Atatürk, ileri görüşlülüğü ile;

“İstikbal göklerdedir”,
“ Göklerini koruyamayan uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar”
“Havacılığın temeli pilot tayyare ve onun makinistidir”,
“Geleceğin en etkili silahı da, aracı da hiç kuşkunuz olmasın tayyaredir. Bir gün insanoğlu tayyaresiz de göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de aydan bize haber yollayacaktır. Bu mucizenin gerçekleşmesi için 2000 yılını beklemeye gerek kalmayacaktır. Gelişen teknoloji daha şimdiden bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise, batıdan bu konuda fazla geri kalmamayı temindir.”

Veciz sözleri ile havacılığın önemini bize işaret etmiş, 16 Şubat 1925’te Türk Hava Kurumunun, 6 Ekim 1926’da İlk Uçak Fabrikasının, 20 Mayıs 1933’te Devlet Hava Yollarının kuruluşunu sağlamıştır.

Türkiye’de havacılığın geliştirilmesinin hayati önemini kavrayan Ulu Önder, bu davranışları ile bize önemli mesajlar verdi. Kurulmasını sağladığı THK uzun yıllar yerinde pinekledikten sonra yeni yeni atılım yapmaya başladı; Üniversitesi ile uçak filosu ile Ulu Önder’e layık olmaya başladı. Türk Hava Yolları (Atatürk’ün kurduğu Devlet Hava Yolları) ise filosu ile, akademisi ile, çağdaş personeli ile Ulu Önder’in düşlerindeki gibi uçmaya devam ediyor. Yazık yazık! Uçak Sanayii ise Atatürk’ten sonra Dünyayı yönetmeye kalkan emperyalist ülkelerin kandırmacası ve çabaları ve Türkiye’yi yönetenlerin safdillikleri ile gelişmeye başladığı ve çağdaş uçak ürettiği bir dönemde rafa kaldırıldı.