYRÜSEFER UYDU SİSTEMİ
    Gerekli teknik ekipmanlarla donatılmış, dünya çapında pozisyon, hız ve zaman
    belirlenmesi konularında kullanılan uydu sistemidir.
    GLOBAL POSITIONING SYSTEM:
    KÜRESEL POZİSYON BELİRLEME SİSTEMİ
    Uzaydan yapılan hız, zaman, pozisyon belirleme ve geliştirme sistemi.
    GNSS ACCURACY/GNS:
    KÜRESEL SEYRÜSEFER UYDU SİSTEMİNİN DOĞRULUĞU
    GNSS tarafından belirtilen pozisyon ve zamanın, gerçek pozisyon ve zamana göre
    uygunluğu (veya hata payı)
    GNSS NAVIGATION AND LANDING SYSTEM:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 46 - Hava Trafik Müdürlüğü
    GNSS BAZLI SEYRÜSEFER VE YAKLAŞMA (İNİŞ) SİSTEMLERİ
    GO AHEAD:
    DEVAM EDİN
    Bir sebepten dolayı konuşması durdurulan kont./pilota devam etmesini istediğimizde
    söylenen söz.
    GO AROUND:
    PAS GEÇ
    Herhangi bir sebepten dolayı iniş talimatı almış bir uçağın pilotunun iniş yapmayıp pas
    geçmesi.
    GROUND CONTROLLED APPROACH:
    YER KONTROLLÜ YAKLAŞMA
    Daha çok askeri amaçlı kullanılan yerden radar yardımıyla bir uçağın yaklaşma ve inişini
    yapmasına yardımcı olan sistem.
    GROUND DATA LINK PROCESSOR:
    YER VERİ HATTI İŞLEMCİSİ
    Yer-hava arasında bilgi iletişiminin hatlar aracılığıyla sağlanması.
    GROUND RADAR:
    YER RADARI
    Sisli havalarda kullanılan, havaalanına yerden görüş imkanı sağlayan radar sistemi.

    H
    HANDOFF:
    TRANSFER
    Radarlı Hava Trafik hizmeti verilirken tanımlanmış bir trafiğin komşu sektöre devri.
    HANDLING:
    Yer hizmetleri. (örnek olarak HAVAŞ tarafından verilen hizmetleri kapsar.)
    HARMONISATION (ATC SYSTEM):
    ATC SİSTEMİ UYUMLULUĞU
    Ünitelerdeki standart uygulamalarla, sistem performansının karşılaştırılarak aralarındaki
    uyumun belirlenmesi.
    HAZARD:
    TEHLİKE
    Uçuş güvenliğine etki edebilecek (meteorolojik hadiseler, trafik yönetimi, acil durumlar
    vb. ) faktörlerin ortaya çıkması durumu.
    HAZARD BEACON:
    TEHLİKE BİKINI
    Hava seyrüseferine bir tehlikenin varlığını belirtmek için kullanılan havacılık yer
    işaretidir.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 47 - Hava Trafik Müdürlüğü
    HEADING:
    UÇUŞ BAŞI
    Uzunlamasına eksende düşünülen bir uçağın, kuzeyden saat yönünde derece olarak
    tanımlanan yönüdür.
    HELICOPTER:
    HELİKOPTER
    Aerodinamik yapısı gereği bir nokta üzerinde durabilen veya uçabilen hava aracı.
    HELIPAD:
    HELİPED
    Helikopterlerin iniş/ kalkış yapması ve park etmesi için tanımlanmış bir küçük saha.
    HELIPORT:
    HELİPORT
    Bir yerde, suda veya yapıda tesis edilen helikopterlerin iniş/ kalkış yaptıkları ve gerekli
    bina ve tesislerinin olduğu bir saha.
    HERTZ:
    HERTZ
    Elektromanyetik ölçü birimi.
    HIGH FREQUENCY:
    YÜKSEK FREKANS
    3 ve 30 MHz arasındaki frekansların bütünü.
    HIGH LEVEL DATA LINK CONTROL:
    YÜKSEK SEVİYE BİLGİ BAĞLANTI KONTROLÜ
    Mevcut radarlarımızdan gelen dataların formatıdır. Mevcut RDP ve FDP sistemlerimiz bu
    formattaki radar datasını tanır ve işler.
    HIGH SPEED TAXIWAY:
    YÜKSEK HIZ TAKSİ YOLU
    İnişten sonra uçağın pisti yüksek bir hızla terk etmesine imkan verecek şekilde tesis
    edilen bir taksi yolu.
    HOLD PROCEDURE:
    BEKLEME KURALI
    Herhangi bir nedenden dolayı uçağın belirli bir hava sahasında bekleme kuralı.
    HOLDING:
    BEKLEME
    Bir uçağın tanımlanmış bir nokta üzerinde belli kurallar doğrultusunda uçması.
    HOLDING FIX:
    BEKLEME FİKSİ
    Bekleme kurallarına uyularak üzerinde bekleme yapılacak seyrüsefer yardımcısı.
    HOLDING POINT:
    BEKLEME NOKTASI
    Pisti ihlal etmeden kalkış için taksi yapan uçağın bekleyebileceği tanımlanmış bir saha.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 48 - Hava Trafik Müdürlüğü
    HOMING:
    HOMİNG
    Bir uçağın herhangi bir seyrüsefer yardımcı cihazına rüzgar düzeltmesi yapmaksızın
    uçması.
    HUMAN FACTORS:
    İNSAN FAKTÖRÜ
    Bir çalışmada insan faktörünün etkilerini ve insanlar, teknolojiler ve çevre arasındaki
    fonksiyonel ilişkinin araştırılmasıdır.
    HUMAN INTEGRATION IN FUTURE ATM SYSTEMS:
    GELECEKTEKİ ATM SİSTEMLERİYLE İNSAN BÜTÜNLEŞMESİ
    Bu proje, hava trafik yönetim çevrimindeki insani faktörlerin bütünleştirilmesinin önemi
    ve yararlılığının artırılmasını hedeflemektedir.

