PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : GÖKKUŞAĞI Hareketi Haberler / Mesajlar



bravecan
27.Ağustos.2010, 20:07
Gökkuşağı hareketi uyarıyor

Gökkuşağı Hareketi THY’de zorla emeklilik, sürgünler ve işten atılmalar karşısında tavır koymayan Hava-İş yönetimini "uyaran" bir bildiri yayınladı
Gökkuşağı hareketi uyarıyor
Gökkuşağı Hareketi, THY’de zorla emeklilik, sürgünler ve işten atılmalar devam ederken “kuzuların sessizliği”ni oynayan HAVA-İŞ Sendikası yönetimini uyardı… İşte Gökkuşağı Hareketi’nin Atatürk Havalimanı B Kapısı’nda dağıttığı bildiri…

DEĞERLİ HAVA-İŞ ÜYELERİ

Bildiğiniz gibi son genel kurulda 21 yıldır sendikamızı yöneten anlayışa karşı, demokratik ve şeffaf olmadığı, işçileri sürece ve mücadeleye katan bir çizgi izlemediği, görünürde yaygara koparsa da pratikte hep işçileri yalnız bıraktığı ve en önemlisi de sosyal ahlak açısından kirliliği nedeniyle muhalefet yürütmüştük. Olağan Genel Kurul’u hakim kararıyla, bir oy farkla kazanan sendika yönetimine, her şeye rağmen başarılar dileyerek TİS süresince, işverene karşı sendikal örgütlenmenin yanında olacağımızı kamuoyuna ve Hava-İş yönetimine duyurmuştuk. Toplu Sözleşme süresince aynı sorumlulukla sendikanın elini zayıflatmaktan kaçınarak, çalışanların kazanımları doğrultusunda uyarılarda bulunmakla yetinip gelişmeleri sizlere duyurmaya çalıştık.

TİS süreci THY personeli için sona erdi. 17 ay süren bir gecikmeyle imzalanan THY Toplu Sözleşmesi ne anlama gelmektedir?

1- İş güvencesi olarak sunulan 8’inci madde ile işyerlerinde iş güvencemiz sona ermiştir.
Sendikanın TİS açıklamasında ifade edilmeyen ancak yayınlanan sözleşme kitapçığında yer alan “ikale sözleşmesi” arasında fark vardır. İkale Sözleşmesi karşılıklı fesih yöntemidir; Çalışanların işe iade davası açmasını engellemek için konulan, tam da işverenin istediği bir maddedir. Ama sendikamız bunu bir "kazanım" olarak savunmaktadır! Zorla emeklilik, sürgünler ve işten atılmalar devam ederken HAVA-İŞ Sendikası yönetimi kuzuların sessizliğini oynamaya devam ediyor.

Son olarak Yer Techizat Atölyelerinden 27 teknisyen arkadaşımızın işine son verilmiştir.

2- Uçucularla ilgili olan bir ayda 8’inci boş gün uygulamasına 31 Aralık 2010’dan sonra başlanacaktır. Yani yeni sözleşme dönemine ait sadece bir vaattir. Uçucu arkadaşlar yaz yoğunluğu bahanesiyle yıllık izinlerini kullanamıyorlar. Uçuş değişikliklerinde 24 saat önce tebliğ, mesai aşımı, limit üstü uçuş dayatmaları konularında kuralları uygulayan çalışanlar yalnız bırakılmakta, keyfi cezalar almaktadırlar. Kuralsızlık artarak devam etmektedir.

3- Senelik izinler arttırılmış olsa da işveren sözleşmeyi uygulamamakta, sendika da çalışanları işveren ile karşı karşıya bırakmaktadır. İzin Kurulunda sendikacılar ne yapıyor? Temsilciler nerede? Bilen yok.

4- Genel Kurul Delegasyonunun oy birliği ile aldığı kararlar da sendika yönetimi tarafından uygulanmamaktadır. Genel Kurul kararımız olan 2009 yılı sendika aidatlarının işverenden alınacağı ve şayet işveren kabul etmezse bunun TİS sürecinde uyuşmazlık sayılacağı bizzat Genel Sekreterce ifade edilmiştir. Ancak aidatlar TİS farklarından kesildi ve 3 aydır fark bordroları dahi açıklanmıyor! Bu konuda Genel Kurul delegeleri ve üyeler açıkça aldatılmıştır.

5- THY her fırsatta övünerek ifade ettiği, üyesi bulunduğu Star Aliance Grubu içinde çalışanlara en düşük ücreti ödeyen şirkettir. Çok iyi sözleşme imzaladığını söyleyen Hava-İş yönetiminin bunda kuşkusuz payı vardır.

6- TEKNİK AŞ’de özelleştirme atölye-atölye devam etmektedir. İşverenin sendikanın yetkisine itirazını, THY sözleşmesinin imzalanmasının hemen ardından geri çekmesi anlamlıdır.
Kaynak.alınteri.org

bravecan
13.Ekim.2010, 10:53
Türk Hava Yolları'nda işten çıkartılanları protesto etmek isteyen Hava-İş Sendikası ile Gökkuşağı Hareketi arasında kavga çıktı.


İşten çıkartılanları protesto etmek isteyen Hava-İş Sendikası siyah çelenk bırakmak üzere Türk Hava Yolları'na geldi. Bu sırada Hava-İş Sendikası'nın muhalefeti durumundaki Gökkuşağı Hareketi de eyleme destek vermek üzere THY'ye geldi. Yanında Tekel işçileri de bulunan Gökkuşağı Hareketi lideri Bahadır Altan ile Hava-İş Sendikası yetkilileri arasında olaylar çıktı. Yumruklu kavgaya dönüşen olaylar sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne ait çevik kuvvet polislerinin araya girmesi ile kavganın şimdilik önlendiği haberleri geliyor.

AirportHaber ekipleri olay yerinde protesto eylemlerini takip ediyor. Hava-İş Sendikası Başkanı Atilay Ayçin şu sıralarda üyelere hitaben bir konuşma yapıyor. Ayçin, "İşten atılan kişilerin ...........

Haberin devamı :http://www.airporthaber.com/thy-de-kavga-cikti-27902h.html

bravecan
30.Kasım.2010, 20:42
Gökkuşağı Hareketi Airport Otel’de yaptığı basın toplantısıyla Hava – İş sendikasını 12 Kasım itibariyle Olağanüstü Genel Kurul’a çağırdığını açıkladı.

Airport Otel’de düzenlenen basın toplantısına katılan Gökkuşağı Hareketi sözcüsü Kaptan Pilot Bahadır Altan, bir yıl aradan sonra bir genel kurul süreci başladığını bu günün sendikal örgütlenme açısından önemli olduğunu ifade etti.

İşçilerin ellerindeki en önemli silahının sendika olduğunu ifade eden Altan, Hava-İş’in genel kurulunda geçen sene kuruldan üç ay öncesinde birçok sendikanın yönetiminde, neredeyse ömür boyu saltanat süren "profesyonel" yapıların artık sonu geldiğini düşünerek gruplarını kurduklarını ifade etti.

Gökkuşağı Hareketi’nin Hava İş sendikasında eksik olan 10 temel ilke edindiğini belirten Altan, geçtiğimiz sene yapılan kurulda 146 – 146 eşitliğini sağladıklarını belirterek Hava –İş tarafından atanan iki sandık görevlisinin geçtiğimiz seçimlerde taraflı olmaları nedeniyle seçimi kaybettiklerini söyledi.

Altan, şu anda ana birim delegelerinin bir çoğunun kendi hareketlerine destek verdiklerini ifade ederken, “Hava İş'te de değişim kaçınılmaz hale gelmiştir" dedi.

İlk ilkenin “İş güvencesi“ olduğunu ifade eden Altan, sendika yönetiminin içinde hiyerarşik bir yapı olmaması gerektiğini bunu değiştirmek amacıyla bir piramit hazırladıklarını ifade ederken şunları söyledi; “Bizim grubumuzda başkanlık olmayacak, bizim kafamızdaki düşünce kollektif liderlik ve sözcülük sistemini yaratmaktır." Sendikaların başındaki insanların zamanında işçi olduklarını şimdi patron haline geldiklerini belirten Altan bu özelliğinde değiştirilmesi gerektiğini savundu. Başkan, Yönetim Kurulu, Atanmış Temsilciler ve Sürecin dışına itilmiş İşçi kitlesi olan piramitte kendi hareketlerinin başında İşçi Meclisi(Temel Karar Organı), Seçilmiş Temsilciler, Yönetim Kurulu, Yürütme Kurulu olacağını ifade etti.

Hava-İş yönetimine gelirlerse Yönetim Kurulu toplantılarının tamamını iş yerlerinde yapacaklarını belirten Altan, herkesin fikrini söyleyebileceği bir ortam yaratılacağını, patron korkusunun yaşanmayacağını belirtirken, kadın işçilerin maruz kaldıkları tacizlere disiplin suçu sayarak büyük ceza vereceklerini açıkladı.
Haberin devamı :
http://www.airporthaber.com/gokkusagi-hareketi-agzindaki-baklayi-cikardi-28925h.html

bravecan
02.Aralık.2010, 11:47
“ELİMİZDEN KAÇAMAZLAR!”


Hava İş yönetiminin muhalif Gökkuşağı Hareketi’nin olağanüstü genel kurul talebine reddetmesine cevap gecikmedi. Gökkuşağı sözcüsü Bahadır Altan’ın ilk değerlendirmesi, “Elimizden kaçamazlar” oldu.


Gökkuşağı Hareketi’nin, geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısı düzenleyerek duyurduğu Hava İş’te olağanüstü genel kurul yapılmasına ilişkin başvurusuna olumsuz cevap geldi.

Hava-İş’ten yapılan açıklamada, delegelerin sözünü ettiği gerekçeler ortaya konularak, söz konusu gerekçelerin somut olmadığı, mevcut yönetimin iddia edilenin aksina faaliyetlerini yerine getirdiği ve ihbarların iyi niyet taşımadığı gibi, inandırıcılık, ciddiyet, haklı neden ve objektiflikten yoksun olduğu vurgulandı.

Hava-İş’in bütün bu gerekçelerle olağanüstü genel kurul talebini geri çevirmesine ilk tepki Gökkuşağı Hareketi sözcüsü Bahadır Altan’dan geldi.

