PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kurul Deneyimi Olumsuz



pesEtmekYok
12.Aralık.2018, 13:45
Daha önce forumda paylaşılmamış içerik.
http://dl.free.fr/ogkksc5Nf


Kişisel web sayfası hazırlamıştım. Başarılı olursam, deneyimimi orada paylaşmayı düşünüyordum ama olmadı.


DLR 2'ye girmemiş, fakat sürece DLR 2 döneminde hazırlanmaya başlamış biri olarak söyleyebilirim ki, kurul mülakatı = eski DLR 2.
Sabah 4, öğleden sonra 4 kişi olmak üzere, günde toplam 8 kişi mülakata alınıyor. 4 kişi de aynı saatte, sabah sanırım 9'da, öğlen 13'te çağrılıyor. Eksik olanların, boy-kilo kontrolleri, ev teslim işlemleri tamamlandıktan sonra, soyadı baş harfine göre mülakata alınıyoruz. Adayların kendi isteklerine göre mülakat sırasını değiştirmelerine izin veriyorlar. Ben mülakata 3. sırada girdim.
CRM'e göre çok sert bir mülakattı. Benden önce çıkan adayların bir tanesi ter içinde, -ki bu aday yaşça epey büyük ve oldukça başarılı bir geçmişi olan bir abimizdi-, diğeri de kıpkırmızı çıkmıştı. CRM soru-cevap şeklinde ilerlerken, kurulda DLR 2 misali oyunlar oynuyorlar. Kişiliklerimize göre, kimimizi baskı altına almaya, kimimizi sinirlendirmeye çalışıyorlar, kimimize umursamazlık numarası yapıyorlar.
DLR öncesi gönderilen formlardaki 'unfavorable' özelliklere "Soru sorulmadıkça ve önemli bir şey söylemem gerekmediği sürece konuşmayı sevmiyorum." yazmıştım. Kalemim kırılaydı da o cümleyi yazmasaydım. Öz geçmişimden de görebileceğiniz üzere, başarılı bir geçmişim var. Mülakatı yapanlar, başarılı geçmiş ve üstteki cümleyi birleştirip; içine kapanık, tüm gün ders çalışan birisi olduğum üzerine oynadılar tüm mülakat boyunca. Mülakattan çıkınca, bir çok kişinin dediği gibi dayak yemiş gibi hissettim uzun süre.
Mülakatımı 1 kaptan pilot ve 2 insan kaynakları çalışanı yürüttü. İnsan kaynakları çalışanlarının bir tanesi bence işi gücü bıraksın, doğrudan oyunculuğa başlasın. Oynayacağı dizi, film rekor kıracaktır. Beni o kadar çok sıkıştırdı ki, yazının devamında kendisine 'oyuncu IK' olarak hitap etmek istiyorum. Konuşulanları sırası ile aktarmaya çalışacağım.
Kaptan beni bekleme odasından aldı ve birlikte mülakat odasına girdik. Oturacağım yeri gösterdiler. Sanıyorum önümde peçete ve su vardı fakat CRM'de de olduğu gibi mülakat boyunca hiç dokunmadım.
OIK: Merhaba hoş geldin, nasılsın?
B: İyiyim, teşekkür ederim, sizler nasılsınız?
OIK: Biz de iyiyiz. Ne kadar bekledin? Beklemek güzel miydi, avantajlı mıydı?
B: 1 saat kadar bekledim, çıkan adaylarla konuştum. Ter içinde çıktılar.
OIK: O adayın yaşı büyüktü, bu yüzden anlatacak çok şeyi vardı, çok konuştuğu için terlemiştir. Neler sormuşuz peki?
B: Genelde adayın kişisel hayatı üzerinden ilerlemiş mülakat. Teknik soru azmış.
OIK: (Acayip bir üslupla) O zaman sana daha fazla teknik soru soracağız. Çünkü sen istihbaratı almışsın.
B: (Hemen bir oyun içerinde olduğumun farkına vararak ve CRM'den de fazla öz güven feedback'i almış biri olarak, nasıl cevap vermeliyim diye düşünürken)
OIK: Bu seni mutlu eder mi?
(Bu sırada kaptan gülmemek için kendini zor tutuyor, diğer genç IK eliyle ağzını kapatmış ve gülmeye çoktan başlamış)
B: Söylediğinize bir anlam veremedim.
OIK: (Gülmeye başlayarak) Şaka yapıyorum zaten, böyle şey mi olur. Herkese adaletli olmamız gerekir değil mi? (CRM'de, seni ne sinirlendirir sorusuna, adaletsizliğe tahammül edemediğimi dile getirmiştim, yani bu adaletsizliğe "Söylediğinize anlam veremedim." diyerek iyi yaptığımı sanmıştım.)

Beni rahatlatmaya çalıştığını dile getiren ön bir konuşma yaptı. Kendimi tanıtmamı istedi. Memleketimi söyledikten sonra lafımı keserek, tam anlamıyla kaptana döndü ve Edirne hakkında konuşmaya başladılar. O an yine benim aklımdan bir sürü soru geçiyor "Acaba şuan ne yapmamı bekliyor, sessizce beklememi mi, yoksa konuşmalarına dahil olmaya çalışıp çalışmayacağımı mı ölçüyor?". İkisi de bir birine dönmüş olarak, birbirleriyle konuştukları için bölmenin, araya girmeye çalışmanın çok doğru olmayacağını düşündüm. Ancak bir yerde takılırlarsa, dahil olurum diye düşünürken; Edirne'ye özel bir tatlıyı tarif etti biri, adını sordu diğerine. Diğeri bilemeyince ben 'Susam helvası' dedim. "Aaa evet" gibi bir tepkiyle her ikisi de bana döndüler ve sanıyorum ki benden bekledikleri saygıyı da (konuşurlarken bölmedim), takıldıklarında verdiğim cevap ile başkalarının muhabbetine dahil olabildiğimi de göstermiş olduğumu düşünüyorum. Sonra sözü genç IK'ye bıraktı.
Genç IK, CRM mülakatımın feedback'leri hakkında neler düşündüğümü, neden bu feedback'leri aldığımı sordu. Hangi soruya verdiğim hangi cevaptan ötürü, hangi feedback'i almış olabileceğimi anlattım. Bir kaç klasik soru sordu. Neden pilot olmak istiyorsun, pilotta olması gereken özellikler neler, zayıf yönlerin neler falan gibi. Hepsine güzel cevaplar verdim. Hiç takılmadım. Kendisinin de verdiğim cevapları beğendiğini yüzünden okuyabiliyordum. Dudaklarını bükmesinden, kafasını sallamasından. Batman ilinin ne tarafımızda kaldığını sordu. Ben düşünürken,
OIK: (hızlı ve yüksek bir sesle) Bu soruyu bekliyor muydun?
B: Evet. (Çünkü CRM'de de sormuşlardı.)
OIK: Dürüstlüğün için teşekkür ederim devam edebilirsin.
B: Burası kuzey, burası doğu. Batman güneydoğuda olduğuna göre, (göstererek) bu tarafta.
Ardından sözü oyuncu IK miz aldı. Tüm konuşmasını, benim aşırı sessiz, introverted olduğumu iddia ederek sürdürdü. Bazen öyle tepkilerle, öyle cümleler kuruyordu ki, tek amacının, benim baskı altında iken fikrimi değiştirmeye çalışıp çalışmayacağımı, motivasyonumu bozup, yüzümü düşürüp düşürmeyeceğimi, panik yapıp yapmayacağımı ölçüyor olduğunun farkındaydım. Ben sakinliğimi koruyup, ısrarla introverted olmadığım konusunda kendisini ikna etmeye çalıştım. İngilizce kısmın tamamını da kendisiyle gerçekleştirdim. Neredeyse native American aksanına sahip. Kendisini buradan kutluyorum. Bir defa 3-4 dakika boyunca konuştu. Bir birinden çok alakasız şeyler söyledi. Konudan konuya atladı. Ben pür dikkat onu dinliyordum. Bir noktada durup soru sormasını beklerken, tam soru soracağı yerde hızlanarak, bir şey sordu. Anlamamıştım ve daha yavaş bir biçimde tekrar etmesini rica ettim. Bu kez de heceleyerek aşırı yavaş bir biçimde söylemeye başladı. Yine kaptan bıyık altından ve genç IK eliyle ağzını kapatmış gülüyorlardı. Bense ciddiyetimi koruyordum.
OIK: (Heceleme hızını kast ederek) Böyle iyi mi dedi?
B: Biraz daha hızlı olursa iyi olur.
Tabi soruyu heceleyerek çoktan sormuştu ve ben soruyu yine tam anlamamıştım. O benden cevap beklerken, ben soruyu 2. defa tekrar etmesini rica ettim. Hepsi gülmeye başladı.
OIK: (bana dönerek) Hiç mi bir şey yakalayamadın soruya dair?
B: Sanırım pilotta olması gereken özellikleri soruyorsunuz.
(Sanıyorum soruyu anladığım halde yadırgamış olmanın sebebi, bu soru zaten Türkçe gelmişti. Bir de tam olarak anlayamadığım hızlı bir aksanla sorulunca tekrar sorma ihtiyacı hissettim. İkincide de kaptan ve genç IK gülerken dikkatim dağılmış ve hecelenerek söylenen halini de tam anlayamamıştım.)
OIK: Evet.
B: Bu soruyu zaten Türkçe sordunuz.
OIK: Belki fikrini değiştirmişsindir.
B: (Tövbe tövbe) Bence değiştirmemeliyim. (I don't think I should change my mind.)
Dedikten sonra, cevabı açıkladım. Takım çalışmasına uygun, gerektiğinde acil durumda kontrolü ele alabilecek cesarete sahip fakat bilgisi ve deneyimi olmadığı bir durumda diğer kokpit üyesine takip edecek kadar uyumlu, sinirlenmeyen, acil durumda sakinliğini koruyabilen vs.
Sonra sözü kaptana bıraktı. Kaptan bir kaç teknik soru sordu.
Atatürk hava alanında kaç pist var?
Pistler nasıl konumlandırılmışlar?
Pistlerin yönleri neye göre belirlenir?
Airbus Boeing farkı?
A330, A340, B777,B787 motor sayıları?
Bunların hepsini doğru cevapladım.
Atatürk Hava alanı pist isimlerine ve 777 ile 330 arasındaki farklara bilmiyorum dedim.
Mülakatın bittiğini söylediler. Kapıya doğru, yan adımlarla giderken kendilerine bakıyordum. Hatırladığım kadarıyla sadece genç IK bana bakıyor, diğerleri önlerindeki kağıtlara bir şeyler yazmaya devam ediyorlardı ve çıktım.

Bir kaç bir şey eklemek istiyorum. Mülakat boyunca çok ciddi olduğumu, eğer ben istersem mülakatın muhabbet havasında ilerleyebileceğini söylediler defalarca. Fakat ben ciddiyetimi korudum. Sonuçta eğlenmek için orada değiliz. Ciddiyet gerektiren bir işin mülakatındayız. Tabi ki şaka yapıldığında, hafif gülümsedim. Fakat hiç bir zaman kahkaha atarak gülmedim ki herkesin güleceği hatta gayri ciddi birinin kendini tutamayacağı durumlarla karşı karşıya bırakıldım.
Bazı noktalarda büyük oyunlar vardı.
-O zaman sana daha fazla teknik soru soracağız.
-Bu soruyu bekliyor muydun? (Batman ne tarafta)
-Belki fikrini değiştirmişsindir (Pilot nasıl olmalı, İngilizce'de)
Hızlı sorduğu soruyu yavaş sormasını istememden sonra alay edercesine heceleyerek sorması.
Kaptan ve genç IK'nin gülmesinin de bir oyun olduğunu düşünmekteyim.


Belki diyorsunuzdur ki, hemen her şey iyi görünüyor o zaman neden elendin.
Yukarıda da belirttiğim gibi mülakat boyunca low dominant ve introverted olduğumu iddia ettiler. Konuşurken hiçbir zaman tıkanmamış; kendimle çelişkiye düşmemiş olsam da, sesim titrememiş, terlememiş olsam da, low dominant olmadığım konusunda kendilerini ikna edememişim demek ki. Yaşıma göre çok güçlü bir CV'im var. 25 yaşındayım. Lisans diplomamı alıncaya kadar, gönüllülüğün esas olduğu kısa süreli kurslarla beraber, öğrenci değişim programlarıyla 4 farklı üniversitede eğitim gördüm. (İngiltere 1 yıl, İsviçre 1 dönem). Artı, yine farklı bir Avrupa ülkesinde, yüz binlerce çalışanı olan çok ünlü bir şirkette 6 ay stajyer olarak çalıştım. Bir de CRM den 'fazla özgüven' feedback i alınca, kurulda biraz da sesiz kalmayı tercih etmiştim fakat becerememişim. Benle alay edercesine konuştukları zaman demek ki biraz daha baskın olmam gerekiyormuş. Belki bir de çok ciddi olmak yerine, tanıdık birileriyle muhabbet ediyormuş gibi biraz da gayri ciddi olmak gerekiyordu.

gubidik
12.Aralık.2018, 14:08
Öncelikle geçmiş olsun. Bir hakkınız daha var nasıl olsa :-)


Belki diyorsunuzdur ki, hemen her şey iyi görünüyor o zaman neden elendin.
Hayır her şey iyi görünmüyor bana göre :-) Sanki biraz dışarıdan sizi izleyen bir gözden destek alırsanız halledersiniz gibi gibi. Basit bir örnek: Duruma ayak uyduramamışsınız. Sizi bu konuda uyarmışlar ama size göre sıkıntı yokmuş ve bunu kabul etmemişsiniz.

Ekleme: Teşekkür etmeyi unutmuşum :-) Zaman ayırıp mülakatın neye benzediğini bu kadar güzel tasvir ettiğiniz için teşekkürler :-) Dediğim gibi dışarıdan bir gözden yardım alın. Kendinizi fark etmenizi sağlayacaktır.

ReDDKiTT
12.Aralık.2018, 14:16
Öncelikle geçmiş olsun dostum. Mülakatını yapanlarla ilgili şahsi fikirlerini okumasaydım bile sadece yazdıklarında olumsuz alacağını düşünürdüm. Mülakatı biraz fazla kişiselleştirmişsiniz gibi geldi. Herşeyin fazlası zarar, bazen ciddiyetin bile. Şu aşağıdaki 3 cümleyi kullanmazdım ben olsaydım. Hakkında hayırlısı olsun. Başarılar dilerim.


Söylediğinize bir anlam veremedim.

Bu soruyu zaten Türkçe sordunuz.

Teknik soru azmış.

Nightgold
12.Aralık.2018, 14:24
Kişisel web sayfası hazırlamıştım. Başarılı olursam, deneyimimi orada paylaşmayı düşünüyordum ama olmadı.
Ardından sözü oyuncu IK miz aldı. Tüm konuşmasını, benim aşırı sessiz, introverted olduğumu iddia ederek sürdürdü. Bazen öyle tepkilerle, öyle cümleler kuruyordu ki, tek amacının, benim baskı altında iken fikrimi değiştirmeye çalışıp çalışmayacağımı, motivasyonumu bozup, yüzümü düşürüp düşürmeyeceğimi, panik yapıp yapmayacağımı ölçüyor olduğunun farkındaydım. Ben sakinliğimi koruyup, ısrarla introverted olmadığım konusunda kendisini ikna etmeye çalıştım. İngilizce kısmın tamamını da kendisiyle gerçekleştirdim. Neredeyse native American aksanına sahip. Kendisini buradan kutluyorum. Bir defa 3-4 dakika boyunca konuştu. Bir birinden çok alakasız şeyler söyledi. Konudan konuya atladı. Ben pür dikkat onu dinliyordum. Bir noktada durup soru sormasını beklerken, tam soru soracağı yerde hızlanarak, bir şey sordu. Anlamamıştım ve daha yavaş bir biçimde tekrar etmesini rica ettim. Bu kez de heceleyerek aşırı yavaş bir biçimde söylemeye başladı. Yine kaptan bıyık altından ve genç IK eliyle ağzını kapatmış gülüyorlardı. Bense ciddiyetimi koruyordum.


Bence kırılma noktası burası, sizi olmadığınız gibi birine ikna edip, manipüle etmeye çalışmış olabilirler, siz bu yemi alıcak mısınız? Panikleyip aksini ispatlamaya çalışcak mısınız? Ya da şöyle diyeyim kişiliğinize olan eleştiri, o anki mülakattan önemli mi? Aday kendine gerçekten güveniyor mu, yoksa bu özellik başkalarının ona söylediği bir şey mi? Ki zaten siz farkındaymışsınız olan bitenin ama sakin görüneyim derken acaba sinirlendiniz mi? çünkü ikna olmuyorlar diye bir düşünceniz oluşmuş.
Özellikle bu kısıma odaklanıp ikinci denemede bence olmaması için bir neden yok.

lonesome
12.Aralık.2018, 14:29
çok geçmiş olsun. umarım tekrarında başarırsınız. kişisel fikrim, her ne amaçla olursa olsun adayla alay eder gibi tavırlar, rol kesmeler, gülmemek için kendini tutmalar filan kurumsal bir firmanın iş mülakatına yakışmayacak davranışlar. bir test yapılıyorsa bu profesyonellik gerektirir, ve profesyoneller tarafından icra edilmelidir.

keskinhavacı
12.Aralık.2018, 15:07
çok geçmiş olsun. umarım tekrarında başarırsınız. kişisel fikrim, her ne amaçla olursa olsun adayla alay eder gibi tavırlar, rol kesmeler, gülmemek için kendini tutmalar filan kurumsal bir firmanın iş mülakatına yakışmayacak davranışlar. bir test yapılıyorsa bu profesyonellik gerektirir, ve profesyoneller tarafından icra edilmelidir.
Hocam kurumsal firmayla alakalı bir durum değil bu belli meslekler varki aday seçiminde bu tarz psikolojik oyunlar yapılmak zorunda askerlik, pilotluk yada polislik gibi. THY nin beyaz yaka pozisyonuna başvurduğunuzda bu tarz mülakatlar yapılmıyor yani firmanın kurumsal kültürüyle bir alakası yok.

pesEtmekYok
12.Aralık.2018, 16:27
Öncelikle geçmiş olsun. Bir hakkınız daha var nasıl olsa :-)


Hayır her şey iyi görünmüyor bana göre :-) Sanki biraz dışarıdan sizi izleyen bir gözden destek alırsanız halledersiniz gibi gibi. Basit bir örnek: Duruma ayak uyduramamışsınız. Sizi bu konuda uyarmışlar ama size göre sıkıntı yokmuş ve bunu kabul etmemişsiniz.



Beni gerçekten uyardıklarını, oyun oynamadıklarını olumsuz sonuçla anladım. Nightgold arkadaşımızın dediği gibi, öyle olmadığım halde benim oyle olduğumu iddia ettiklerini düşündüm mülakat sonuna kadar. Sinirlenmedim, yüzümü düşürmedim. İyi idare ettiğimi düşünüyordum. Ben 2 noktada başarız oldum. 1 introverted olmadığım konusunda ikna edemedim, onlar oyun oynarken daha baskın olmalıydım ki bunu yapmamış olmamın en buyuk sebebi crm den aldığım fazla özgüven Feedback idi. 2 ciddiyet konusunda bana oyun oynamaya devm ettiklerini düşündüm. Gerçekten de daha gayri ciddi olmamı istemişler. Ben bunu oyun sandım.
Zaten ben de iyi bir mülakat geçirdim demiyorum ki bir çok aday iyi yada kotu diye yorum yapamıyor. Yapanların tahminleri de yanlış çıkıyor. Geçtim diyen kalıyor, kaldım diyen geçiyor.

pesEtmekYok
12.Aralık.2018, 17:16
Öncelikle geçmiş olsun dostum. Mülakatını yapanlarla ilgili şahsi fikirlerini okumasaydım bile sadece yazdıklarında olumsuz alacağını düşünürdüm. Mülakatı biraz fazla kişiselleştirmişsiniz gibi geldi. Herşeyin fazlası zarar, bazen ciddiyetin bile. Şu aşağıdaki 3 cümleyi kullanmazdım ben olsaydım. Hakkında hayırlısı olsun. Başarılar dilerim.

Söylediğinize bir anlam veremedim, yerine sizce ne demeliydim?

Tanıdık biriyle konuşuyormuş gibi 'Şaka yapıyorsunuz.' gibi bir cevap hiç hoş olmazdı.

Belki, 'Ama bu hiç adaletli değil.' gibi bir cümle daha iyi olabilir miydi?

fthgnc
12.Aralık.2018, 17:36
Sizin adınıza üzüldüm kurul sonucu bekleyen bir aday olarak. tabi ki ateş düştüğü yakar, umarım diğerinde istediğinizi elde edersiniz. ancak naçizane yorumum, yazdıklarınız biraz egoyu ön plana çıkartmış bence. Yaşıma göre çok güçlü bir CV'im var. 25 yaşındayım , Öz geçmişimden de görebileceğiniz üzere, başarılı bir geçmişim var. . Sizin yazdıklarınızdan iki cümle koydum ki bu çok göreceli bir iddia. 25 yaşında 787 uçuranlar var.. gibi. Yurtdışında veya burada yaptıklarınızı biraz daha mütevazı kelimelerle mülakatta anlatmanız, naçizane tavsiyemdir.

