“7 Yaşındaydım, ATATÜRK’ü Bizzat Gördüm”

20 yaşından bu yana bitmek tükenmek bilmeyen bir heyecanla Atatürk’ü araştırıyor. 1930 doğumlu, yani 60 yılını Türkiye Cumhuriyeti tarihine adamış. Biz diyelim Şu Çılgın Türkler, siz deyin Turgut Özakman…




1948 yılında Ankara Polatlı’dan Afyon’a yürüyerek gitmiş ve insanların anılarını birinci elden tek tek dinlemişsiniz. 2005’ten sonra da Şu Çılgın Türkler vesilesiyle yapılan pek çok Anadolu gezisi ve sohbet söz konusu. Ne gibi farklılıklar gözlediniz?

1948’de toprak barut kokuyordu. Konuştuğum insanlar savaşa ya katılmış ya da tanık olmuştu; o günün heyecanını yaşıyorlardı. 2005’ten sonraki ziyaretlerimde ise o dönemi bilmeyen, yakın tarihimizi Şu Çılgın Türkler vesilesiyle öğrenip şaşakalan insanlarla karşılaştım. Nereye gidersem gideyim anlattıklarımı su içer gibi dinliyor, çoğunu ilk defa duyuyorlardı. Biri yaşamış, birine hiç anlatılmamıştı. Aslında çok yurtseverdiler ama hiç bilgileri yoktu. Kitap teferruata girdikçe hakikaten şaşırıyorlardı. Ama bu kitabın zaferi değil, bizim bu konudaki durumumuzun acı bir göstergesi. Demek ki tarihimizi, yakın tarihimizi hiç ama hiç bilmiyoruz.

Yakın tarihimiz neden yeterince bilinmiyor, öğrenilmiyor? Sorun eğitim sisteminde mi?

Zaten 11 ve 12. sınıftaki çocuklar hep kursta. O yılların derslerini görmüyorlar, görseler bile sadece sınav odaklı… İçselleştirip sindiremiyorlar. Yakın tarih birtakım kitaplarda 1980’e kadar getiriliyor ama ek**** yanlış ve zevksiz bir şekilde.

Bakırköy’de yedi yaşındayken Atatürk’ü bizzat gördünüz siz, değil mi?

Evet. 1937 yazıydı. yedi yaşındaydım, onu bizzat gördüm. Viyana Gazinosu’na geldiler. Önde; sepetli denir, bir motosiklet ve iki polis… Siyah bir arabayla gelmişlerdi, üç arkadaş. Diğerleri kimdi, hatırlamıyorum. Üçü de beyaz giyinmişti. Ellerinde keten ya da hasır şapkalar vardı. Gazinoya girdiklerini görmedik, sadece duyduk. Biraz sonra bütün Bakırköy, Viyana Gazinosu’nun kapısının karşısındaydı. Merakla, heyecanla… Dondurma istemiş olmalılar, dondurmacı geldi, gazino ona ayaklı kadehler verdi. Dondurmacı elleri titreye titreye hazırladı, götürdü dondurmaları. Dönerken elinde 10 lira vardı. 10 lira, 10 lira, bunu aldım, bunu verdiler diye bağırarak çıktı. 10 lira büyük paraydı. Biraz sonra Atatürk çıktı arkadaşlarıyla. Gazinonun karşısında bir eve bakmaya gelmişlerdi. Bir yakınına, belki evlat edindiklerinden birine hediye edecekti evi. Bilmiyorum. Böyle içimizden, yanımızdan, aramızdan geçip eve girdi, çıktı; yine aramızdan, yanımızdan geçip arabaya bindi, el salladı ve gitti. Biz soluğumuzu tutmuş ona bakıyorduk. Halk kendinden geçmişti. O yılın, yani 1937’nin sonlarına doğru hastalığı belirginleşti. 38’de hastaydı. Ama yine de kalkıp yürümesi yasak olduğu halde Hatay Meselesi için Mersin ve Adana’ya gitti ve geçit resmine katıldı. Bir saat süreyle ayakta askerin geçişini izledi. Çünkü cumhurbaşkanı oturarak seyredemez askeri.. Ayakta, saygıyla; kimbilir ne zorlukla… İnanılmaz bir vatanseverlik. Birkaç gün sonra İstanbul’a döndüğünde, “Artık sonbahar başladı, yaprak dökümü vakti geldi…” demiş hatta yakınlarına.

TİYATRO OYUNLARI

Her ne kadar Turgut Özakman’ı belgesel romanlarıyla tanısak da O aslında başarılı bir oyun yazarı. Özakman’ın defalarca sahneye konulan 19 oyunu yedi kitap halinde yayınlandı.

YENİ KİTABIN KONUSU KIBRIS

“Şimdi Kıbrıs’ı yazıyorum. 100 küsür yıllık bir milli mücadele tarihidir Kıbrıs. Bir belgesel roman yine; gerçek olaylar, gerçek kişiler... Herkes Kıbrıs’ı öğrenecek. Kasım’da çıkacak. İsmi Şu Çılgın Türkler 2.”

KURTULUŞ DESTANI

Turgut Özakman’ın Kurtuluş Savaşı’nın mekânlarını bizzat dolaşıp, kahramanlarıyla görüşerek, arşivlerde çalışarak kaleme aldığı belgesel romanı Şu Çılgın Türkler okurdan da büyük ilgi gördü.

ALTIN SAYFALAR

Çanakkale Savaşı’nı Diriliş-Çanakkale 1915 ismiyle romanlaştıran Özakman, Cumhuriyet-Türk Mucizesi adını taşıyan iki ciltle Şu Çılgın Türkler’de anlatılan kahramanlığın devamını kitaplaştırdı.

TURGUT ÖZAKMAN HAKKINDA

1 Eylül 1930’da Ankara’da doğan Turgut Özakman Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsü’ne devam etti. Uzun yıllar Devlet Tiyatrosu’nda çalışan Özakman’ın Şu Çılgın Türkler isimli romanı Cumhuriyet tarihinin en çok satan kitaplarındandı.
http://anadolujet.com/aj-TR/anadoluj...at-gordum.aspx