    I
    ICAO REGION:
    ICAO BÖLGESİ
    ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu) antlaşmasını imzalayarak ulusal ve
    uluslararası hava sahalarında Hava Seyrüsefer Hizmeti sağlayan devletleri içeren bölge.
    ICING:
    BUZLANMA
    Uçağın kanat ve gövdesinde oluşan buzlanmadır.Çeşitleri aşağıda belirtilmiştir;
    Rime Ice –Kaba Buzlanma: Aşırı soğumuş su damlacıklarının aniden donmasıyla oluşan
    pürüzlü, beyaz, mat görünümlü buz.
    Clear Ice- Şeffaf Buzlanma: Büyük ve aşırı soğumuş su damlacıklarının daha yavaş
    donmasıyla oluşan parlak, şeffaf buz.
    Mixed-Karışık: Kaba ve şeffaf buzlanmanın karışımı
    IDENT:
    TANITMA
    Uçak transponder tanımlama fonksiyonunun pilot tarafından aktif hale getirilmesi için
    talep. Bu, kontrolöre uçağı tanımlayabilme veya tanımlanmış uçağı teyid etmede yardımcı olur.
    IDENTIFICATION BEACON
    TANITMA BİKINI
    Muayyen bir noktanın tanımlanması anlamında kod’ lu yayın yapan bir havacılık
    bikınıdır.
    IFR AIRCRAFT:
    IFR UÇAK
    Aletli uçuş kurallarına göre uçan uçak.
    IFR CONDITIONS:
    IFR Şartlar
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 49 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Hava şartlarının görerek uçuş kuralları altında uçuş için minimumun altında olması.
    INSTRUMENT LANDING SYSTEM:
    ALETLİ İNİŞ SİSTEMİ
    VHF bandında çalışan ILS sistemi piste 40 kilometre mesafeden itibaren yatay ve düşey
    olarak uçağa kılavuzluk görevi yaparak piste otomatik olarak inmesini sağlar. Özellikle görüşün
    kısıtlı olduğu sisli, yağmurlu ve karlı havalarda güvenli bir iniş yapılmasına imkan sağlayan ILS
    sistemi 3 ana gruptan oluşmaktadır.
    a- Localizer
    b- Glide Path
    c- Markerler (IM, MM,OM) : 75 MHz frekansında çalışırlar. Üzerinden uçak geçtiği
    zaman, pilot mahallinde bulunan marker alıcısındaki değişik renkli lambaları yakarak ve
    sesli(kod’lu) olarak pilotun hangi marker üzerinden geçtiği ve dolayısıyla uçağın piste olan
    uzaklığı hakkında bilgi veren bir sistemdir.
    ILS CATEGORIES:
    ILS KATEGORİLERİ
    Aletli iniş sistem kategorileri
    1.ILS Kategori 1 : Teker koyma noktasına göre yüksekliğin 200 feetten daha fazla ve
    pist görüş mesafesinin 1800 feetten daha fazla olduğu yaklaşmalar için sağlanan aletli yaklaşma
    prosedürü.
    2.ILS Kategori II : Teker koyma noktasına göre yüksekliğin 100 feetten daha fazla ve
    pist görüş mesafesinin 1200 feetten daha fazla olduğu yaklaşmalar için sağlanan aletli yaklaşma
    prosedürü.
    3.a-ILS Kategori III A: Pist görüş mesafesinin 700 feetten fazla olduğu ve bir karar
    yüksekliği minumumu olmaksızın yapılan yaklaşmalar için sağlanan ILS yaklaşma prosedürü
    b- ILS Kategori III B : Pist görüş mesafesinin 150 feetten fazla olduğu ve karar
    yüksekliği minumumu olmaksızın yapılan yaklaşmalar için sağlanan ILS yaklaşma prosedürü
    c- Herhangi bir karar yüksekliği ve pist görüş mesafesi minumumu olmaksızın yapılan
    yaklaşmalar için sağlanan ILS yaklaşma prosedürü
    IMMEDIATELY:
    ACİLEN
    Bir faaliyetin tehlikeli bir durumdan kaçınmak için hemen tamamlanması gerektiğinde
    ATC tarafından kullanılır.
    INCERFA (UNCERTAINTY PHASE):
    ŞÜPHE HALİ
    Uçağın güvenliği hakkında bir şüphenin mevcut olduğu durum.
    INCIDENT:
    HADİSE
    Uçağın güvenliğini etkileyen veya etkileyebilecek, kazadan farklı oluşum.
    INDEPENDENT PARALLEL APPROACHES:
    BAĞIMSIZ PARALEL YAKLAŞMALAR
    Paralel veya yakın paralel alet pistlerinden aynı anda yapılan kalkışlar.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 50 - Hava Trafik Müdürlüğü
    INDICATED AIRSPEED (IAS):
    GÖSTERGE HIZI
    Hava sürati göstergesinden okunan düzeltilmemiş hız.
    INDICATED AIR SPEED DEVIATION NON-CONFORMANCY:
    GÖSTERGE SÜRATİ SAPMA UYUŞMAZLIĞI
    Uçuşların tahmini gösterge süratleri arasında farklar oluştuğu durum ve bu farkın gösterge
    sürati limitlerini aşmasıdır.
    INERTIAL NAVIGATION SYSTEM:
    HAREKETSİZ SEYRÜSEFER SİSTEMİ
    Geniş kapsamlı seyrüsefer için bilgisayar destekli bir board seyrüsefer cihazıdır.
    INFORMATION MANAGEMENT:
    BİLGİ YÖNETİMİ
    Güncelleştirilmiş bilginin ilgili birimlere zamanında dağıtılmasıdır.
    INITIAL APPROACH FIX:
    İLK YAKLAŞMA FİKSİ
    İlk yaklaşma bölümünün başlangıcını tanımlayan, aletli yaklaşma prosedür çizimlerinde
    belirlenmiş fiks.
    INITIAL APPROACH SEGMENT:
    İLK YAKLAŞMA BÖLÜMÜ
    Aletli yaklaşma prosedürünün ilk yaklaşma fiksi ile orta yaklaşma fiksi veya uygunsa son
    yaklaşma fiksi veya noktası arasında kalan bölüm.
    INITIAL FLIGHT PLAN PROCESSING:
    İLK UÇUŞ PLANI İŞLEMİ
    Uçuş planının kabul edilme fonksiyonu.
    INITIAL MISSED APPROACH WAYPOINT:
    İLK PAS GEÇME NOKTASI
    İlk pas geçme noktasının belirlenmesi için kullanılan, pist civarına yerleştirilen 3 boyutlu
    yol noktasıdır.
    INITIATION LAG (DELAY)
    İLK GECİKME
    Bir izleyicinin ilk giriş ve çıkış verileri arasında geçen süreye denir.
    INNER MARKER:
    İÇ MARKER
    ILS (CAT II) hassas yaklaşma ile kullanılan, orta marker ve ILS pistinin sonu arasına
    yerleştirilen, saniyede 6 nokta vuruşu yapmaya ayarlanan yayılım patern’i yayarak pilotu görsel
    ve işitsel olarak, normalde teker koyma noktasından 100 feet yukarıda dizayn edilen karar
    yüksekliğinde olduğu hakkında uyaran bir marker vericisi.
    INPUT/OUTPUT SYSTEM:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 51 - Hava Trafik Müdürlüğü
    GİRİŞ/ÇIKIŞ VERİLERİ SİSTEMİ
    Bu sistem, hava trafik kontrol işlemlerinin yapısal modelinin 4 bileşeninden biridir.
    Ayrıca bilgi ve cevaplamanın seçiminden sorumludur.
    INSTRUMENT APPROACH PROCEDURE:
    ALETLİ YAKLAŞMA UYGULAMASI
    İlk yaklaşma fiksinden veya uygunsa tanımlanmış geliş yolunun başından inişin
    tamamlanabileceği bir noktaya getiren, eğer iniş tamamlanamayacaksa bir bekleme noktasına
    getirecek veya belli bir yüksekliğe tırmandıracak manialardan belirlenmiş bir korumayla uçuş
    aletlerinin yardımıyla yapılan, daha önceden belirlenen manevralar serisi.
    INSTRUMENT APPROACH WAYPOINT:
    ALETLİ YAKLAŞMA NOKTASI
    Yaklaşma prosedürleri tanımında kullanılabilen pozisyon fiksleri, ilk yaklaşma yol
    noktası ve son yaklaşma yol noktası gibi değerlendirilmektedir.
    INSTRUMENT FLIGHT RULES (IFR):
    ALETLİ UÇUŞ KURALLARI
    Aletli meteorolojik şartlar altında uçuşun idaresini sağlayan kurallar bütünü.
    INSTRUMENT LANDING SYSTEM (ILS):
    ALETLİ İNİŞ SİSTEMİ
    Yaklaşma işlemi boyunca pilota dikey ve yatay rehberlik yapan görsel yardımcılar ve
    elektronik cihazlardan oluşan hassas aletli yaklaşma sistemi.
    INSTRUMENT METEOROLOGICAL CONDITIONS (IMC):
    ALETLİ METEOROLOJİK ŞARTLAR
    Görüş, bulutlardan uzaklık, bulut tavanı terimleri ile açıklanan meteorolojik şartlar için
    belirlenen minimumlardan düşük olan durum.
    INSTRUMENT RUNWAY:
    ALETLİ PİST
    Aletli yaklaşma prosedürlerini kullanan uçağın operasyonu için kullanılacak aşağıdaki
    pistlerden biri ;
    Nonprecision Approach Runway (Hassas olmayan yaklaşma pisti) : Direkt bir yaklaşma
    için yeterli olabilecek istikamet bilgisi sağlayan yardımcı ve görsel yardımcıların hizmet verdiği
    bir aletli pist.
    Precision Approach Runway Category I(Hassas yaklaşma pisti,kategori I) : Pist görüş
    mesafesinin 800 m’ den ve karar yüksekliğinin 200 feetten düşük olduğu zamanlardaki
    operasyonlar için kullanılan, görsel yardımcılar ve ILS ile hizmet veren bir aletli pist.
    Precision Approach Runway, Category II (Hassas yaklaşma pisti, kategori II) : Pist görüş
    mesafesinin 400 m’ den ve karar yüksekliğinin 100 feetten düşük olduğu zamanlardaki
    operasyonlar için kullanılan, görsel yardımcılar ve ILS ile hizmet verilen bir aletli pist.
    Precision Approach Runway, Category III (Hassas yaklaşma pisti, kategori III): ILS
    hizmeti verilen ve;
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 52 - Hava Trafik Müdürlüğü
    a- Pist görüş mesafesinin 200 m’ den düşük olduğu ve karar yüksekliğinin
    uygulanamadığı zamanlardaki operasyonlar için kullanılan, inişin son aşamasına kadar görsel
    yardımcıların kullanıldığı aletli pist,
    b- Pist görüş mesafesinin 50 m’ den düşük olduğu ve karar yüksekliğinin kullanılamadığı
    zamanlardaki operasyonlar için kullanılan, taksi için görsel yardımcıların kullanıldığı aletli pist,
    c- İniş ve taksi için görsel referans olmaksızın yapılan operasyonlar için aletli pist.
    INTEGRATION (ATC SYSTEM):
    HAVA TRAFİK KONTROL SİSTEMLERİNİN BÜTÜNLEŞMESİ
    Hava trafik kontrol sistemlerinden üst düzey yarar sağlamak için tüm meydan ve
    havalimanlarında aynı tip seyrüsefer yardımcı cihazı ve elektronik alt yapısının kullanılması.
    INTERMEDIATE APPROACH SEGMENT:
    ORTA YAKLAŞMA BÖLÜMÜ
    Orta yaklaşma fiksi ve son yaklaşma fiksi veya noktası arasında kalan, aletli yaklaşma
    prosedürünün bölümü.
    INTERMEDIATE FIX:
    ORTA FİKS
    Bir aletli yaklaşma prosedürünün orta yaklaşma bölümünün başlangıcını tanımlayan fiks.
    INTERNATIONAL AIR TRANSPORT ASSOCIATION (IATA):
    ULUSLARARASI HAVA TAŞIMACILIĞI BİRLİĞİ
    Bu birlik 1945 yılı Nisan ayında Küba’ da kurulmuştur. Bugün 130 farklı ülkeden 230
    üyesi bulunmaktadır. Hava taşımacılığının güvenilir, ekonomik ve düzenli yapılabilmesi, hava
    ticaretinin gelişmesi ve ilgili problemlerin çözülmesi, ICAO ve diğer uluslararası
    organizasyonlarla işbirliği sağlamak birliğin hedefleri arasındadır.
    INTERNATIONAL AIRPORT:
    ULUSLARARASI HAVA ALANI
    Uluslararası hava trafiği için inişe ve kalkışa açık, gümrük, sağlık, hayvan ve bitki
    karantinası ile benzeri hizmetlerin sağlandığı hava alanı.
    INTERNATIONAL CIVIL AVIATION ORGANISATION (ICAO):
    ULUSLARARASI SİVİL HAVACILIK ORGANİZASYONU
    1944 yılı Kasım ayında ABD’ nin davetlisi olarak 52 ülke katılımıyla başlayan sivil
    havacılık çalışmaları sonrasında ICAO, 1947 yılında uluslararası bir örgüt olarak tanınmıştır.
    Örgütün amaçları; dünya çapında uluslararası sivil havacılığın geliştirilmesi, standardizasyonun
    sağlanması, üye ülkeler arasında teknik işbirliği oluşturulması ve bölgesel planlamalar
    yapmaktır. 1992 Şubat ayı itibariyle organizasyona üye 165 devlet bulunmaktadır.
    INTERNATIOAL FEDERATION OF AIRLINE PILOTS ASSOCIATIONS(IFALPA)
    ULUSLARARASI HAVAYOLU PİLOTLARI DERNEKLERİ FEDERASYONU
    1948 yılında 13 dernek tarafından kurulan bu federasyonun bugün 90 dernek ve 100.000
    pilot üyesi bulunmaktadır. Uluslararası alanda pilotların organize olabilmesi ve karşılaşacakları
    problemlere ortak çözüm bulunabilmesi federasyonun temel hedefleridir.
    INTERNATIONAL FEDERATION OF AIR TRAFFIC CONTROLLERS’
    ASSOCIATION(IFATCA):
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 53 - Hava Trafik Müdürlüğü
    ULUSLARARASI HAVA TRAFİK KONTROLÖRLERİ DERNEKLERİ
    FEDERASYONU
    Bu federasyon, politik veya ticari bir organizasyon olmayıp 100’den fazla ülkede yaklaşık
    40.000 hava trafik kontrolörünü temsil etmektedir. Federasyonun amaçları; uluslar arası hava
    seyrüseferinin düzenli ve güvenli yapılmasına yardımcı olmak, hava trafik kontrolörlerinin bilgi
    düzeyinin ve mesleki etkinliklerinin arttırılmasını sağlamak, hava seyrüseferiyle ilgili
    uluslararası ve ulusal havacılık otoriteleri arasında uyumlu çalışma ortamını sağlamaktır.
    INTERROGATOR:
    SORGULAYICI
    İkincil radar yer istasyonundan gönderilen radyo sinyallerini alıp cevaplayan uçakta tesis
    edilen bir cihazdır.
    INTERSECTING RUNWAYS:
    KESİŞEN PİSTLER
    Kesişen iki veya daha fazla pistler.
    INTERSECTION:
    KESİŞME
    İki veya daha fazla seyrüsefer yardımcısının uçuş başı, radyal veya rotalarının
    kesişmesiyle tanımlanan nokta. İki pist, bir pist ve bir taksi yolu veya iki taksi yolunun kesişme
    noktası.
    INTERSECTION DEPARTURE:
    KAVŞAK KALKIŞI
    Pistin tamamı kullanılmadan, pistin herhangi bir kavşaktan sonrası kullanılarak yapılan
    kalkış.
    I SAY AGAIN:
    TEKRAR EDİYORUM
    Mesaj tekrarlanacaktır.

  6. #6
    Aktif Üye Array Localizer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Ekim.2006
    Bulunduğu yer
    AYT
    Mesajlar
    703
    İtibar Gücü
    4898

    Standart

    J
    JAMMING:
    YAYININ BOZULMASI
    Uçağın radar üzerine görünümünü veya radyo haberleşme/seyrüseferinde
    yayılımı/kabulunü bozan elektronik veya mekanik parazit.
    JET BLAST:
    JET AKIMI
    Jet motor egzozu
    JET STREAM:
    JET AKIMI
    Yüksek seviyelerde yüksek hızdaki rüzgarların oluşturduğu hava akımı.
    JOB ANALYSIS:
    İŞ ANALİZİ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 54 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Bir adayın yetenek, bilgi, beceri ve diğer karakteristik özelliklerinin işin niteliklerin uygunluğunun belirlenmesi.
    JOB DESCRIPTION:
    İŞİN TANIMLANMASI
    İşin özellikleri ve amaçları için belirlenen, görev ve sorumlulukların yerine getirilmesi
    için gerekli kişisel yetenek, bilgi, fiziksel ve zihinsel uyum performansları.

    K
    KNOWN TRAFFIC:
    TANIMLI TRAFİK
    Hava Trafik Kontrol Merkezince hakkında yükseklik, pozisyon ve niyeti ile ilgili bilgi
    sahibi olunan trafik.
    KNOTS
    Bir saatte deniz mili (NM) olarak kat edilen mesafe.

    L
    LANDING AREA:
    İNİŞ SAHASI
    Uçağın iniş veya kalkışı için tahsis edilen, hareket sahasının bir bölümü.
    LANDING DIRECTION INDICATOR:
    İNİŞ İSTİKAMET GÖSTERGESİ
    Kullanılmakta olan iniş kalkış yönünü görsel olarak belirleyen alettir.
    LANDING DISTANCE AVAILABLE:
    MEVCUT İNİŞ MESAFESİ
    İnen bir uçağın yer koşusu için mevcut ve elverişli ilan edilen pist uzunluğudur.
    LANDING ROLL:
    İNİŞ KOŞUSU
    Uçağın piste teker koyma noktasıyla, duracağı veya pisti terk edeceği nokta arasındaki
    mesafe.
    LANDING SEQUENCE:
    İNİŞ SIRALAMASI
    Uçakların iniş için sıralandırılması.
    LAST ASSIGNED ALTITUDE:
    EN SON TAHSİS EDİLEN İRTİFA
    ATC tarafından tahsis edilen ve pilot tarafından anlaşıldığı belirtilen en son irtifa veya
    uçuş seviyesi.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 55 - Hava Trafik Müdürlüğü
    LATERAL DEVIATION:
    YANLAMASINA SAPMA
    X, Y düzleminde ölçülen, cari uçuş pozisyonu ile cari yörünge sistemindeki pozisyonu
    arasındaki fark.
    LATERAL SEPARATION:
    YATAY AYIRMA
    Farklı rotalar veya farklı coğrafi bölgelerde uçan aynı irtifadaki uçaklar arasındaki yatay
    mesafe.
    LEVEL:
    SEVİYE
    Sabit atmosferik basınca göre belirlenmiş uçuş seviyelerinden her biri.
    LETTER OF AGREEMENT:
    ANLAŞMA MEKTUBU
    Komşu hava trafik kontrol üniteleri arasında, kontrol sorumluluğunun devri konusunda
    yapılan anlaşma.
    LICENCE:
    LİSANS
    Hava trafik kontrolörünün mesleğini icra edebilmesi için yeterlilik testinden sonra sahip
    olduğu özel bir belge.
    LICENSING ADMINISTRATION:
    LİSANSLANDIRMA YÖNETMELİĞİ
    Hava Trafik kontrolörlerinin lisans alma, muhafaza etme ve iptal konularını düzenleyen
    yasal zorunlulukların açıklandığı yönetmelik.
    LICENSING AUTHORITY:
    LİSANS OTORİTESİ
    Yasal bir düzenleme ile personel lisanslarından sorumlu kılınan tanımlanmış otorite.
    LIGHT FAILURE:
    IŞIK BAŞARISIZLIĞI
    Hüzmenin yükseklik açısı kullanılarak belirlenmiş ortalama şiddetinin Hüzme şaşması ve
    dağılım düşmesinin herhangi bir sebeple, yeni bir ışığın belirlenmiş ortalama şiddetine göre %50
    oranında düşük performansta olması, ışık başarısızlığı olarak kabul edilir.
    LIGHTING SYSTEM RELIABILITY:
    IŞIKLANDIRMA SİSTEMİNDE GÜVENİRLİK
    Tüm tesisatın belirlenmiş töleranslar içerisinde faal oluşu ve sistemin kullanıma
    elverişlilik olasılılığıdır.
    LOCALISER:
    LOKALİZER
    ILS sisteminin, 108-112 MHz frekans bandında çalışan ve pist merkez hattı üzerine pist
    başına belli bir mesafeye yerleştirilen parçasıdır. Havaya yayılan elektronik sinyaller vasıtasıyla
    uçağın pist merkez hattını tam olarak karşılamasını sağlar.
    LOCALIZER COURSE:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 56 - Hava Trafik Müdürlüğü
    LOKALİZER HATTI
    ILS’ te lokalizer vericisinin oluşturduğu yol.
    LOCAL TRAFFIC:
    YEREL TRAFİK
    Meydan trafik paterninde, kulenin görüş alanı içinde, yerel çalışma sahalarından gelen
    veya bu sahalara giden, meydanda alet yaklaşma çalışması yapan uçakların tümü.
    LOCATOR:
    YER BELİRLEYİCİ
    Son yaklaşmada bir yardımcı olarak kullanılan bir LM/MF NDB.
    LONGITUDIAL DEVIATION:
    UZUNLAMASINA SAPMA
    Uçuştaki gerçek pozisyon ile uçak tarafından rapor edilen pozisyon arasındaki sapma.
    LONGITUDINAL SEPARATION:
    UZUNLAMASINA AYIRMA
    Zaman veya mil olarak ifade edilen bir minumum mesafe ile aynı irtifadaki hava araçları
    arasındaki uzunlamasına mesafelendirme.
    LONG TEAM ATCO MONPOWER PLANNING SIMULATION:
    UZUN DÖNEM ATCO PERSONEL PLANLAMA SIMULASYONU
    Eurocontrol’ün ATCO personel planlamasını optimum şekilde yapmak ve 15 senelik
    periyotlarda ihtiyaç duyulan ideal kontrolör sayısını belirlemek için planladığı simülasyon.
    LOW FREQUENCY:
    DÜŞÜK FREKANS
    30 ve 300 kHz arasındaki frekans aralığı.

