DUYURU: Değerli üyelerimiz, şifreli olan konu başlıklarına Forum_Airporthaber yazarak erişim sağlayabilirsiniz
2. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 30

Konu: Çalışanların korkulu rüyası: Yıldırma(Mobbing). Sektörde durum ne?

  1. #11
    Onursal üye Array bravecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul..
    Yaş
    61
    Mesajlar
    17,604
    İtibar Gücü
    8018

    Standart Mobbing sınır ve sektör tanımıyor

    Mobbing/Bezdiri (iş yerinde psikolojik suistimal), bir ya da daha fazla kişiye karşı doğrudan ya da dolaylı psikolojik şiddetin pervasızlaşarak süreklilik gösterdiği, sınırları bildirilmediğinde kalıcı bir bezginlik oluşturacak şekilde kişinin onurlu yaşam hakkının ihlal edilmesidir. Farklı sektörlerde ve farklı ülkelerde yapılan çalışmalar, mobbingin yaygınlığının bütün çalışanlar arasında ortalama yüzde 10 oranında olduğunu gösteriyor. Ayrıca kadınlar, işe yeni başlayanlar ve bekârlar daha fazla mobbinge uğrayan gruplar ve üniversitelerde de mobbing oldukça yaygın. Mobbinge maruz kalan akademisyenlerin oranı ortalama yüzde 25 civarında (bizim ulaşabildiğimiz çalışmalardaki en yüksek oran yüzde 67, en düşük oran ise yüzde 18).
    Kadınlara yönelik mobbinge ilişkin çalışmalar ise, kadınların hem genel olarak hem de akademik mobbinge maruz kalma oranlarının erkeklere göre daha yüksek olduğunu gösteriyor. Çalışmalar ayrıca, mobbingin kadınlara karşı daha ciddi ve ağır bir şekilde uygulandığına ve kadınların kendilerini daha fazla mobbing kurbanı olarak tanımladığına işaret ediyor. Kadınların neden mobbingin doğal öznesi olarak görüldüğü sorusunun cevabı, temel olarak topluma egemen olan “kadın algısından” kaynaklanıyor. Sürekliliği bezdiren ya da şiddeti kabul edilemez davranışlara sınırın çekildiği “yeter artık” noktasını, kadının şiddete başvurarak noktalayamaması (iyi ki de), kadınlara uygulanan mobbingi arttırıcı bir unsur. Cinsiyet temelli davranış beklentilerinin işyerlerinde de devam etmesi ve erkeklerin, “erkeksi kimliklerini” ve işyerlerindeki güçlerini sergilemeye/korumaya çalışmaları, mobbingin artmasına neden oluyor. Kadınlara karşı mobbing, toplumsal yaşamda kadının konumuna bağlı olarak değişiyor ve bu konumun kötüleştiği ülkelerde daha da ağırlaşıyor. Türkiye , “Küresel Toplumsal Cinsiyet İndeksi 2011” ülkeler sıralamasında 135 ülke arasında 122. sırada yer alıyor! Kadın ve erkeklerin işyerindeki hiyerarşideki yerleri konusundaki eşitsizlik ve yönetici konumundaki kadınların sayısının göreli olarak daha az olması, kadınlara yönelik mobbingin artışında rol oynuyor. Kurum içerisindeki güç ilişkilerinin yöneticilerin cinsiyetinden bağımsız olarak “otoriter olması” ve yöneticilerin aldığı kararların sorgulanamaması, daha da büyük sorunlar yaratıyor. Mobbinge bir noktada “yeter artık” denilmediğinde, psikolojik olarak yaşamdan bezmiş, yılmış, panik atak yaşayan, kendisine güvenini tamamen yitirmiş mobbing kurbanları ve yaşam kalitesi iş yerindeki tatsızlıklarla düşmüş mobbing izleyicileri yaratıyor. Bu noktada sorulması gereken soru, bireyler özellikle de kadınlar üzerinde bu denli yıkıcı etkileri olan, üniversiteyi bilimsellikten, liyakatten ve onurlu yaşam mekanı olmaktan uzaklaştıran mobbing sorununun çözülmesi için ne yapılması gerektiği.
    Üniversitelerdeki mobbing sorununun çözümü, nedenlerinden bağımsız değil. Söz konusu üniversiteler olduğunda toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin oluşturduğu nedenlere akademinin kurumsal yapısına bağlı nedenler de ekleniyor. Türkiye ’de üniversitelerde yardımcı doçent, öğretim görevlisi, uzman ve araştırma görevlisi kadrolarında daha akademik yaşamın başında yaygınlaştırılan iş güvencesizliği, YÖK kanunu ile yöneticilere verilen mutlak kontrol, mobbingin yaygınlaşmasına neden oluyor. Üniversitelerde iş güvencesinin olmaması biat kültürünü artırıyor ve bu kültürü benimsemeyenlere mobbing uygulanmasını teşvik ediyor. Otoriter yönetim biçimleri demokratik yönetimlere göre mobbinge daha açık olduğundan YÖK kanunu ile yöneticilere verilen mutlak kontrol ve üniversitelerdeki otoriter yönetim anlayışı, mobbingin artmasına neden oluyor, üniversitelerde biat liyakatin yerini alıyor. Otoriter yönetimlerde yöneticinin kişiliği, belirleyici oluyor. Bölümlerin kendi içlerine kapalı olması, mobbing arttırıcı bir diğer etken. Hemen hemen tüm öğretim elemanlarının kendi mezunu olan akademik birimlerde dışarıdan gelenlere karşı mobbing uygulaması sıklıkla görülen bir olgu. Diğer yandan üniversitelerde kadroların azlığı nedeniyle oluşan çatışmalı iş yaşamı da mobbingin artma nedenlerinden.
    Tüm bu koşullar dikkate alındığında, mobbing sorununun çözümü için gerekli en önemli unsur, biat kültürünün ortadan kalkmasını sağlayacak “adil” ve “demokratik” bir üniversite sisteminin oluşturulması. Mobbing sorununun çözümüne katkı sağlaması için kurum içerisinde bilinçliliğin arttırılması, üniversitelerde mobbingi önleyecek yasal mevzuatın oluşturulması ve güvenilir bir hukuki sürecin işletilmesi zorunlu. Mobbing konusunda başvurunun kurumsal hiyerarşiyi baypas edecek şekilde doğrudan yapılabileceği etik kurul ve bunun işleyişine dair hukuksal süreci belirlemiş olan bir yönergenin bulunuyor olması gerekir. Buna ek olarak, YÖK kanunu ile çok geniş yetkilere sahip olan üniversite yöneticilerinin “sorumlu tutulabilirlik” ilkesi gereği, kararlarının sorgulanabilmesi ve kontrolsüz yetki alanlarının denetlenebilirliğinin sağlanması yolunda adımlar atılmalı.
    Bu konuda diğer bir önemli nokta, mobbing alanında bilgili ve cinsiyet ayrımcılığı konusunda duyarlı kişilerin mobbing denetim mekanizmaları içerisinde yer alabilmeleri. Mobbinge uğrayan kişi, onurlu yaşam hakkı ihlaline duyarsız bir sistem ve duymayan, görmeyen ve bilmeyenlerin oluşturduğu biat kültürü ile başbaşa bırakılmamalı. Tüm bu olgular, mobbinge karşı bireysel saygıya dayalı işyeri kültürünün oluşturulmasında örgütlü mücadelenin önemine işaret ediyor. Bu bağlamda, üniversite çalışanlarının oluşturduğu sendikalar ve öğretim üyesi/elemanı dernekleri yol gösterici olmalı. Mobbinge karşı mücadele için üniversite içerisinde “Hacettepe Üniversitesi Akademik İnisiyatif” grubu örneğinde olduğu gibi sivil inisiyatif grupları oluşturulmalı.
    Bununla birlikte örgütlü mücadele, bireysel mücadelenin önemini azaltmaz. Kişi, mobbing içerikli davranışların uygunsuzluğu, çirkinliği, haksızlığı ve kendisi tarafından beğenilmezliğini mümkün olduğunca yazılı ve delil oluşturacak şekilde (dilekçe, e-posta yoluyla) bildirebilmeli ve tek başına “yeter artık” diyebilmeli. Mobbinge karşı gerek bireysel gerekse kurumsal farkındalık ve mücadele, onurlu bir akademik yaşamın sigortası, üniversitelerde biata karşı ahlakın ve liyakatin güvencesi olacaktır.
    http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=42
    '' İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun. ''
    Marie Curie

    '' Cahillerle tartışmaya girmeyin, Ben hiç yenemedim.''
    Gazali

  2. #12
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    6,158
    İtibar Gücü
    5198

    Standart Mobbing'in faturası patrona

    Araştırmalar mobbing'in en çok yetenekli çalışanları mağdur ettiğini ve bundan en fazla şirketlerin zararlı çıktığını ortaya koydu

    İŞ ve kariyer gazetesi İşte İnsan, çalışma hayatının üzerinde en çok tartıştığı kavramlardan olan mobbing'i manşetine taşıdı. Gazetenin yarın yayımlanacak sayısında mobbing'le ilgili araştırmalardan hareketle Türk şirketlerinin karnesi çıkarıldı. Araştırmalara göre mobbing en çok yetenekli iş gücünü mağdur ediyor ve asıl mobbing de gelecek vaat eden personele uygulanıyor. Şirket yöneticileri ve çalışanlar, yetenekli kişileri tehdit olarak algılayıp mobbing'le iş yapamaz hale getiriyor. Bu da günün sonunda şirketlerin verimlilik ve iş gücü potansiyelini baltalayan bir sonuç yaratıyor. Mobbing Eğitim ve Destek Merkezi Kurucusu Çağlar Çabuk ile İstatistik ve Yöneylem Araştırmaları Uzmanı Ceyda Afacan, Leni Borçlar Kanunu'nun 417. maddesinin mobbing'i önleme yükümlülüğünü işverene yüklediğini belirtiyor. Yasa çıktıktan sonra bu konuda açılan davalarda patlama yaşanacağını söyleyen Çağlar Çabuk, 244 kişiyle yaptıkları araştırma sonrasında Türk şirketlerinin henüz mobbing yasasına hazır olmadığı sonucuna ulaştıklarını ifade etti.
    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




  3. #13
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    6,158
    İtibar Gücü
    5198

    Standart Mobingden en çok erkekler şikayetçi

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 1.5 yıllık verilerine göre toplam 4 bin 28 mobbing çağrısından bin 890 adedi kadınlara, 2 bin 138 adedi erkeklere ait.
    Haberin devamı:
    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




  4. #14
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    6,158
    İtibar Gücü
    5198

    Standart En fazla mobbing hangi kamu kuruluşunda yapılıyor?

    SGK Başkan Danışmanı Ebubekir Sıddık ile laflıyoruz, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi ALO 170, “En İyi Dış Kaynaklı İş Ortaklığı” kategorisinde dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olan “Contact Center World.com’da altın madalya kazandı.” diyor.
    Daha henüz açıldı dün bir, bugün iki oldu diyorum. Başkan Danışmanı Ebubekir Sıddık, beni rakamlarla yanıtlıyor;

    Memnuniyet anketine 54.296 vatandaş katılmış ve yüzde 96’sı hizmetten memnun olduğunu belirtmiş

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR ve SGK’nın ortak iletişim merkezi olarak 2008’de 50 kişiyle dış kaynakla kurulmuş.

    Karaman’da 100, 2011’de kurulan Şanlıurfa’da 200 kişi hizmet veriyorken Karaman’daki çalışanların yüzde 50’si engelli. Urfa’dakilerin ise yüzde 60’ı kadınlardan oluşuyor. Karaman operasyonu Türkiye’nin en büyük kamu sosyal sorumluluk projesi olarak kabul ediliyor.

    İletişim Merkezi’ne bugüne kadar yaklaşık 4,1 milyon çağrı gelmiş. Karşılanan çağrıların yaklaşık yüzde 87’si hemen, yüzde 13’ü daha sonra çözülmüş. Böylelikle 16,4 milyon dakika, 34 bin gün kurum çalışanlarına zaman tasarrufu sağlanmış.

    Aramaların yaklaşık yüzde 78’i SGK’ya, yüzde 13’ü İŞKUR’a ve 9’u ÇSGB’ye gelmiş.

    Mobbing ile ilgili Mart 2011 ila Ekim 2012 arasında 4.106 adet mobbing çağrısı gelmiş. Çağrıların yüzde 62’si özel sektör, yüzde 38’i kamu sektöründen. Kamu sektöründe en fazla mobbing çağrısı hastanelerden (yüzde 16,61) ve MEB’den (yüzde 14,34) gelmiş. Özel sektörde en çok sanayi kuruluşu çalışanlarından başvuru alınmış. Başvuruların yüzde 56’sı erkeklerden, yüzde 44’ü ise kadınlardan.

    Asgari ücretle top koşturan futbolcu, asgari ücrete talim eden antrenör, özel okul öğretmenleri, anlaşmalı boşanmalar ve 88 yıl emekli maaşı alanlar gibi dokunduğu her konuyla ilk sayfa haberi olan SGK’nın çalışmaları görülüyor ki manşetlerde yer alacak ciddiyetle son sürat devam ediyor.
    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




  5. #15
    Onursal üye Array bravecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Eylül.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul..
    Yaş
    61
    Mesajlar
    17,604
    İtibar Gücü
    8018

    Standart Sapkın şiddet olarak "manevi taciz" (mobbing)

    "manevi taciz" (mobbing)
    Güzel bir inceleme olduğunu düşünüyorum.
    MERAKLISI VE İHTİYACI OLANLAR İÇİN :
    '' İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun. ''
    Marie Curie

    '' Cahillerle tartışmaya girmeyin, Ben hiç yenemedim.''
    Gazali

  6. #16
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    6,158
    İtibar Gücü
    5198

    Standart

    İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ
    (MOBBİNG)
    VE
    ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
    KOMİSYON RAPORU

    http://www.tbmm.gov.tr/komisyon/kefe...rapor_no_6.pdf
    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




  7. #17
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    6,158
    İtibar Gücü
    5198

    Standart

    MOBBİNG YAPAN İŞVEREN HAPİS CEZASI İLE YARGILANACAK
    Vatandaşların hak ve özgürlükleri ne kadar geniş ve uygulanabilir nitelikte ise o ülkenin vatandaşları da o kadar özgür ve ferah yaşamaktadır. Ülkenin gelişmişliğinin göstergesi olarak görülen insan hakkı ve özgürlükleri, Anayasalarda belirlenmektedir. Bu hakların sınırları da Kanunlar kapsamında oluşturulmaktadır. İnsan hak ve özgürlüklerin en önemlilerinden birisi ise ÇALIŞMA hakkıdır. Çalışma hakkının en önemli ihlali olarak görülen Mobbing (psikolojik taciz) ise işverenin, işçiye karşı sistematik biçimdeuygulamış olduğu düşmanca ve ahlak dışı bir iletişim izlenerek ortaya çıkan bir nevi psikolojik terör olarak tanımlanabilir.
    http://gundem.milliyet.com.tr/mobbin...38/default.htm
    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




  8. #18
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    6,158
    İtibar Gücü
    5198

    Standart Mobbing bilim alanında da var!

    Ankara’daki üniversitelerde akademisyenlerin yüzde 29’u yıldırmaya maruz kalıyor.
    Hacettepe Üniversitesi Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülsün Atanur Baskan ve Hacettepe Üniversitesi doktora öğrencisi Sibel Kontaş Çevik, “Üniversitelerde Öğretim Elamanlarının Yıldırma Davranışlarına Maruz Kalma Düzeyi” başlıklı araştırmasına 2 bin 329 araştırma görevlisi, 725 yardımcı doçent, 703 doçent ve bin 315 profesör katıldı. Sonuçlara göre en çok yıldırma eğitim fakültelerinde görülüyor.
    Araştımaya göre yıldırmaya maruz kalanların yüzde 17.8’i nadiren, yüzde 7.5’i ara sıra, yüzde 1.8’i haftada birçok defa, yüzde 1.8’i ise neredeyse her gün mobbinge maruz kalıyor. Yıldırmaya maruz kalanların yüzde 63.8’i kadınlar, yüzde 36.2’si ise erkek. Yapılan çalışmaya göre en çok eğitim fakülteleri yıldırmaya maruz kalırken, araştırma görevlilerin mobbinge maruz kalma oranı yüzde 61.1.

    İLK MOBBİNG DAVASI

    Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Tahir Çalgüner, 2010 yılının şubat ayında Fakülte Dekanı Prof. İbrahim Gürer hakkında adli yargıda ’mobbing’ davası açmıştı. Hukuki süreç halen devam ediyor.
    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




  9. #19
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    6,158
    İtibar Gücü
    5198

    Standart Hukukçuların bile bilmediği Mobbing insanları eziyor

    Günde 110 başvuru

    Türkiye’de de, son yıllarda ‘mobbing’e uğradığını -özellikle iş yerlerinde- iddia edenlerin sayısı giderek artıyor. Peki yasal zemin var mı, yoksa bu şikâyetler lafta mı kalıyor? Haberler mağdurlardan yana. Resmi Gazete’de 19 Mart 2011’de yayımlanan ‘mobbing’in önlenmesine dair başbakanlık genelgesi ile hizmete giren ALO 170 hattı, mağdurların sığındığı liman. Bu hatla psikologlar, mağdurlara yardım ve destek sağlıyor.

    Sadece psikolojik destek almakla yetinmeyip, hukuki haklarını aramak isteyenler için adres başka: Mobbingder (Mobbingle Mücadele Derneği). 2010 yılında kurulan derneğin merkezi Ankara'da. Faaliyet gösterdikleri diğer şehirler İstanbul, İzmir, Antalya, Kocaeli, Kütahya, Erzurum, Antep, Adana, Kayseri ve Çorum. Dernek, kurulduğu günden bu yana 35 bin başvuru aldı. Günde yaklaşık 110 kişi ‘mobbing’ şikâyetiyle başvuru yapıyor. Dernek Başkanı Hüseyin Gün, kendilerine başvuran mağdurların kısırlık, migren ve depresyon gibi birçok hastalığa yakalandıklarını anlatıyor. Dernek, ‘mobbing’ mağdurlarının bir araya gelip, seslerini daha gür çıkarmalarını sağlayan bir yapılanma. Mağdurlar burada yasal haklarını öğrenip, hukuki girişimlerde bulunabiliyor.

    Aslına bakarsanız, Türkiye’de ‘mobbing’le ilgili doğrudan bir yasa yok. Ancak Ceza Kanunu ve Medeni Kanun’daki bazı maddeler ve Yeni Borçlar Kanunu’ndaki ‘işçinin kişiliğinin korunması’ başlığı, ‘mobbing’ mağdurlarının tazminat davası açabilmesini sağlıyor. Kamu alanında çalışanlar Asliye Hukuk Mahkemesi’nde şahsa, İdari Mahkemesi’nde devlete karşı, özel sektörde çalışanlar ise İş Mahkemesi’nde firmaya dava açabiliyor. Fakat savaşı kazanmak için dikkat edilmesi gereken hayati birkaç unsur var.
    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




  10. #20
    Özel Üye Array
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2009
    Mesajlar
    6,158
    İtibar Gücü
    5198

    Standart mobbing mağduru kadınlar, kadın yönetici istemiyormuş!

    edi Renk Eğitim Kültür ve Çevre Derneği'nin Adana'daki Çukurova Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nce (KADAUM), Mithat Özhan Amfisi'nde gerçekleştirilen panele Mobbing Derneği Başkanı Hüseyin Gün, konuşmacı olarak katıldı. Kabalık, şiddet ve cinsel tacizin tek başına mobbing olmadığını belirten Gün, işlemin işyeri sınırları içinde 'tekrarlar' özellikte olması gerektiğini söyledi. Tekrarlanmadığı durumların mobbing sayılamayacağını ifade eden Gün, "Biz her çatışmayı, sürtüşmeyi mobbing sayarsak, yöneticilerin elini kolunu bağlar, orasını iş yapamaz hale getiririz. Zaten, mobbing mağdurunun hikayesini dinlersiniz, orada diğer çalışanlardan daha farklı muamele maruz kaldığını ifade eder. Yani Anayasa'nın 10'uncu maddesinde sayılan 'her kes kanun önünde eşit haklara sahiptir' maddesi çiğnenerek mobbing yapılır. Kişinin en değer verdiği şey olan 'onurlu çalışma' hakkına saldırılır ki, oradan çekip gitsin. Mağdur direndikçe aylarca yıllarca olayın şiddeti artar" diye konuştu.

    Çok sağlıklı, zinde, her şeyi idrak edebilen, etik değerlerine saygılı bir insanın 'mobbing sonucu' birden toplumda sorunlu, ailesine yük haline gelmiş olabileceğini anlatan Hüseyin Gün, bu davranışa uğramışların hayatının 'mobbing öncesi ve sonrası' diye ikiye ayrıldığını ifade etti. Uzmanların mobbing mağdurlarının dünyada asla tedavi olmadığını söylediğini ileri süren Gün, şunları söyledi:

    "Ancak ölünce, onunla gider. Çünkü ruhsal travmanın tedavisi yok. Sadece bastırılabilir veya ötelenebilir. Psikolojik travma yaşayan mobbing mağdurlarının ilk düşündüğü şey ya intihar veya karşısındakine dönük şiddettir. Bundan dolayı mobbing kalıcı hasarlar oluşturabiliyor."

    Panelde, mobbinge maruz kalanlar arasında yüzde 66'sı kadınlar, yüzde 33'ü erkeklerden oluşan 2 bin 638 öğretmen üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarını da paylaşan Gün, sözlerine şöyle devam etti:

    "Bu çalışmaya göre işyerlerinde mobbingi yüzde 85 erkekler kadınlara yapıyor. Yüzde 65 oranında kadınlar birbirlerine uygulamış. Kadının kadına mobbingi çok daha şiddetli oluyor. Derneğimize 42 bin başvuru var. Kadın mağdur, hemcinsi için 'beni anlaması gerekirdi; çünkü o da çocuk doğurdu' diyor. Çoğu kadın; özellikle finans sektöründe 'kadın yönetici istemiyorum' isteğinde bulunuyor. 328 otel çalışanı kadınının yüzde 30.2'si mobbing mağduru olduğunu iddia etmiş. Makine, tekstil ve otomotiv sektöründeki 192 kişinin yüzde 88'i bu muameleye maruz kaldığını belirtmiş. Rakamlar sektörden sektöre değişiyor."

    Yedi Renk Eğitim Kültür ve Çevre Derneği Başkanı Seda Hınçal ise mobbing konusunda da çok duyarlı olduklarını vurguladı.
    Ucuyorum.com Forum Haber Servisi




2. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Er Rüyası
    Tolga DEMİRTAŞ tarafından Komik Şeyler Bölümünde
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.Nisan.2011, 18:55
  2. En Korkulu Uçuş Anınız!!!
    Ziyaretçi2006 tarafından Pilotlar Bölümünde
    Cevaplar: 59
    Son Mesaj: 15.Temmuz.2010, 12:58

Paylaş

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •