PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : THY Yonca Hanımı Fena Kızdırmış (mı ) ?



bravecan
14.Temmuz.2009, 15:11
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/yazarlar/12041347.asp


Tüm rakiplere başarılar


Ne zaman THY rakipleriyle baş edemez hale gelir, ancak o zaman adam gibi bir hava yolu olur.

Yok böyle bir rezalet başka hiçbir havayolunda!
Güncel bilgilerden habersiz gişe memurları, güncellenen bilgileri memurlara haber vermeyi gereksiz gören sistem, yolcuya tutarsız ve yanlış bilgi aktarımı, yardım edip durumu anlamaya çalışmaktansa kendi hatasını müşteriye yıkmaya çabalayan bir kafa yapısı, “müşteri velinimetimizdir!” sloganını bırakın, “müşteriyi pataklamak en büyük zevkimizdir” sloganı ile çalışan personel, bitmek bilmeyen rötarlar, uçağa alıp yolcuyu saatlerce açıklamasız bekletmeler, anons edilemeyen değişmiş kapılar...
9000 metrede uçarken klima altında hasta halinle battaniye istersin, “Yaz vakti hava sıcak hanfendi, zaten 10 tane vardı, dağıttık kalmadı!” derler,
Su istersin “Bugün çok içen oldu, çabuk bitti!” derler...
Allah göstermesin -çünkü işimiz hakikaten Allah’lık- zorunlu iniş yapsak ne battaniyemiz var, ne suyumuz...
Hiiiç düşünmezler!
Hangi birini anlatsam ki!
Tüüüm iyi niyetimle bugüne kadar “Sayın Kurumumuza” “Vatan Millet Sakarya” saflığıyla sahip çıkmış olmak için sustum.
Artık yeter!
Susamıyorum.
Utanıyorum.
Bir “müşteri” olarak her seferinde enayi yerine konmaya dayanamıyorum,
Bir “insan” olarak da bu muameleyi asla hak etmiyorum!
Kendi vatandaşına kötü davranıyor, turiste kötü davranıyor, hadi ben ekonomi yolcusuyum zaten baştan “kakılmışım”; ama gözümün önünde Diplomatik Pasaportlu First Class yolcusunun nezaketle yapmaya çalıştığı uyarıya “Your Shut Up!” diye bozuk İngilizcesiyle hiiiç utanmadan “Sen kapa çeneni!” diye bağırılmasına...
Ne desem hiiiç bilmiyorum!
Hadi diyelim şirketin sana eğitim vermedi kardeşim, peki senin aile terbiyen de mi yok?
YOK! YOK! YOK!
Ve ve ve bütün bunların yanında, iş arkadaşının ayıbını örtmeye çalışan zavallı bir azınlık da var ya hele, onlara daha da acıyorum.
O yüzden can-ı gönülden tüm rakiplerinin başarılı olmasını umuyorum;
Atlas, Onur, Pegasus öyle güçlensin ve kuvvetlensin ki, verdikleri müthiş kaliteli servis THY’ye tokat gibi insin.
Ve bu tokat, THY’nin hem fiyatlarına hem de veremediği tüm hizmet anlayışına yansısın.
AMİN!
Aynı anda üç havayolu kalkıyor aynı istikamete, arada yarı yarıya fiyat farkı var, hem kazık yiyorum, hem servis alamıyorum hem de yalan yanlış işlemler yüzünden mağdur edilip bağlantılarımı kaçırıp süründürülüyorum.
Yeter. Gerçekten yeter.
Biz takıntılı yolcugiller de artık THY saplantısı yerine, diğerlerini kullanmaya başlasak hiç de fena olmayacak bence.
Ben denedim.
Ağzım açık kaldı aldığım insani hizmet karşılığında verdiğim güler yüzlü fiyata!
Bıktık artık bu şımarıklığınızdan çok Sevgili ve Sayın THY, Haberiniz ola!

Yonca “thyZEDE”

************************************************** *****
Sayın Yonca Tokbaş biraz mızmız gibi..

Abartıya kaçtığına inanıyorum...

yigitciftci
14.Temmuz.2009, 21:14
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/yazarlar/12041347.asp

.....
Kendi vatandaşına kötü davranıyor, turiste kötü davranıyor, hadi ben ekonomi yolcusuyum zaten baştan “kakılmışım”; ama gözümün önünde Diplomatik Pasaportlu First Class yolcusunun nezaketle yapmaya çalıştığı uyarıya “Your Shut Up!” diye bozuk İngilizcesiyle hiiiç utanmadan “Sen kapa çeneni!” diye bağırılmasına...
Ne desem hiiiç bilmiyorum!
Hadi diyelim şirketin sana eğitim vermedi kardeşim, peki senin aile terbiyen de mi yok?
YOK! YOK! YOK!

Sarisinlar der ya "Oha fln oldum yane!"
ben honk! oldum acikcasi.
Kurdu oldurmeden neden ac oldugunu da ogrenmek lazim.
Bi bakalim acep hakkaten bole hodukler var mi.
Umuyorum yoktur ve yaniliyordur bu bayan!

|Northshields|
14.Temmuz.2009, 21:26
Afedersiniz Ama AbLa Saracak Yer Arıyor GaLiba. Eee Herkesin Eline KaLem Bir Köşe Vermek AkıL işi DeğiL =)

Ne Demiş Murphy's Amca ," Ne Kadar Yaparsan Yap Yetmez ,YaptıkLarın Değil YapmadıkLarın Daha ÖnemLidir" :)

İnsanLar oLarak AsLa MutLu oLamayız , Her Zaman Daha FazLasını İsteriz =) Bu AbLa'da da Aynı Obsesyon Söz Konusu =) Hor Görmemek Lazım , Elinde Kalem Birde Köşesi Var Yazıyor İşte BoşLuk Doldururcasına...

Biri Bu Arkadaşı ÖzetLesin :D


|SaygıLar , İyi ÇaLışmaLar|

servetbasol
18.Temmuz.2009, 12:55
bravecan, KST, @ir_Faruk_34, yiğitciftci, Northshields
En son ne zaman uçtunuz THY ile.
Bu söylenenler bu günün gerçekleri değil, hep vardı ve olacak gibi de görünüyor.
Kendimizi kandırmayalım.
İletişimde sıfır bir milletiz.
Bunun nedeni daha Türkçe konuşmadan yoksun oluşumuz değil, hemen tüm hataları özümsemiş olmamızdır.
Gecikme verirsin, süre veremezsin.
Gecikme süresi belirtirsin, nedenini belirtemezsin.
Süre ve neden verirsin, her ikisi de tutmaz.
Yolcu hep ya cahildir ya da ukela.
"Asıl uçağın sahibi 'ben'im, sen nasıl sahibi imişsin gibi davranırsın" tavrı havayolu personeline aittir başkasına kullanıldırılmaz.
Buna teşebbüs edenler bir güzel susturulur.
THY bir devlet kuruluşudur. Çalışanların tüme yakını torpil, tanıdık, akraba üçgeninden oluştuğu için, itici davranışla karşılaşma yüzdeniz yüksektir.
Doğru ve gerçekçi eğitimi ise, doğru ve gerçekci seçilen personele verir iseniz işe yarar.
Hostes tokatlayan bakan kahramandır.
Hostes vatandaşı tokatlar ise yolcu hak etmiştir.
Kurumlar olaylardan ders almayı bilmezler. THY'de öyle.
Daha profesyonel meslek sahipleri henüz CRM konusunu çözememiş iken, biz sıradan bir GRM olayını nasıl çözeceğiz.
Unutmayalım, her şakada bir gerçek olduğu gibi her şikayet, bir gerçek üzerine kuruludur.
Bu gibi şikayetleri eleştirmek yerine, sorumluları göreve, idarecileri de tedbir almaya yönelik uyarılarda bulunmamız en doğrusu olacaktır.
Deve kuşu gibi kafamızı kuma gömmek, bizi başarılı yapmaz ancak komik bir duruma düşürür.
İşte bizim asıl tepkimiz bunadır.
THY bizim için çok değerlidir ve tüm bunlara karşın hala çiddi bir çözüm bulunmamış olması bizleri derinden yaralamaktadır.
İnsani tepki olarak "abartıyor canım", "yani o kadar da değil" ile geçiştiremiyeceğimizi onların da bilmeleri istememiz kadar doğal bir istek olamaz.
Sakin ve inceler bir tavır, bize bazı gerçekleri basitçe gösterecek ve "olur böyle şeyler" yerine, "artık olmasın" noktasına getirecektir.
Sevgiler

Sebastian Bach
18.Temmuz.2009, 13:37
Bugün çok su içildi kalmadı yanıtını veren bir kabin memuru yoktur.. İyi sallamış..

Battaniye de kalmadıysa kalmamıştır..

nymphetamine
18.Temmuz.2009, 13:40
Onu bunu bilmem ama insanlarla uğraşmak çok zor hizmet sektöründe. Uğraşmak çok zor, mutlu etmekse imkansız. Çünkü insanların çoğu kendi içlerinde ezik ve mutsuz.

nymphetamine
18.Temmuz.2009, 13:50
Birde bu insanlara fırsat verirseniz eğer normalde su yüzüne çıkmayacak olan tüm şikayetleri açığa çıkıveriyor nedense.
Kipa diye bir markette ortaya defter koymuşlar Hakkımızda Ne Düşünüyorsunuz hesabı. Merak edip içine baktım neler yazmışlar.
siz şöylesiniz siz böylesiniz, raflar berbat, diğer marketler çok daha güzel vs vs vs
Ama nedense tıklım tıklım market hep. Bu da kafada soru işareti yaratıyor. Sırf laf olsun diye yazılmış yakınmalar.
Thy de hep yerden yere vurulur ama hep te uçaklar doludur. ???

Berkaycan Orhan
18.Temmuz.2009, 17:33
Bugün çok su içildi kalmadı yanıtını veren bir kabin memuru yoktur.. İyi sallamış..

Battaniye de kalmadıysa kalmamıştır..

Vallaha yaa otobüslerde böyle yanıt vermiyorlar uçaklarda mı verecekler??

Evet ama dediğiniz gibi battaniye bitmiş olabilir şaşılacak bir durum değil...

Sınırlı sayıdardır,bitmiştir...

Ama iyi sallamış su içildi bitti sanki kargo uçağıyla fil götürüyorlar...

Bu cevapla kendimi sanki doğu otobüslerindeki hizmetten şikayetçi bi bayanın tur a yazdığı şikayet dilekçesini okuyormuş gibi hissettim..

İçildi bitti

Az daha hayal gücü olsa demek inek içti dağa kaçtı yandı bitti kül oldu diyecekmiş ablamız

Peh :ban:

AN-26
18.Temmuz.2009, 21:42
Bazı arkadaşlar yazarin ne demek istedigini bile anlamaya gerek görmeden otomaik savunma mekanizmasiyla yazmişlar nerdeyse ' THY ye binmezseniz binmeyin kardeşim size mi kaldik ' diyecekler ki buda yazarin personel konusunda görüşlerini hakli cikartiyor

En son THY ye bindigimde 52 dk ucakta bekletmişlerdi 2 kere kabin memuruna 2 kerede kabin amirine bekleme sebebini sordugumda cevap vermeye tenezzül bile vermemişlerdi sonunda anladik 1 vip gec kalmiş onu bekliyormuşuz o tarihten beri THY yi kullanmam hic bir ucusumda , bunuda uydurma gören arkadaslar varsa en azindan nette arastirsinlar kac yolcu bu durumu yasamiş

Hindistana ucmustum cok eskiden mumbaiye kadar THY ile , normal servis bitince kabin ekibi birsey istemeye kalkana oyle bir suratla bakıyorduki sanırsınız dövecekler , hindistanda iç ucusum vardi jetair e binmiştim 1 yolcu yemek istemedi tesekkür etti ama 2 dk icinde kabin amiri ve 2 kabin memuru yolcunun basina geldiler neden yemedigni yemegimi begenmedigini sordular kabin ekibinin yemeginden teklif ettiler yapabilecekleri baska bisey olup olmadigini sordular
yabanci oldugum icinde 55 dk lik ucus suresince 3 kere yanıma gelip rahat olup olmadigimi bir istegim olup olmadigini sordular

bende o yolcuda bilet parasi odedik diye o ucagi satin almamiştik ama gerceten bize deger verildigini hissettik

problemli yolcu olabilir , teknik sorunlar olabilir, yolcu sorunlari cok abartabilir , ama siz buna karsilik ' bilet parasi verdin ucagi mi satin aldin - begenmiyorsan binme ' yaklaşımındaysanız ve bunları THY personeli olarak yapıyorsaniz bence yanlış meslektesiniz

bravecan
18.Temmuz.2009, 22:26
bravecan, KST, @ir_Faruk_34, yiğitciftci, Northshields
En son ne zaman uçtunuz THY ile.
Bu söylenenler bu günün gerçekleri değil, hep vardı ve olacak gibi de görünüyor.
Kendimizi kandırmayalım.
İletişimde sıfır bir milletiz.
Bunun nedeni daha Türkçe konuşmadan yoksun oluşumuz değil, hemen tüm hataları özümsemiş olmamızdır.
Gecikme verirsin, süre veremezsin.
Gecikme süresi belirtirsin, nedenini belirtemezsin.
Süre ve neden verirsin, her ikisi de tutmaz.
Yolcu hep ya cahildir ya da ukela.
"Asıl uçağın sahibi 'ben'im, sen nasıl sahibi imişsin gibi davranırsın" tavrı havayolu personeline aittir başkasına kullanıldırılmaz.
Buna teşebbüs edenler bir güzel susturulur.
THY bir devlet kuruluşudur. Çalışanların tüme yakını torpil, tanıdık, akraba üçgeninden oluştuğu için, itici davranışla karşılaşma yüzdeniz yüksektir.
Doğru ve gerçekçi eğitimi ise, doğru ve gerçekci seçilen personele verir iseniz işe yarar.
Hostes tokatlayan bakan kahramandır.
Hostes vatandaşı tokatlar ise yolcu hak etmiştir.
Kurumlar olaylardan ders almayı bilmezler. THY'de öyle.
Daha profesyonel meslek sahipleri henüz CRM konusunu çözememiş iken, biz sıradan bir GRM olayını nasıl çözeceğiz.
Unutmayalım, her şakada bir gerçek olduğu gibi her şikayet, bir gerçek üzerine kuruludur.
Bu gibi şikayetleri eleştirmek yerine, sorumluları göreve, idarecileri de tedbir almaya yönelik uyarılarda bulunmamız en doğrusu olacaktır.
Deve kuşu gibi kafamızı kuma gömmek, bizi başarılı yapmaz ancak komik bir duruma düşürür.
İşte bizim asıl tepkimiz bunadır.
THY bizim için çok değerlidir ve tüm bunlara karşın hala çiddi bir çözüm bulunmamış olması bizleri derinden yaralamaktadır.
İnsani tepki olarak "abartıyor canım", "yani o kadar da değil" ile geçiştiremiyeceğimizi onların da bilmeleri istememiz kadar doğal bir istek olamaz.
Sakin ve inceler bir tavır, bize bazı gerçekleri basitçe gösterecek ve "olur böyle şeyler" yerine, "artık olmasın" noktasına getirecektir.
Sevgiler


Valla Yonca hanım'a mail ile sormak gerekir.. Olayın aslı astarı nedir diye ? Biz mızmızlanmış diyoruz ama şu '' shut up '' diyen görevli meselesi biraz olayı genişletiyor..

THY personelinin şikayet edilme derecesi, özel şirketlerden daha çok..

İç hatlarda THY ile değil Pegasus ve Atlas , onların dışında mecbur kalırsam Onur Air ile uçuyorum.

İç hatlarda THY ile uçtuğum ilk zamanlarda ve en son geçen yıl yaptığım yurt dışı uçuşumda bir sıkıntı olmadı.. Kabin ekibi nazik arkadaşlardı..

THY HERŞEYE RAĞMEN vatandaşıyla sağlam diyalog kurmalıdır..

Sebastian Bach
19.Temmuz.2009, 11:53
Valla Yonca hanım'a mail ile sormak gerekir.. Olayın aslı astarı nedir diye ? Biz mızmızlanmış diyoruz ama şu '' shut up '' diyen görevli meselesi biraz olayı genişletiyor..

THY personelinin şikayet edilme derecesi, özel şirketlerden daha çok..

İç hatlarda THY ile değil Pegasus ve Atlas , onların dışında mecbur kalırsam ONur Air ile uçuyorum.

İç hatlarda THY ile uçtuğum ilk zamanlarda ve en son geçen yıl yaptığım yurt dışı uçuşumda bir sıkıntı olmadı.. Kabin ekibi nazik arkadaşlardı..

THY HERŞEYE RAĞMEN vatandaşıyla sağlam diyalog kurmalıdır..

Şikayet edilme derecesi elbette daha çok olur, birinde 130 küsür uçak var diğerinde 20-25 tane..

Elbette daha fazla şikayet alır Thy.. Bu bir kıyaslama ölçüsü olamaz..

Ayrıca Thy'de şikayetlerin ve sıkıntıların çoğu yer hizmetlerinde çalışanların yolcuyla olan diyalogları sonucu olur..

bravecan
22.Temmuz.2009, 23:03
Uçak sayısının çok olması, şikayet edilme derecesiyle ilintili değildir. Oransal olarak yani yolcu/ sefer sayısını bilemem .. Yer hizmetlerinde o zaman daha kalifiye personel çalıştırılmalı ki, hizmet kalitesinde herhangi bir sıkıntıya düşülmesin..

Müşteri daima haklıdır. Bilhassa haksız olduğu zamanlarda..

Müşteri velinimettir..

Kadak
23.Temmuz.2009, 08:39
"Müşteri daima haklıdır."
Bu kural tüm dünyada geçerlidir ama Türkiye'de şikayet ayıp sayılır.
"İşine gelirse" derler. "Yerse" derler,"busines uç" derler...
THY çalışanlarının canla başla ve gülümsemelerini eksitmeden çalıştıklarını biliyorum ama bir yerde bir terslik var.Anlatamıyorum.
Üç gün önce 800 Liralık bilet ücreti ile yurtdışı uçuşum oldu.Kabin ekibine göre battaniye, yastık kalmamıştı. İnerken el bagajı dolapları açıldığında çantaların arkasında saklanmış yastıkları ve battaniyeleri gördüm. Bu boşvermişlik değil mi?
Yanımdaki yabancı yolcu üç bardak bol buzlu viski alabildi, ben bir bardak buzlu su alamadım. Herhalde ben de bir hata var değil mi?
Uçak İstanbuldan gecikmeli geldiği ve doğal olarak bundan haberim olmadı için 2 saat çek-in kontuarı önünde bekleyip, 2 saat de kapıda bekledikten sonra, uçağa alınıp seyir yüksekliğine çıkınca, su istemek için butona bastım. Domuz gribi için kağıt dağıttıkları için gelen olmadı.Kabin görevlisi, formu vermek için yanıma geldiğinde su istedim,yine gelmedi. Sonra yemek servisine başladılar.18. koltukta oturuyordum, kalkıştan 1 saat 15 dakika sonra bana sıra geldi.Hala su alamadım.Yemeğim vejeteryan çıktı, değiştirmek 5 dakika sürdü. Ekmek yoktu, istedim 5 dakika sonra gelebildi ve nihayet suya ulaştım. Şikayet edince de gülümseyerek "size bir bardak da yedek bırakayım" dediler. Su içilmeyecek kadar sıcaktı.Buz istedim tahmin edin bakalım ne zaman geldi?
Evet kabin ekibi çok sevimliydi, pilotlar uçtuğumuzu hissettirmedi ama ben uçuşumu hiç zevkle hatırlamıyorum. Sizce ben problemli bir Türk yolcu muyum?

bravecan
23.Temmuz.2009, 08:52
Sayın Kadak ,

Siz sorunlu yolcu olamazsınız... Müşteri daima haklıdır. Lamı cimi yok..

İlgili birimlere şikayetiniz yapsanız , umarım sıkıntılar aşılır.. Bu battaniye meselesi her nedense THY.de çözülemedi gitti...

Kadak
23.Temmuz.2009, 10:40
Üsteki yazımda belirttiğim yolculuğun sorunları bu kadar değildi.Daha ciddi şeyler de oldu, ancak açıkça elim varmıyor yazmaya. Bu konuda THY internet sitesinden müşteri ilişkilerine bir dizi bildirimde bulundum. İnceleyip bilgi verecekleri konusunda cevap mail de gönderdiler.
Ama iş insanda bitiyor.
Rötar deniyor örneğin, saat 08 ile 09 arasında 10 adet dış hat kalkışı var. Kapıda beklerken anonsları duyuyorum.Kalkış saati gelmiş İki Londra yolcusu ilanla aranıyor.B777 Marmara bekliyor. 15 dakika boyunca anons tekrar ediyor ama ortada yoklar.Moskova seferini yapacak diğer uçak, önceki seferden geç gelmiş, hazırlanamıyor. 30 dakika beklenecek. Bir başka uçağın kabin ekibi eksikmiş diyorlar, 30 dakika da onda gecikme var Sonra 10 uçak birden taksiye başlıyorlar. 36 L pistinin taksi yolundaki kuyruk Yeşilköy'den Sefaköye uzamış görünüyor. En sondaki uçak yaklaşık 40 dakika bekleyecek takside. ATC ne yapsın,havayolu şirketi ne yapsın ? Zaten güvenlik,yasaklar falan derken,yolcu da uçak kalkmadan terörize oluyor.

bravecan
23.Temmuz.2009, 10:40
Duranalp Kardeşim ,

Bu battaniye konusunu geçen gün yabancı havayolarında kabin amiri olarak çalışan bir arkadaşıma sordum..Onun dediğine göre yolcu sayısının % 10 ' nu kadar battaniye yükleniyormuş uçağa. Bu nedenle battaniye sayısı yetersiz kalabilir.

iYİ DE , KABİN EKİBİ BU KONUYU YOLCUYA AÇIKLAMAK ZORUNDADIR.

Nihayetinde bu yolcu uçağı.Kargo değil.. Ya da sefer süresine göre oran yükseltilmelidir. Yonca hanımı o denli kızdırmışlar ki , dillere destan bir yükleme yapmış THY.na..

Ben memurum.Gözlerimi kaparım ,vazifemi yaparım..Var mı böyle şey..?

Kimse unutmasın.ŞİRKETLERİN VARLIK SEBEBİ YOLCUDUR.

bravecan
23.Temmuz.2009, 10:49
Üsteki yazımda belirttiğim yolculuğun sorunları bu kadar değildi.Daha ciddi şeyler de oldu, ancak açıkça elim varmıyor yazmaya. Bu konuda THY internet sitesinden müşteri ilişkilerine bir dizi bildirimde bulundum. İnceleyip bilgi verecekleri konusunda cevap mail de gönderdiler.
Ama iş insanda bitiyor.
Rötar deniyor örneğin, saat 08 ile 09 arasında 10 adet dış hat kalkışı var. Kapıda beklerken anonsları duyuyorum.Kalkış saati gelmiş İki Londra yolcusu ilanla aranıyor.B777 Marmara bekliyor. 15 dakika boyunca anons tekrar ediyor ama ortada yoklar.Moskova seferini yapacak diğer uçak, önceki seferden geç gelmiş, hazırlanamıyor. 30 dakika beklenecek. Bir başka uçağın kabin ekibi eksikmiş diyorlar, 30 dakika da onda gecikme var Sonra 10 uçak birden taksiye başlıyorlar. 36 L pistinin taksi yolundaki kuyruk Yeşilköy'den Sefaköye uzamış görünüyor. En sondaki uçak yaklaşık 40 dakika bekleyecek takside. ATC ne yapsın,havayolu şirketi ne yapsın ? Zaten güvenlik,yasaklar falan derken,yolcu da uçak kalkmadan terörize oluyor.


Acaba haksızlık mı ediyoruz THY.na.. Ama bu rötar olayı bir havacılık klasiği ...

Belki de yer planlama ve diğer görevlerle ilgili personel açığı mı var ? Yolcunun sinir katsayısı yükselmiş vaziyette uçakta bulunması, dolayisiyle uçuş ekibini de yansıyor olmalı.. Personelin '' işine gelirse, ne yapalım, böyle..!!! ..' mantığıyla hareket edeceğine inanmak istemiyorum.

THY ülkemizin amiral şirketi..Eyyamcılık yapmam ve de ihtiyacımız da yok yapmaya. Ne var ki , yanlış giden birşeyler var.. Acilen düzeltilmeli..

bravecan
18.Ocak.2010, 13:38
Benim sağım solum pek belli olmuyor. Meleklikten şeytanlığa, sakinlikten cinnete bir saniyede geçebiliyorum. Hiç ortam yok. Sevinçlerim ve üzüntülerim de aynı şekilde. Ya inanılmaz mutluyum ya da inanılmaz mutsuz... “Sezen Aksu Sendromu” diyorum bu halime. “Oynama şıkıdım şıkıdım” diye göbek atarken, “Beni yak kendini yak!” moduna nasıl bu kadar hızlı geçiyorum hiç bilmiyorum, anlamıyorum da.

Bir şeye sinirlenince de kendimi kaybediyorum ve elimin, dilimin ayarı kaçabiliyor. Oysa hiç sevmiyorum bu dengesiz hali. Mesela yazı yazarken de, bir konudaki karşıt görüşümü ve eleştirimi çok daha sakin bir dille, “cazgır ve cadaloz kadın” tonundan uzak, tatlı tatlı anlatabildiğim yazılarımı ve halimi daha çok seviyorum. Kendimi bu yönde geliştirmek istiyorum.

Diyeceğim o ki, depresif ve tatsız 2009’dan içimde kalan iki ukde var. Birincisi THY ile ilgili zıvanadan çıkıp yazdığım yazıdır, ki maalesef haklıydım; ama eleştirimi anlatmamın yolu o şekilde olmayabilirdi. Haklılığım o cazgır halimde arada kaynadı gitti.

Canım yanmıştı, kırdım döktüm, saydım sövdüm. Sonra yazıyı gazetede okuduğum an, keşke daha sakince yazsaydım dedim. Bence çirkin kaçtı. Bir kere eleştirim o tonda yazınca yapıcı değil, yıkıcı durdu. Her şey bir kenara, ben kendim rahatsız oldum.

İnsan eğer bir konuda kendi yaptığı şeyden rahatsızsa, illa başkasının söylemesini beklemeden de kendini eleştirebilmeli galiba. THY’den de, Ahmet Hakan’dan da özür diliyorum. Ve inanın, çok rahatladım şu anda...

Yonca
“huzurlu''
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/yazarlar/13504498.asp?yazarid=342&gid=225

dgrmr
18.Ocak.2010, 14:12
Benim sağım solum pek belli olmuyor. Meleklikten şeytanlığa, sakinlikten cinnete bir saniyede geçebiliyorum. Hiç ortam yok. Sevinçlerim ve üzüntülerim de aynı şekilde. Ya inanılmaz mutluyum ya da inanılmaz mutsuz... “Sezen Aksu Sendromu” diyorum bu halime. “Oynama şıkıdım şıkıdım” diye göbek atarken, “Beni yak kendini yak!” moduna nasıl bu kadar hızlı geçiyorum hiç bilmiyorum, anlamıyorum da.

Bir şeye sinirlenince de kendimi kaybediyorum ve elimin, dilimin ayarı kaçabiliyor. Oysa hiç sevmiyorum bu dengesiz hali. Mesela yazı yazarken de, bir konudaki karşıt görüşümü ve eleştirimi çok daha sakin bir dille, “cazgır ve cadaloz kadın” tonundan uzak, tatlı tatlı anlatabildiğim yazılarımı ve halimi daha çok seviyorum. Kendimi bu yönde geliştirmek istiyorum.

Diyeceğim o ki, depresif ve tatsız 2009’dan içimde kalan iki ukde var. Birincisi THY ile ilgili zıvanadan çıkıp yazdığım yazıdır, ki maalesef haklıydım; ama eleştirimi anlatmamın yolu o şekilde olmayabilirdi. Haklılığım o cazgır halimde arada kaynadı gitti.

Canım yanmıştı, kırdım döktüm, saydım sövdüm. Sonra yazıyı gazetede okuduğum an, keşke daha sakince yazsaydım dedim. Bence çirkin kaçtı. Bir kere eleştirim o tonda yazınca yapıcı değil, yıkıcı durdu. Her şey bir kenara, ben kendim rahatsız oldum.

İnsan eğer bir konuda kendi yaptığı şeyden rahatsızsa, illa başkasının söylemesini beklemeden de kendini eleştirebilmeli galiba. THY’den de, Ahmet Hakan’dan da özür diliyorum. Ve inanın, çok rahatladım şu anda...

Yonca
“huzurlu''
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/yazarlar/13504498.asp?yazarid=342&gid=225

Çok tuhaf gerçekten çok tuhaf... İlk yazısından 5 ay sonra kim kulağını çekti bu hanımın. Tamam, THY'nin eksikleri gedikleri hataları var ama gazeteciliğimiz (zaten çoğu magazin tabanlı kişilerin marifeti, "ne popüler ona saldır") yerlerde sürünüyor, rezalet. Bu ne şimdi "5 ay önceki atışlarım, sataşmalarım için özür dilerim" demek mi? anlamadım, zannedesem hiç anlayamaycağım da...

THY'yi eleştirdikleri kadar biraz kendilerini, gazeteciliklerini eleştirseler hiç fena olmayacak...

bravecan
18.Ocak.2010, 14:36
Sayın Tekbaş'a bu konuyla ilgili, forumumuzda yayımlanan yorumlara
ait ilinki mail ile ilettim.

Umarım üyemiz de olur.
Her kişi gerektiğinde ,'nedamet ' getirebilir.
Hangi sebeple yargısını değiştirdiği de, umarım açıklar...
Çünkü o yazısı gereçkten ağır bir yazıydı.
Sayın Uğur Cebeci'nin eleştirileri deyim yerindeyse, daha masumdu..

Schalke
18.Ocak.2010, 14:52
Arkadaşlar benim bir önerim var.
Forumumuzda bir bölüm açalım.İçeriği "Genellikle Doğan grubu'nun yazarları THY hakkında nasıl serzenişte bulunuyor" gibilerinde birşey olsun.
Artık çok sıkılır olduk,olur olmaz herşeye yazı yazıyorlar.Anladık Pegasus Doğan grubunun havayolu,onla uçun.
Mesela JFK'ya giderken IST-JFK değilde,Pegasus'la gidin.Düsseldorf aktarmalı uçabiliyosunuz AirBerlin'le,sizde kazanın pegasus'da kazansın.
Ama yok ben aktarmaya gelemem,mazallah rezil olurum kimseye şikayet falan edemem,köşeme ne yazarım gibi düşünce içerisinde olursanız,THY tek alternatif kalıyor,size hak veriyorum.
Ayrıca bugüne kadar suya dahi para alan bir havayolu'nu doğan grubundan hangi yazar sitemkar yazılar yazdı bilmiyorum.
Belki yazan vardır onunda adını paylaşırsanız sevinirim.
Saygılar.

bravecan
30.Ocak.2010, 16:53
Medya ve havacılık sektörü arasına, akraba ilintisi de eklenirse,
hem o şirket, hem de o medya grubu tümüyle inandırılıcığını yitirir.
En son olarak, İSG'deki de-icing gecikmesi ile ilgili 'kaos 'haberi doğru
olsa bile, hemen belirttiğimiz gibi (akraba-medya )
bağlantısına dayandırıldı. Yanlış ve de yanlı haberse bu daha da vahim..

bravecan
29.Nisan.2010, 13:35
Çok tuhaf gerçekten çok tuhaf... İlk yazısından 5 ay sonra kim kulağını çekti bu hanımın. Tamam, THY'nin eksikleri gedikleri hataları var ama gazeteciliğimiz (zaten çoğu magazin tabanlı kişilerin marifeti, "ne popüler ona saldır") yerlerde sürünüyor, rezalet. Bu ne şimdi "5 ay önceki atışlarım, sataşmalarım için özür dilerim" demek mi? anlamadım, zannedesem hiç anlayamaycağım da...

THY'yi eleştirdikleri kadar biraz kendilerini, gazeteciliklerini eleştirseler hiç fena olmayacak...


Gazetecilerimiz 'Dünyanın merkezi olmayı 'pek seviyorlar..Havacılık sektörü konusundaki eleştirileri daha çok, kendilerini çok rahatsız eden bir konu varsa onun üzerine yoğunlaştırıyorlar.
Her ne olursa olsun gazetecilerin 'eleştiri oklarından' kendimizi sakınmak gerekir..
Unutmayalım.Kalem kılıçtan daha keskindir.

bravecan
05.Eylül.2010, 15:19
Necip medyamızda yazıp yazıp, sonrada çark etmek moda.

bravecan
19.Eylül.2010, 22:53
'' İzmir-Dubai TAM 24 Saatte geldim perişan! Yazıklar olsun THY!
Eve girdim, çocuklarıma sarıldım. Ödevlerini yapıyorlardı her şey eşimin kontrolündeydi ben de bastım gittim 4km koştum 23dk20sn! Bacaklarımı açtım ruhuma sinirime iyi geldi. Sakinim. Bir daha Dubai'den Türkiye'ye otobüsle gider THY ile gitmem... Tövbe ettim...! ''

Facebook sayfasında böyle yazmış Sayın Yonca Tokbaş..

YANIT BENDEN : ''Yonca hanım daha önceden de öyle yazdınız, sonra nedamet getirdiniz..Unuttunuz mu ? ''