Uçuştan dönen Bahadır Altan, Hava-İş’in olağanüstü genel kurulu reddettiği haberini ilk kez Airporthaber’den öğrendi.
İlk sıcak değerlendirmeyi de Airporthaber’e yapan Altan, başvurunun reddedilmesini, “Tüzük ve hukuk ihlali” olarak yorumladı.

Haberin devamı:http://www.airporthaber.com/-8220-elimizden-kacamazlar-8221--28964h.html

bravecan
02.Aralık.2010, 11:50
http://www.airporthaber.com/gallery/news/34849.jpg



İşte Hava-İş'ten yapılan o açıklama:

Sendikamız Genel Başkanlığına hitaben, 11.11.2010 tarihinde Sendikamızın Gelen Evrak kayıt defterine kayıt edilen 58 adet delege, 23.11.2010 tarihinde Sendikamızın Gelen Evrak kayıt defterine kayıt edilen 35 adet delege, 27.11.2010 tarihinde Sendikamızın Gelen Evrak kayıt defterine kayıt edilen 1 adet delege tarafından her biride sendikamızın tebellüğ ettiği kayıt tarihi itibarı ile 30 gün içinde Olağanüstü Genel Kurul toplanmasına yönelik;

…“Toplu iş sözleşmesi süresince biriken aidatların tahsiline ilişkin genel kurula verilen taahhütlerin yerine getirilmemiş olması, Toplu iş sözleşmesinde ikale sözleşmesine imkan sağlaya rak sendikal güvenceden yoksun bırakılmam, mali konulara ilişkin şeffaflığı sağlamak adına hiçbir açıklama yapılmamış olması ve nihayet THY’de yeni başlayacak Teknik A.Ş’de ise devam eden Toplu sözleşme süreçlerinin bugünkü yönetim ve yönetim anlayışı ile sendikamız üyelerinin hak ve menfaatleri doğrultusunda sonuçlanmayacağı inancındayım. Bu nedenlerle aşağıdaki gündem uyarınca Hava-İş Sendikası Ana Tüzüğünün 16. ve mevzuatın ilgili hükümleri uyarınca Olağanüstü Genel Kurulun 30 gün içinde toplanmasını aksi halde yasal yollara başvuracağımı Hava-İş Genel Başkanlığı’na önemle bildiririm. Saygılarımla… Şeklindeki gerekçe ve seçim gündemiyle Olağanüstü Genel Kurula davet ihbarnameleri gönderilmiştir.

Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulumuz 01.12.2010 tarihinde toplanarak ilgili ihbarnameleri değerlendirmiş;

Bu ihbarnamelerdeki gerekçelerde, mevcut Sendika Yönetiminin Hava-İş tüzel kişiliği niteliğindeki sendikal faaliyetlerinin temel işleyişinin yürütümü ile ilgili Olağanüstü Genel Kurul talebinin dayandırıldığı hiçbir somut gerekçe bulunmadığı, mevcut sendika yönetiminin THY Teknik A.Ş şirketinde uyuşmazlıkla devam eden ve grev kararı alma noktasına gelen bir toplu iş sözleşmesini, yeni örgütlenen TEC işyerinde tüm işveren engellerini aşarak yetki alması ve görüşmeleri başlayan 1.Dönem toplu iş sözleşmesini, yaklaşık 1.5 yıldır sendikalaşma faaliyetimizin sürdüğü işverenin işçi kıyımına gittiği ancak her türlü işveren baskıları ile oluşturulan iş kolu itirazının Yargıtay tarafından reddedilmesi ile başlayacak olan İSG Yer Hizmetleri A.Ş 1. Dönem toplu iş sözleşmesini, yine yetki tespiti başvurusunda bulunduğumuz 01.01.2011 tarihi itibarıyla geçerli olacak THY A.O 23. Dönem toplu iş sözleşmesini, işverenlerin her yönlü sendikal faaliyetleri engelleme ve baskılarının arttığı bir ortamda asıl işlev olarak eksiksiz yürüttüğü, tüm kurul ve kurumsal faaliyetlerini düzen içinde eksiksiz yerine getirdiği bu nedenlerle gönderilen bu ihbarnamelerin iyi niyet taşımadığı, kararda somut bilgi ve belgeler ile açıklandığı gibi; GEREKÇELERİNİN DE gereken inandırıcılık, ciddiyet, haklı neden ve objektif nitelikte olmadığının tespiti sonucu;

Başkanlar Kurulunun da aynı yöndeki tavsiye görüşü dikkate alınarak, Genel Merkez Yönetim Kurulunca, bu konuda yapılacak bir işlem olmadığına ve Olağanüstü Genel Kurul toplantısı ile ilgili bu taleplerin oybirliği ile reddine karar verilmiştir.

Değerli Üyelerimiz;

Örgütlü olduğumuz işkolumuzdaki işçilerin hak ve menfaatlerini koruma geliştirme uğraşı içindeki sendikamız Yönetimi, kurullarımız ve işçilerin, gerçek gündemi ile hiçbir alakası olmayan bu Olağanüstü Genel Kurul talebinin esas planlayıcısı, delegeler olmayıp, kendilerine Gökkuşağı Hareketi adını veren bir grubun sözde sözcüleridir
DEVAMI İÇİN :http://www.airporthaber.com/hava-is-olaganustu-genel-kurul-icin-ne-dedi--28959h.html

bravecan
08.Aralık.2010, 20:28
GÖKKUŞAĞI HAREKETİ YARGIYA GİDİYOR


"ANA TÜZÜĞÜ AÇIKÇA İHLAL EDEN,
DELEGELERİN VE İŞÇİLERİN İRADESİNE SAYGI DUYMAYAN
HAVA İŞ YÖNETİMİNE KARŞI İZLENECEK BAŞKA YOL KALMAMIŞTIR

Hava İş yönetimi delegelerin iradesine ve Ana Tüzük hükümlerine saygısızlık yaparak açıkça hukuğu çiğnemektedir. Kurumlarda devamlılık esastır. "Yapılacak işlerimiz var" diyerek işçileri kandırmaya çalışmak onların zekasına hakarettir. Sendikal süreç hiç bitmeyen bir devamlılık içerir. Toplu sözleşmelerin biri biter diğeri başlar. Demokratik işleyişe sahip kurumlarda bu süreç içinde nöbet değişimi doğaldır. Sendikanın rutin işleri, genel kurul yapmama gerekçesi olamaz. Demokratik kültürden uzak ve sendikacılığı işçilere rağmen, onların aidatlarıyla saltanat sürmek olarak algılayan, 22 yıllık bir sürede bürokrasinin esiri olup karşıtına dönüşen bu kronik yapıdan beklenen de buydu. Eşit çıkan bir seçim sonucunda kendi atadıkları sandık kurulunca geçersiz bir oyun geçerli kılınmasıyla yönetimde kaldıklarını, çalışanların unuttuğunu sanıyorlar. Bir önceki TİS ortada dururken ve örgütlülüğün durumu düşünüldüğünde bu yönetimle yeni bir toplu sözleşmeye oturmanın bütün çalışanlar için yeni kayıplara, işten atılmalara zemin oluşturacağı açıktır.
AÇIKLAMANIN DEVAMI:
http://www.gokkusagihareketi.com/duyuru.php?duyuru_id_no=58

bravecan
02.Ocak.2011, 21:28
Hava-İş yönetimi ile Gökkuşağı Hareketi’nin rekabetinde ‘kavgada yumruk sayılmaz’ kıvamına gelindi sanırım. Mevcut yönetiminin başkanı Atilay Ayçin’in uzun yıllar omuz omuza mücadele ettiği dava arkadaşları şimdi en ağır muhalefeti yapıyor. (Teşbihte hata olmaz, besle kargayı oysun gözünü) Her ne kadar Ayçin, ‘onlar muhalefet bile olamaz’ dese de görünen o ki, yanlışıyla doğrusuyla renkli ve sıkı bir dönem bizleri bekliyor.

Gökkuşağı Hareketi, olağan genel kurulda sallayıp yıkamadığı Ayçin’i bu kez devirmek niyetinde. Onun için de her yolu denemekte kararlı. Ancak, dışarıdan bakıldığında Gökkuşağı Hareketi’nin doğruları kadar, yanlışları da olduğunu görmek mümkün. Mesela, Olağanüstü Genel Kurul’a gitmek için imza toplaması ne kadar demokrasi sınırı içerisinde ise ‘bel altı vurmak’ tabiri ile birebir örtüşen taciz iddialarına ‘mal bulmuş mağribi gibi sarılmak’ da bir o kadar gereksiz ve çirkindi bana göre…

Bir dönem aynı çatı altında birlikte çalışan ekibin şahit olduğu bir olayı Atilay Ayçin’i devirmek için attığın yumruğun hemen sonrasında yere sermek için kullanmak ne kadar etik ve doğru olabilir ki?

Demezler mi şimdi, madem bu olayı biliyordunuz neden açıklamak için 3 yıl beklediniz? Ya da, eğer muhalefet saflarına geçmeseydiniz bu olayı yine ortaya çıkaracak mıydınız? Mesela şöyle olmuş olsa idi, bugün muhalif olan grup bu olayın yaşandığı dönemde, ‘bu iddiadaki kişiye gereken ceza verilmezse biz yokuz’ demiş olsalardı, daha onurlu bir duruş sergilemiş olmazlar mıydı? Ama maalesef buradaki durum pek öyle sayılmaz…Hatta pek değil, hiç öyle sayılmaz!

Türkiye’de bu tür taciz, tecavüz, rüşvet vs. skandalları her dönem kullanılmıştır. Hemen her muhalefet tarafından da kullanılmaya devam eder. Ama bir de bunun vicdani yönü var. Üç yıl susuyorsun, iktidarı devirmeye karar verdiğinde, ‘bir kadın taciz edilmişti’ diye açıklama yapıyorsun… Açıkçası bana pek sevimli gelmiyor bu durum!

Yazının devamı .
http://www.airporthaber.com/gokkusagi-hareketi-ve-taciz-iddiasi-745y.html

bravecan
03.Ocak.2011, 08:38
http://www.airporthaber.com/gallery/news/35761.jpg

Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin’in AirportHaber’e yaptığı açıklamalardan sonra muhalif Gökkuşağı Hareketi’nden açıklama geldi.
İşte Gökkuşağı Hareketi’nin o açıklaması:
Yayınlanan söyleşide Hava İş genel başkanının sergilediği üslup dikkat çekicidir. Kişisel iktidarını her şeyin üzerinde gören, dolayısıyla söyleşi boyunca en çok kullanılan sözcüğün "Ben" olduğu bir fotoğraf gözleniyor. Atilay Ayçin, işçi kitlesinin, madalyonun arka yüzünü artık gördüğünü farketmenin telaşı içinde, onların zekalarına hakaret sayılacak çarpıtmalar yapmaktadır.