    M
    MACH NUMBER:
    MACH NUMARASI
    Hakiki hava süratinin, ses süratine oranı.
    MACH NUMBER TECHNIQUE :
    MACH AYARI TEKNİĞİ
    Turbojet motorlu uçaklar arasındaki uzunlamasına ayırma minimumlarını muhafaza
    etmek için uçakların hızlarına müdahale etmeyi sağlayan teknik.
    MAINTAIN:
    MUHAFAZA ET
    ATC tarafından verilen irtifa veya uçuş seviyesinin muhafaza edilmesi manasında
    kullanılan ve beraberinde irtifa veya uçuş seviyesi de içeren diğer ATC talimatlarında da
    uyulması gerekli usulleri belirtmek için kullanılan terim.
    MAKE SHORT APPROACH:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 57 - Hava Trafik Müdürlüğü
    KISA YAKLAŞMA YAP
    Pilotun kısa bir son yaklaşma yapmasını istemek maksadıyla, trafik paternini değiştirmesi
    için ATC tarafından kullanılan terim.
    MANAGEMENT:
    İDARE
    Belli kriterlere uygun olarak, kaynakların etkin kullanımının ve koordinasyonun
    sağlanması.
    MANAGER:
    YÖNETİCİ
    Yönetimi altındaki birimlerden bilgi alan ve ihtiyaçların belirlenmesinde etkin olan kişi.
    MANOEUVRE:
    MANEVRA
    Yer-hava müsaadesi ile uçuş esnasında meydana gelen değişiklikler.
    MANOEUVRING AREA:
    MANEVRA SAHASI
    Apronlar hariç, iniş, kalkış ve taksi’deki uçakların hareket alanlarını kapsayan
    havaalanı’nın bir bölümü.
    MANPOWER PLANNING:
    İNSAN GÜCÜ PLANLAMASI
    Bir organizasyonun devam etmesi için gerekli yeterliliklere sahip kişi sayısının
    belirlenmesi. Bu planlamaya göre kişilerin işe alımını veya işten çıkarılmasını belirlemek.
    MARSHALLER:
    YOL GÖSTERİCİ
    Uçakların park etmesi esnasında, özel işaretlerle anlaşma yöntemiyle pilotu yönlendiren
    görevli.
    MASTER CONTROL STATION:
    ANA KONTROL İSTASYONU
    GNSS sisteminin epheremis ve saat hatalarının hesaplamalarını gerçekleştiren
    istasyonlardır.
    MAYDAY:
    ULUSLAR ARASI RADYOTELEFON” TEHLİKELİ DURUM” SİNYALİ
    Üç kez tekrar edilir, çok yakın ve ciddi bir tehlike ve acil yardım gerektiğini gösterir.
    MEDICAL ASSESSMENT:
    TIBBİ YETERLİLİK TESPİTİ
    MEDIUM FREQUENCY:
    ORTA FREKANS
    300 kHz ile 3 mHz arasındaki frekans aralığı
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 58 - Hava Trafik Müdürlüğü
    MENTAL ABILITIES:
    ZİHİNSEL YETENEKLER
    Karar verme, uygulama, algılama yönteminin ve kapasitelerinin zihinsel olarak var
    olması.
    MARKER:
    İŞARETLEYİCİ
    Bir manianın gösterilmesi veya bir sınırın belirlenmesi için yer seviyesi üzerine konulan
    cisimlerdir.
    MESSAGE FORMAT:
    MESAJ FORMATI
    Mesajı oluşturan yapısal özelliklerin belirlenmesi.
    MICROWAVE LANDING SYSTEM:
    MİKRODALGA İNİŞ SİSTEMİ
    Mikrodalga spektrumunda çalışan bir hassas alet yaklaşma sistemi.Aşağıdaki parçaları
    içerir; azimut (açı) İstasyonu, elevation (rakım, yükseklik) istasyonu, hassas mesafe ölçme cihazı
    (PDME)
    ILS sistemine göre oldukça gelişmiş özelliklere sahiptir. Pist merkez hattına göre ±40
    derece yatay ve süzülüş yolunda 0.1 ve 15 derece arasında dikey kaplama sağlayarak eğrisel
    yaklaşmaya müsaade eder.
    MIDDLE MARKER:
    ORTA MARKER
    Yüksekliği piste göre 200 feet olan ILS süzülüş hattının ortasında belirlenmiş bir
    noktadaki marker vericisidir.
    MINIMUM CROSSING ALTITUDE:
    MİNİMUM KAT EDİŞ İRTİFASI
    Daha yüksek bir minimum yol IFR irtifası (MEA) olan bir yola doğru ilerleyen bir hava
    aracının belirli fiksleri kat etmesi gereken minimum irtifa.
    MINIMUM DESCENT ALTITUDE:
    MİNİMUM ALÇALMA İRTİFASI
    Elektronik süzülüş hattı bilgisinin sağlanmadığı standart alet yaklaşma prosedürü
    uygulamalarında, son yaklaşmada veya türlü yaklaşma sırasında alçalmaya müsaade edilen,
    deniz seviyesi üzerinde feet cinsinden ifade edilen en düşük irtifa.
    MINIMUM FUEL:
    MİNİMUM YAKIT
    Bir uçağın kabul edilebilir bir miktarda gecikmeli veya gecikmesiz olarak varış yerine
    ulaşması için gerekli olan yakıt miktarıdır. Bu bir acil durum değildir, fakat usule aykırı aşırı bir
    gecikme durumunda bir acil durumun olabileceğini gösterir.
    MINIMUM HOLDING ALTITUDE:
    MİNİMUM BEKLEME İRTİFASI
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 59 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Bir bekleme paterni için emredilen, seyrüsefer ve iletişim sinyal kapsaması ve mania
    temizleme gereksinimlerini sağlayan en düşük irtifa.
    MINIMUM NAVIGATION PERFORMANCE SPECIFICATION:
    MİNİMUM SEYRÜSEFER PERFORMANS ŞARTNAMESİ
    MNPS dizaynlı hava sahasında operasyon yapabilmesi maksadıyla, bir uçağın minimum
    seyrüsefer performans kabiliyetine sahip olması için gerekli olan standartların bir
    düzenlemesidir. Ek olarak, uçak MNPS operasyonları için Tescil Ülkesi tarafından
    sertifikalandırılmış olmalıdır.
    MINIMUM RECEPTION ALTITUDE:
    MİNİMUM ALMA İRTİFASI
    Bir kavşak noktasının tanımlanabileceği en düşük irtifa.
    MINIMUM SECTOR ALTITUDE:
    MİNİMUM SEKTÖR İRTİFASI
    Acil durum şartları altında kullanılabilecek, bir radyo seyrüsefer yardımcısı merkez
    olmak üzere 46 km(25NM) yarı çaplı bir sektör içinde kalan sahada bulunan tüm manialardan
    300 m (1000 feet) minimum yükseklik sağlayan en düşük irtifa.
    MINISTERIAL MEETING ON AIR TRAFFIC SYSTEM IN EUROPE:
    AVRUPA’DAKİ HAVA TRAFİK SİSTEMİ KONUSUNDA İDARİ TANIŞMA
    MISSED APPROACH PROCEDURE:
    PAS GEÇME PROSEDÜRÜ
    Yaklaşmanın devam ettirilemediği durumlarda takip edilen prosedür.
    MODE:
    ICAO Annex 10’da belirtilen SSR sorgulama sisteminin özel kodlarla belirlenmesi.
    MODE S:
    MOD S
    Hava Trafik Hizmetlerinde kullanılmak üzere geliştirilen, tanımlama ve teşhisin yanı sıra
    hava-yer mesaj alışverişi de sağlayarak sözlü konuşmaları minimuma indirmeyi amaçlayan bir
    seyrüsefer sistemi.
    MONITORING:
    İZLEMEK
    Hava Trafik kontrolörünün temel fonksiyonudur. Radar ekranında trafiğin takip edilmesi.
    MONOPULSE SECONDARY SURVEILLANCE RADAR :
    TEKPULSE İKİNCİL GÖZLEM RADARI
    Tek sinyalle uçağın yerini tespit edebilen SSR.
    MOVEMENT AREA:
    HAREKET SAHASI
    Hava aracının, kalkış, iniş ve taksi’ si sırasında kullanılan, manevra sahaları ve apron(lar)
    dan oluşan, hava meydanının bir bölümü.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 60 - Hava Trafik Müdürlüğü
    MULTI CHANNEL TRACKING (MCT):
    ÇOKLU KANAL İZLEME
    Radarlardan gelen ham bilgileri işleyerek plot bilgisine dönüştüren sistemdir.
    MULTI RADAR TRACKING (MRT):
    ÇOKLU RADAR İZLEME
    MCTden gelen radar plot bilgisini iz bilgiye dönüştürerek kontrolörlerin önündeki
    displaylere ve FDP’ ye aktarır

  7. #7
    Aktif Üye Array Localizer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Ekim.2006
    Bulunduğu yer
    AYT
    Mesajlar
    703
    İtibar Gücü
    4898

    Standart

    N
    NATURAL SEQUENCE:
    DOĞAL SIRALAMA
    Kontrolör planında, uçakların bir pozisyon noktası üzerine tahmini geliş süreleri göz
    önüne alınarak yapılan uçuş sıralamasıdır.
    NAUTICAL MILE:
    DENİZ MİLİ
    Seyrüseferde kullanılan, 1852 m. uzunluğa eşit ölçüm birimidir.
    NAVIGATION:
    SEYRÜSEFER
    Bir uçağın bir noktadan bir başka noktaya seyahati için verilen rehberliktir.
    NAVIGATIONAL AID:
    SEYRÜSEFER YARDIMCISI
    Yerde veya havada uçuş esnasında uçağa, bir noktadan diğerine kılavuz bilgi/ pozisyon
    bilgisi sağlayan herhangi bir görsel veya elektronik yardımcıya verilen addır.
    NAVIGATION INFORMATION:
    SEYRÜSEFER BİLGİSİ
    Bir uçağın pozisyonu, hız vektörü, yol açısı ve yer hızı gibi bilgilerinin hesaplanması ve
    gösterimidir.
    NEAR-PARALLEL RUNWAYS:
    YAKIN PARALEL PİSTLER
    Birbirini kesmeyen pistlerin merkez hatlarının uzantısının kesişmesinden meydana gelen
    açının 150 derece veya az olmasıdır.
    NEGATIVE:
    NEGATİF
    “ Hayır”, “İzin(Onay) Verilmedi”, “Doğru Değil” anlamlarında kullanılır.
    NEGATIVE CONTACT:
    TEMAS YOK
    Pilot tarafından ATC’ yi bilgilendirmek amaçlı kullanılır;
    a- Pilot ilgili trafik ile göz teması kuramamışsa bu ifadeyi kullanarak kontrolörden
    trafikten kaçındırma talep edebilir.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 61 - Hava Trafik Müdürlüğü
    b- Pilot, kontrolün devredildiği frekansta ilgili ATC birimi ile temas kuramadığını,
    kendisini devreden önceki ATC birimine bildirmek amacıyla bu ifadeyi kullanır.
    NETWORK ENTITY:
    ÇALIŞMA AĞI VARLIĞI
    Internet ortamında bilgi transferi, yol bilgi değişiklikleri ve yönetim protokolleri
    operasyonu sorumluluğunu kapsayan bilgisayar tabanlı çalışmaların fonksiyonel bir kısmıdır.
    NIGHT (ICAO):
    GECE (ICAO)
    Akşam alacakaranlığının bitimi ile sabahın başlangıcı arasındaki saatler veya otorite
    tarafından belirlenmiş günbatımı ile gündoğumu arasındaki zaman dilimidir.
    NO GYRO APPROACH:
    GYRO’ SUZ YAKLAŞMA
    Uçağın kontrolörün istediği rotada uçuşunu, gyrosundaki sorundan dolayı
    tutturamayacağını ifade eder. Bu durumda kontrolör radarda uçağı izleyerek “sağa/sola dön”
    veya “Dönüşü durdur” ifadeleri ile uçağı uygun rotaya oturtur.
    NOMINAL POSITION:
    NOMİNAL POZİSYON
    Bir uçağın sistemleri tarafından belirlenen 3 boyutlu pozisyonudur.
    NON PRECISION APPROACH:
    HASSAS OLMAYAN YAKLAŞMA USULÜ
    Standart aletli yaklaşma sürecinde süzülüş eğimi bilgisi elektronik olarak sağlanmaz.
    NON-DIRECTIONAL BEACON:
    DOĞRUSAL OLMAYAN BEACON
    Doğrusal olmayan sinyaller yayan orta frekanslı bir seyrüsefer yardımcı cihazıdır. Uçağa
    doğrultu ve mesafe bilgisi sağlamaktadır.
    NONMOVEMENT AREAS:
    HAREKETSİZ SAHALAR
    Taksi yolları ve Apron sahaları dışında kalan sahalardır.
    NONRADAR:
    RADARSIZ
    Radarın kullanılmadığını ifade eder. Nonradar Approach/Radarsız Yaklaşma; aletli
    yaklaşma yapan bir uçağın radar hizmeti verilmeden uçağın son yaklaşma hattına oturmasını
    ifade eder. ATC tarafından son yaklaşma hattı için radar vektörü verilmeyebilir.(Radarsız
    yaklaşmaya VOR, NDB, TACAN, ILS/MLS yaklaşmaları örnek verilebilir.)
    NONRADAR SEPARATION:
    RADARSIZ AYIRMA
    Ayırma yapmak için kullanılan uçak pozisyon bilgisinin radar dışındaki diğer
    referanslardan alınmasını ifade eder.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 62 - Hava Trafik Müdürlüğü
    NORTH ATLANTIC AIR TRAFFIC MANAGEMENT
    KUZEY ATLANTİK HAVA TRAFİK YÖNETİMİ
    Sorumluluğu, Kuzey Atlantik hava seyrüsefer sahalarında uygulanan ayırma standartları
    için önerilen değişiklikleri sonuçlandıran çalışma grubudur.
    NOTICE TO AIRMEN(NOTAM):
    HAVACILAR İÇİN BİLGİ
    Herhangi bir havacılık hizmeti, kolaylığı, uygulamaları ve tehlike durumlarının oluşması
    veya değişmesiyle ilgili bilgileri içeren bilgi notudur.
    NOTICE TO AIRMEN CODE:
    NOTAM KODU
    Bir kod grubu daima Q harfiyle başlayan 5 harften oluşmaktadır. Diğer harfler radyo
    cihazlarının kurulumu pozisyonu, değişimi, havaalanı ve ışıklandırma kolaylıkları, uçuştaki
    tehlikeler veya arama-kurtarma işlemlerini temsil eder.
    NOTICE TO AIRMEN PROCESSING UNIT:
    NOTAM İŞLEME BİRİMİ
    Bir NOTAM’ı kabul eden, işleyen ve dağıtımını yapan birim.
    NOTICES TO AIRMEN PUBLICATION:
    HAVA PERSONELİNİ İKAZ YAYINI
    28 günde bir yayınlanan, öncelikle pilotlar için hazırlanmış, uçuş güvenliğini
    ilgilendiren güncel NOTAM bilgilerini ve havacılık ile ilgili diğer ilave bilgileri içeren
    yayınlardır.
    NUISANCE WARNING:
    TEHLİKE İKAZI
    Görevli kontrolörün görmemesi durumunda, uçakların tehlikeli geçiş yapacağını ikaz
    eden sistem.

    O
    OBJECT TARGET:
    HEDEF CİSİM
    Zaman ve pozisyonla ilgili radar hedefleri ve bilgilerin bileşimidir.
    OBSTACLE:
    MANİA
    Uçuş süresince dikey korumanın sağlanmasını gerektiren, sabit bir coğrafi konumda
    bulunan ya da tanımlanmış (sınırları belirlenmiş) bir saha içerisinde sabit bir konumda
    bulunacağı tahmin edilen, arazi (yer yüzeyi) , nesne ya da bitki (doğal büyüyen nesne).
    OBSTACLE FREE ZONE, OFZ:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 63 - Hava Trafik Müdürlüğü
    MANİADAN ARINDIRILMIŞ BÖLGE, OFZ
    İç yaklaşma yüzeyi, iç geçiş yüzeyi, temkinli iniş yüzeyi ve şerit sahanın, bu yüzeylerle
    sınırlanmış bölümü üzerinde, seyrüsefer amacıyla monte edilmiş, kırılabilir kitlelerin dışındaki
    sabit maniaların ihlal etmediği hava sahasıdır.
    OBSTRUCTION LIGHT:
    MANİA LAMBASI
    Varolan maniaya pilotun dikkatini çekmek için genellikle kırmızı veya beyaz renkli bir
    lamba ya da lamba grubunun mania teşkil eden doğal arazi yapılarının ya da nesnelerin en
    yüksek yerine yerleştirilmiş olduğunu ifade eder.
    OCEANIC AIRSPACE:
    OKYANUS HAVA SAHASI
    ICAO’ nun okyanus ayırmalarının ve süreçlerinin uygulandığı uluslar arası hava sahası
    olarak kabul edilen dünya üzerindeki okyanusların üzerindeki hava sahalarını ifade eder. Bu
    sahalar içinde hareket eden trafiklerin sorumluluğu coğrafi olarak uçağın yakın olduğu ve gerekli
    hizmeti verebilecek donanımı olan ülkelere dağıtılır.
    OFF COURSE:
    YOL DIŞI
    Uçağın rapor ettiği pozisyonun veya radarda görüldüğü noktanın, hava trafik kontrol
    ünitesinin uçağı serbest kıldığı yol dışında olması durumunu ifade eder.
    OFF-ROUTE VECTOR:
    YOL DIŞINA VEKTÖR
    Uçağın manialardan korunması sağlanarak, hava trafik kontrol ünitesi tarafından önceden
    serbest kılındığı yol dışına vektör edilmesini ifade eder.
    OFFSET PARALEL RUNWAYS:
    PARALEL PİSTLER
    Merkez hatları birbirine paralel olan pistleri ifade eder.
    OMEGA:
    Uzun menzilli seyrüsefer için dizayn edilmiş, yer temelli elektronik seyrüsefer sinyalleri
    yayınlayan RNAV ( Area Navigation/ Saha Seyrüseferi ) sistemidir.
    ON- COURSE:
    YOL HAT ÜZERİNDE
    Uçağın tam olarak yol merkez hattı üzerinde olduğunu ifade eder. Radar yaklaşması
    yapan pilot için son yaklaşma hattı üzerinde olduğu bilgisini ifade eder.
    ONLINE DATA INTERCHANGE:
    ONLINE BİLGİ DEĞİŞİMİ
    İlgili üniteler arasında, belirli bir protokolle bilgi alışverişini sağlama amacıyla
    kurululmuş on-line bağlantısıdır.
    ON-LINE INPUT:
    VERİ GİRİŞ BAĞLANTISI
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 64 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Güncel operasyonel çevreyle direkt bağlantılı olarak sisteme yada uygulamaya bilgi girişi
    sağlanmasıdır.
    ON-THE-JOB TRAINING:
    İŞBAŞI EĞİTİMİ
    Canlı trafik ortamında, seçilmiş bir eğitmen gözetiminde işin gerektirdiği özellikler ile
    kişinin yeteneklerinin uyumluluğunu sağlamak için yapılan pratik eğitim.
    ON-THE-JOB TRAINING INSTRUCTOR:
    İŞBAŞI EĞİTİMİ SORUMLUSU
    Operasyonel bir ortamda eğitim sorumluluğunu alabilecek lisanslı bir hava trafik
    kontrolörüdür.
    OPERATIONAL AIR TRAFFIC:
    OPERASYONEL HAVA TRAFİĞİ
    Genel hava trafiği şartlarına uymayıp, ilgili ulusal otoriteler tarafından belirlenen kural ve
    uygulamalara göre yapılan tüm hava trafiğini ifade eder.
    OPERATIONAL STAFF:
    OPERASYONEL PERSONEL
    Hava trafik kontrolörleri, uçuş bilgi yardımcıları, uçuş yöneticileri ve hava trafik
    hizmetleri destek personelini kapsayan çalışma grubudur.
    OPERATIONAL TRAINING:
    OPERASYONEL EĞİTİM
    Kurumsal eğitimin ardından operasyonel ortamda verilen eğitim.
    OPTION APPROACH:
    TERCİHLİ YAKLAŞMA
    Pilot tarafından talep edilir ve uygulanır. Bunun sonucunda pilot touch- and- go ( teker
    koyup kalkar) , missed approach ( pas geçer), low approach ( alçak geçiş) stop-and-go ( dururdevam
    eder ) veya full stoplanding ( İnişten sonra durur ) amaçlı yaklaşma yapabilir.
    ORGINASITION:
    ORGANİZASYON
    Sık sık Eurocontrol Organizasyonu yerine kullanılan kısaltmadır.
    OUTER MARKER:
    DIŞ MARKER
    Pist sonundan 5-7 mil uzaklığa yerleştirilen seyrüsefer yardımcı cihazı.

    P
    PAN-PAN:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 65 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Uluslararası acil radyo- telefon sinyalidir üç kez tekrar edildiği zaman aciliyetin
    doğasına göre şüphe durumu veya alarm durumu ilan edilir.
    PARALLEL ILS APPROACHES:
    PARALEL ILS YAKLAŞMASI
    Paralel pistlere yaklaşan IFR uçaklar, son yaklaşma hattına oturduklarında birbirleri
    arasında en az 2 NM radar ayırması sağlanmış olmalıdır.
    PARALLEL RUNWAYS:
    PARALEL PİSTLER
    Aynı hava limanında merkez hatları birbirine paralel olan 2 veya daha fazla sayıdaki
    pistleri ifade eder. Paralel pistlerde pist numarasına ilave olarak L ( Left/ sol) ve R ) ( Right/ sağ)
    veya 3 paralel pist varise L ( Left/ sol), C ( Center/ Merkez ) yada R ( Right/ sağ) olduğu
    belirtilir.
    PARKING POSITION:
    PARK YERİ
    Bir uçağın park ettiği veya park etmesinin planlandığı tanımlanmış saha.
    PAVEMENT CLASSIFICATION NUMBER, PCN:
    KAPLAMA SINIFLANDIRMA NUMARASI, PCN
    Bir kaplamanın tahditsiz faaliyetler için taşıma mukavemetini ifade eden bir sayıdır.
    PERCENTAGE DELAYED FLIGHTS:
    Gecikmiş uçuşların yüzde olarak belirlenmesi
    PERFORMANCE:
    PERFORMANS
    Yapılan işteki etkinlik.
    PERFORMANCE MANAGEMENT:
    PERFORMANS İDARESİ
    Çeşitli etkenler göz önüne alınarak performans kriterlerinin belirlenmesi.
    PERMANENT AIR TRAFFIC SERVICE ROUTE:
    KALICI HAVA TRAFİK HİZMET YOLU
    Devamlılık ilkesi esasına göre tasarlanmış ATS yolu.
    PERSONAL AND CAREER DEVELOPMENT:
    PERSONEL VE KARİYER GELİŞTİRME
    İş değişimi ve görevlendirme konularında kişisel yetenek, beceri, bilgi ve davranışların
    esas alınması.
    PILOT BRIEFING:
    PİLOTA VERİLEN BRİFİNG
    AIS Havacılık Enformasyon Hizmetleri Ofisi tarafından uçuş planlaması yapan pilotlara
    hava durumu, NOTAM’lar askeri aktiviteler ve uçuşla ilgili pilotlar tarafından talep edilen
    bilgilerin verilerek onlara yardım edilmesini ifade eder.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 66 - Hava Trafik Müdürlüğü
    PILOT IN COMMAND:
    KAPTAN PİLOT
    Uçuş boyunca uçağın güvenliğinden ve operasyonundan sorumlu olan pilotu ifade eder.
    PILOT’S DISCRETION:
    PİLOT İNSİYATİFİ
    Bu irtifa tahsisleri ile birlikte kullanıldığında hava trafik kontrol ünitesi tarafından pilota
    hazır olunca alçalmaya/ tırmanmaya başlaması söylendiğinde pilotun istediği zaman alçalma/
    tırmanmaya başlayabileceğini ifade eder. Bu durumda pilot geçici olarak ara seviyeye geçebilir.
    Pilot başlangıçta boşaltmış olduğu irtifaya dönmemelidir.
    PILOT WEATHER REPORT:
    PİLOT HAVA RAPORU
    Uçuşta karşılaşılan sıra dışı meteorolojik hadiselerin pilot tarafından rapor edilmesini
    ifade eder.
    PLOT:
    PLOT
    PSR’dan veya SSR-PSR kombinasyonu ile oluşan ekoların dijital sorgulama metotlarıyla
    bilgi olanak radar ekranına yansıması.
    POLICY:
    POLİTİKA
    Bir organizasyon tarafından belirlenmiş prensipler, plan veya kararlar.
    POSITION:
    POZİSYON
    3 boyutlu olarak bir noktanın veya objenin yerinin belirlenmesi.
    POSITION REPORT:
    POZİSYON RAPORU
    Uçağın belirli noktalar üzerinde olduğunu ATC’ye rapor ederek bildirmesini ifade eder.
    POSITION SYMBOL:
    POZİSYON SEMBOLÜ
    Bilgisayar tarafından radar ekranı üzerinde uçağın hareket izini simgeleyen işarettir.
    POSITIVE CONTROL:
    POZİTİF KONTROL
    Hava trafik kontrol ünitesi tarafından belirli bir hava sahası içinde bütün trafikler arasında
    ayırma sağlanmış olduğunu ifade eder.
    PRACTICE INSTRUMENT APPROACH:
    ALETLİ YAKLAŞMA VE UYGULAMALARI
    VFR ve/ veya IFR uçaklar tarafından pilot eğitimi veya profesyonel anlamda gösteriler
    amacıyla yapılan aletli yaklaşma uygulamalarını ifade eder.
    PRECISION:
    KESİNLİK(HASSASLIK)
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 67 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Standart sapma hataları da hesaplanarak ortaya çıkartılan kesin bilgi.
    PRECISION APPROACH:
    HASSAS YAKLAŞMA
    Yerde kurulan elektronik cihazlarla desteklenen aletli yaklaşma sistemi.
    PRECISION APPROACH RADAR:
    HASSAS YAKLAŞMA RADARI
    Son yaklaşma hattı boyunca uçağın teorik olarak belirlenmiş son yaklaşma hattına göre
    yatay ve dikey yönde sapmaları ile pist eşiğine göre pozisyonunu belirler.
    Not: Hassas yaklaşma radarları, radyo haberleşmesi ile pilotlara son yaklaşmadan inişe
    kadar kılavuz gibi verilebilmesine imkan kılacak şekilde tasarlanmıştır.
    PRECISION-CODE :
    HASSAS-KOD
    GPS sisteminde Amerikan ordusunun ve yetkilendirilmiş kullanıcıların kullanımı için
    geçerli olan koddur.
    PRECIPITATION:
    YAĞIŞ
    Atmosferden yeryüzüne düşen sulu bütün yağışları (yağmur, dolu, kar ) ifade eder.
    PRE-ON-THE-JOB TRAINING:
    ÖN-İŞBAŞI EĞİTİMİ
    Standart özellikler göz önüne alınarak kişisel yeteneklerin gelişimini sağlamak amacıyla
    işbaşı simülasyon çalışmaları.
    PRIMARY PLOT:
    ÖNCELİKLİ PLOT BİLGİSİ
    Bir uçağın radardaki pozisyonun belirlenmesi.
    PRIMARY RUNWAY:
    ANA PİST
    Şartlar müsait olduğu zamanlarda diğerlerine nazaran kullanılması tercih edilen pisttir.
    PRIMARY SURVEILLANCE RADAR:
    ÖNCELİKLİ GÖZLEM RADARI
    Yansıyan enerji mantığı ile bir objenin radarda varlığının tespit edilmesini sağlar.
    PROCEDURES FOR AIR NAVIGATION SERVICES:
    HAVA SEYRÜSEFER HİZMETLERİ İÇİN BELİRLENMİŞ YÖNTEMLER
    ICAO tarafından belirlenmiş hava trafik hizmetleri konusunda yayınlanmış yöntemler.
    PROCEDURE TURN:
    KAİDE DÖNÜŞÜ
    Uçağın ilerlediği rotanın 180 derece tersine dönerek uçuşuna devam edebilmesi için
    yaptığı belirli manevraları ifade eder.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 68 - Hava Trafik Müdürlüğü
    PROCEDURE TURN INBOUND:
    KAİDE DÖNÜŞÜNDE INBOUND
    Kaide dönüşü yapan uçağın başlangıçtaki rotasının 180 derece tersine dönmeyi
    tamamladığı noktada uçak, ara yaklaşma bölümünde veya son yaklaşma hattında inbound olmuş
    anlamındadır. “ Kaide Dönüşü İnbound “ raporu ATC tarafından alınarak diğer uçaklar ile
    ayırma yapılmasında kullanılır.
    PROFESSIONAL DEVELOPMENT:
    PROFESYONEL GELİŞİM
    Kişisel yeteneklerin geliştirilmesi için gerekli olan idari ve teknik konulardaki çalışmalar.
    PROFICIENCY TEST IN ENGLISH LONGUAGE FOR ATCOs:
    ATCO (HAVA TRAFİK KONTROL ORGANİZASYONU) İÇİN İNGİLİZCE
    YETERLİLİK TESTİ
    Hava trafik kontrol hizmeti verebilmek için yetiştirilen öğrencilerin İngilizce konusundaki
    yeterliliklerini sınamak, becerilerini arttırmak için tasarlanmış genel amacı standardı sağlamak
    olan testler.
    PROGRAMME FOR HARMONISED AIR TRAFFIC MANAGEMENT AND RESARCH
    IN EUROCONTROL:
    EUROCONTROL’DE HAVA TRAFİK İDARESİ VE ARAŞTIRMALARINDA UYUM
    SAĞLAMA PROGRAMI
    Uçuşun tüm aşamasını kapsayan geleceğe yönelik araştırmaları ve çalışmaları kapsayan
    çalışma programı.
    PROHIBITED AREA:
    YASAKLANMIŞ SAHA
    Uçuşa yasaklanmış, üç boyutlu olarak ölçülendirme parametreleri belirlenmiş tanımlı
    hava sahası.
    PROTECTED AIRSPACE:
    KORUNMUŞ HAVASAHASI
    İlgili otorite tarafından belirlenen ayırma minimumlarının azaltılarak uygulandığı hava
    sahalarıdır.
    PSYCHOLOGICAL TESTING:
    PSİKOLOJİK TEST YÖNTEMİ
    Psikologlar tarafından kişisel davranış biçimlerinin belirlenmesi için yapılan testler.

    Q
    QNE:
    Pilotun altimetre cihazına standart hava basıncı 1013.25 hpa veya 29.92 inch. Hg
    değerini bağlandığını ifade eder. Altimetrede okunan irtifa standart hava basıncı ( 1013.25 hpa
    veya 29.29 inch. Hg ) seviyesinden itibaren okunan irtifadır.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 69 - Hava Trafik Müdürlüğü
    QNH:
    Deniz seviyesine göre uçağın irtifasının belirlenmesi için set edilmiş altimetre cihazı.
    QFE:
    Uçuş esnasında, uçağın yere göre yüksekliğinin belirlenmesi için set edilmiş altimetre
    cihazı.
    QUADRANT:
    ÇEYREK ÇEMBER
    Merkezinde seyrüsefer yardımcısı olan, saat yönünde manyetik kuzeyden itibaren 4
    dilime ayrılmış bir daireyi ifade eder. Bunlar sırasıyla KD ( Kuzey doğu çeyreği ) 000-089 , GD (
    Güney doğu çeyreği ) 090-179, GB ( Güney batı çeyreği ) 180-269, KB( Kuzey batı çeyreği )
    270-359.
    QUALIFICATION TRAINING :
    KİŞİSEL ÖZELLİKLERE GÖRE EĞİTİM
    Hava Trafik hizmetinde kişisel yetenek ve özelliklere göre iş kategorilerinin belirlenmesi.
    Konu Localizer tarafından (06.Kasım.2007 Saat 12:42 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Aktif Üye Array Localizer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Ekim.2006
    Bulunduğu yer
    AYT
    Mesajlar
    703
    İtibar Gücü
    4898

    Standart

    R
    RADAR:
    Bir menzil dahilinde objelerin ufki ve dikey olarak pozisyonlarını gösteren sistem – alet
    Primary Radar ( Birincil Radar ) Göndermiş olduğu radyo sinyallerinin çarpıp geri
    dönmesi mantığıyla çalışan sistem
    Secondary radar ( İkincil Radar ) Diğer bir istasyondan, radyo sinyallerinin yayımını
    başlatan radar istasyonuna sinyallerinin sorgulanarak gönderildiği sistemdir.
    RADAR ADVISORY:
    RADAR TAVSİYESİ
    Radar gözlemine dayanan bilgi ve tavsiye hizmeti .
    RADAR APPROACH:
    RADARLI YAKLAŞMA
    Bir radar kontrolörünün yönetimi altında bir uçak tarafından icra edilen yaklaşma
    RADAR APPROACH CONTROL FACILITY:
    RADAR YAKLAŞMA KONTROL ÜNİTESİ
    İniş- kalkış veya transit geçiş yapan trafiklere, tanımlanmış hava sahası içerisinde radarlı
    ( veya radarsız) hizmet veren hava trafik kontrol ünitesidir.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 70 - Hava Trafik Müdürlüğü
    RADAR CLUTTER:
    Radar ekranında istenmeyen sinyallerin görüntüleri.
    RADAR CONTACT:
    RADAR TEMASI
    Radar ekranında, radar blip veya radar pozisyon sembolünün belirli bir uçağa ait
    olduğunun görülmesi ve tanımlanmasıyla ortaya çıkan durumdur. Hava Trafik Kontrol Ünitesi
    tarafından, radar ekranında bir uçağın tanımlandığının ve bu uçağın radarda takibinin radar
    tanımlaması sona erdirilene kadar süreceği anlamında kullanılır. Radar hizmeti keza gereklilik
    ve kapasite bu pilotun zorunlu rapor noktaları üzerinde rapor vermeyi kesmesi anlamına da gelir
    .
    RADAR CONTACT LOST:
    Uçağın pozisyonunu belirlemek için kullanılan radar bilgilerinin alınamaması yada
    güvenilir bir radar hizmetinin daha fazla sağlanamayacağının pilota bildirilmesi amacıyla hava
    trafik kontrol ünitesi tarafından kullanılır. Bu durum; yerdeki radar cihazlarının veya uçaktaki
    transponder cihazının bozulması, ilgili uçağın radar menzilinin ( dikey veya ufki ) dışında
    olması, uçağın radar ekranındaki sembolünün havadaki veya yerdeki bir takım diğer
    istenmeyen , karıştırıcı görüntüler arasında tam olarak belirlenememesi gibi sebeplerden
    ortaya çıkabilir.
    RADAR DATA PROCESSOR:
    RADAR BİLGİ İŞLEME
    Radarlardan gelen bilgilerinin toplanarak önce plot sonrada iz bilgisine dönüştüren
    sistemdir.
    RADAR DATA PROCESSING SYSTEM:
    RADAR VERİ İŞLEME SİSTEMİ
    Bir veya daha fazla kaynaktan gelen bilgilerin radar işlemlerinde kullanılmasını sağlayan
    sistem.
    RADAR ENVIRONMENT:
    RADAR ORTAMI
    Radar hizmetinin verilebileceği sahalar .
    RADAR IDENTIFICATION:
    RADAR TANIMLAMASI
    Belirli bir radar blip’i veya radar pozisyon sembolünün belirli bir uçakla eşleştirilmesi
    işlemi.
    RADAR IDENTIFIED AIRCRAFT:
    RADARDA TANIMLANMIŞ UÇAK
    Radar ekranında, pozisyonu izlenen bir hedef yada sembol ile eşleşmiş olan uçak
    RADAR MESSAGE CONVERSION AND DISTRIBUTION EQUIPMENT:
    Radar mesaj çevirim ve dağıtım donanımı
    RADAR SERVICE:
    RADAR HİZMETİ
    Direk olarak radar vasıtasıyla sağlanan bir hizmeti gösteren terimdir.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 71 - Hava Trafik Müdürlüğü
    a-Monitoring ( İzlemek ): Bir uçuş rotasından belirli bir sapmayla ilgili olarak bilgi ve
    tavsiyenin uçağa sağlanması amacıyla radarın kullanılması .
    b-Separation ( Ayırma ) :Radar kaynaklarından elde edilen uçak pozisyon bilgilerinin,
    uçaklar arasındaki ayırmalarda kullanılması .
    RADAR STATION COVERAGE CALCULATOR:
    RADAR İSTASYONLARI KAPLAMA HESAPLAYICISI
    Eurocontrolün geliştirdiği radar kaplama alanlarını hesaplayan unix tabanlı bir yazılım
    RADIAL:
    RADYAL
    Radar cihazları tarafından verilen açısal bilgi.
    RADIO:
    RADYO
    Haberleşme için kullanılan bir alettir. Aynı zamanda, bir uçuş hizmet istasyonunu
    belirtmek için de kullanılabilir. ( Seattle Radio )
    RADIO ALTIMETER:
    RADYO ALTİMETRE
    Uçağın yerden olan yüksekliğini belirlemek için, radyo dalgalarının gönderilerek yerden
    yansımasını sağlayan, uçakta bulanan cihaz .
    RADIO NAVIGATION :
    RADYO SEYRÜSEFER
    Seyrüsefer amaçlı bir pozisyonun belirlenmesinde radyo dalgalarının kullanılması .
    RADYO TELEPHONY:
    RADYO TELEFON BAĞLANTISI
    Hava Trafik Kontrol Ünitesi ile pilotlar arasındaki iletişimin sağlandığı radyo
    haberleşmesi .
    RAMP:
    Apron üzerindeki uçak hareketlerini kontrol eden ünite
    RAPCON:
    Hava kuvvetleri ve FAA tarafından hizmetin verildiği Radar yaklaşma kontrol
    RATE OF CLIMB/ DESCENT:
    TIRMANMA- ALÇALMA ORANI
    Uçağın dakikada feet olarak alçalma/ tırmanma oranı.
    RATING:
    DERECELENDİRME
    Hava Trafik Kontrolörüne kontrol ünitesinin bir veya birden fazla bölümünde
    çalışabilmesi için , her yıl periyodik sınavlarla otorite tarafından verilen yeterlilik belgesi.
    RATING TRAINING :
    DERECE EĞİTİMİ
    Kontrolörün derece alabilmesi için verilen eğitim .
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 72 - Hava Trafik Müdürlüğü
    READBACK :
    TEKRARLAMAK
    İletilen operasyonel bir mesajın (bilginin) anlaşılır olup olmadığını belirlemek için
    havacılıkta kullanılan bir metot.
    RECEIVING CONTROLLER:
    Diğer bir kontrolör yada üniteden bir uçağın kontrolünü alan kontrolör yada ünite .
    RECORDING AND PLAYBACK SYSTEM
    KAYDETME VE DİNLEME SİSTEMİ
    Sistemlerde kaydetme ve okuma imkanı veren sistemlerdir.
    REDUCED VERTİCAL SEPARATION MİNİME APPROVAL:
    AZALTILMIŞ DİKEY AYIRMA MİNİMASI ONAYI
    İlgili Devlet otoritesi tarafından belirli kriterler göz önüne alınarak, bir uçağın RVSM
    onayının verilmesi işlemidir.
    REDUCED VERTICAL SEPARATION MINIMA ENTRY POINT:
    AZALTILMIŞ DİKEY AYIRMA MİNİMASI GİRİŞ NOKTASI
    Avrupa RVSM hava sahasına girmeden önce ,girdiği sırada yada hemen sonrasında,
    uçağın geçtiği ve geçmesinin beklendiği ilk rapor noktası.
    REDUCED VERTICAL SEPERATION MINIMA EXIT POINT:
    AZALTILMIŞ DİKEY AYIRMA MİNİMASI ÇIKIŞ NOKTASI
    Azaltılmış dikey ayırma minimumu çıkış noktası.
    REDUCED VERTICAL SEPERATION MINIMUM:
    AZALTILMIŞ DİKEY AYIRMA MİNİMASI
    Hava sahası kapasitesinin artırılması amacıyla, uçuş seviyesi 29000 feet ile 41000 feet
    dahil arasında ,2000 feet olan dikey ayırmanın 1000 feet olarak azaltılması.
    REFERENCE VOR/DME FACILITY:
    VOR-DME ÜNİTESİNİN REFERANS NOKTASI
    VOR/DME ünitesinin yerinin uzunlamasına/yanlamasına koordinatlarının belirlenmesi.
    REFRESHER TRAINING:
    YENİLEME EĞİTİMİ
    Operasyona yönelik geçmiş ve güncel bilgilerin yenilenmesi
    REGISTRATION:
    TESCİL
    Ulusal sivil havacılık otoritelerince uçakların hangi ülkeye ait olduklarının belirlenmesi
    amacıyla kayıt altına alınması.
    RELEASE TIME:
    DEVİR ZAMANI
    Bir uçağın diğer bir kontrolör yada ünitenin kontrolüne devredileceği zaman
    RELIABILITY :
    GÜVENİLİRLİK
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 73 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Belirli bir zaman içerisinde hatasız olarak verilen bir görevin yapılabilme olasılığı.
    RELIEF FLIGHT:
    YARDIM UÇUŞU
    Yiyecek, tıbbi malzeme gibi konularda veya acil bir durum halinde insani amaçlara
    yönelik yapılan bölgesel veya uluslararası yapılan uçuşları kapsar.
    REMOTE MONITORING AND CONTROL SYSTEM(TOM):
    Uzaktan Görüntülenme ve kontrol Sistemi
    REPORTING POINT:
    RAPOR NOKTASI
    Bir uçağın pozisyonuna ilişkin, rapor edilebilecek, belirlenmiş coğrafi yer
    REQUESTED FLIGHT LEVEL:
    Pilot tarafından talep edilen uçuş seviyesi
    RESA (RUNWAY) END SAFETY AREA:
    PİST SONU EMNİYET SAHALARI
    Alçak gelen veya duramayan bir uçağın hasar tehlikesini azaltmak için hazırlanmış, pist
    merkez hattı uzantısının iki yanında ve şerit sahanın sonuna bitişik bir sahadır.
    RESCUE CO- ORDİNATION CENTRE:
    KURTARMA KOORDİNASYON MERKEZİ
    Arama – kurtarma hizmetlerinin hızlı ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlayacak
    organizasyonu desteklemek ve bir arama-kurtarma bölgesindeki arama-kurtarma operasyonunun
    icra edilmesini koordine etmek için sorumlu olan ünite.
    RESOLUTION ADVISORY :
    ÇÖZÜM ÖNERİSİ
    Uçakların çarpışma riskine karşı, pilota çözüm önerisi sunan teknik bir ekipman.
    RESPONSIBILITY AIR SPACE VOLUME:
    HAVA SAHASI SORUMLULUK BÖLGESİ
    Teknik ekipmanların kullanımı sayesinde, havacılıkla ilgili hizmet sağlanabilecek hava
    sahası.
    RESTRICTED (TIME RESTRICTED LEARING):
    ÖGRENME İÇİN SINIRLANDIRILMIŞ ZAMAN
    Eğitici tarafından, öğrencinin çalışma zamanının belirlenmesi.
    RESTRICTED AREA:
    TAHDİTLİ SAHA
    Bir ülkenin kara sahası veya kara suları üzerinde, boyutları belirlenmiş, uçuşun özel
    koşullarla tahditlendiği hava sahası.
    RESUME OWN NAVIGATION:
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 74 - Hava Trafik Müdürlüğü
    KENDİ SEYRÜSEFERİNİZE DÖNÜN
    ATC tarafından pilota, kendi seyrüsefer sorumluluğunda uçuşa devam etmesini bildirmek
    için kullanılır. Bir radar vektörünün tamamlanmasından sonra ya da bir uçak vektöründeyken
    radar temasının kaybolması durumunda kullanılır.
    RESUME NORMAL SPEED:
    NORMAL HIZINIZA DÖNÜN
    ATC tarafından pilota daha önce verilmiş hız tahdidinin kaldırıldığını bildirmek
    amacıyla kullanılır. Bununla birlikte “ Resume Normal Speed” talimatı , aksi özellikle ATC
    tarafından belirtilmedikçe, uçuşun ilgili bölümü için yayınlanmış uygulanmakta olan usullere
    ilişkin hız tahditlerini ortadan kaldırmaz.
    RISK ANALYSIS :
    RİSK ANALİZİ
    Kötü hava koşullarının devam etme süresini analiz eden ve riski belirleyen bir çalışma.
    RISK OF COLLUSION:
    ÇARPIŞMA RİSKİ
    Ciddi çarpışma risklerinin ortaya çıktığı uçakların yakın geçme durumlarının risk
    sınıflandırması.
    RNAV APPROACH:
    RNAV YAKLAŞMASI
    Uçaktaki RNAV ekipmanlarına dayanılarak seyrüseferin yapıldığı bir aletli yaklaşma
    usulü.
    RNAV ROUTE:
    RADYO SEYRÜSEFER YOLU
    Uçuş operasyonlarında, özel ekipman ve metotlarla bölgesel seyrüsefer imkanı sağlayan
    yol/yollar.
    ROGER:
    ANLAŞILDI
    “ Son mesajınızın tamamını aldım “ anlamında kullanılır. Ancak bu ifade “ Evet” yada
    “Hayır” cevabı gerektiren sorulara cevap olarak kullanılmaz .
    ROUTE:
    ROTA
    Uçağın coğrafi bir noktaya veya hava yoluna göre 2 boyutlu pozisyonunu belirtir.
    ROUTE SEGMENT:
    YOL DİLİMİ
    Uçuş planındaki arka arkaya gelen iki belirli nokta ile belirlenmiş uçulacak yolun bir
    bölümü
    RULE:
    Uçağın kalkış yapana kadar hareket ettiği süre rule olarak ifade edilir.
    RULES OF THE AIR AND AIR TRAFFIC SERVİCES:
    HAVA TRAFİK HİZMETLERİNİN KURALLARI
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 75 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Annex2-Annex 11 dokümanlarında yayınlanan standartlara göre hava trafik hizmetlerinin
    kuralları.
    RUNWAY:
    PİST
    Uçakların kalkış ve inişleri için hazırlanmış hava alanı sahası üzerindeki belirlenmiş
    dikdörtgen saha
    RUNWAY CAPACITY :
    PİST KAPASİTESİ
    Belirlenmiş bir zaman aralığı içerisinde, iniş- kalkış hizmeti alabilecek uçak sayısı.
    RUNWAY HEADING:
    PİST UÇUŞ BAŞI
    Pist merkez hattı uzantısına tekabül eden manyetik istikamettir. Ancak bu, pist üzerinde
    yazılı pist numarası değildir. Örneğin bir pistin numarası 04 olabilir, ( 04 pisti diye adlandırılır
    ) ancak pistin manyetik başı 044 derecedir. Pist numaraları bu manyetik uçuş başlarının
    yuvarlanmasıyla oluşturulur.
    RUNWAY IN USE / ACTIVE RUNWAY/ DUTY RUNWAY:
    AKTİF PİST/ KULLANILAN PİST
    O an için, kalkış veya iniş amaçlı kullanılan pist veya pistler, çoklu pist kullanımlarında
    tüm kullanılan pistler aktif kabul edilir.
    RUNWAY STRIP:
    PİST ŞERİDİ
    Pisti ve durma uzantısını içine alan, pistten dışarı çıkan bir uçağın hasar tehlikesini
    azaltmak, iniş esnasında uçağın korunmasını sağlamak amacıyla belirtilmiş sahalardır.
    RUNWAY VISUAL RANGE:
    RVR-PİST GÖRÜŞ MESAFESİ
    Bir uçağın pilotunun pist merkez hattından; pist yüzeyindeki işaretleri veya pisti ya da
    pist merkez hattını gösteren ışıkları görebildiği mesafe.

    S
    SAME DIRECTION AIRCRAFT:
    AYNI YÖNLÜ UÇAKLAR
    Uçaklar aynı istikamette uçtuklarında ;
    a- Aynı yön ve aynı rotayı takip ettiklerinde,
    b- Aynı yönde uçup rotaları birbirine paralel olduğunda
    c- Rotaları 45 dereceden az bir açıyla keşiştiğinde aynı yönlü kabul edilirler .
    SAFETY ALERT:
    EMNİYET İKAZI
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 76 - Hava Trafik Müdürlüğü
    ATC tarafından, kontrolü altındaki uçaklara yayınlanan bir emniyet ikazıdır. ATC, bir
    uçağın bulunduğu yükseklik itibariyle diğer bir uçağa, bir maniaya ya da araziye emniyetsiz
    bir şekilde yaklaştığının farkına vardığında bu ikazı yapar, eğer pilot bu ikaza ilişkin gerekli
    tedbirleri aldığını veya diğer trafiği takip ettiğini bildirirse, kontrolör söz konusu emniyet
    ikazlarına devam etmeyebilir.
    SATELLITE DATA UNIT:
    UYDU VERİ BİRİMİ
    Uçak seyrüsefer sisteminde bulunan cihazlarla ortak yüzeyde çalışan uçak yer istasyonu
    sisteminin merkezini oluşturan veri birimidir.
    SATELLITE NAVIGATION AND GLOBAL POSITIONING SYSTEM
    UYDU SEYRÜSEFER VE KÜRESEL POZİSYONLAMA SİSTEMİ
    Uçaklarda bulunan bu teknoloji hava trafik kontrol ünitesinin tavsiyesi olmaksızın direkt
    rotalarda uçabilmeyi sağlamaktadır. Fakat uçakların kendi ayırmalarını sağlamak için
    kullanılmamaktadır.
    SAY AGAIN:
    TEKRAR EDİN
    Son mesajın tekrar edilmesi için kullanılır .
    SEE AND AVOID:
    GÖR VE KAÇIN
    Meteorolojik koşullar uygun olduğunda, IFR veya VFR olarak uçan pilotlardan , diğer
    trafikten kaçınmak için manevra yapmalarının ve diğer trafiği takip etmelerinin (izlemelerinin)
    talep edilmesi,
    SCHEDULE:
    PROGRAMLAMA
    Bir birey yada bir grubun olağan çalışma planında boş zaman ve görevlerin
    sıralanmasıdır.
    SCHEDULED LANDING TIME:
    PLANLANAN İNİŞ ZAMANI
    Bir uçuşun piste ulaşacağı hesaplanan zaman.
    SECONDARY SURVEILLANCE RADAR:
    İKİNCİL GÖZLEM RADARI
    Normal radarların tersine bu radar uçak tarafından gönderilen sinyallerin alınması ve
    işlenmesi esasına dayanır.
    SECONDARY SURVEILLANCE RADAR (MODE S):
    İKİNCİL GÖZLEM RADARI (MOD S)
    Gözetim fonksiyonuna ek olarak, ikincil radarın Mod S fonksiyonu, çok yoğun hava
    sahalarında hava trafik hizmeti için kullanılabilen hava-yer bilgi hattı sağlamaktadır.
    SECTOR:
    SEKTÖR
    Bir kontrolör grubu tarafından kontrol edilen, koordinatları belirlenmiş ve tahsis edilmiş
    bir radyo frekansı bulunan hava sahasıdır.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 77 - Hava Trafik Müdürlüğü
    SECTORISATION:
    SEKTÖRİZASYON
    Bir FIR’ın (Uçuş bilgi bölgesi) birkaç sektöre ayrılmasıdır. Bu işlemin amacı bir hava
    trafik kontrolörünün iş yükünü azaltmaktır.
    SECURITY MANAGEMENT:
    GÜVENLİK YÖNETİMİ
    Güvenlik hizmetleri ve mekanizmalarının oluşturulması ve kontrolü, güvenlikle ilgili
    bilgilerin dağıtımı ve güvenlik olaylarının rapor edilmesi gibi fonksiyonlardır.
    SEGREGATED PARALLEL OPERATIONS:
    AYRILMIŞ PARALEL OPERASYONLAR
    Bir pistin yalnız kalkışlar için diğerinin ise yalnız iniş amaçlı kullanıldığı, paralel alet
    pistlerine aynı anda yapılan iniş ve kalkış operasyonlarıdır.
    SELECTION PROCEDURES:
    SEÇME UYGULAMALARI
    Bu uygulamalar, başvurunun kabulü veya reddedilmesi, başvuru belgelerinden temel
    bilgilerin çıkarılması, psikolojik testleri, kişisel özelliklerin belirlenmesi gibi çalışmalara
    rehberlik yaparlar.
    SEPARATION:
    AYIRMA
    Uçakların seviye ve pozisyon olarak birbirlerine tehlike teşkil etmeyecek şekilde belli
    kriterler göz önüne alınarak uçurulmalarıdır.
    SEPARATION MINIMA:
    AYIRMA MİNİMUMU
    Hava trafik kontrol usullerinin uygulanmasına yönelik, uçaklar arasındaki minimum
    uzunlamasına, yanlamasına veya dikey mesafeler.
    SEQUENCING:
    SIRALAMA
    Bir piste yada bir noktaya uçan uçakların bir sıra halinde uçurulmasına denir.
    SHORT TAKE OFF AND LANDING AIRCRAFT:
    KISA MESAFEDE İNİŞ- KALKIŞ YAPABİLEN UÇAK
    Uygulanabilir STOL karakteristiği, yeterliliği, gürültü ve kirlilik standartlarıyla uyumlu
    bir STOL meydandan operasyon yapabilecek, onaylanmış operasyon ağırlığı limitlerinde bir
    ağırlığa sahip uçak .
    SHOULDER:
    BANKET
    Kaplama yüzeyiyle çevresindeki arazi arasında geçiş sağlayacak şekilde hazırlanmış,
    kaplama bitişik bir sahadır.
    SIGMET INFORMATION:
    ÖNEMLİ HAVA DURUMU BİLGİSİ
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 78 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Meteoroloji gözlem ofisi tarafından meydana gelen yada gelmesi beklenen belirli
    rotadaki uçak operasyonlarının emniyetini etkileyebilecek hava olaylarına dair bilgilerin
    yayınlanması.
    SIGNAL AREA:
    İŞARET SAHASI
    Meydanlarda yer işaretlerinin gösterilmesi için kullanılan bir sahadır.
    SIGNIFICANT POINT:
    ÖNEMLİ NOKTA
    Seyrüsefer ve hava trafik hizmeti amaçları için bir hava trafik hizmet yolu veya bir uçuş
    rotasının tanımlanmasında kullanılan belirli coğrafi bir pozisyon.
    SINGLE PILOTED AIRCRAFT:
    TEK PİLOTLU UÇAK
    Uygun hava trafik hizmetinin sağlanmasını belirlerken, ATC tarafından ; bir set uçuş
    kontrolüne, arka arkaya kokpitlere ve sadece bir pilot tarafından kullanılabilen iki set uçuş
    kontrolüne sahip turbo jet askeri bir uçak ‘Tek Pilotlu Uçak’ olarak düşünülecektir.
    SIMULATOR:
    SİMÜLATÖR
    Bir öğrenim ve pratik yapma amacıyla gerçek hava trafik koşullarının yaratıldığı bir
    eğitim aracıdır.
    SKILL:
    YETENEK
    Bir iş için gerekli çalışma performansının bulunması.
    SLANT RANGE:
    EĞİM MESAFESİ
    Uçuştaki bir uçakla yer cihazı (radar, DME) arasındaki gerçek direkt mesafeye denir.
    SLOT:
    Hava trafiğinin düzenli bir akışının sağlanabilmesi için uçakların kalkış zamanlarının
    veya rotalarındaki değişiklerin belirlenmesi.
    SLUSH:
    SULU KAR
    Ayak burnu veya topuğu ile vurulduğunda dağılacak şekilde suya doymuş kardır.
    SNOWTAM:
    Özel bir formatla, harekat sahasındaki kar, buz, kar eriyiği ve sulu kardan meydana gelen
    tehlikeli durumların varlığını yada kaldırılmasını bildiren özel seri notam.
    SPEED ADJUSTMENT:
    HIZ AYARLAMASI
    Uçaklar arasında gerekli ayırmanın sağlanabilmesi amacına yönelik, pilotlardan uçağın
    hızını belirli bir değere ayarlamasını isteyen bir ATC (Hava Trafik Kontrol) usulü.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 79 - Hava Trafik Müdürlüğü
    SQUAWK (MODE, CODE, FUNCTION):
    Uçak transponder’ında belirli mod/ kod / fonksiyonların çalıştırılması .
    SSR TRANSPONDER:
    Yer radarının gönderdiği yüksek frekans sinyallerini alıp, seviye ve tanıtma sinyalleri
    şeklinde geri gönderen uçak cihazıdır.
    STAND BY:
    YEDEKTE BULUNMA
    Bir hata durumunda temel görevleri üzerine alan yedek statü tanımıdır.
    STAND BY:
    DİNLEMEDE KALIN
    Pilot veya kontrolör tarafından çok kısa bir süre için dinlemede kalınmasını, beklenmesini
    ifade etmek için kullanılır. Eğer bu durumda cevap gecikirse tekrar aramak gereklidir. Bu terim
    bir onay veya reddetme anlamı içermez .
    STANDARD ARRIVAL ROUTE:
    STANDART GELİŞ ROTASI
    Bir yaklaşma uygulamasında, uçağın havayolundan ayrılıp ilk yaklaşma fiksine gelişini
    belirleyen hava trafik hizmet rotasıdır.
    STANDARD DEVIATION:
    STANDART SAPMA
    Ana değer üzerinde meydana gelen hataların dağılımının ölçülmesidir.
    STANDARD GEODETIC SYSTEM:
    STANDART ÖLÇÜM SİSTEMİ
    Hava seyrüseferi için temel olacak tüm enlem ve boylamların ölçümünün yapıldığı kabul
    edilmiş yeryüzü ölçüm sistemidir.
    STANDARD INSTRUMENT DEPARTURE:
    STANDART ALETLİ KALKIŞ
    Bir uçağın kalkışını takiben havayoluna kadar izleyeceği standart hava trafik hizmet
    rotasıdır.
    STANDARD OPERATING PROCEDURES:
    STANDART OPERASYON UYGULAMALARI
    Kontrolörlerin sorumluluklarının koordine edilerek uygulamaların standart hale
    getirilmesi.
    STANDARD RATE TURN:
    STANDART DÖNÜŞ ORANI
    Saniyede 3 derecelik dönüştür.
    STANDARD TERMINAL ARRIVAL ROUTE:
    STANDART TERMİNAL GELİŞ ROTASI
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 80 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Pilot kullanımı için grafik veya metin formatında yayınlanmış, aletli uçuş kuralları
    kapsamında hava trafik kontrol geliş usulü. Bu rota yoldaki uçuştan bir dış fikse yada terminal
    sahasındaki aletli yaklaşma fiksine geçişi sağlar.
    STATE AIRCRAFT:
    DEVLET UÇAĞI
    Askeri, polis ve gümrük amaçlı kullanılan uçaklar bu statü ile değerlendirilir.
    STATIC DATA:
    TANIMLANMIŞ VERİ
    Daha önceden tanımlanmış temel bir konuyu esas alan hava trafik hizmet
    fonksiyonlarının operasyonu konusundaki bilgidir.
    STOP SQUAWK (MODE OR CODE):
    Hava trafik kontrol (ATC) tarafından pilotun uçak transponder’ındaki belirli fonksiyonları
    kapatması için kullanılır.
    STOPWAY:
    DURMA YOLU
    Kalkış pistinin ötesinde, pistten daha az geniş olmayan ve merkezi pistin merkez hattının
    uzantısına dayanan, kalkış esnasında kalkışını iptal etmek zorunda kalan uçakların zarar
    görmesini önlemek için hava alanı otoritesi tarafından belirlenmiş saha.
    STRAIGHT- IN APPROACH:
    DİREKT YAKLAŞMA
    Son yaklaşmanın, kaide dönüşü olmadan başladığı, direkt iniş minimumlarıyla
    tamamlanması gerekli olmayan bir aletli yaklaşmadır.
    STRAIGHT-IN LANDING:
    DİREKT İNİŞ
    Bir aletli yaklaşmayı tamamlamak için takip edilen son yaklaşma korsuyla 30 derecelik
    bir açı limiti içinde aynı hizadaki piste yapılan iniş .
    SUNSET AND SUNRISE:
    GÜNDOĞUMU VE GÜNBATIMI
    Otoritelerce karışıklıkların önlenmesi amacıyla belirlenmiş gündoğumu ve gün batımı
    zamanları.
    SURVEILLANCE ANALYSIS SUPPORT SYSTEM-SENSOR LEVEL:
    RADAR PERFORMANS DEĞERLERDİRME SİSTEMİ
    Radar İstasyonlarında yapılan mekanik durumunu da içeren performans ölçümleri.
    STOL (SHORT TAKE OFF AND LANDING):
    Kalkış ve iniş mesafeleri kısa olan uçaklar için kullanılan bir terim.
    STRATEGY:
    STRATEJİ
    Belirlenen hedeflere ulaşabilmek için orta veya uzun vadeli program, plan veya yöntem
    belirlenmesidir.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 81 - Hava Trafik Müdürlüğü
    STUDENT AIR TRAFFIC CONTROLLERS:
    ÖĞRENCİ HAVA TRAFİK KONTRÖLÖRLERİ
    Temel hava trafik kontrol eğitimini başarıyla tamamlayan ve işbaşı eğitiminden önce tüm
    teorik bilgileri edinmesi için eğitime alınan seçilmiş kişilerdir.
    SUPER HIGH FREQUENCY:
    SÜPER YÜKSEK FREKANS
    3 ile 30 GHz arasındaki frekansların bütünü.
    SURFACE MOVEMENT RADAR:
    YER HAREKET RADARI
    Havaalanı içerisinde hava taşıtı ve diğer tüm taşıtları içeren hareketli cisimleri belirleyen
    ve bunları kontrol kulesindeki radar gösterge ekranına aktaran radar cihazıdır.
    SYLLABUS:
    PROGRAM
    Eğitim boşluğunu doldurmak ve kursun hedefine ulaşması için gerekli eğitim konularını
    ve başlıklarını belirlemek için oluşturulan liste.

  9. #9
    Aktif Üye Array Localizer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Ekim.2006
    Bulunduğu yer
    AYT
    Mesajlar
    703
    İtibar Gücü
    4898