Hepimiz için hayırlısı...

pesEtmekYok
12.Aralık.2018, 17:45
Sizin adınıza üzüldüm kurul sonucu bekleyen bir aday olarak. tabi ki ateş düştüğü yakar, umarım diğerinde istediğinizi elde edersiniz. ancak naçizane yorumum, yazdıklarınız biraz egoyu ön plana çıkartmış bence. Yaşıma göre çok güçlü bir CV'im var. 25 yaşındayım , Öz geçmişimden de görebileceğiniz üzere, başarılı bir geçmişim var. . Sizin yazdıklarınızdan iki cümle koydum ki bu çok göreceli bir iddia. 25 yaşında 787 uçuranlar var.. gibi. Yurtdışında veya burada yaptıklarınızı biraz daha mütevazı kelimelerle mülakatta anlatmanız, naçizane tavsiyemdir.

Hepimiz için hayırlısı...

efendim zaten overconfidence tan veya arrogance tan elenmedim. Ben hiç bir şekilde kendi reklamımı yapmadım. Özel üniversiteyi tam burslu okuduğumu bile gönderdikleri belgelere yazmadım ki, mülakatta kaptan, burslu olup olmadığımı sordu. Overconfident veya arrogant görünmeyeyim derken, introversion ve low dominance tan elendim.

Kaldı ki, egoist biri, bu bilgileri mesajın en üstüne yazar. Ben böyleyim şöyleyim diye kendini övdükten sonra da, THY sürecini acımasızca eleştirirdi. Ben sürece laf ettim mi? Hayır. Hatalarımın neler olduğunu tespit ettim mi? Evet.

Yazdığım bu uzun yazıdan bir cümle alıp böyle bir yorum yapmanız biraz acımasız olmadı mı?

yabankazı
12.Aralık.2018, 19:14
Sizin adınıza üzüldüm kurul sonucu bekleyen bir aday olarak. tabi ki ateş düştüğü yakar, umarım diğerinde istediğinizi elde edersiniz. ancak naçizane yorumum, yazdıklarınız biraz egoyu ön plana çıkartmış bence. Yaşıma göre çok güçlü bir CV'im var. 25 yaşındayım , Öz geçmişimden de görebileceğiniz üzere, başarılı bir geçmişim var. . Sizin yazdıklarınızdan iki cümle koydum ki bu çok göreceli bir iddia. 25 yaşında 787 uçuranlar var.. gibi. Yurtdışında veya burada yaptıklarınızı biraz daha mütevazı kelimelerle mülakatta anlatmanız, naçizane tavsiyemdir.

Hepimiz için hayırlısı...

Öncelikle geçmiş olsun. Açıkçası bana da yukarıdaki gibi hissettirdi. Eleştiri değil fakat uzaktan bakıldığında böyle gözüküyor, feedback'te sanırım bu intiba nedeniyle olmuş.

pesEtmekYok
12.Aralık.2018, 19:21
Öncelikle geçmiş olsun. Açıkçası bana da yukarıdaki gibi hissettirdi. Eleştiri değil fakat uzaktan bakıldığında böyle gözüküyor, feedback'te sanırım bu intiba nedeniyle olmuş.

Fazla özgüven feedbackini 2 sebepten ötürü aldım. En büyük sebep, 'kuralları esnetir misiniz ' sorusuna verdiğim cevaptı. Kesin olmamakla beraber bir diğer sebep ise 'bu süreçte başarısız olursan ne yapacaksın' sorusuna verdiğim cevap olabilir. Çalışıp, özel uçuş okulu için gereken parayı biriktireceğim, cevabını vermiştim; motivasyonumun yüksek olduğunu göstermek için.
Dediğim gibi asıl sebep kuralları esnetir misin sorusu oldu. Çünkü, psikolog kırmızı ışıkta geçme kararını nasıl alırsın peki, diye sorarak açıklama istedi ve yaptığım açıklamayı beğenmedi. O an ben de daha iyi bir açıklama yapamadım. CRM nedir sorusu dışında cevabımı beğenmediğini belli ettiği tek soru buydu.

mahzal
12.Aralık.2018, 19:45
Bookmarked.
Tecrübelerini paylaştığın için teşekkür ederim arkadaşım, re-test için başarılar dilerim.

Serife88
12.Aralık.2018, 20:17
kırmızı ışıkta geçme sorusuna nasıl bir yanıt verdiniz?

yigitsnmz
12.Aralık.2018, 20:21
Benim mülakatım da tam olarak tanıdık birileriyle muhabbet ediyor havasında sohbet muhabbet havasında geçti hiç üzerime gelmediler neden pilot olmak istediğim dahi sorulmadı, olumsuz aldım. Yani olumsuz olma sebebi olarak muhabbet tarzının bir rol aldığını düşünmüyorum bu tecrübeyi okuduktan sonra :)

pesEtmekYok
12.Aralık.2018, 20:28
kırmızı ışıkta geçme sorusuna nasıl bir yanıt verdiniz?

soru "kuralları esnetir misin" idi.
Ben "Gündelik hayatta mı, iş hayatında mı" diye sordum. Psikolog "Farketmez." dedi
O fark etmez deyince ben de meşhur kırmızı ışığı örnek vermek istedim.
"Gece kırmızı ışıkta geçmek gibi mi?" dedim.
"Evet" dedi.
Bu arada mülakatın son sorusuydu bu.
50 dk geçmiş, ben farkında olmasam da biraz yorulmuştum.
Kısaca "Yaya isem geçerim, araba ile isem geçmem." dedim.
Psikolog "Nasıl alırsın bu kararı." dedi.
"Yaya iken kaza yaparsam ben zarar görürüm ama araba ile kaza yaparsın, karşı tarafa zarar veririm." dedim.
Kabul ediyorum ki bu biraz saçma bir açıklamaydı.
Psikolog da "Ama sen yaya iken kaza yapsan da, arabadakilere zarar gelebilir." dedi.
İşte o zaman verecek cevabım yoktu.

Daha doğru cevap: "Yaya iken, gelen arabanın sesini duyar, ışığını görürüm. Ama araba içerisinde iken, yayayı fark edemeyebilirim." olabilir.


Peki neden, "kurallara uyarım." demiyorum. Çünkü pilotun gerektiğinde, geçerli sebepleri olduğu takdirde kuralları esnetebilmesi gerekir. Paylaştığım kitapta da bu dile getiriliyor.

Kalkışta V1 e ulaşınca, kalkış iptal edilemez kuralı vardır. Ama V1 den sonra 2 motorda da yangın çıkarsa, kalkışı iptal etmemek daha ölümcül bir karar olabilir. Yanan motorlarla kalkarsanız uçak düşebilir ve kurtulan sayısı çok aza inebilir. Ama yangın V1 i geçtikten hemen sonra çıkmışsa ve pistin sonunda, yerleşim değil de tarla varsa, V1 geçilince kalkış iptal edilemez kuralı esnetilerek kalkış iptal edilebilir.

pesEtmekYok
12.Aralık.2018, 20:29
Benim mülakatım da tam olarak tanıdık birileriyle muhabbet ediyor havasında sohbet muhabbet havasında geçti hiç üzerime gelmediler neden pilot olmak istediğim dahi sorulmadı, olumsuz aldım. Yani olumsuz olma sebebi olarak muhabbet tarzının bir rol aldığını düşünmüyorum bu tecrübeyi okuduktan sonra :)

Efendim peki neden olumsuz aldığınıza dair bir çıkarımınız var mı?

yigitsnmz
12.Aralık.2018, 20:34
Efendim peki neden olumsuz aldığınıza dair bir çıkarımınız var mı?
Bir takım çıkarımlarım var tabii ki. En önemlisi teknik sorulara gereğinden fazla ayrıntı cevap verdim daha net ve öz olmalıydım. Diğer sebep olarak gördüğüm unsur özel bir konu

Erguvan_
12.Aralık.2018, 21:49
detaylı paylaşımın için teşekkürler. bence üzerine oldukça gelmişler. umarım re-test te başarılı olursun.

sanırım bir konu kafalarını kurcaladı mı ve senden ikna edici cevap, yorum alamadıklarında daha fazla üzerine gidip daha çok sıkıştırıyorlar ki bi neticeye varsınlar. ben bu izlenimi kendi CRM değerlendirmemden edindim. kurul için crm değerlendirmesi referans olabilir bence.

pesEtmekYok
12.Aralık.2018, 22:32
Öncelikle geçmiş olsun. Açıkçası bana da yukarıdaki gibi hissettirdi. Eleştiri değil fakat uzaktan bakıldığında böyle gözüküyor, feedback'te sanırım bu intiba nedeniyle olmuş.

bu bakış açınız gerçekten kafamı kurcalıyor. Ben mülakatta, benim böyle böyle bir geçmişim var, beni işe almazsanız siz kaybedersiniz gibi bir şeyler söylemedim. Bırakın böyle bir cümleyi, en ufak fırsatta şu ülkeye gittim, burada çalıştım falan da asla demedim. Yani ben low dominance tan elendim diyorum. Siz ego yüksek diyorsunuz. Gerçekten çok rahatsız oldum.

prenzlauerberg
12.Aralık.2018, 22:46
Söylediğinize bir anlam veremedim, yerine sizce ne demeliydim?

Tanıdık biriyle konuşuyormuş gibi 'Şaka yapıyorsunuz.' gibi bir cevap hiç hoş olmazdı.

Belki, 'Ama bu hiç adaletli değil.' gibi bir cümle daha iyi olabilir miydi?

Selamlar, öncelikle geçmiş olsun.
“Söylediğinize bir anlam veremedim” demek yerine “siz nasıl uygun görürseniz” diyerek sorulacak her türlü soruya hazır olduğum intibahını verirdim ben.

Her halükarda, başvurulan ilan itibariyle detay teknik sormayacaklardır.
A330 ve B777 arasındaki fark ve LTBA pist adlarına, pilot olmak isteyen birinin motivasyonel ilgisnden dolayı bu sorulara cevap vermesi gerektiğini düşünüyorum. Elbette iki uçak arasındaki farkları anlatan bir tez değil, birkaç belirgin özellikten bahaetmeniz bile bu aşama için yeterlidir. Pist numaralarını diyelim bilmiyorsunuz, dersiniz ki pistlerin bulundukları yöne göre işaret ettikleri yöne göre veriliyor. ama Atatürk Havalimanına pistler hangi yöne bakıyor emin değilim. Hiç bilmiyorum demekten iyidir.

pesEtmekYok
12.Aralık.2018, 23:28
Selamlar, öncelikle geçmiş olsun.
“Söylediğinize bir anlam veremedim” demek yerine “siz nasıl uygun görürseniz” diyerek sorulacak her türlü soruya hazır olduğum intibahını verirdim ben.

Her halükarda, başvurulan ilan itibariyle detay teknik sormayacaklardır.
A330 ve B777 arasındaki fark ve LTBA pist adlarına, pilot olmak isteyen birinin motivasyonel ilgisnden dolayı bu sorulara cevap vermesi gerektiğini düşünüyorum. Elbette iki uçak arasındaki farkları anlatan bir tez değil, birkaç belirgin özellikten bahaetmeniz bile bu aşama için yeterlidir. Pist numaralarını diyelim bilmiyorsunuz, dersiniz ki pistlerin bulundukları yöne göre işaret ettikleri yöne göre veriliyor. ama Atatürk Havalimanına pistler hangi yöne bakıyor emin değilim. Hiç bilmiyorum demekten iyidir.

“Söylediğinize bir anlam veremedim” cevabı için, akademide bulunan 2. kişiden aldığım benzer tavsiye. Sanıyorum ki siz haklısınız ki, ikinizde akademidesiniz :giggle:
Halbuki, açıkladığım üzere iyi cevap verdiğimi sanmıştım kendimce.

Teknik sorulara gelince, sonucumu zaten etkilemedi. Tekniğe gelinceye kadar oyuncu IK beni low dominance tan çoktan elemişti. Teknik sorular çok kısa sürdü, düşündüğüm zaman teknik soruları sadece prosedür icabı sorduklarını, sonucuma teknik sorulardan önce karar verdiklerini hissettim.
Pist yönlerinin rüzgara göre seçildiğini söyledim fakat isimlendirmenin yönlere göre yapıldığını bilmiyordum. 777 ile 330 arasındaki farkları hala ezbere söyleyemem. Airbus ile Boeing arasındaki farkları söylemek hiç doğru değil bence. Bunu bekliyor olsa, zaten boeing airbus farkları diye sorar. İkiside geniş gövde. 2 Si de 2 motorlu. Mantıken menzilleri, yolcu kapasiteleri ve kargo hacimleri bir birlerinden farklıdır. 777 in LR modelinin en uzun menzilli uçak olduğunu biliyorum ama söylemeye değer bir fark olduğuna emin değilim. Yani menzil de, koltuk sayısı da, kargo hacmi de modelden modele değişir.
Şimdi baktım da
http://www.aviatorjoe.net/go/compare/777-200/A330-900neo/
yani aralarında pek bir fark olmayan modelleri mevcut. Ama genel olarak 777 daha büyükmüş.

pesEtmekYok
12.Aralık.2018, 23:44
peki bir şey sormak istiyorum.

"o zaman sana daha fazla teknik soru soracağız." dediklerinde siz
"Siz nasıl uygun görürseniz" derseniz,
"Nasıl yani bu adaletsizliği kabul mu ediyorsun? Tepki göstermeyecek misin?" diye sorsa ne yapacaksın?
"Siz öyle uygun gördünüz, sizi yargılayamam " mı diyeceksiniz?
O zaman kaptan uçuşta hata yapınca kaptanı da yargılamayacak mısın?

Mr.Destroyer
12.Aralık.2018, 23:54
efendim zaten overconfidence tan veya arrogance tan elenmedim. Ben hiç bir şekilde kendi reklamımı yapmadım. Özel üniversiteyi tam burslu okuduğumu bile gönderdikleri belgelere yazmadım ki, mülakatta kaptan, burslu olup olmadığımı sordu. Overconfident veya arrogant görünmeyeyim derken, introversion ve low dominance tan elendim.

Kaldı ki, egoist biri, bu bilgileri mesajın en üstüne yazar. Ben böyleyim şöyleyim diye kendini övdükten sonra da, THY sürecini acımasızca eleştirirdi. Ben sürece laf ettim mi? Hayır. Hatalarımın neler olduğunu tespit ettim mi? Evet.

Yazdığım bu uzun yazıdan bir cümle alıp böyle bir yorum yapmanız biraz acımasız olmadı mı?

Hocam geçmiş olsun öncelikle. Kurul mülakatında feedback olmadığı için genelde adaylar neden elendiklerini pek bilmezler sadece tahmin yürütürler, belki siz anladınız bilemiyorum ama bence fazla özgüven feedbacki alıp crm den geçti iseniz demekki kokpitteki durumu tehlikeye atacak kadar fazla olduğunu düşünmemiş crm ekibi. Yani kurulda bunu saklamaya çalışmanız bir hatanız olmuş olabilir. İnsanlar genelde birşey saklamaya veya olmadıkları gibi görünmeye çalıştıklarında eğer çok profesyonel değillerse bir şekilde açık ederler bu durumu. Buna ek olarak yazınızı şu parantez içindeki kısmı çıkararak okumanızı tavsiye ederim. "Yaşıma göre çok güçlü bir CV'im var. 25 yaşındayım. Lisans diplomamı alıncaya kadar, gönüllülüğün esas olduğu kısa süreli kurslarla beraber, öğrenci değişim programlarıyla 4 farklı üniversitede eğitim gördüm. (İngiltere 1 yıl, İsviçre 1 dönem). Artı, yine farklı bir Avrupa ülkesinde, yüz binlerce çalışanı olan çok ünlü bir şirkette 6 ay stajyer olarak çalıştım." Yazınızda anlatmak istediğinizi bu kısımları yazmasanız da yapabilirdiniz aslında neden bu detayları eklemeyi tercih ettiniz? anlatabildim mi bilemiyorum. İkinci şansınızda başarılar dilerim.

prenzlauerberg
13.Aralık.2018, 00:14
peki bir şey sormak istiyorum.

"o zaman sana daha fazla teknik soru soracağız." dediklerinde siz
"Siz nasıl uygun görürseniz" derseniz,
"Nasıl yani bu adaletsizliği kabul mu ediyorsun? Tepki göstermeyecek misin?" diye sorsa ne yapacaksın?
"Siz öyle uygun gördünüz, sizi yargılayamam " mı diyeceksiniz?
O zaman kaptan uçuşta hata yapınca kaptanı da yargılamayacak mısın?

cevap vermeden önce bir şeyi açık edeyim. benim için teknik fazla = adaletsiz / zor mülakat değil. aksine ilgim fazla olduğu için her türlü teknik soruyu örnek olarak “what is your greatest weakness” sorusuna yeğlerim.

ama diğer türlü düşünen biri olsam ve ve “tepki göstermeyecek misin” diye sorsalar her adayın mülakatı farklıdır. beni tanımak için ve bu işe uygunluğumu görmek için gereken tüm soruları sorabilirsiniz derdim.

kaptanın uçuş emniyetini tehlikeye atacak yanlışını görmek ile yukarıdaki durum tamamen farklı. birinde prosedürler ve yapılması gerekenler belli. mülakat için size ne kadar ne tip soru sorulacağı ile ilgili bir taahhüt mü verildi ki burada bir yanlış görüyorsunuz? sorular kişiye göre değişir elbette uçak mühendisliği okuyan biri ile siyasal bilimler okuyan birine aynı sorular gelmeyebilir, bu gayet doğal.

pesEtmekYok
13.Aralık.2018, 00:18
İnanır mısınız o cümleyi yazıya en son ekledim. "kurulda biraz daha sesiz kalmayı tercih etmiştim " cümlesinin nedeni, açıklaması olması için. :doh:

Buna tepki gösteren 3. kişisiniz. Hata bende demek ki.
Çözemedim.
:scratch::scratch::scratch::scratch::scratch::scra tch::scratch::53:

nightvision
13.Aralık.2018, 00:24
Hocam nacizane fikrimi belirtcek olursam, buradan bakinca sabit fikirli biri gibi gorunuyorsunuz.

pesEtmekYok
13.Aralık.2018, 00:27
cevap vermeden önce bir şeyi açık edeyim. benim için teknik fazla = adaletsiz / zor mülakat değil. aksine ilgim fazla olduğu için her türlü teknik soruyu örnek olarak “what is your greatest weakness” sorusuna yeğlerim.
Bu konuda size fazlasıyla katılıyorum. Aslında ben de daha fazla teknik soruyu tercih ederdim. Fakat adalet düşüncesine ve 'bana şuan oyun oynuyorlar' bakış açısına kendimi biraz fazla kaptırmışım.



ama diğer türlü düşünen biri olsam ve ve “tepki göstermeyecek misin” diye sorsalar her adayın mülakatı farklıdır. beni tanımak için ve bu işe uygunluğumu görmek için gereken tüm soruları sorabilirsiniz derdim.
O zaman, ben "anlam veremedim." dedikten sonra, ik "şaka yapıyorum, adalet burada en önemli şey" diyerek asıl oyunu oynadı/numarayı yaptı oluyor? yanlış mıyım?



kaptanın uçuş emniyetini tehlikeye atacak yanlışını görmek ile yukarıdaki durum tamamen farklı. birinde prosedürler ve yapılması gerekenler belli. mülakat için size ne kadar ne tip soru sorulacağı ile ilgili bir taahhüt mü verildi ki burada bir yanlış görüyorsunuz? sorular kişiye göre değişir elbette uçak mühendisliği okuyan biri ile siyasal bilimler okuyan birine aynı sorular gelmeyebilir, bu gayet doğal.
Burda da size hak veriyorum. Fakat şöyle bir şey de hatırlıyorum. "Metrobüs beklerken biri sıranızı almaya çalışsa ne yaparsın" sorusuna, "sesiz kalırım bir sonraki metrobüse binmek bana bir şey kaybettirmez" diyen aday, "daha fazla inisiyatif kullanmalı" feedback ini bu soruya bağlamıştı.

pesEtmekYok
13.Aralık.2018, 00:30
Hocam nacizane fikrimi belirtcek olursam, buradan bakinca sabit fikirli biri gibi gorunuyorsunuz.

bu hayalin peşini bırakıp iş aramaya başlasam fena olmayacak sanırım

prenzlauerberg
13.Aralık.2018, 00:45
O zaman, ben "anlam veremedim." dedikten sonra, ik "şaka yapıyorum, adalet burada en önemli şey" diyerek asıl oyunu oynadı/numarayı yaptı oluyor? yanlış mıyım?

mülakatta olmadığım için tam olarak yorumlayamıyorum. belki de sizi önceki adaydan etkilenip endişeli göründüğünüz için biraz rahatlatmak istediker sadece.



Burda da size hak veriyorum. Fakat şöyle bir şey de hatırlıyorum. "Metrobüs beklerken biri sıranızı almaya çalışsa ne yaparsın" sorusuna, "sesiz kalırım bir sonraki metrobüse binmek bana bir şey kaybettirmez" diyen aday, "daha fazla inisiyatif kullanmalı" feedback ini bu soruya bağlamıştı.

metrobüste önüme geçen birine karşı ben de sessiz kalmam. burada da kokpitteki kadar kırmızı çizgiler olmasa da bir toplumsal kural ihlali var. “önce gelen önce biner” bu ihlal ediliyor ve hakkım yeniyor.
ama istisnası vardır: eğer ki verdiğim tepkiyle bıçak çekecek bir tip varsa sineye çekerim :) bir otobüs geç gitmek yaralanmaktan önemsiz. (kokpitte böyle bir ihtimal olduğunu sanmıyorum. kaptanlar da en az sizin kadar uçuş emniyetine önem verdikleri için fikirlerinize saygı gösterirler. siz de crm çerçevesinde gerekeni yaparsınız. sapla samanı karıştırmamak gerek

pesEtmekYok
13.Aralık.2018, 00:48
mülakatta olmadığım için tam olarak yorumlayamıyorum. belki de sizi önceki adaydan etkilenip endişeli göründüğünüz için biraz rahatlatmak istediker sadece.



metrobüste önüme geçen birine karşı ben de sessiz kalmam. burada da kokpitteki kadar kırmızı çizgiler olmasa da bir toplumsal kural ihlali var. “önce gelen önce biner” bu ihlal ediliyor ve hakkım yeniyor.
ama istisnası vardır: eğer ki verdiğim tepkiyle bıçak çekecek bir tip varsa sineye çekerim :) bir otobüs geç gitmek yaralanmaktan önemsiz. (kokpitte böyle bir ihtimal olduğunu sanmıyorum. kaptanlar da en az sizin kadar uçuş emniyetine önem verdikleri için fikirlerinize saygı gösterirler. siz de crm çerçevesinde gerekeni yaparsınız. sapla samanı karıştırmamak gerek

Aslında birbirlerinden farklı olan durumları, yanlış bir biçimde birbirine benzetiyorum sanırım.

captainZ
13.Aralık.2018, 01:20
Öncelikle paylaşımınız için çok teşekkürler. Dikkatli bir şekilde yazınızı ve diğer arkadaşların yorumlarını okudum.
Gözlemlediğim bir kaç durumu paylaşmak isterim:

Öncelikle zaten kurul mülakatında adayın zor durumlarda ya da stres altında kaldıklarında tepkilerini ölçmek istedikleri gerçeğini biliyoruz bir çok arkadaşımızın anlattığı deneyimlerden yola çıkarak o yüzden bu stresli durumu biraz yumuşatma işini bence adaya bırakıyorlar. Aslında burada sizin teknik soru azmış yorumunuz bile onları düşündürmüş ya da rahatsız etmiş olabilir. Neticede bununla ilgili elde net bir veri yok, 10 tane teknik soru ya da 5 tane teknik soru sorulacak gibi, dolasıyla olayı değerlendirme şekliniz onları bu yorumu yapmaya itmiş olabilir. O zaman size daha çok teknik soru soralım diyerek topu size atmışlar. Belki orada despot ya da katı gözükmekten ziyade daha yumuşak bir cevap vermeniz durumu kendinize çevirmek de bir avantaj sağlayabilirdi. En azından siz nasıl uygun görürseniz gibi bir cevap daha uygun olabilirdi, burada belli başlı bir kural olmadığı için dik başlı bir cevap verilmesi ortamın havasını bozmaktan başka bir işe yaramaz diye düşünüyorum. Evet bahsettiğiniz gibi ciddi bir iş mülakatı ancak bu demek değildir ki arada şaka yapılmayacak ya da ufak tefek takılmalar olmayacak. Zaten bu durumlar da kendinizi rahatlatmanız için bir fırsat olarak görülebilir bence.

Bir de diğer arkadaşların yaptıkları yorumları biraz uzak bir açıdan değerlendirmek yerine kabul etmekte zorlandığınızı görüyorum. Bence olayı değerlendirirken özeleştiriyi de iyi değerlendirmelisiniz. Bu konuda biraz sabit fikirli davrandığınızı gözlemledim.

Umarım ikinci şansınızda bunları fırsata çevirirsiniz, iyi şanslar.

chosen1907
13.Aralık.2018, 09:22
Bence ilk giriste adelet konusu ile olaya 3-0 yenik baslamissiniz. Kendinizi mulakat yapanin yerine koyun bu konu mulakat yapan kisilerin adetine kadar uzatilir. Karsi tarafi irrite etmissiniz.
Birde nacizane tavsiyem yasiniza gore kariyerinize guvenebiliyor olabilirsiniz fakat yas siniri 35 ve sizin deneyim dediginiz olaylari yillar once yasamis ve ustune cok daha fazla deneyim koymus insanlar ile yarisiyorsunuz.
Bu yuzden olaya ben bu yasima kadar basariliydim. Bu yuzden pilot da olabilirim olarak degilde ben bu ozelliklerim ile pilot olabilirime odaklanmanizi tavsiye ederim.

Gurogg
13.Aralık.2018, 09:52
Merhaba.

Surecini paylasan arkadas defalarca kendini ovdugu yerleri kurulda soylemedigini belirtmesine ragmen bu konuda ayni tepkileri veriyor olmaniz enteresan. Bu kismi artik bir asalim bence.
Ayrica bu surecte diger adaylarla yarismiyorsunuz, yani 500 kisilik yerimiz var, 100k kisi icerisinden secicez gibi bir durum yok. Mulakatlar sirasinda kendinizi diger adaylardan ayiran ozelliklerinizi gostermeye calismayin bence. Bu meslege uygun gorunen her adayin sureci olumlu olarak sonuclaniyor. Egitim gunu erken ya da gec baslar belki en fazla o farkedebilir.

Acikcasi kurul ortami o kadar guzel tasvir edilmis ki, hazirlanan herkese cok buyuk faydasi olacagini dusunuyorum. Sureci olumsuz sonuclanan cogu adayin buraya tecrube aktarmayi birakin, foruma bile ugramadigini dusundugumden, ben sahsen tesekkur ediyorum. Feedback'lerin hangi kisimdan geldigi konusunda yorum yapmayacagim ancak kisisel olarak fikrimi belirtmek istedigim bir nokta var. Mulakat devam ederken siz mulakati gerceklestiren kisilerin sizin hakkinizda karari zaten verdigini dusunmussunuz. Bence bu yapilabilecek en buyuk hata. Siz farketmeseniz de, bu durumu mulakatin geri kalanina mutlaka yansitmissinizdir. Hatta LTBA pist yonleri ve isimleri konusunda verdiginiz cevaplarda icinizden geceni (laf olsun diye soruldugunu belirtmissiniz) bence soruyu soranlar tahmin etmistir. Daha surec devam ederken sizde bir pes etme havasi gozlemlemis olabilirler. Tabi bu yonde feedback almamissiniz acik olarak ama low dominance'a dahil edilebilir belki bu durum da.

Bence kurul mulakati ilk mesajinizda belirttiginiz gibi yeni DLR-2 degil ve hala sansinizin devam etmesi sizin icin iyi haber. Bazi yanlis cevaplarinizin farkinda olmanizin onemli oldugunu ve ikinci mulakatinizda basaracaginizi dusunuyorum.

pesEtmekYok
13.Aralık.2018, 10:43
Mulakat devam ederken siz mulakati gerceklestiren kisilerin sizin hakkinizda karari zaten verdigini dusunmussunuz. Bence bu yapilabilecek en buyuk hata. Siz farketmeseniz de, bu durumu mulakatin geri kalanina mutlaka yansitmissinizdir. Hatta LTBA pist yonleri ve isimleri konusunda verdiginiz cevaplarda icinizden geceni (laf olsun diye soruldugunu belirtmissiniz) bence soruyu soranlar tahmin etmistir. Daha surec devam ederken sizde bir pes etme havasi gozlemlemis olabilirler. Tabi bu yonde feedback almamissiniz acik olarak ama low dominance'a dahil edilebilir belki bu durum da.

Aslında ben bu çıkarımı, mülakattan sonra yaptım. Kaptandan sonra ik tekrar sözü alacak diye beklerken, kaptanın sorularından sonra 'mülakatın bitti' demelerine şaşırmıştım. Çünkü, ik in hala benden tatmin olmadığının fazlasıyla farkındaydım. Mülakatı gözümün önünde canlandırdıkça, ik benle uğraşmaktan vazgeçtikten sonra kaptanın da teknik soruları hızlı bir biçimde sorup, cevaplarıma falan hiç yorum yapmaması, ik in benim için kararı zaten verdiğini gösteriyordu. Bu düşünce, zaten %60 ihtimalle eleneceğimi düşündürtmüştü bana, öyle de oldu.



Bence kurul mulakati ilk mesajinizda belirttiginiz gibi yeni DLR-2 degil ve hala sansinizin devam etmesi sizin icin iyi haber. Bazi yanlis cevaplarinizin farkinda olmanizin onemli oldugunu ve ikinci mulakatinizda basaracaginizi dusunuyorum.

olumlu düşünceni için teşekkür ederim fakat şahsen ben şansımın çok yüksel olmadığı kanaatine vardık artık.

Anlıyorum ki 1 seneden beri okuduğum mülakat deneyimlerinden çok yanlış çıkarımlar yapmışım.

Sem91
13.Aralık.2018, 10:53
Aslında ben bu çıkarımı, mülakattan sonra yaptım. Kaptandan sonra ik tekrar sözü alacak diye beklerken, kaptanın sorularından sonra 'mülakatın bitti' demelerine şaşırmıştım. Çünkü, ik in hala benden tatmin olmadığının fazlasıyla farkındaydım. Mülakatı gözümün önünde canlandırdıkça, ik benle uğraşmaktan vazgeçtikten sonra kaptanın da teknik soruları hızlı bir biçimde sorup, cevaplarıma falan hiç yorum yapmaması, ik in benim için kararı zaten verdiğini gösteriyordu. Bu düşünce, zaten %60 ihtimalle eleneceğimi düşündürtmüştü bana, öyle de oldu.


olumlu düşünceni için teşekkür ederim fakat şahsen ben şansımın çok yüksel olmadığı kanaatine vardık artık.

Anlıyorum ki 1 seneden beri okuduğum mülakat deneyimlerinden çok yanlış çıkarımlar yapmışım.

Mülakat deneyimlerinden en büyük yaptığınız hata şu olmuş bence. " her adayın mülakatı kendisi için geçerlidir. " kısmını bence atlayarak kendinize her adaydan belli başlı kısımları alarak ön yargılı olmussunuz gibi geliyor bana. Açıkcası crm ve kurul bunlarla ilgili birçok örnekle dolu kimisi 2 fb alıp geçerken aynı fb leri alan başka aday kalıyor bunlar mülakatların nasıl geçtiğiyle alakalı orada olmadan kendimizin yorum yapması doğru değil zaten. Adayın kendisi söylemiş şurada hata yaptım olumsuz olabilir farkındayım diye ama fbsiz geçmişti yaklasık olarak 3 gün önce okumustum.
Re-test sürecince başarılar dilerim.

GMFDE
13.Aralık.2018, 11:28
Dostum öncelikle geçmiş olsun. Çok farklı tip mülakat tecrübeleri okudum. Gerçekten zorlayıcı bir tecrübe yaşamışsınız. Olumsuz olmasına rağmen paylaşmanız ayrıca değerli. Belkide feedback ler ile crm yi geçen adayların bu özelliklerine yükleniyorlar mülakatta özellikle. Önceden sıkı bir hazırlık yaptıklarına ve her adayın mülakatının eşsiz olduğuna eminim. Sizden ricam sakın ola yukarıda yazdığınız gibi olumsuzluğa kapılmayın. Nick inizin hakkını verin:) son basamaktasınız ve olumlu çıkarımlarınız ve birde belki bir uzman desteğiyle bu işi olumlu bitireceğinize eminim.

pesEtmekYok
13.Aralık.2018, 11:56
Bence ilk giriste adelet konusu ile olaya 3-0 yenik baslamissiniz. Kendinizi mulakat yapanin yerine koyun bu konu mulakat yapan kisilerin adetine kadar uzatilir. Karsi tarafi irrite etmissiniz.
Birde nacizane tavsiyem yasiniza gore kariyerinize guvenebiliyor olabilirsiniz fakat yas siniri 35 ve sizin deneyim dediginiz olaylari yillar once yasamis ve ustune cok daha fazla deneyim koymus insanlar ile yarisiyorsunuz.
Bu yuzden olaya ben bu yasima kadar basariliydim. Bu yuzden pilot da olabilirim olarak degilde ben bu ozelliklerim ile pilot olabilirime odaklanmanizi tavsiye ederim.

DLR2 mülakatlarında benzer oyunlarla, "low dominant, cant show leadership qualities, self unawareness (CRM de sen ne sinirlendirir sorusuna, adaletsizliğe tahammül edemediğimi söylemiştim)" feedbackleri verdiklerini okumuştum.
Bu sebeple, kurul mülakatında da mantığımı kullanarak cevaplar vermeye çalıştım fakat pek başarılı olmadım anlaşılan.

Mantığı kullanarak cevap vermeye çalışmak yerine, samimi espirili bir muhabbet daha doğruymuş demek ki.



Birde nacizane tavsiyem yasiniza gore kariyerinize guvenebiliyor olabilirsiniz fakat yas siniri 35 ve sizin deneyim dediginiz olaylari yillar once yasamis ve ustune cok daha fazla deneyim koymus insanlar ile yarisiyorsunuz.
Bu yuzden olaya ben bu yasima kadar basariliydim. Bu yuzden pilot da olabilirim olarak degilde ben bu ozelliklerim ile pilot olabilirime odaklanmanizi tavsiye ederim.

Yazacağım bazı şeyler retestimi olumsuz etkileyebilir düşüncesiyle, yapılan yorumlara aklımdan geçen bir çok şeyi yazmadım. Fakat an itibariyle retestte de pek şansım yokmuş gibi görünüyor.

Uzun zaman önce bir adayın deneyimini okumuştum. Kendimi görmüştüm onda. 15 dakikadır arıyorum deneyim yazısını ama bulamadım. Bulursam yazacağım tekrar.

Bu adayda samimi bir dille kendi geçmişinden bahsetmiş, referans pilotlardan, kaptanlardan bahsetmiş, pilot tanıdıklarının "onun mülakatta güçlü duruşuyla" kurulu etkileyeceği yorumunu yaptığını yazmış ve olumsuz sonuç alınca da çok yıpranmış ve retest umudunu da kaybetmiş olduğunu söyleyen biriydi. Yine aynı kişi etrafından, bu süreci başarabileceğine dair pozitif düşünceler alırken, bu süreçte kendisine güveninin çok fazla olmadığını, genel olarak kendisine giydiren (aynen bu kelimeyle yazdığını hatırlıyorum) biri olduğunu söylemişti.

Dediğim gibi ben bu adayda kendimi görmüştüm. Bu sürece başlarken CRM i dahi geçme ihtimali bile vermiyordum kendime fakat burada bir çok kişi egomun yüksekliğinden bahsediyor. Belki de haklısınızdır, sonuçta çoğunluktasınız. Fakat şu konuda sizi temin etmek isterim ki, kendisine öz güveni yüksek biri değilim.
Daha en başında etrafımaki bir çok kişi başarılı olacağımdan çok eminken, ben hepsine bunun çok zorlu bir süreç olduğunu, başarı şansımın oldukça düşük olduğunu söylüyordum. Bu sürece başvurduğum bilgisinin etrafa yayılmasını bile hiç istemiyordum fakat malum ailem sağ olsun herkes öğrendi.
Ne iş yapıyorsun sorusu soranlara "işsiz" cevabını veriyordum.
Üniversite bitirdiğimi bilip, iş aramıyor musun? sorusu soranlara arıyorum ama bulamıyorum cevabı veriyordum. Bu süreci başarma ihtimalimin düşüklüğünden dolayı, kimseye bahsetmek istemiyordum.
Kurul mülakatı öncesi bir tanıdığımla konuşurken "yarın ki mülakattan sonra maaşım ya 20 bin tl olacak 2 bin tl" cümlesini kurmuştum.
İstesem bu örnekleri arttırabilirm ama yeterlidir sanırım.
Yorumu size bırakıyorum.
Ben de üstte bahsettiğim aday gibi, kendime sık sık giydiren biriyim. Bu çok doğru bir kişilik değil bu yüzden buraya yazmayı pek istemedim fakat bunca yorumdan sonra da yazmadan edemiyorum. THY buraya yazılanları ne kadar dikkate alıyor bilmiyorum fakat zaten retest şansımın çok yüksek olmadığı bu durumda artık içimden geleni dökmek istedim.

Sadece bu süreç için de değil, bana inanılmaz kötülükler yapanlar için bile kurduğum bir cümle ile bitirmek istiyorum: "HERKESİN HAK ETTİĞİ HAYATI YAŞAMASI DİLEĞİYLE."

Yorum yapan herkese teşekkür ederim.

analyzer57
13.Aralık.2018, 12:24
Dostum selam.
Tavsiye vermek bana düşmez ama kabul edersen senin adına sevinirim.
Olumsuz cevabını aldıktan çok az süre sonra insanlara tecrübeni aktardın ve bu takdir edilebilir.
Senden talebim, biraz kendine vakit ayırman. İşin de yokken biraz yalnız kal. Doğa ile iç içe ol. Bolu'ya falan git. Birkaç gün bu düşüncelerden uzaklaş ve hayatın bu süreç dışında da devam ettiğini unutma.
Birkaç gün sonra fark edeceksin ki sakin ve mutsuz değilken muhakeme yeteneğin daha sağlıklı çalışacak.
Ayrıca umudunu kesmiş olmanın sana tek faydası, olumlu olursa umutlu olduğun ruh halinden daha fazla sevinecek olman. Bunun dışında melankolinin sana bir faydası dokunmaz.
Asla pes etme ve sürece hazır olduğunda tekrar başvur, cezan bittiğinde değil.
Süreç çok zor başarılı olamam diyorsun ya, eğer kendinde eksiklik hissetmezsen bu duygudan uzaklaşırsın.
Eksik olduğun tüm yönlerini aştıktan ve ben artık bu mülakata her yönü ile hazırım dedikten sonra başvuru yaptığında inş Allah muvaffak olacaksın.
Bunun illa 3-5 ay olmasına gerek yok. 1 sene sonra hazırsan 1 sene sonra başvur.
Yaşın genç ve bu fırsatı kaçırmanın pişmanlığını beyaz yakalı olduğunda çekmeni istemiyorum.
İyi günler

keskinhavacı
13.Aralık.2018, 21:28
@analyzer57 hocama tamamen katılıyorum senin yaşadığın duyguların aynısını CRM dan kalınca yaşamıştım burada yazılan yorumlar tamamen bizim yazdıklarımıza ve anlatımımıza bağlı olan şeyler kendini en iyi sen tanıyorsun ve eksikliklerini en iyi sen biliyorsun bu konularda zorlanıyor isen profesyonel destek al ben öyle yapacağım. Kendine zaman tanı ve kafanı dinle. Bu süreçte yüzlerce ikinci girdiğinde geçen aday var bunu sakın unutma. Pes ettiğinde kaybedeceksin. Eğitimini bitiren bir pilot arkadaşın dediği gibi azim, sabır, motivasyon gibi etkenler en çok bu süreçte gerekiyor.
Hatta uzun bir süre foruma girmemeni kendinle kalmanı tavsiye ederim.
Hayallerinin peşimde muvaffak olman dileğiyle.
Saygılar.

Thierryx
13.Aralık.2018, 22:53
Samimiyetine güvenerek tecrüben ile ilgili tek bir eleştirim olacak.

Çok fazla kafanda kurup cevaplar vermişsin. O an krşındakilerde bunu hissetmiş gibi duruyor. Bir oyun bir tiyatro varmış hep aklında.
Bence Re-testte bence senin yapman gereken daha rahat olman ve karşılıklı sohbete çevirmen mülakatı. Eminim ki başarılı olacaksın.

ntarcankurt
06.Mart.2019, 14:55
Daha önce forumda paylaşılmamış içerik.
http://dl.free.fr/ogkksc5Nf


Kişisel web sayfası hazırlamıştım. Başarılı olursam, deneyimimi orada paylaşmayı düşünüyordum ama olmadı.


DLR 2'ye girmemiş, fakat sürece DLR 2 döneminde hazırlanmaya başlamış biri olarak söyleyebilirim ki, kurul mülakatı = eski DLR 2.
Sabah 4, öğleden sonra 4 kişi olmak üzere, günde toplam 8 kişi mülakata alınıyor. 4 kişi de aynı saatte, sabah sanırım 9'da, öğlen 13'te çağrılıyor. Eksik olanların, boy-kilo kontrolleri, ev teslim işlemleri tamamlandıktan sonra, soyadı baş harfine göre mülakata alınıyoruz. Adayların kendi isteklerine göre mülakat sırasını değiştirmelerine izin veriyorlar. Ben mülakata 3. sırada girdim.
CRM'e göre çok sert bir mülakattı. Benden önce çıkan adayların bir tanesi ter içinde, -ki bu aday yaşça epey büyük ve oldukça başarılı bir geçmişi olan bir abimizdi-, diğeri de kıpkırmızı çıkmıştı. CRM soru-cevap şeklinde ilerlerken, kurulda DLR 2 misali oyunlar oynuyorlar. Kişiliklerimize göre, kimimizi baskı altına almaya, kimimizi sinirlendirmeye çalışıyorlar, kimimize umursamazlık numarası yapıyorlar.
DLR öncesi gönderilen formlardaki 'unfavorable' özelliklere "Soru sorulmadıkça ve önemli bir şey söylemem gerekmediği sürece konuşmayı sevmiyorum." yazmıştım. Kalemim kırılaydı da o cümleyi yazmasaydım. Öz geçmişimden de görebileceğiniz üzere, başarılı bir geçmişim var. Mülakatı yapanlar, başarılı geçmiş ve üstteki cümleyi birleştirip; içine kapanık, tüm gün ders çalışan birisi olduğum üzerine oynadılar tüm mülakat boyunca. Mülakattan çıkınca, bir çok kişinin dediği gibi dayak yemiş gibi hissettim uzun süre.
Mülakatımı 1 kaptan pilot ve 2 insan kaynakları çalışanı yürüttü. İnsan kaynakları çalışanlarının bir tanesi bence işi gücü bıraksın, doğrudan oyunculuğa başlasın. Oynayacağı dizi, film rekor kıracaktır. Beni o kadar çok sıkıştırdı ki, yazının devamında kendisine 'oyuncu IK' olarak hitap etmek istiyorum. Konuşulanları sırası ile aktarmaya çalışacağım.
Kaptan beni bekleme odasından aldı ve birlikte mülakat odasına girdik. Oturacağım yeri gösterdiler. Sanıyorum önümde peçete ve su vardı fakat CRM'de de olduğu gibi mülakat boyunca hiç dokunmadım.
OIK: Merhaba hoş geldin, nasılsın?
B: İyiyim, teşekkür ederim, sizler nasılsınız?
OIK: Biz de iyiyiz. Ne kadar bekledin? Beklemek güzel miydi, avantajlı mıydı?
B: 1 saat kadar bekledim, çıkan adaylarla konuştum. Ter içinde çıktılar.
OIK: O adayın yaşı büyüktü, bu yüzden anlatacak çok şeyi vardı, çok konuştuğu için terlemiştir. Neler sormuşuz peki?
B: Genelde adayın kişisel hayatı üzerinden ilerlemiş mülakat. Teknik soru azmış.
OIK: (Acayip bir üslupla) O zaman sana daha fazla teknik soru soracağız. Çünkü sen istihbaratı almışsın.
B: (Hemen bir oyun içerinde olduğumun farkına vararak ve CRM'den de fazla öz güven feedback'i almış biri olarak, nasıl cevap vermeliyim diye düşünürken)
OIK: Bu seni mutlu eder mi?
(Bu sırada kaptan gülmemek için kendini zor tutuyor, diğer genç IK eliyle ağzını kapatmış ve gülmeye çoktan başlamış)
B: Söylediğinize bir anlam veremedim.
OIK: (Gülmeye başlayarak) Şaka yapıyorum zaten, böyle şey mi olur. Herkese adaletli olmamız gerekir değil mi? (CRM'de, seni ne sinirlendirir sorusuna, adaletsizliğe tahammül edemediğimi dile getirmiştim, yani bu adaletsizliğe "Söylediğinize anlam veremedim." diyerek iyi yaptığımı sanmıştım.)

Beni rahatlatmaya çalıştığını dile getiren ön bir konuşma yaptı. Kendimi tanıtmamı istedi. Memleketimi söyledikten sonra lafımı keserek, tam anlamıyla kaptana döndü ve Edirne hakkında konuşmaya başladılar. O an yine benim aklımdan bir sürü soru geçiyor "Acaba şuan ne yapmamı bekliyor, sessizce beklememi mi, yoksa konuşmalarına dahil olmaya çalışıp çalışmayacağımı mı ölçüyor?". İkisi de bir birine dönmüş olarak, birbirleriyle konuştukları için bölmenin, araya girmeye çalışmanın çok doğru olmayacağını düşündüm. Ancak bir yerde takılırlarsa, dahil olurum diye düşünürken; Edirne'ye özel bir tatlıyı tarif etti biri, adını sordu diğerine. Diğeri bilemeyince ben 'Susam helvası' dedim. "Aaa evet" gibi bir tepkiyle her ikisi de bana döndüler ve sanıyorum ki benden bekledikleri saygıyı da (konuşurlarken bölmedim), takıldıklarında verdiğim cevap ile başkalarının muhabbetine dahil olabildiğimi de göstermiş olduğumu düşünüyorum. Sonra sözü genç IK'ye bıraktı.
Genç IK, CRM mülakatımın feedback'leri hakkında neler düşündüğümü, neden bu feedback'leri aldığımı sordu. Hangi soruya verdiğim hangi cevaptan ötürü, hangi feedback'i almış olabileceğimi anlattım. Bir kaç klasik soru sordu. Neden pilot olmak istiyorsun, pilotta olması gereken özellikler neler, zayıf yönlerin neler falan gibi. Hepsine güzel cevaplar verdim. Hiç takılmadım. Kendisinin de verdiğim cevapları beğendiğini yüzünden okuyabiliyordum. Dudaklarını bükmesinden, kafasını sallamasından. Batman ilinin ne tarafımızda kaldığını sordu. Ben düşünürken,
OIK: (hızlı ve yüksek bir sesle) Bu soruyu bekliyor muydun?
B: Evet. (Çünkü CRM'de de sormuşlardı.)
OIK: Dürüstlüğün için teşekkür ederim devam edebilirsin.
B: Burası kuzey, burası doğu. Batman güneydoğuda olduğuna göre, (göstererek) bu tarafta.
Ardından sözü oyuncu IK miz aldı. Tüm konuşmasını, benim aşırı sessiz, introverted olduğumu iddia ederek sürdürdü. Bazen öyle tepkilerle, öyle cümleler kuruyordu ki, tek amacının, benim baskı altında iken fikrimi değiştirmeye çalışıp çalışmayacağımı, motivasyonumu bozup, yüzümü düşürüp düşürmeyeceğimi, panik yapıp yapmayacağımı ölçüyor olduğunun farkındaydım. Ben sakinliğimi koruyup, ısrarla introverted olmadığım konusunda kendisini ikna etmeye çalıştım. İngilizce kısmın tamamını da kendisiyle gerçekleştirdim. Neredeyse native American aksanına sahip. Kendisini buradan kutluyorum. Bir defa 3-4 dakika boyunca konuştu. Bir birinden çok alakasız şeyler söyledi. Konudan konuya atladı. Ben pür dikkat onu dinliyordum. Bir noktada durup soru sormasını beklerken, tam soru soracağı yerde hızlanarak, bir şey sordu. Anlamamıştım ve daha yavaş bir biçimde tekrar etmesini rica ettim. Bu kez de heceleyerek aşırı yavaş bir biçimde söylemeye başladı. Yine kaptan bıyık altından ve genç IK eliyle ağzını kapatmış gülüyorlardı. Bense ciddiyetimi koruyordum.
OIK: (Heceleme hızını kast ederek) Böyle iyi mi dedi?
B: Biraz daha hızlı olursa iyi olur.
Tabi soruyu heceleyerek çoktan sormuştu ve ben soruyu yine tam anlamamıştım. O benden cevap beklerken, ben soruyu 2. defa tekrar etmesini rica ettim. Hepsi gülmeye başladı.
OIK: (bana dönerek) Hiç mi bir şey yakalayamadın soruya dair?
B: Sanırım pilotta olması gereken özellikleri soruyorsunuz.
(Sanıyorum soruyu anladığım halde yadırgamış olmanın sebebi, bu soru zaten Türkçe gelmişti. Bir de tam olarak anlayamadığım hızlı bir aksanla sorulunca tekrar sorma ihtiyacı hissettim. İkincide de kaptan ve genç IK gülerken dikkatim dağılmış ve hecelenerek söylenen halini de tam anlayamamıştım.)
OIK: Evet.
B: Bu soruyu zaten Türkçe sordunuz.
OIK: Belki fikrini değiştirmişsindir.
B: (Tövbe tövbe) Bence değiştirmemeliyim. (I don't think I should change my mind.)
Dedikten sonra, cevabı açıkladım. Takım çalışmasına uygun, gerektiğinde acil durumda kontrolü ele alabilecek cesarete sahip fakat bilgisi ve deneyimi olmadığı bir durumda diğer kokpit üyesine takip edecek kadar uyumlu, sinirlenmeyen, acil durumda sakinliğini koruyabilen vs.
Sonra sözü kaptana bıraktı. Kaptan bir kaç teknik soru sordu.
Atatürk hava alanında kaç pist var?
Pistler nasıl konumlandırılmışlar?
Pistlerin yönleri neye göre belirlenir?
Airbus Boeing farkı?
A330, A340, B777,B787 motor sayıları?
Bunların hepsini doğru cevapladım.
Atatürk Hava alanı pist isimlerine ve 777 ile 330 arasındaki farklara bilmiyorum dedim.
Mülakatın bittiğini söylediler. Kapıya doğru, yan adımlarla giderken kendilerine bakıyordum. Hatırladığım kadarıyla sadece genç IK bana bakıyor, diğerleri önlerindeki kağıtlara bir şeyler yazmaya devam ediyorlardı ve çıktım.

Bir kaç bir şey eklemek istiyorum. Mülakat boyunca çok ciddi olduğumu, eğer ben istersem mülakatın muhabbet havasında ilerleyebileceğini söylediler defalarca. Fakat ben ciddiyetimi korudum. Sonuçta eğlenmek için orada değiliz. Ciddiyet gerektiren bir işin mülakatındayız. Tabi ki şaka yapıldığında, hafif gülümsedim. Fakat hiç bir zaman kahkaha atarak gülmedim ki herkesin güleceği hatta gayri ciddi birinin kendini tutamayacağı durumlarla karşı karşıya bırakıldım.
Bazı noktalarda büyük oyunlar vardı.
-O zaman sana daha fazla teknik soru soracağız.
-Bu soruyu bekliyor muydun? (Batman ne tarafta)
-Belki fikrini değiştirmişsindir (Pilot nasıl olmalı, İngilizce'de)
Hızlı sorduğu soruyu yavaş sormasını istememden sonra alay edercesine heceleyerek sorması.
Kaptan ve genç IK'nin gülmesinin de bir oyun olduğunu düşünmekteyim.


Belki diyorsunuzdur ki, hemen her şey iyi görünüyor o zaman neden elendin.
Yukarıda da belirttiğim gibi mülakat boyunca low dominant ve introverted olduğumu iddia ettiler. Konuşurken hiçbir zaman tıkanmamış; kendimle çelişkiye düşmemiş olsam da, sesim titrememiş, terlememiş olsam da, low dominant olmadığım konusunda kendilerini ikna edememişim demek ki. Yaşıma göre çok güçlü bir CV'im var. 25 yaşındayım. Lisans diplomamı alıncaya kadar, gönüllülüğün esas olduğu kısa süreli kurslarla beraber, öğrenci değişim programlarıyla 4 farklı üniversitede eğitim gördüm. (İngiltere 1 yıl, İsviçre 1 dönem). Artı, yine farklı bir Avrupa ülkesinde, yüz binlerce çalışanı olan çok ünlü bir şirkette 6 ay stajyer olarak çalıştım. Bir de CRM den 'fazla özgüven' feedback i alınca, kurulda biraz da sesiz kalmayı tercih etmiştim fakat becerememişim. Benle alay edercesine konuştukları zaman demek ki biraz daha baskın olmam gerekiyormuş. Belki bir de çok ciddi olmak yerine, tanıdık birileriyle muhabbet ediyormuş gibi biraz da gayri ciddi olmak gerekiyordu.

Hocam siz hala o feedbacki çözememişsiniz bence fazla özgüven feedbacki aldığınız halde hala yaşıma göre çok iyiyim modunda düşünüyorsunuz bilgisayar mühendisi olarak kariyeriniz başlangıç noktasında ve siz pilot olmak istiyorsunuz. Okuduğunuz okulun yurtdışında geçirdiğiniz vaktin burada bir değeri olmuyor maalesef çünkü önlisans mezunu ingilizcesi iyi biri sizden önce akademiye girip üstünüz olabiliyor. Bu noktada tekrardan okula girdiğiniz yada gireceğiniz seviyede olduğunuzu düşünürseniz daha rahat davranacağınızı düşünüyorum. Çünkü o feedback'i törüpülemek yerine saklamayı tercih ediyorsunuz. Şahsi fikrimdir umarım başarılı olursunuz kalan sürecinizde.

seyhano
06.Mart.2019, 15:38
Hocam hem geçmiş olsun diler, hem de başarılar dilerim.
Baştan sona okudum hem tecrübenizi hem de 5 sayfa boyunca yazılanları ve yazdıklarınızı...

Bence Sizin hiç kendinizi demotive etmenize gerek yok, retestte geçmek potansiyeliniz bir hayli fazla kişisel görüşüm.
Hataları söylenildiğinde, hadi oradan demek yerine, özeleştiri yapabilmek ve bu eleştirilere hak vermek, bu süreçte kendinizi geliştirebilmek açısından büyük nimet.

Yazdıklarınızı okurken hissettiğim şey, çok fazla gardınızı almışsınız mülakat esnasında, tabi belli ölçüde almak gerekiyor samimiyetin tadını kaçırın demiyorum ama hakikaten siz tam kapalı kutuymuşsunuz.
Sonuç olarak Sizleri tanımak niyetindeler orada, belki yanlış düşünüyorum ama Siz feedbacklerinizi orada düzelttiğinize ya da en azından uğraş verdiğinize inandırmak yerine, sanki saklamayı tercih ettiniz gibi hissettim.
Dolayısıyla crm de aldığınız özgüven feedbacki kurulda özgüven eksikliği feedbackine dönüşmüş gibi hissettim.

Bakalım biz oralara kadar gelebilecek miyiz ? :blushing: Sürecinizde başarılar, yeriniz kokpit olsun...

fly flew flown
06.Mart.2019, 18:24
THY buraya yazılanları ne kadar dikkate alıyor bilmiyorum fakat zaten retest şansımın çok yüksek olmadığı bu durumda artık içimden geleni dökmek istedim.

Re-testte neden şansınız yok? o kısmı anlayamadım...

Pesimistanblue
20.Mart.2019, 19:42
Hocam geçmiş olsun, eğer ki burada yapılan yorumlardan faydalı olanları ciddiye alıp yorumlarsan retest için bir hayli şansın yükselir diye düşünüyorum. Arkadaşlar yazılabilecek her şeyi yazmışlar ekstra olarak bir şey eklemeye gerek duymuyorum. Fakat; yaptığı yanlışları kabul eden, çare/çözüm arayan, kendini geliştirmek isteyen, belki de o anın heyecanı ile kötü bir mülakat deneyimi yaşamasına rağmen hatalarını farketmiş olan bir adayın yani konu sahibinin hakkında bazı yapılan yorumlar beni üzdü şahsen. Kimse burada deneyimini/özelini paylaşmakla yükümlü değil aslında. Kaldı ki sonucu olumsuz olan bir mülakatı burada ayrıntılı paylaştıktan sonra tutup da aday hakkında olumsuz yerleri cımbızla çekip "iyi ki olmamış" demeye getirmek en basitinden haksızlık yapmaktır. Ve empati yoksunluğudur. Neyse yazmayayım dedim ama tutamadım. Hocam hakkında hayırlısı ne ise o olsun. Kimsenin moralinizi de motivasyonunu da kırmasına müsade etmeyin sakın! Retestte başarılar. Herkese saygılar.

fly flew flown
21.Mart.2019, 09:01
Şu "iyi ki almamışlar, irite oldum" diyen arkadaşın yazdıklarını okumasam deneyimi merak etmeyecektim. neymiş bu kadar irite edici olan? diye merak ettim ve deneyimi okudum.

elbette ne irite edici bir durum var ne de iyi ki almamışlar denilebilecek bir ayrıntı... bu kadar kolay irite oluyorsanız meslek hayatında zorlanmamanız işten bile değil.

bazı hatalara dikkat çekip en azından hazır okumuşken re-test arkadaşımıza da yardımcı olmuş olayım.

hatalı bulduğum cevaplar ve alıntılar:

*B: 1 saat kadar bekledim, çıkan adaylarla konuştum. Ter içinde çıktılar. (gereksiz fazla bilgi vermişsiniz, ayrıca herkesin mülakatı şahsına münhasırdır 2. hakkınızda diğerlerinin mülakatları hakkında onlardan bilgi almamaya çalışın. şahsi tavsiyemdir.)
*B: Söylediğinize bir anlam veremedim. (abartılı ve gereksiz bir ciddiyet sergilemişsiniz. kimse bu kadar ciddi bir insanla, espri anlayışı olmayan biriyle çalışmak istemez. empati yapın. siz de çalışmazdınız. dolayısı ile sense of humor önemli bir özelliktir.)
*Bense ciddiyetimi koruyordum. (hala yanlışınızda ısrar etmişsiniz ve enteresan bir şekilde bunun da hala arkasındasınız. deneyim sonrası yorumunuzda da ciddiyetinizi korumanızı savunmuşsunuz. yaptığınız en büyük hata bu zaten)
*Bence değiştirmemeliyim. (manasız bir şekilde inatlaşmışsınız. türkçe söylediklerinize ek olarak başka şeyler de söyleyip bunları açıklayabilirdiniz)

ek olarak oyun dediğiniz kısımlar size atılan paslardı hepsini boş çevirmişsiniz. bence, sizi sabit fikirli, fazla ciddi, espri yeteneği olmayan, katı, stabil, değişemez ve gelişemez gördüler. hatta öyle biri olduğunuzu ben de düşündüm okurken. bu sebeple re-test sürecinizde kendi öz eleştirinizi en sert şekilde yaparsanız ve bu 3 ayda bir gelişim ve değişim gösterebilirseniz re-testte başarılı olmamanız için bir neden yok. ama öncelikle eleştiriye açık olmalısınız.

bütün mülakat boyunca size çok ciddisin denmesine rağmen hala orası ciddi bir müessese tabi ki ciddi olacağım derseniz bu gerçekten eleştiriye ve değişime açık olmadığınızı gösterir.

re-testte başarılar dilerim.

yürüynuçakuçmaz
09.Nisan.2019, 18:44
Fb: closed to critism. Bu fbyi dikkate al derim. :) Tüm yazıyı ve sohbeti okudum ve bu düşünce uyandı bende.

aliayd
10.Nisan.2019, 16:12
merhaba, konuşmanın şu bölümü ile ilgili bir şeyi merak ediyorum:

"Beni rahatlatmaya çalıştığını dile getiren ön bir konuşma yaptı. Kendimi tanıtmamı istedi. Memleketimi söyledikten sonra lafımı keserek, tam anlamıyla kaptana döndü ve Edirne hakkında konuşmaya başladılar. O an yine benim aklımdan bir sürü soru geçiyor "Acaba şuan ne yapmamı bekliyor, sessizce beklememi mi, yoksa konuşmalarına dahil olmaya çalışıp çalışmayacağımı mı ölçüyor?". İkisi de bir birine dönmüş olarak, birbirleriyle konuştukları için bölmenin, araya girmeye çalışmanın çok doğru olmayacağını düşündüm. Ancak bir yerde takılırlarsa, dahil olurum diye düşünürken; Edirne'ye özel bir tatlıyı tarif etti biri, adını sordu diğerine. Diğeri bilemeyince ben 'Susam helvası' dedim. "Aaa evet" gibi bir tepkiyle her ikisi de bana döndüler ve sanıyorum ki benden bekledikleri saygıyı da (konuşurlarken bölmedim), takıldıklarında verdiğim cevap ile başkalarının muhabbetine dahil olabildiğimi de göstermiş olduğumu düşünüyorum. Sonra sözü genç IK'ye bıraktı."

burada size sorulmadan cevap vermemeniz gerekmez miydi? başkalarının muhabbetine dahil olmak için böyle bir yöntem izlemek doğru mu? bu bana çok dürtüsel bir hareket gibi geldi ama yanılıyor olabilirim. sanki onların sormasını beklemek daha doğru olurdu gibi. cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.

Mjöllnir
18.Nisan.2019, 00:28
Söylediğinize bir anlam veremedim, yerine sizce ne demeliydim?

Tanıdık biriyle konuşuyormuş gibi 'Şaka yapıyorsunuz.' gibi bir cevap hiç hoş olmazdı.

Belki, 'Ama bu hiç adaletli değil.' gibi bir cümle daha iyi olabilir miydi?

Asıl "ama bu adaletli değil" gibi bir cümle hiç olmazdı. Çünkü bu cümlede karşınızdaki suçlar havası var, sen adil değilsin demenin başka hali. Karşınızdaki insanın hatalarını belirtirken "sen" dili değil "ben" dili kullanılması en önemli iletişim becerilerinden biridir, ("sen adil değilsin" yerine "(hafif şaka yollu)ben daha zor bir mülakat geçireceğim desenize" gibi) ve biliyorsunuz ki iletişim demek CRM demek. Bu noktada şakalı bir şekilde "eyvah" falan deyip işi espiriye vursaydınız hem ortam rahatlardı hem de siz rahatlardınız, tabii bu benim şahsi fikrim.