Sadece bir kaç örnek bile gerçeklerin görülmesi için yeterlidir:
8.madde konusunda muhalefet çok açıkça, sadece bu maddeye sonradan eklenen "ikale sözleşmesi" bendini eleştirmektedir. Muhalefet "başlangıçtaki bölümün doğru ve gerekli olduğunu, davaların bu nedenle kazanıldığını, işçilerin yine aynı nedenle ikale sözleşmesini imzalamayarak toplu sözleşme düzenini bireysel anlaşmalara dönüştürmemek gerektiğini" söylüyor. İşçiler de "ikaleyi" red ediyor ve imzalamıyorlar zaten. Bu gerçekler ortadayken A. Ayçin, sanki maddenin bütünü eleştiriliyormuş gibi, olmayan bir şey üzerinden hakaretler yağdırarak kendini savunmaya çalışmaktadır. Bu üslup yine muhalefetin hiçbir şekilde sözünü etmediği konularda "Bunu diyen şerefsizdir!" şeklinde yel değirmenlerine saldırarak hezeyan içinde kendini ele veriyor.

Mali konularda sendikanın durumunu devlet de, işveren de biliyor. Parayı zaten sendika kasasına işveren yatırıyor. Muhalefet ise ısrarla "İşçiler de bilmeli" diyor. Laf kalabalığı ve muhasebeci diliyle eşit bilançolar değil, aidatların nerelere harcandığını soruyor.
Devamı için .http://www.airporthaber.com/iddialara-tek-tek-cevap-verdiler-29612h.html

bravecan
06.Ocak.2011, 12:00
Taciz iddiası, Hava-İş Sendikası’nı karıştırdı

Sendikada yaşanan gelişmelerden rahatsızlık duyan ve olağanüstü genel kurul için harekete geçen delegeler, 100 imza sayısına ulaştı. Taciz iddialarını değerlendiren Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Atilay Ayçin, “Bu tür söylentileri çıkaranlar ‘Çamur at izi kalsın’ yöntemini kullanıyorlar” diye konuştu.

Sendikada demokratik işleyişin yok olduğunu, işçilere, yönetimde söz verilmediğini ve gelecek toplu iş sözleşmesi sürecinden kuşku duymaya başladıklarını savunan “Gökkuşağı hareketi” temsilcileri, olağanüstü genel kurul için girişim başlattı.

Mevcut sendika yönetiminin, 2009 yılı genel kurulu sonrasında oluşan ekipte, “Taciz olayına karışan yöneticinin, yönetimde aktif rol almayacağı” sözü vermesine karşın, taciz olayında adı geçen kişinin, yönetimde yeniden yer bulmasını eleştiren Gökkuşağı Hareketi’nin sözcülerinden Kaptan Pilot Bahadır Altan, adı taciz olayına karışmış bir kişinin yaklaşık 50 yıllık bir geçmişi olan Hava-İş’te görev almasının yüz kızartıcı bir durum olduğunu söyledi.
http://www.patronlardunyasi.com/haber/Taciz-iddiasi-Hava-Is-Sendikasi-ni-karistirdi/97131

bravecan
07.Ocak.2011, 18:58
http://www.airporthaber.com/gallery/news/35851.jpg

GÖKKUŞAĞI, AIRPORTHABER'İ ZİYARET ETTİ


Hava-İş Sendikası’nda Olağanüstü Genel Kurul talebi ile başlayan hareketlilikte karşılıklı iddialar, açıklamalar, suçlamalar devam ediyor. Mevcut yönetimin başkanı Atilay Ayçin’in iddialarına bir basın açıklamasıyla cevap veren Gökkuşağı Hareketi temsilcileri, AirportHaber’i ziyaret etti, amaçlarını, hedeflerini ve bugüne kadar yaptıklarını anlattı.

İşte Gökkuşağı Hareketi’nin açıklamalarından satır başları:

NE YAPMAK İSTİYORLAR?

Gökkuşağı Hareketi’nde bu mücadeleyi veren herkes sendikada temsilcilik yapan, işten atılan, geri işe alınmayan, temiz ve dürüst insanlardır. Türkiye’de sendikal hareketi yeniden sorgulayan bizim gibi benzer oluşumlar, Petrol-İş’te, Kristal-İş’te de var. Hırslı ve kişisel davranmıyoruz. Sendikal yapının eğrisiyle doğrusuyla tartışılmasını istiyoruz. İşçiler kaybederken sendikacılar orada oturuyorsa burada bir terslik vardır. Biz de bunun için sendikayı sorgulayacağız. Sendika bizim evimiz ve o evde yangın var. İnsanlar işten atılıyor, sendika içinde birşeyler yaşanıyor ama kimse bilmiyor. Mesela, sendika hesaplarını bilmek istiyoruz. Bunu sorduğumuzda, “ Ne kadar paramız olduğunu açıklarsak, işveren bizim ne kadar paramız olduğunu bilir” diyorlar. Sendikaya hesap sorduğumuzda aldığımız cevap bu. Zaten bu parayı devletin ve işverenin bildiği kesin. Bir tek bilmeyen işçiler. Sendika açık ve şeffaf olmadığı için arkasındaki işçi desteğini kaybetti.

4 yılda bir genel kurul yapılır. O genel kurulda faaliyet raporu ve mali rapor sunulur. Gelir gider, ne yapılmış, ne olmuş orada yazar. Genel kurulda oylanır kabul edilir veya edilmez. Ama 4 yıllık raporlarda ne olup bittiğini anlayamazsınız. Örneğin kırtasiye giderleri... Bu rakamları anlayamazsınız. 1995 yılında Atilay Ayçin cezaevindeyken sendikanın geliri gideri derginin arka sayfasında yayınlandı. O zaman işçilerin güvenini kazandık. Ancak Ayçin hapisten çıktıktan sonra bir daha yayınlanmadı.
Devamı için .http://www.airporthaber.com/gokkusagi-airporthaber-i-ziyaret-etti-29703h.html

bravecan
17.Ocak.2011, 11:18
GÖKKUŞAĞI HAREKETİ TOPA TUTTU
http://www.airporthaber.com/gallery/news/34795.jpg
Gökkuşağı Hareketi, THY ve Teknik A.Ş’de toplu iş sözleşme görüşmelerinde uzlaşmaya yanaşmayan THY yönetimini topa tuttu. Mevcut Hava-İş yönetimini ise göreve çağırdı.
Haberin devamı:http://www.airporthaber.com/gokkusagi-hareketi-topa-tuttu-29924h.html

bravecan
14.Nisan.2011, 13:23
Hava İş Sendikasının Değerli Üyeleri

Hava-İş Türkiye sendikal mücadele tarihinde önemli başarılara imza atmış bir sendikadır. Bu başarıda 20 yıldır sendika yönetiminde olan Atılay Ayçin ve ekibinin kuşkusuz payı vardır. Ancak başlangıçtaki çizgi ne yazık ki zamanla değişmiş, sendikacılığı meslek edinen yöneticiler, işçilerin yaşantısına da, sorunlarına da yabancılaşmıştır. Kararları üyeleriyle birlikte alan ve onlarla birlikte hareket eden mücadeleci, demokrat sendikacılık çizgisi terk edilmiştir.

Bugün gelinen nokta ise bu yapıyla yeni açılımları olanaksız kılacak bir tıkanıklık olarak özetlenebilir. İşveren durumun farkındadır ve her geçen gün hukuk dışı yöntemlerle aktif üyeleri ve temsilcileri tasfiye etmekte, bütün çalışanları baskı altına almakta, kazanılmış haklarımızı yok saymaktadır. İşçi kıyımı acımasızca sürdürülmektedir. THY yönetiminin esas amacı sendika yönetimindeki kronik yapıyı da kullanarak örgütlülüğü tümüyle yok etmektir. Ne yazık ki fotoğraf budur. Dağınık durumda ve sendika yönetimine inancı sarsılmış çalışanlar, beklenti içindedir. Elinizdeki yazı bu durumdan rahatsızlık duyan ve çare arayan insanların dayanışmasının ürünüdür. Sendikal İşleyişte kişilerin değil ilkelerin önemli olduğundan hareketle oluşturulan aşağıdaki maddeler temelinde yeniden yapılanmak ve örgütlülüğü korumak hedeflenmektedir.
devamı:http://gokkusagihareketi.com/2011/04/13/hava-is-sendikasinin-degerli-uyeleri/

Kmalkoc
27.Nisan.2011, 02:26
Hava-İş Sendikası'nda yeniden seçime gidilmesi için mahkemeye giden Gökkuşağı Hareketi mahkemenin verdiği kararla şok yaşıyor.

Mahkeme bu hareketin istemini reddetti. İşte konuyla ilgili Gökkuşağı Hareketi'nin açıklaması

Hava İş Yönetiminin, delegelerin iradesinden kaçarak olağanüstü genel kurula gitmemesi üzerine açtığımız davada ne yazık ki 15. İş Mahkemesi talebimizi reddetmiştir. Bu karar delegelerin iradesini görmeyen hukuk dışı bir karardır. Çünkü tüzük ve yasanın yeterli gördüğü 60 delegenin çok üzerinde, 95 delegenin başvurusu noter kanalıyla sendika yönetimine iletilmiş, imza sayısı 116 ya ulaşmıştır.

Bunlara ek olarak genel kurul kararlarını yok sayan, işçilerin haklarını savunamayan bir yönetim söz konusudur. Mahkeme resmi olarak alınan teklifte bu gün bile 66 bin liraya mal edilecek bir genel kurul için bir buçuk yıl önce 300 bin lira harcanarak işçilerin paralarının savrulduğu gerçeğini görmemiştir.

Devamı İçin :
http://www.airporthaber.com/gokkusagi-hareketi-ne-sok-karar-32018h.html

Tolga DEMİRTAŞ
21.Mayıs.2011, 23:22
[B]http://www.airkule.com/haber_resim/gokkusagi%20gunlugu01.jpg

Gökkuşağı Hareketi sivil havacılık işçilerine seslenmek, onları gelişmelerden haberdar edebilmek amacıyla hazırladığı 2�nci bülteni yayınladı. İşte Gökkuşağı Günlüğü�

Gökkuşağı Hareketi sivil havacılık işçilerine seslenmek, onları gelişmelerden haberdar edebilmek amacıyla hazırladığı 2�nci bülteni yayınladı. Sivil havacılık sektörümüzdeki gelişmeleri, sorunları dile getiren bülten artık periyodik olarak yayınlanarak işçilere dağıtılıyor.

Cuma günü THY Genel Müdürlük binasında iş çıkışı dağıtılan bülten hafta boyunca diğer birimlerde işçilere ulaştırılacak.

Büyümeye devam eden havacılık sektöründe, çalışanların sorunlarının da katlanarak büyüdüğüne dikkat çeken Gökkuşağı Hareketi temsilcileri, yetkili tek sendika Hava İş'in sessizlik içinde olmasının bu bülteni bir ihtiyaç haline getirdiğini belirttiler.

GÖKKUŞAĞI GÜNLÜĞÜ

SİVİL HAVACILIKTA BÜYÜMENİN FATURASI NEDEN ÇALIŞANLARA ÇIKARTILIYOR
Sivil havacılık sektörü son 10 yıldır tüm dünyada büyük bir gelişme gösterirken, ülkemizde de bu konuda en büyük pay sahibi olan THY ve diğer şirketler artan uçak sayıları, uçuş noktaları ve personel bakımında katlanan bir artış göstermiştir. Buna paralel olarak sektörün alt yapı yetersizlikleri ve çalışanların sorunları da katlanmıştır.

Gelişmekte olan ulusal pazarımız doğal olarak uluslararası dev tekellerin iştahını kabartmaktadır. Siyasal iktidarın özelleştirme politikaları tekellerin işini kolaylaştıran bir işlev görüyor. Bu pazarda pay sahibi olmaya çalışan şirketler işletme giderleri içerisinde en kolay kırpacakları rakam olarak işçi ücretlerini görmekte ve neredeyse asgari ücret civarında paralarla personel çalıştırmakta, üç işçinin işini bir işçiye yaptırmanın hesabı içinde kuralsızlıklar görülmektedir. Resmi otorite gerek çalışma bakanlığı gerek SHGM bu uygulamalara seyirci kalmaktadır.

Türkiye sivil havacılığında çalışan işçi sayısı yaklaşık 50 bin civarında tahmin edilmektedir. Yaklaşık 17 şirket bu alanda faaliyet gösterirken 170�in üzerinde yolcu ve kargo uçağı faaliyette. Bu şirketlerden yalnızca THY ve Teknik A.Ş'de sendika var. THY'nin de yönetim açısından hükümette olmasına rağmen artık kamu özelliği kalmamış, yüzde 51�den fazlası özelleştirilmiştir.

Hava İş sendikası sivil havacılıkta 1962�den beri var olan tek yetkili sendika olmasına rağmen THY A.O ve Teknik A.Ş dışında, taşerona devredilen diğer birimlerde toplu sözleşme düzenini kaybetmiştir. Sendikanın daha önce TİS yapma yetkisi olan; Yer Hizmetleri, İkram, Teknik ve bağlı bazı birimler ile Call Center, yemekhaneler, özelleştirilerek taşeronlara devredildi ve buralardaki çalışanlar artık sendikasız ve örgütsüz durumda.

Bu işyerlerinde hizmetler sendikasız ve örgütsüz işçiler tarafından daha düşük ücretlerle ve daha zor koşullarda yürütülmektedir. Sivil havacılık patronlarının daha fazla büyüme, daha fazla kar mantığı ile geliştirdiği bu sürece karşı sendikalar bu gelişimi görememiş, üyesi olan ama örgütsüz hantal bir yapıya dönüşmüştür. Hava-İş sendikası yönetimi de bu alanda sıkışıp kalmıştır. Geleneksel Türk-İş çizgisindeki bürokrat ve tepeden inmeci sendikal yapının içerisine kendini hapsetmiştir.

Bunun farkında olan patronlar onları incitmemiş, ama çalışanları işten atmakta, sürgün etmekte, kuralsız çalıştırmakta rahat bir ortam yakalamanın keyfini her dönem sürdürmüşlerdir.
Şimdi artık sıra, ana gövdenin de diğer birimler gibi daha az ücretle çalışan, (sendikalı-sendikasız) ama örgütsüz bir yapıya dönüştürülmesin- dedir. Çünkü şirket büyümüş ama hala sosyal hakları olan mazeret izni kullanan, ikramiyesi, yıllık izni 30 işgünü olan bir personel yapısı vardır. Bunlar patronlara göre insani bir hak değil, tahammül edilmez bir durumdur! O zaman bu hakları talep etmeyen, verilene razı, sesini çıkarmayan ve bu koca makineleri dünyanın bir ucundan bir ucuna gidecek şekilde hazırlayan ve götüren robotlara ihtiyaç vardır! Onun için işverenler Türk-İş tipi sendikacılık anlayışına sahip sendikacılardan oldukça faydalanmaktadırlar. Statüko sürsün, şirketler büyüsün, fatura çıkacaksa bunu da çalışanlar üstlensin!..

Durum açıktır. Çalışanlar kendi öz örgütleri olan sendikalar tarafından patronlara karşı yalnız ve çaresiz bırakılmaktadır.

Sendikacılar, işçilere bir müşteri gibi bakmakta gelen aidat oranı onlar için önemli olmaktadır. İşverenler ise bizleri daha az ücrete daha fazla çalıştırmanın hesabını yapmaktadır. Yani karlar arttıkça şirketler büyüdükçe kaybedenler işçilerdir.

Sivil havacılık bu kar hırsı ve büyümeye karşın, kuralsızlaştırıldıkça ve fatura işçilere çıkarılmaya devam edildikçe tehlike büyüktür. İş güvenliği sivil havacılıkta aynı zamanda uçuş güvenliğidir. Bu gerçek bizleri aynı zamanda taşıdığımız yolculara karşı sorumlu kılmaktadır. Kimsenin bunu aklından çıkarmaması gerekir. Sosyal taraflardan biri olan çalışanlar mutsuz ve huzursuz ise durum pek parlak değildir.

Büyümeden hak ettiğimizi payı almak ve kazanılmış haklarımızı kaybetmemek istiyorsak, işçiler olarak bireysel değil, örgütlü davranmalıyız; sendikalaşmayı büyütmeliyiz, kazanılmış haklarımızı koruyacak mücadeleler geliştirmeliyiz ve tabii ki sendikamızı çürüten, köhnemiş 22 yıllık yönetimi değiştirme iradesini güçlendirip yaymalıyız.

Gökkuşağı Hareketi, zor ama imkansız olmayan bu görevi yerine getirmek üzere THY Uçuş, Yer İşletme, Genel Müdürlük, Teknik A.Ş. ve Anadolu işçilerinin işyerlerindeki sesidir.

Saygılarımızla...

THY DE İŞCİ KIYIMI DEVAM EDİYOR: VERİMSİZSİN SAVUNMANI VER!
THY A.O�da Kargo, Yer İşletme, Uçuş İşletme, Eğitim Başkanlığı başta olmak üzere birçok birimde yüzlerce çalışandan �verimsizlik� adı altında savunmalar istenmektedir. İşveren sendikalı ama örgütsüz gördüğü çalışanlara karşı baskılarını sürdürüyor. Hava-İş Sendikası Yöneticileri sessiz neden?

UÇUŞ İŞLETMEDE NELER OLUYOR:
Uçuş işletme de çalışanlar �Uçuş Gözlem Formu� adı altında çalışanlar birbirlerini şikayete zorlanıyor. Uçuş ekipleri kabin, kokpit bir bütün olması gerekirken birbirinden koparılıp ayrıştırılıyor. 45 yaşına geldiği için deneyimli arkadaşlar işten çıkarılıyor. Yabancı personel alımı hızla devam ediyor.

Şimdi de Kabin Hizmetleri Biriminin özelleştirileceği ve taşeron firmalara devir edileceği söylentileri dolaşmaktadır. En insani hak olan hastalık suç olarak algılanmakta ve psikolojik olarak çalışanlar üzerinde baskı yaratılmaktadır. Mazeret izinleri hak olmaktan çıkartılmakta ve sanki TİS de böyle bir hak yokmuş gibi davranılmaktadır. Uçuş programları, kural ihlalleri ve limitleri aşan uçuşlarla dolu. Bunları dile getiren ve çalışanları işveren karşısında savunacak bir sendikamız yok mu?

ENGELLİLER HAFTASI, ENGELLER İLE KARŞILAŞTI:
Engelliler haftası nedeniyle 10 Mayıs�ta yasal olarak bir gün idari izinli sayılmaları gereken engelli personel, işverenin umursamazlığı sendikanın ilgisizliği nedeniyle, kendi uğraşları ile bu izni kopardılar. Hava-İş Sendikası yöneticileri engelliler haftasının farkında mı? Böyle bir derdi var mı?

MAZERETLER KULLANDIRILMIYOR:
Kargo Başkanlığı, Yer İşletme, Eğitim Başkanlığı, Uçuş İşletme başta olmak üzere, birçok birimde mazeret izinleri kullandırılmıyor. Mazeret izni TİS ile kazanılmış bir hak değil mi?

İŞCİLER ZORUNLU MESAİYE BIRAKILIYOR, ÜCRET ÖDENMİYOR:
Kargo Başkanlığı�na bağlı bazı birimlerde normal çalışma saatlerinde görev yapan personel sabah saat 06:30�da işe getirtilip akşam saat 20:00�ye kadar çalıştırılmakta ve mesai ödenmemektedir. Genel Müdürlük bünyesindeki bazı birimlerde de akşam 17:30�dan sonra personel çalışmaya bıraktırılıp mesai verilmemektedir.
TİS uygulaması için ne yapmak gerekiyor. Çalışanların emeği neden gasp edilmektedir. Sendika Nerede!

HASTA OLABİLİRSİN AMA RAPOR ALMA:
Hastalanan arkadaşlara idareciler tarafından rapor almamaları konusunda uyarılar yapılıyor. Rapor aldıkları takdirde bunun kendileri için iyi olmayacağı söylenerek aba altından sopa gösterilmektedir. Hastalık tehditle önlenebilir mi bu vicdansızlık değil midir?

YEMEK YE AMA İSTİRAHAT ETME:
Öğlen 1 saatlik yemek molalarında bile çalışanlara daha kısa sürede işbaşına dönmeleri konusunda idareciler tarafından uyarılar yapılmaktadır. Vardiyalı işyerlerinde yoğun çalışma temposu nedeniyle işçiler yemek bile yiyememektedirler. Çalışanlar sorunlarını aktarmak için sendika temsilci ve yöneticilerine ulaşamıyor. Bizim aidatlarımızla orada oturan ve sorunlarımıza ilgisiz sendika yönetici ve temsilcisi olur mu?

SAVUNMA YAZILARI ÖNCE SENDİKACILARA MI GELİYOR:
Ankara, Antalya, İzmir gibi dış istasyonlarda çalışanlara �verimsizlik� adı altında yazılar gönderilmektedir.
Ne yazık ki bu yazıların geldiğini önce sendikacılar dillendirmekte ve kimlerin verimsizlik nedeni ile işten çıkarılacağını önce sendikacılar söylemektedir. Bu nasıl bir danışıklı dövüştür.

SÖZLEŞMELER NE OLDU:
THY A.O ve TEKNİK A.Ş�de sözleşmeler ile ilgili belirsizlik devam ediyor. Ocak 2011�de başlaması gereken TİS süreci ne aşamada çalışanlar habersiz. İşveren hangi nedenle sendikanın yetkisine itiraz etmiştir. Bilinmiyor.
�İşveren ve sendika bu konuda söz birliği etmiş durumda hiçbir açıklama yok. Ama üyelik aidatları maaşlarımızdan işveren tarafından kesilerek her ay sendikanın hesabına yatırılıyor.�

TEKNİK AŞ DE ATÖLYELER PARÇALANARAK SATILMAYA DEVAM EDİYOR:
Teknik A.Ş bünyesindeki Motor atölyesinin Zorlu Holding tarafından alındığı söylenmektedir. Çalışanlar yarınları konusunda endişe içindedirler. Başka atölyelerin de taşeronlara verileceği korkusu teknisyenler üzerinde bir karabasan gibi durmaktadır. Zorunlu emeklilik, atölyeler arası sürgünler ve tehditler devam etmektedir.
Lisanslar ile ilgili yeni uygulamalar ve kuraldışılıklar çalışanları etkilemektedir. Sendika seyirci, işveren rahat. Böyle nereye kadar?..

TEC�DE İŞCİLERİN KARARLILIĞI KAZANDI:
TEC sözleşmesi imzalandı. Çalışanlar grev uygulamasını başlatmakta kararlı görününce işveren ve sendika sözleşmeyi imzaladı. İşten atılan arkadaşların işe dönememiş olması düşündürücüdür. Bu arkadaşlarımız hangi gereksiz davranış sonucu işten atılmışlardır? Sözleşme imzalamak iyi ama önemli olan sözleşmelerin uygulanmasıdır. En başarılı sözleşmeyi dahi imzalasanız uygulanmadıktan sonra bir anlamı yoktur.

TGS ÇALIŞANLARI HUZURSUZ:
TGS�de işverenin keyfi uygulamaları çalışanları canından bezdirmiş durumda. Mazeret izni yok, fazla mesai yok, yemek paydosu yok. Çalışanlar tamamen şeflerin ve müdürlerin insafına terkedilmiş durumda, tam bir köle pazarı yaratılmak istenmektedir. TGS çalışanları sivil havacılık hizmetinin en önemli halkalarından birini oluşturmaktadır. TGS Çalışanı köle değildir.

http://gokkusagihareketi.com/

bravecan
27.Mayıs.2011, 23:51
Basına ve Kamuoyuna

HAVA İŞ YÖNETİCİLERİNİN GELDİĞİ SON NOKTA: POLİS MUHBİRLİĞİ…

THY ve bağlı işyerlerinde, işçilerin dağıttığı bültenin başlığında şöyle deniyor:



“SİVİL HAVACILIKTA BÜYÜMENİN FATURASI NEDEN ÇALIŞANLARA ÇIKARTILIYOR?”

Bültenin alt başlıkları da iş yerlerinde yaşanan sorunları dile getiriyor:

-THY’de işçi kıyımı sürüyor; “verimsizsin savunmanı ver!”

-Uçucular birbirini gammazlamaya zorlanıyor!

-Engelli haftası engelleri!

-İşçiler zorunlu mesaiye bırakılıyor ücret ödenmiyor!

-Mazeret izinleri kullandırılmıyor! vb…

(Tamamı için bakınız: http://gokkusagihareketi.com/2011/05/21/sivil-havacilikta-buyumenin-faturasi-nedencalisanlara-cikartiliyor/)



İşçiler bu bültenle THY ve bağlı iş yerlerinde çalışanların sorunlarını dile getiriyor ve sendikalarını da göreve çağırıyor. Peki sendika ne yapıyor?
Devamı için:http://gokkusagihareketi.com/2011/05/27/hava-is-yoneticilerinin-geldigi-son-nokta-polis-muhbirligi/

http://gokkusagihareketi.com/2011/05/27/hava-is-yoneticilerinin-geldigi-son-nokta-polis-muhbirligi/

bravecan
04.Haziran.2011, 00:20
İşçi ‘Sendikası’ Hava İş, İşçi Atarak İşçi Haklarını Savunabilir mi?
Basına ve Kamuoyuna,

Üyesi olduğumuz Hava İş Sendikası’nın yönetimi, THY işvereninden beter işçi çıkartmaya devam ediyor. Son iki yıl içinde sendika uzmanı ve çalışanı Pınar Erol, Şelale Seyyale, Munzur Pekgüleç, Özlem Ergun’dan sonra Nilgün Öğün ve Ayşe Kaya da işten çıkartıldı.

İşten çıkarılanlar, yıllarca THY çalışanlarının çıkarlarını savunmak üzere emek harcamış, gecesini gündüzünü vermiş, özverili kişilerdir. İş tanımlarına uygun, diğer çalışanlarla uyumlu, üyeler tarafından sevilen emekçilerdir.

Hava-İş yönetimi ise, tam bir işveren gibi hareket etmektedir. Duvarlarına astığı “emek en yüce değerdir” sözlerini çiğneyip, yaptıkları işe değil, kendilerine biat edip etmediklerine bakmaktadır.

Yönetim kurulu üyelerinin çalışanlarına tam bir patron tavrıyla davrandığı bilinmektedir. Uguladıkları çeşitli psikolojik baskılar, taciz, cinsiyetçilik, ayrımcılık, şiddet, yok sayma (mobing) çalışanların işi terk edip gitmelerine yetmeyince, yasa dışı biçimde işçi çıkartmaktan çekinmemektedirler.
Devamı:http://gokkusagihareketi.com/2011/06/03/isci-%E2%80%98sendikasi%E2%80%99-hava-is-isci-atarak-isci-haklarini-savunabilir-mi/

UcuyorumHaber
29.Temmuz.2011, 22:15
Türk-İş’i de, 10 Sendika Başkanını da İyi Biliyoruz;

Demokratik, Şeffaf, Temiz Sendika İstiyoruz!

Değerli Basın Emekçileri,

Türkiye ekonomisindeki büyümeyi yaratan işçi sınıfı, tarihinin en kötü döneminden geçiyor. Çalışma yaşamı, düşük ücret, uzun ve esnek çalışma ile patronların iki dudağı arasında belirleniyor. Sözleşmeli ve taşeron çalışma biçimi yaygınlaşıyor. Sendikasız, sigortasız, iş güvencesi ve iş güvenliği olmaksızın çalışan işçiler iş kazalarına kurban gidiyor. Haziran ayında iş cinayetlerinde kaybettiğimiz işçi sayısı elli iki…

Hal böyleyken sendikalar ne yapıyor? En büyük işçi konfederasyonu olarak Türk-İş yönetimi hükümetin ve sermayenin koltuk değneği olmuş. Hak-İş iktidarın sözcüsü gibi faaliyet yürütüyor, DİSK yöneticileri sendikacılığı milletvekili olmanın bir alt basamağı yapmış durumda. Diğer sendikacıların da düzen partilerinden milletvekili olma çabaları, sendikacıların düzenin koltuk değneği olduğunu ispatlıyor.

Özetle sendikal örgütlülüğün düşürüldüğü durumdan, bugün şikâyet edenler olsa da, devlet ve sermaye kadar, sendikacılığı meslek edinen profesyonel sendikacılar da sorumlu.

Değerli Basın Emekçileri,

Türk İş Genel Kurulu öncesi 10 sendika başkanı bir bildirge yayınlayarak “yüzü işçiye dönük” bir Türk İş yaratma amacıyla “bir adım öne çıktıklarını” açıkladılar.

Bu 10 sendika başkanının bu günkü durumla ilgili tespitleri genel olarak doğru. Eksik olan şey bu genel başkanların Türk-İş’in bugünkü durumundan Türk İş yönetimi gibi sorumlular. Her geçen gün işçiye sırtını daha fazla dönenlerin, “Yüzü işçiye dönük Türk İş” yaratmaları mümkün mü? Bu konuda samimi bir özeleştiri ile sorumluluklarını kabul edip, bundan sonra farklı bir politika izleyeceklerini de söylemiyorlar. Tabanlarındaki işçilerin isteğine rağmen, kendi iktidarlarına tehdit görerek uygulamadıkları ilke ve talepleri genel kurul öncesi ileri sürmeleri samimi değil. Bu yüzden yayınlanan bildirge inandırıcılıktan ve umut yaratmaktan çok uzak.

Şeffaf olmayanın şeffaflık talebi, demokratik davranmayanın demokrasi talebi havada kalıyor. Sendika çalışanlarını işten atanların işçi kıyımına karşı mücadele etmesi mümkün değil. Bizzat bu 10 genel başkan, 20 yıl önce çözümün bir parçasıydı, artık “sorunun bir parçası” haline geldi.

Her Türk-İş kongresinin öncesinde sadece bir üst yönetime girebilmek için eleştiren, bazı doğruları ifade eden, yer yer soldan konuşanlar aynı kişiler. Kongre günü ise, bir biçimde pazarlık paylarını artırarak yönetime kapağı atmaya çalışıyorlar.

Şimdi genel kurul öncesi mücadeleci kesilen bu genel başkanlara bir bakalım:

Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul geçen kongrede, önce muhalefette yer almış ve ardından kapağı Kumlu yönetimine atmış, sefalet ücreti olan asgari ücrete imza atmış, yolsuzluk iddialarıyla basına konu olan, kendisine muhalefet eden şubeleri kapatan bir genel başkan.

4-C’ye zorla geçirilen işçilerle birlikte sonuna kadar mücadele edeceğine dair namusu ve şerefi üzerine yemin eden, sonra da işçileri yüzüstü bırakan dünkü Türk-İş Genel Sekreteri, halen Tek Gıda-İş Genel Başkanı ve 10 imzacıdan biri olan Mustafa Türkel değil mi? Bugün bile sendika çalışanı engelli işçisini işten attığı için sendikaya karşı direniş yapılan tek sendikanın başkanı.

Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin ise, Bahar Eylemleriyle yönetime gelmiş ancak zaman içinde İkale Sözleşmesini TİS’e yazdıracak kadar iş güvencesinden vazgeçmiş, mali harcamalarıyla ilgili tek satır açıklama yapamayan, 22 yıldır delege sisteminin avantajıyla koltuğunu koruyan bir sendikacı. Özellikle kadın sendika çalışanlarını gerekçe göstermeden işten atacak kadar patronlaşmış. Son toplu sözleşmeyi 26 Mayıs, genel eylem gününde imzalayarak dışarıdaki “sol” söylemlerine rağmen iktidara mesaj gönderen pişkin bir genel başkan.

Sağlık İş Başkanı Mustafa Başoğlu gibi 46 yıl boyunca sendikaların başından ayrılmamak için her türlü oyunu yapar hale geldiler. Yılardır işçinin ödediği aidatlarla saltanat süren ve şimdi demokrasiden, katılımdan, şeffaflıktan söz eden bu genel başkanları burada bulunan işçiler sizlere örnekleriyle anlatacaklar…

Değerli Basın Emekçileri,

Sendikal Demokrasiden söz eden bu bildirge, tabanın görüşü alınmadan sadece genel başkanların bir araya gelerek oluşturdukları bir metindir. Demokrasi talep ederken bile işçilerin fikrini almıyorlar. Bildirgenin her cümlesinin ardından “Öyleyse bunu önce kendi sendikanızda neden uygulamıyorsunuz?” diye sorulduğunda yanıtları yok. Tepeden profesyonel sendika uzmanlarına yazdırılan ilke ve hedefler açıklamak marifet değil. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!”

Bütün bu gerçekleri bizler gibi sol siyasi partiler, günlük gazeteler, televizyonlar da biliyor. Ancak bunların bazıları salt Türk İş yönetimine muhalif göründükleri için, bilinen gerçekleri işçilere açıklamak yerine üstünü örterek, sendika bürokratlarının suçuna bir noktada ortak oluyorlar. Oysa sendikal hareket içinde “evheni şer” politikalarla, bazı “doğruları” söylemekle işçi sınıfı arasında umut yaratmak mümkün değil. “Ehven-i şer, şerlerin en kötüsüdür!”

Sonuç olarak, 10 genel başkan, 1989 bahar eylemleriyle kendilerine verilen desteği hovardaca harca****** zaman içinde karşıtlarına dönüştüler. Şimdi tabandan gelen ve kendilerini de hedef alan işçi hareketinin önünü kesip, sisteme ve sendikal bürokrasiye yönelen isyan oklarını sadece Türk İş yönetimine çevirerek aradan sıyrılmak istiyorlar.

Sendikal mücadele bu krizden ve durgunluktan kişilere bağlı kalmaksızın, işçileri sürece katan bir demokratik işleyişle; kendi dinamiklerini tabandan harekete geçirerek çıkacak ve yeni yapılanmalar gerçekleştirecek.

Çeşitli iş kollarından sendikalı ve sendikasız işçiler olarak bu amaçla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Temel Hedefimiz, İşçilerin Yönettiği Demokratik, Şeffaf, Temiz Sendikalar Oluşturmak ve Bağımsız İşçi Hareketini Yükseltmek.

İşçi sınıfının devletten ve sermayeden bağımsız siyasal hattını örgütlemek için Türk-İş ve diğer sendikalardaki işçiler, delegeler, şube yöneticilerini; sendikasız işyerlerinin emekçilerini birleşmeye, yan yana gelmeye, örgütlenmeye, çürüyene değil, yeşerene destek vermeye çağırıyoruz. (09.07.2011)
http://gokkusagihareketi.com/2011/07/19/484/

UcuyorumHaber
23.Ağustos.2011, 21:08
KAMUDA SÖZLEŞMELER BİTTİ, THY’DE NİYE BAŞLAMIYOR?

Türk-İş kamuda sözleşmeleri beklendiği gibi hükümete teslim olarak bitirdi. THY sözleşmesi yetkisizlik nedeniyle 8 aydır sürüncemede. Çalışanların reel kayıpları yüzde 20’ye vardı. İşveren reklamlar başta olmak üzere her şeye para buluyor ancak sözleşmeye oturmuyor. Sendikanın sözleşme imzalamak gibi bir derdi var mı, o da belli değil! Aidatlar geldiği sürece, sözleşmenin uzaması sendikayı ilgilendirmiyor mu? Bu nasıl anlayıştır?

SENARYO AYNI: “YETKİ İTİRAZI”

1 Temmuz’da başlaması gereken Teknik AŞ sözleşmesi işverenin yetkiye itirazı nedeniyle yine mahkemelik oldu. İtiraz ne için yapılıyor, kimse bir açıklama yapmıyor. İşten çıkarmalarla Teknikte deneyimli teknisyen bırakmayan işveren SAFA/SANA denetlemelerindeki bulgular açısından ortaya çıkan kötü sonucu kimlerle düzeltecek?

KİRALIK TEKNİSYEN OLUR MU?

İş Kur kanalıyla işe alınan teknisyenler “kiralık işçi” olarak değerlendirilecekmiş. Teknisyenlere asgari ücretin biraz üzerinde maaş veriliyor. Mesai, ikramiye ve sosyal haklar yok. Ama her yerde görev var: Habom, Teknik Aş ve gerekirse başka yerlerde! Şirket yönetimi teknik bakım hizmetlerini küçültüp, kuralsız çalıştırarak uluslar arası standartları uygulayabilir mi?

TEC’DEN SONRA ZORLU HOLDİNG

DEVREDE

Motor atölyesinin bir kısmı TEC ile anlaşarak taşındı. Atölyenin bir başka kısmı da Zorlu Holding’e verildi. Teknisyenlerle bireysel sözleşme yapmak üzere görüşmeler yapılıyor. Sendikasızlık dayatılıyor. Belirsizlik diz boyu. Sendika sessiz kalarak, taşeronlaştırmaya dolaylı kapı aralıyor.

TURNİKELER KÂBUS OLDU

İŞVEREN ÇALIŞANLARA GÜVENMİYOR

THY yönetimi, bazı birimlerini Genel Müdürlük dışına taşıdı. Çalışma saatleri turnike sistemiyle denetleniyor. Sigara, çay molaları dakikalarla sınırlı. Kameralı, parmak okutmalı geçiş sistemleri güvenlikten çok, işçiye güvensizliğin ifadesi. İş kaybını önlenmek adına, güvensizlik ve psikolojik baskı merkezileştiriliyor. Sonra da THY bizim evimiz olsun isteniyor! Evimizde turnike yok ki!

SÜRGÜNLER, ZORUNLU EMEKLİLİK VE BASKILAR DEVAM EDİYOR

Yılbaşından bu yana yüzlerce THY ve Teknik AŞ çalışanı sürgün edildi, “verimsizlik” hakaretiyle emekli yapıldı. Sendika yönetimi görevini hukuk bürosuna, yüzde 10’a devretmiş durumda! Hatta bu oranı bazı davalarda %25′e çıkardığı için sendika avukatını azleden işçiler var. Mahkemelerde işe iade davaları ve alınan ek tazminatlarla idare etmemiz isteniyor. O zaman idatları da hukuk bürosuna mı ödeyelim?

SEKİZ GÜNLÜK KAYIP NE OLACAK?

Maaş ödemeleri 8 gün ertelendi. İkramiye ve mesailerin ödenmesi de ötelendi. Sendika yönetimi bu uygulamaya onay vermiş olmalı ki, mahkemeye gideceğiz sözü hâlâ gerçekleşmedi. Ödeme tarihleri yer değiştirince ödeme gecikti, faiz de işçiye yazdı. Sözleşme yapılmadığı gibi, bir de cebimizdekiler eksiliyor. Çalışanlar olarak bunu unutmayacağız.

6 BİN TGS İŞÇİSİ HUZURSUZ

TGS’de çalışma koşulları sivil havacılığın yüz karasıdır. Yaz döneminde dört ay izinler kapalı. Mazeret için dilekçe yazmak bile yetmiyor. Her gün bir kaza haberi geliyor. Ne çalışanlar ne hizmet alanlar güvencede. Yılardır hem kendi üyesini hem de TGS işçisini görmeyen sendika şimdi göstermelik kuşe kâğıt bültenlerle “dostlar alışverişte görsün”ü oynuyor. TGS işçisi “mış gibi” yaparak değil, yüz yüze, bölüm bölüm, ilmek ilmek birlik olacak, örgütlenecek; sonra da sendikalı olacaktır.

İSG İŞÇİSİ SÖZLEŞME YOLUNDA

İşçiler sendikal hatalar yüzünden büyük bedel ödemelerine rağmen direnerek ve kendi içlerinde birliklerini koruyarak Sabiha Gökçen’de işvereni toplu sözleşme masasına oturtuyor. İşveren ne oyun oynarsa oynasın işçiler geçen süre içindeki hatalardan ders çıkartıp, kendi gücüne güvenerek karar verme hakkını elinde tutmalı, sendikacıların oyunlarına karşı da uyanık davranarak onları denetlemelidir.

UÇUŞ GÜVENLİĞİ YOKSA GERİSİ TEFERRUATTIR!

THY ve Teknik AŞ yönetimi uçuş güvenliğini ne kadar önemsiyor? Pilotlarını ve teknisyenlerini geleceği hakkında endişeye sürükleyerek aidiyet duygusunu yok ediyor. Böyle olunca uçuş emniyeti konusunda yapılan denetlemelerin sonucunda doğal olarak, THY Avrupa’nın en kötüsü ve Türkiye’de 14 şirket içinde sondan 5. oluyor. Bu durumun sorumlusu işverenin yönetim anlayışı değilse nedir?
http://gokkusagihareketi.com/2011/08/17/bulten-no-4-kamuda-sozlesmeler-bitti-thyde-niye-baslamiyor/

bravecan
03.Ekim.2011, 21:21
THY’nin Zararı Yönetim Politikasından…
THY 2011 yılı ilk yarısında 544 milyon TL (eski hesapla 544 trilyon) TL zarar açıkladı. Son yıllarda bizlerin sırtından yaratılan imaj ile bu zarar uyuşmuyor. Şimdi de neredeyse zararın sorumlusu biz işçiler olduk! Basın Müşavirliği’nin 26 Ağustos tarihli açıklamasına göre ‘esas faaliyetler’den oluşan zararın 56 milyonluk kısmının personel alımından kaynaklandığı belirtiliyor. Bu rakamın içine haksız yere işten çıkarılan binlerce deneyimli arkadaşımızın kazandığı işe iade tazminatları dahil mi bilmiyoruz!

Bilançonun bizlerin anlayacağı şekilde özeti şöyle:

Arka plana baktığımızda, zararın kaynağının hizmet (üretim) dışı faaliyetler olduğunu görüyoruz. Yani THY, asli faaliyeti ile net bir ekonomik değer (katma değer veya Milli Gelire katkı) yaratabilmiş. Bir işletme, piyasa ekonomisinde net ekonomik değer elde edebiliyorsa verimli demektir. Resmi THY verilerine göre ‘çalışan başına satış hasılatı’ 2010 yılı ilk yarısında 281 bin TL iken 2011 ilk yarısında 316 bin TL olarak gerçekleşmiş. İşçinin sebep olduğu zarar değil, kardır. Aynı dönemler içinde ‘genel yönetim giderleri’ yani yönetici ücret, yolluk, harcırah artışları. 30 milyon TL’ye yaklaşmış! Yuh demesi geliyor insanın…

Peki zarar nereden kaynaklanıyor?

Akaryakıt fiyatlarındaki artış ve kur etkisi ile birim fiyat düşüşleri belirleyici görülse de, zararda asıl etkenler başka kalemlerde. Bilançoya göre ‘pazarlama ve satış dağıtım giderleri’ 2011 ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre 165 milyon TL artmış. Aynı dönemler içinde ‘genel yönetim giderleri’ndeki artış 29.5 milyon TL olmuş! Bu gider artışlarında bizlerin payı var mıdır?

En önemli gider artışı ise faizde. (Hani faize karşıyız ya!) Bilançoda ‘finansal giderler’ olarak ifade edilen bu kalem, 2010 yılı ilk yarısında 77 milyon TL iken, 2011 ilk yarısında 590 milyon TL’ye yükselmiş! Yanlış okumadınız faiz giderleri nerdeyse 8 kat artmış! Hızlı büyüyeceğiz diye THY asılmış krediye ve sonuç ortada! Alınterimiz bankalara aktarılmış, Şirket böyle mi yönetilir? Bir yılda 4 milyar TL yatırım yaparsanız ve bunu yapacak öz kaynaklarınız yoksa borç alıp kendinizi dev aynasında görürseniz, karaya da oturursunuz. Şirketi kim zarara uğrattıysa bedelini de onların ödemesi gerekmez mi?
Devamı.http://gokkusagihareketi.com/2011/09/26/gokkusagi-bulteni-yayinlandi-thynin-zarari-yonetim-politikasindan/

UcuyorumHaber
31.Ekim.2011, 22:42
"YARGI KARARI TARTIŞILIR"
http://www.airporthaber.com/gallery/news/44981.jpg
Gökkuşağı Hareketi, Hava-İş seçimlerine yapılan itirazın Yargıtay’ca onanmasına yönelik açıklama yaptı...

Gökkuşağı Hareketi, Hava-İş seçimlerine yapılan itirazın Yargıtayca onanmasına yönelik açıklama yaptı. Açıklamada,"Bu onama da sadece yargıdaki tartışmalı kararlardan biri olmuştur" denildi.

Gökkuşağı Hareketi’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Gökkuşağı Hareketi Hava İş üyesi işçilerin "Demokratik Şeffaf Temiz Sendika" talebiyle oluşturdukları birlikteliğin adıdır. Ne bir sendikadır ne de kasası, maaşlı çalışanları, sekreterleri vardır. Ne genel kurulla sınırlıdır ne de iktidar, başkanlık hırsıyla hareket etmektedir.

Gökkuşağı Hareketi, Aralık 2009 yılında yapılan Hava İş Sendikası Olağan Genel Kurulunda toplumun sesi ve vicdanı olarak seçimlere katılmış ve şaibeli 1 (bir) oyla ve yine hakim kararıyla 22 yıllık yönetim iktidarını korumuştur.

Genel Kurulun ardından, alınan kararlar unutulmuş, ikale sözleşmesi işveren tarafından dayatılmış ve bini aşkın çalışan işten atılmış, sürgüne ve baskıya maruz kalmıştır. Hava İş yönetimi ise, işverenle açtığı "beyaz sayfa" gereği işleri, sendika avukatına havale etmekten başka bir işlev görmemiştir.

Bu durumda Delegeler yapılması gerekeni yani, olağanüstü genel kurul toplaması yönünde tüzüğün öngördüğü sayının yaklaşık iki katı imzayla yönetime çağrı yapmıştır. Yönetim Kurulu tüzüğün gereğini yapmamış, olağanüstü genel kuruldan kaçmıştır. Konu mahkemeye taşınmış mahkeme ne yazık ki işçilerin talepleri doğrultusunda değil sendikal bürokrasiyi koruyan bir karar vermiştir. Adil olmayan bu karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.

Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını yargıçlar bile kabul etmektedir. Yargı kararları tartışmalıdır. Bu onama da sadece yargıdaki tartışmalı kararlardan biri olmuştur . Yargıtay sonucu bizim için sürpriz değildir. Yargı üzerinde “becerikli” olduklarını, olağan genel kurul sonucuna karar verilirken de tanık olmuştuk!

Ancak önümüzde olağan genel kurul vardır ve işçilerin adaletinden ve iradesinden kaçılamaz. Hava İş üyesi işçiler, temsilcilerin seçimle belirlenmesine bile karşı çıkan, işverenin işçilerden keserek kasasına yatırdığı aidatların hesabını vermeyi reddeden, kendi işçilerini nedensiz işten atan, bu anti demokratik kirli anlayışı değiştirmeye, kendilerine yaraşır bir yapıya kavuşturmaya kararlıdır. Sendika Ağalığının da bir ömrü ve sonu vardır! "

:air: (http://www.airporthaber.com/-yargi-karari-tartisilir--36021h.html)

UcuyorumHaber
24.Eylül.2012, 11:08
Hava İş Sendikası’nın işten atılan THY çalışanları için Taksim’de düzenlediği eylemde gerginlik yaşandı. Gökkuşağı Hareketi, eylem sırasında Ali Gülçiçek’in saldırıya uğradığını bildirdi.
:air: (http://www.airporthaber.com/havacilik-haberleri/gokkusagi-hareketinden-saldiri-iddiasi.html)

UcuyorumHaber
28.Aralık.2012, 12:06
KAMUOYUNA VE THY İŞÇİLERİNE ZORUNLU AÇIKLAMA

İşe iade davalarını kazanan 305 arkadaşımızdan bir kısmının 25 Aralık Salı günü AHL dış hatlar üst katta THY yönetimine, “yargı kararlarını uygulama” çağrısı yaptığı sırada, Hava İş yönetimince yönlendirilen küçük bir grup sloganlar atarak rahatsızlık vermeye çalışmışlardır. Bu slogan ve demeçleri sadece, işçilere düşman yayın çizgisiyle tanınan bir sitede yer bulmuştur. Şıracının şahidi doğal olarak bozacı olacaktır! Ancak Hava İş Genel Başkanının sözlerinin çok açık ortaya koyduğu bir gerçeği kamuoyu ve işçilerin dikkatine sunmak bizim için bir görev haline gelmiştir.

Hava İş genel başkanı ”Yukarıdakiler işveren destekli hainlerdir!” diyerek her zamanki uslubuyla işçilere hakaret etmiştir. Hain dediklerinin hepsi kendisinin yarattığı zeminde işten atılan işçilerdir. Kendisiyle birlikte olmayan herkesi ve kuşkusuz en başta da sendika yönetimine aday olma gibi bir “hainliği” gerçekleştiren Gökkuşağı Hareketi, Ayçin’in kabusu olmuştur. Verdikleri komutla attırılan sloganlara bakınız:

“THY’nin uşağı, Gökkuşağı!” “Direniş burada Bahadır nerede?”

Bu sloganların 305 arkadaşın işe iadesiyle zerre kadar ilgisi var mıdır?

İşte kendi ağızlarıyla suç üstü oldukları nokta burasıdır. İşten attırdıkları işçiler, onlar için sadece bir fırsattır. Bu fırsatı kendileri yaratmış ve 23 yıldır oturdukları koltuklarını korumak amacıyla kullanmaktadırlar. Bu nedenle 305 arkadaşımız işsizlikle boğuşurken onlar sorunun çözümünü engelleyecek bir çizgi izlemektedirler. Bütün hesapları, bir yıl içinde yapmak zorunda oldukları genel kurulda işçi muhalefetini alt etme üzerinedir. Ne kendileriyle birlikte hareket eden az sayıdaki insan, ne de 305 kişinin geleceği umurlarında! Bunu da açık açık işçileri aşağılayarak yapıyorlar. Ayçin şöyle devam ediyor:

“Buraya katılan tüm arkadaşların avukatlık masrafları, geliş-gidişleri, yemeleri-içmeleri ve bütün bunların dışında da kendilerine aylık belli bir miktarda ödeme yaparak işveren karşısında sahipsiz bırakmıyoruz”

Yani Ayçin için işçilere sahip çıkmak, onlara para vermek demektir! Kamuoyu önünde 29 Mayıs Birliğini de parayla satın almaya çalışarak hiç sıkılmadan ”Gelsinler bütün masraflarını biz karşılayacağız!” demektedir.

Hepsi Hava-İş yönetiminin hazırladığı zeminde işlerinden olan ve 29 Mayıs Birliği adı altında birleşen işçiler ise açıklamalarında şöyle diyorlar:

“Çözüm olacaksa, haklılığımız zemininde yine bizlerin çabalarıyla olacaktır. Göbeğimizi kendimiz kesmek zorundayız. Çünkü bu sıkıntılı süreçte, sendika yönetiminin de asıl derdinin bizler olmadığına tanık olduk. Dış hatlar önünde 7 aydır direniş yapan arkadaşlarımıza saygı duyuyoruz. Ancak bizler sorunun çözümünü, kendi çağrılarını bile üstlenmeyerek bu duruma zemin hazırlayan, üyelerini yalnız bırakan sendikacılardan beklemiyoruz.”

Bu iki üslubun karşılaştırmasını THY işçilerine bırakıyoruz.

Gökkuşağı Hareketi olarak 29 Mayıs Birliği ve 305 işçi arkadaşımızın onurlu mücadelelerini sonuna kadar destekleyeceğiz. Bunun yaşama geçmesi de ancak sendikamızı bu çirkin anlayışın elinden kurtarıp yeniden sivil havacılık işçilerinin onur duyacağı bir yapıya kavuşturmakla olacaktır.

Yaşasın sınıf ve alın aklığı kardeşliği…

GÖKKUŞAĞI HAREKETİ
http://gokkusagihareketi.com/2012/12/26/thy-iscilerine-ve-kamuoyuna-zorunlu-aciklama/

UcuyorumHaber
19.Mart.2013, 01:06
29 MAYIS BİRLİĞİ, Hava-İş Yönetimini Kınadı

http://gokkusagihareketi.com/wp-content/uploads/2013/03/haberturk-13-03-2013-1.jpg

BASINA AÇIKLAMASI

Haber Türk gazetesinde Hava-İş ile ilgili haberde 29 Mayıs Birliğinin basın açıklaması fotoğrafının yanlışlıkla kullanılması nedeniyle sendika yönetiminin gösterdiği tepki içinde bulundukları histeri halini ele veriyor. O fotoğrafın gazeteye konulmasını sanki 29 mayıs Birliği istemiş gibi göstermeye çalışarak işveren yaftası yapıştırmak çok ucuz bir politika ve işçileri birbirine karşı kışkırtma fırsatından başka bir şey değildir.

Bu yanlışlık bile başlı başına haksız yere işten atılan işçilerin kardeşliğini gösterirken, sendikacıların buna tepkileri, işçileri bölen ve olaya işe iadelerimiz yerine kendi iktidarları penceresinden bakan anlayışının ispatıdır. İşten atılan işçileri “işveren destekli” diye karalayan ve bu yolla taraftarlar yaratarak var olma çabası içindeki sendikacıları kınıyor ve kamuoyunun değerlendirmesine bırakıyoruz.

Bizler grev hakkımıza sahip çıktığımız için işten atıldık. Bu süreçte sendikamızın büyük yanlışları olduğunu görüp eleştirdik. Sendika yönetiminin işçileri bölüp kullanmayı amaçlayan tutumu üzerine de bağımsız hareket etme kararıyla mücadelemizi sürdürüyoruz. Eleştirilmeye dahi tahammülü olmayan, sözde demokrat bir kişi tarafından yönetilen Hava-İş yönetiminin yanlışlarını söylemek ve bu bozuk çarkı düzeltmeye çalışmak doğal olarak bizim görevimizdir.

İşe iade davalarımızı sendika avukatlarının aksine ücretsiz takip eden hukukçularla sürdürüyor, mecliste girişimlerde bulunuyor ve basın açıklamalarıyla sesimizi kamuoyuna duyurmaya çalışıyoruz. Bu süreçte bizim yanımızda bulunan Gökkuşağı Hareketi sözcüleriyle dayanışma içinde birlikteliğimizi “demokratik-şeffaf-temiz sendika” talebiyle sürdürmeye de kararlıyız. Sendika yöneticilerinin korkusu ve telaşı bundandır.

Hava İş yönetimi 24 yıldır meslek edindikleri sendikacılığı olaylara koltukları penceresinden bakarak ve ne yazık ki işçileri de alet ederek sürdürmektedir. Bu da üyelerinin güven ve desteğinden yoksun bir sendika ile işverene en fazla olanak tanıyan durumdur. Sendika Genel Kurulunun yaklaşması bu konuda niyetlerini saklama gereği bile duymadan çirkince ifade etmelerinin tek nedenidir.

Gökkuşağı Hareketi ve 29 Mayıs Birliği’nin, THY yönetiminin kontrolünde çalışmalar yapan hiçbir grup veya kişiyle ilgisi yoktur. Hava-İş sendikamızı ne bu işi meslek edinen koltuk düşkünü sendikacılara, ne de iktidar-işveren güdümünde hareket edenlere teslim etmeye niyetimiz yok

Bizler, örgütlü olmanın değerini en fazla bilen, bedel ödemiş işçiler olarak sendikamıza ve kazanılmış haklarımıza sahip çıkacağız. Demokratik-Şeffaf-Temiz bir sendika amaçlayan Gökkuşağı Hareketi ilkeleri çerçevesinde mücadeleye devam edecek ve bütün birimlerde bu ilkelere inanan işçilerin birliğini sağlayarak seçimlere katılacağız.

Hava-İş biz işçilerindir.

Kamuoyu ve Hava-İş üyesi arkadaşlarımıza saygıyla duyuruyoruz.

29 MAYIS BİRLİĞİ

www.29mayisbirligi.com
:ucu: (http://gokkusagihareketi.com/2013/03/15/29-mayis-birligi-hava-is-yonetimini-kinadi/)

bahane
17.Ağustos.2013, 18:19
Gokkusagi hareketi bugun basin toplantisi yapiyor.Ortam pek isindi

UcuyorumHaber
20.Ağustos.2013, 03:56
THY pilotları eylem yaptı

'Gökkuşağı Hareketi' adlı grubun temsilcileri, Atatürk Havalimanı TAV Konferans Salonu'nda bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya katılan Gökkuşağı Hareketi temsilcilerinden pilotlar ve kabin memurları yakalarına siyah kurdela takarak Lübnan'da kaçırılan pilot arkadaşları kurtulana kadar protesto eylemi yapacaklarını açıkladılar. Pazar günü kaçırılan pilotlar için yaptığı protesto ile Beyrut uçağını terk eden pilota ise soruşturma açıldı. Genel Kurulu'nda seçimlere katılacak olan "Gökkuşağı Hareketi" adlı grubun temsilcileri, Lübnan?da THY pilotlarının kaçırılması, THY grevi ve yeni sendikal anlayış gibi konularda bilgilendirme yapmak için bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Gökkuşağı Hareketi temsilcilerinden Kaptan Pilot Mehmet Ayan Günal, pilotların kaçırılması konusunda, "Camianın içinde bu konuda bizim bağlı olduğumuz meslek grubu TALPA var, sivil toplum örgütümüz var. Bu konuda da gerçekten birlik ve hareket bekleniyor. TALPA?nın bize yol göstermesi, öncülük yapması ve birilerini rahatsız etmesi, protesto ederek "biz buradayız" dememiz gibi bir öncülük bekleniyor" diye konuştu. Günal, bir THY pilotunun kokpiti terk ederek THY pilotlarının Lübnan?da kaçırılma olayını protesto etmesine ilişkin ise şunları söyledi:


"Kişisel olarak herkesin orada hangi şartlarda olduğunu bilmediğimiz arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu hissettirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Dün gerçekleşen olay da kişisel bir tepkidir. Ben o arkadaşımla konuştuğumda çok samimi olarak ?Ben bunu önceden planlamadım. Hiçbir şey düşünmedim. Ama oraya gittiğimde bazı şeyler gücüme gitti. Ben neden buradayım diye düşündüm. Belki de uçağın içindeki yolculardan terörist olarak adlandırdığımız kaçıranları düşündüğümde o tepkiyi vermek içimden geldi? dedi. Benim anladığım buydu. Kokpit camiası kaçırılma olayına tepkisiz değil. Dün yapılan eylem bütün havayolu camiası tarafından çok iyi okunması gereken bir olaydır. Burada yapılan kişsel bir hareket var. Duygusal hareketin sonucu çok çok kötü olmamalıdır."


Gökkuşağı Hareketi temsilcilerinden Kaptan Pilot Bahadır Altan? THY pilotunun dün gerçekleştirdiği eylemine ilişkin olarak "Bu arkadaşımız kokpitten yolcuya anons yaparak, Beyrut?a gideceği sırada bu psikolojiyle uçuşa gidemeyeceğini anla****** kokpiti terk etmiştir. Seferi yapmayı reddetmiştir. Biz bu arkadaşımızın tepkisini çok anlamlı buluyoruz. Dikkatinizi çekmiştir. Bu bireysel bir tepkidir. Biz bunun toplumsal bir tepkiye dönüşmemesinin temel nedenini de örgütsüzlüğe bağlıyoruz. Neden insanlar tek tek böyle tepkiler gösteriyorlar? Düşünün iki meslektaşımız 10 günü aşkın süredir orada esirdir. Hangi koşullarda olduğu bilinmiyor. Sanki beş yıldızlı otelde kalıyorlarmış gibi açıklamalar duyuyoruz. Halbuki gerçek hiç de öyle değil. Kimse çıkıp gerçeği basının karşısında söylemiyor. Devlet görevlileri aman susun diyor ama gerçek böyle değil. Arkadaşlarımız özgürlüğüne kavuşuncaya kadar biz bu siyah kurdelaları çıkarmayacağız. Ve biz bu işi takip edeceğiz" dedi.
:ucu: (http://www.turkiyegazetesi.com.tr/ekonomi/65620.aspx)

UcuyorumHaber
18.Eylül.2013, 20:22
BAHADIR ALTAN’DAN KOPMALAR BAŞLADI

http://www.airporthaber.com/wk-uploads/news/Bahadr1.jpg

Aralık ayında yapılması planlanan Hava İş Sendikası’nın seçimleri öncesinde muhalefetin çalışmaları devam ederken, Gökkuşağı Hareketi lideri Bahadır Altan seçim yolunda ilk darbesini yedi. Altan’ın ekibinden çok önemli bir kişi aniden ayrılma kararı verdi. Peki, ayrılan bu kişi kim?
Haberin devamı: :air: (http://www.airporthaber.com/havacilik-haberleri/bahadir-altandan-kopmalar-basladi.html)