    Standart

    T
    TACTICAL AIR NAVIGATION:
    TAKTİKSEL HAVA SEYRÜSEFERİ
    Yerde , gemide veya özel ekipmanlarla tesis edilmiş bir uçakta bulunan , pilota yönlenme
    ve mesafe bilgisi veren UHF kaydından yayın yapan radyo seyrüsefer sistemidir. (genelde askeri
    amaçlı kullanılır).
    TAIL WIND:
    ARKA RÜZGAR
    Pistin uzunlamasına ekseninden 90 derece ya da daha fazla esen rüzgar.
    TAKE-OFF DISTANCE AVAILABLE, TODA:
    MEVCUT KALKIŞ MESAFESİ
    Mevcutta bir aşma sahası varsa, bunun kalkış için koşu mesafesine eklenmesiyle oluşan
    mesafedir.
    TAKE-OFF RUN AVAILABLE, TORA:
    KALKIŞ KOŞUSU İÇİN MEVCUT MESAFE
    Kalkan bir uçağın, yerdeki koşusu için mevcut ve elverişli olarak ilan edilen pist
    uzunluğudur.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 82 - Hava Trafik Müdürlüğü
    TAKE-OFF RUNWAY:
    KALKIŞ PİSTİ
    Sadece kalkış amaçlı kullanılan pistlerdir.
    TAXI, HOLDING POSITION:
    TAKSİ BEKLEME POZİSYONU
    Taksi yapmakta olan uçak ve diğer araçların, pistten yeteri kadar uzaklıkta bekletilmeleri
    için belirtilmiş pozisyondur.
    TAXIWAY:
    TAKSİ YOLU
    Bir kara meydanında, uçakların taksi yapmaları için hazırlanmış ve havaalanının bir yeri
    ile diğer bir yeri arasında bağlantı sağlayabilme amacıyla belirlenmiş yoldur.
    TAXIWAY INTERSECTIONS:
    TAKSİ YOLU KAVŞAĞI
    İki veya daha fazla taksi yolunun kesişmesidir.
    TAXIWAY STRIP:
    TAKSİ YOLU ŞERİDİ
    Taksi yolunu içine alan ve takside olan bir uçağı muhafaza etmek ve rule kaçırarak taksi
    yolu dışına çıkması halinde zarar görme riskini azaltmak için kullanılan bir sahadır.
    TECHNICAL AND OPERATING MONITOR (RMCS) :
    TEKNİK VE OPERASYONEL MONİTÖR
    İstasyon, RDP ve FDP sistemlerinin tüm mevcut durumlarını görebilme ve istasyondaki
    sistemleri uzaktan kumanda etme imkanı veren bir konsoldur.
    TERMİNAL ATC AUTOMATIC:
    TERMINAL HAVA TRAFİK KONTROLÜ OTOMASYONU
    Uzman tavsiyeleri ile Hava Trafik Kontrollerine otomasyon fonksiyonların da yardım
    sağlama programı.
    TERMINAL APPROACH RADAR:
    YAKLAŞMA RADARI
    Yaklaşma sahası için kullanılan gözlem radarı 60 NM ( 110 km) ile sınırlı bir menzile
    sahiptir.
    TERMINAL AREA:
    TERMİNAL SAHASI
    Havaalanı trafik kontrol hizmeti veya yaklaşma kontrol hizmeti için kullanılan tanımlı bir
    sahadır.
    TERMINAL CONTROL AREA:
    TERMİNAL KONTROL SAHASI
    Bir veya daha fazla hava alanını kapsayan , ATS yollarıyla tanımlı bir saha.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 83 - Hava Trafik Müdürlüğü
    TIME NAVIGATION:
    ZAMAN SEYRÜSEFERİ
    Seyrüsefer boyutuna zaman faktörünün de katılarak 4 boyutlu olarak kullanılmasıdır.
    THRESHOLD:
    PİST EŞİK NOKTASI
    Pistin (iniş amaçlı kullanılırken) başlangıç bölümü.
    TOTAL ESTIMATED ELAPSED TIME:
    TAHMİNİ GEÇEN TOPLAM ZAMAN
    IFR uçuşlar için, kalkıştan belirli bir noktaya varıncaya kadar geçen tahmini toplam
    zaman.
    VFR uçuşlar için kalkıştan varış meydanına kadar geçen tahmini toplam zaman.
    TOUCH AND GO:
    Bir uçağın durmadan ya da pisti terk etmeden inişi ve müteakiben kalkışı.
    TOUCHDOWN ZONE:
    KONMA BÖLGESİ
    Pist eşiğinin ilerisinde bulunan ve iniş sırasında piste ilk temas etmek istenilen bölge.
    TOUCHDOWN ZONE ELEVATION:
    KONMA BÖLGESİ YÜKSEKLİĞİ
    İniş yüzeyinin (deniz mesafesinden) en yüksek değeri.
    TOWER CONTROL:
    MEYDAN KONTROL
    İniş- kalkış trafiklerine ve meydan civarındaki diğer trafikleri hava trafik kontrol
    hizmetinin verilmesi ile sorumlu ünite.
    TRACK:
    ROTA
    Bir uçağın uçuş güzergahının derece bazında dünya yüzeyine yansıyan uçuş yoludur.
    TRACON:
    FAA tarafından hizmetin verildiği Terminal radar Yaklaşma Kontrol
    TRAFFIC:
    TRAFİK
    a- Bir Kontrolör tarafından radarda tanımlanarak ayırma işlemini koordine etmesi
    amacıyla kullanılan terimdir.
    b- Hava Trafik Kontrol tarafından bir ya da birden fazla uçağı ifade etmek amacıyla
    kullanılan terim.
    TRAFFIC ADVISORY:
    TRAFİK İKAZI
    Pilota, sorun teşkil edebilecek trafiğin bilgisini veren sistem.
    TRAFFIC ALERT AND COLLISRON AVOIDANCE SYSTEM
    Trafik ikazı ve çarpışmayı önleyici sistem.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 84 - Hava Trafik Müdürlüğü
    TRAFFIC IN SIGHT:
    TRAFİK TAKİP EDİLİYOR
    Pilotlar tarafından Kontrolöre ilgili trafiğin takip edildiğini belirtmek için kullanılan
    terim.
    TRAFFIC MANAGEMENT UNIT:
    TRAFİK İDARE (İŞLETME) ÜNİTESİ
    Aktif Hava Trafik Hizmeti vermekten sorumlu ünite.
    TRAINEE AIR TRAFFIC CONTROLLER:
    EĞİTİLEN HAVA TRAFİK KONTROLÖRÜ
    Hava Trafik Kontrolörü olabilmek için gerekli olan derece ve onayı alabilme konusunda
    eğitilen adaylar.
    TRAJECTORY:
    YÖRÜNGE
    Uçağın coğrafi olarak, irtifa ve zaman bilgilerini de içeren 4 boyutlu tanımlanması.
    TRANSFERRING AIR TRAFFIC SERVICE UNIT:
    HAVA TRAFİK HİZMETİNİN TRANSFERİ
    Uçağın kontrol sorumluluğunun bir ATC ünitesinden diğerine devir edilmesi.
    TRANSFERRING UNIT/CONTROLLER:
    TRANSFER EDEN ÜNİTE/KONTROLÖR
    Bir uçağa Hava Trafik Kontrol Hizmeti sağlarken, söz konusu uçağı diğer bir
    ünite/kontrolöre devreden ünite/kontrolör.
    TRANSITION TRAINING:
    GEÇİŞ EĞİTİMİ
    Belirli simülasyon metotlarıyla, temel eğitim esnasında teorik bilgi ve anlama
    yeteneklerinin pratik uygulamalarla gerçekleştirilmesi.
    TRANSPONDER:
    Fonksiyonu otomatik sinyaller göndererek, soru-cevap mantığı ile sorgulamayı sağlamak
    olan, alıcı- verici cihazlarının ortak çalıştığı bir cihaz.
    TRUE AIRSPEED:
    GERÇEK HAVA SÜRATİ
    Yoğunluk ve ısı etkileri de hesap edilerek , bir uçağın gerçek hava süratini ifade eden bir terim.

    U
    ULTRA HIGH FREQUENCY :
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 85 - Hava Trafik Müdürlüğü
    ULTRA YÜKSEK FREKANS
    300 Mhz ile 30 Ghz arasındaki frekansların tümü.
    UNCLAIMED BAGGAGE:
    SAHİPSİZ BAGAJ
    Havaalanına ulaştıktan sonra bir yolcu alınmamış bagaj.
    UNIDENTIFIED BAGGAGE
    TANIMLANMAMIŞ BAGAJ
    Havaalanında bagaj fişi olan veya olmayan, herhangi bir yolcu tarafından alınmamış
    sahibi bilinmeyen bagaj.
    UNIVERSAL TIME COORDİNATED :
    EVRENSEL ZAMAN KOORDİNASYONU
    Bir saniye artışıyla ayarlanan ve sivil havacılıkta temel alınan otomatik zaman ölçeğidir.
    UNIT
    BİRİM, ÜNİTE
    Bir hizmeti yerine getiren topluluğu belirtmek için kullanılır.
    UPPER AIR CONTROL CENTRE:
    ÜST HAVA KONTROL MERKEZİ
    Yüksek irtifa değerlerinde tanımlanan bir hava sahasındaki uçakların ayırma
    sorumluluğunu üstlenmiş bir hava trafik kontrol birimidir.
    URGENCY:
    ACİLİYET
    Hava aracı veya diğer araçlar ile içlerindeki ya da civarındaki insanların güvenliği ile
    ilgili durumu belirtmek için kullanılır. Anında müdahale gerektirmez.

    V
    VALIDITY :
    GEÇERLİLİK
    Bir durumun tanımlanmasında kullanılan modellerin, teorilerin veya verilerin doğruluğu
    yada uygulanan bir test veya yapılan bir ölçümün doğruluğu olarak tanımlanır.
    VARIABLE:
    DEĞİŞKENLİK
    Belirlenen bir değerler seti arasından her hangi bir değeri üzerine alabilen nicelik olarak
    tanımlanır.
    VECTOR:
    VEKTÖR
    Radar ile seyrüsefer yardımı sağlamak amacıyla hava aracına verilen uçuş başı (radar
    yardımı ile yönlendirmek).
    VERIFY:
    DOĞRULA(MAK), TEYİT ETTİRMEK
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 86 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Bir bilgiyi teyit ettirmek amacıyla istekte bulunmak. Örnek; "verify assigned altitude."
    Tahsis edilen irtifayı doğrulayın.
    VERIFY SPECIFIC DIRECTION OF TAKEOFF (OR TURNS AFTER TAKEOFF):
    KALKIŞ YÖNÜNÜ DOĞRULAYIN (TEYİT EDİN)
    Hava Trafik Kontrol Ünitesi tarafından hava aracının kalkış yönünü ya da kalkıştan sonra
    döneceği yönü doğrulamak amacıyla kullanılır. Normalde Meydan Kontrol Kulesi bulunmayan
    hava alanlarından IFR kalkacak trafikler için kullanılır. Pilot ile direkt muhaberenin
    sağlanamadığı durumlarda FSS , dispeç aracılığıyla veya benzeri yollarla söz konusu bilgi
    istenebilir
    VELOCITY ERROR:
    HIZ HATASI
    Bir hedefin gerçek yer hızı ile izleyici tarafından hesaplanan yer hızı arasındaki
    farklılıktır.
    VERTICAL DEVIATION:
    DİKEY SAPMA
    Bir uçağın dikey profilde aşağı veya yukarı doğru yaptığı kaçınma hareketidir.
    VERTICAL SEPARATION:
    DİKEY AYIRMA
    Değişik irtifa ya da uçuş seviyeleri tahsis edilmek suretiyle sağlanan ayırma. [ICAO]-
    hava araçları arasında dikey mesafe birimleri ile ifade edilen ayırma.
    VERTICAL TAKEOFF AND LANDING AIRCRAFT:
    DİKEY İNİŞ / KALKIŞ YAPAN HAVA ARACI
    Kalkış ve iniş için çok kısa pistleri veya küçük sahaları kullanarak dikey tırmanma
    ve/veya alçalma yapabilen hava aracı.Bu tür hava araçlarına helikopterler de dahil olmakla
    birlikte, söz konusu hava araçları sadece helikopterlerle sınırlı değildir.
    VERY HIGH FREQUENCY:
    ÇOK YÜKSEK FREKANSLAR
    30 ile 300 Mhz arasındaki frekansların tümü.
    VERY LOW FREQUENCY:
    ÇOK DÜŞÜK FREKANSLAR
    3 ile 30 Mhz arasındaki frekansların tümü.
    VFR AIRCRAFT:
    VFR HAVA ARACI
    Uçuşunu görerek uçuş kurallarına göre yapan hava aracı.
    VFR CONDITIONS:
    VFR ŞARTLAR
    Görerek uçuş kurallarına göre uçuş için belirlenmiş minimum değerlere eşit ya da bu
    değerlerden daha iyi hava durumu koşulları.
    VISIBILITY:
    GÖRÜŞ, RÜYET
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 87 - Hava Trafik Müdürlüğü
    Atmosfer koşullarına göre saptanan ve uzaklık birimleriyle belirtilen, gündüzleri göze
    çarpan aydınlatılmamış nesneleri ve geceleri göze çarpan aydınlatılmış nesneleri görüp
    tanıyabilme yeteneği.
    Flight Visibility ( Uçuş görüşü) : Uçuş süresince kokpitten ön tarafa doğru görüş.
    Ground Visibility (yer görüşü) : Yetkili bir rasatçı tarafından tespit edilen hava
    alanında ki görüş
    Runway Visual Range [RVR] (pist görüşü) : Pist merkez hattı üzerindeki bir uçağın pilotu
    tarafından, pist yüzey işaretlerinin veya pisti ya da merkez hattını belirleyen ışıkların
    görülebildiği mesafe.
    VISUAL APPROACH:
    GÖREREK YAKLAŞMA
    Aletle yaklaşma yönteminin bir bölümü ya da tümü tamamlanmadığında IFR uçan hava
    aracının araziyi (yere nazaran görsel referanslarla) görerek gerçekleştirdiği yaklaşma.
    VISUAL HOLDING:
    GÖREREK BEKLEME
    Havadan kolayca seçilebilen belirlenmiş bir coğrafi fix üzerinde yapılan bekleme.
    VISUAL FLIGHT RULES ( VFR):
    GÖREREK UÇUŞ KURALLARI
    Açık hava koşullarında, bir uçağın yeri görerek seyrüseferine devam etmesine izin verilen
    kurallardır.
    VISUAL METEOROLOLOGICAL CONDITIONS:
    GÖREREK METEOROLOJİK KOŞULLAR
    Bir uçağa görerek kontrol ve seyrüsefer olanağı tanıyan yeterli görüş mesafesi bulunan
    meteorolojik şartlardır.
    VOR:
    Yer tabanlı elektronik seyrüsefer yardımcısı. çok yüksek frekans manyetik kuzeye göre
    düzenlenmiş 360 derecelik seyrüsefer sinyali yayınlar.VOR’lar mors kodunda kendilerini tanıtıcı
    sinyal yayınlarlar.Bunlara ilaveten sesli tanıtma özellikleri de olabilir ki bu özelliği FSS ya da
    ATC tarafından pilotlara verilecek talimatların iletilmesi amacıyla da kullanılabilir.
    VORTAC:
    Aynı noktada eşlenik çalışan VOR ve TACAN cihazlarından oluşan sisteme verilen ad.

  10. #10
    Aktif Üye Array Localizer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.Ekim.2006
    Bulunduğu yer
    AYT
    Mesajlar
    703
    İtibar Gücü
    4898

    Standart

    W
    WAKE TURBULENCE:
    KUYRUK TÜRBÜLANSI
    Atmosferde bir hava aracının geçişinden kaynaklanan doğa olayları. İtme kuvveti akıntısı
    türbülansını, girdapları, jet rüzgarını, tepkili motor rüzgârını, pervane rüzgârını ve havada ve
    yerde motor rüzgârını kapsayan bir terimdir.
    HAVACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ DICTIONARY OF AVIATION
    SEYRÜSEFER DAİRESİ BAŞKANLIĞI - 88 - Hava Trafik Müdürlüğü
    WARNING :
    UYARI
    Bir hareketin tanınma ve doğrulanma işlemlerinden oluşan haber verme sistemidir.
    WAY- POINT :
    YOL NOKTASI
    Bir uçağın uçuş yolu yada saha seyrüsefer rotasını belirlemek için kullanılan özel
    coğrafi yer.
    WEATHER OFFICE:
    METEOROLOJİK OFİS
    Uçuş bilgi işleme sistemine meteorolojik bilgi sağlayan dış merkez.
    WILCO:
    Mesajınızı aldım , anladım ve uygulayacağım anlamına gelen bir deyim.
    WIND SHEAR:
    RÜZGAR KIRILMASI(ŞİR’İ)
    Rüzgarın hızında ve /veya yönünde kısa mesafelerde meydana gelen ani değişiklikler. Bu
    değişiklikler yırtılma veya akma etkisi yaratabilir. Yatay veya dikey yönlerde ya da aynı anda her
    iki yönde birden görülebilir.
    WORDS TWICE:
    İKİ KERE
    a. İstek olarak : "İletişim kötü. Lütfen her freyzi iki defa söyleyin."
    b. Bilgi olarak : "İletişim çok kötü olduğundan bu mesajdaki her ifade iki defa
    söylenecektir."

    Z
    ZERO MODE A:
    SIFIR MOD A
    0000 ile gösterilen geçersiz mod A.

1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 12 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 misafir)

Paylaş

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •