PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İlk uçuşu Wright kardeşler değil Gustave Whitehead yapmıştır. İşte deliller



Selim ÖZKÖK
16.Mart.2013, 19:43
Tarih hep spekülasyonlarla dolu. Bu konuda medyanın etkisi yadsınamaz. Bu güne kadar bende ilk uçuşu Wright kardeşlerin yaptığını sanırdım. Burada bir düzeltme yapmak gerekir sanırım. Wright kardeşlerden 2 yıl önce ilk uçakla uçan insan Gustave Whitehead olarak tanımlanıyor.
http://www.gustave-whitehead.com/s/cc_images/cache_289837.jpg?t=1348571000
Aşağıdaki linkte Gustave Whitehead'ın adına yapılmış delillerle dolu sitesi yer alıyor. Vaktim fazla olmadığı için ayrıntılı çevirisini yapıpı yayınlayamadım. Merak eden arkadaşlar google translate'den çevirerek anlayabilirler. İşte tarihteki gerçek ilk uçakla (veya planörde diyebiliriz) uçan insan adına yapılmış, pek çok belgeyle dolu sitenin adresi : http://www.gustave-whitehead.com/

odyssey
24.Mayıs.2013, 00:39
İlk uçan insan Hezarfen Ahmet Çelebi değilmiydi ?
Onun yaptığıda bir çeşit planördü yarasa kanatlı
Galata kulesinden atlayarak boğazı geçmiş ve 3.5 km ilerdeki Üsküdar Doğancılar meydanına inmiştir
Hemen ardından kendisine ödül olarak cezayir sürgünü verilmiş ve orada henüz 31 yaşındayken vefat etmiştir

Edit: Yoksa böyle biri gerçekte yokmu ?

sangokudb
24.Mayıs.2013, 01:43
İlk uçan insan Hezarfen Ahmet Çelebi değilmiydi ?
Onun yaptığıda bir çeşit planördü yarasa kanatlı
Galata kulesinden atlayarak boğazı geçmiş ve 3.5 km ilerdeki Üsküdar Doğancılar meydanına inmiştir
Hemen ardından kendisine ödül olarak cezayir sürgünü verilmiş ve orada henüz 31 yaşındayken vefat etmiştir

Edit: Yoksa böyle biri gerçekte yokmu ?

Şöyle bir bilgi var ama:

"galata köprüsünden doğancılar meydanına inmek için gerekli olan süzülüş açısı 39:1 dir. yani yatayda 39 metre giderken sadece 1 metre düşüceksiniz. bu malesef imkansız çünkü günümüz şartlarında dünya rekoru 27:1 dir.

ha derseniz ki rüzgar vardı. arka rüzgar olarak lodos hiç bir zaman kullanışlı bir rüzgar olmadığı gibi olsa bile bu açıya ulaştırabilmesi için tornado falan gereklidir. zaten evliya çelebinin seyehatnamesindeki 3 cümleden başka hiç bir yerde geçmez bu mucizevi uçuş."

Kaynak: http://eksisozluk.com/entry/17875937

Benzer bir şey söyleyen ayrıntılı bakış açısı: http://eksisozluk.com/entry/23150430

balia
24.Mayıs.2013, 01:51
Tarihçilerden okumuş idim, kaynağı aklımda değil internetten arattırılabilir. Hazerfen Ahmet çelebi planör uçuşu yapmamıştır. Uçtuğu sisteme tutturduğu, rokete benzer bir şey ile itki sağlayarak uçmuştur. Galatadan uçup Üsküdara inebilecek kadar kot farkı yok zaten + çok rüzgar ve türbülans var. Planör uçuşu teknik olarak mümkün görünmüyor.

murattekin
24.Mayıs.2013, 01:54
İş planöre kalmışsa Otto Lilienthal daha önce uçmuştu. Ancak sitede söz konusu fotodaki uçağın motorlu olduğu yazıyor. Bu kadar büyük bir iddia ortaya atan adamın uçuş fotoğrafları yok maalesef. Var olanlarda 1910 tarihli. Oysaki Wright kardeşler uçuşlarını 1903 te yapmışlar ve fotoğraflamışlar.

sangokudb
24.Mayıs.2013, 01:55
Tarihçilerden okumuş idim, kaynağı aklımda değil internetten arattırılabilir. Hazerfen Ahmet çelebi planör uçuşu yapmamıştır. Uçtuğu sisteme tutturduğu, rokete benzer bir şey ile itki sağlayarak uçmuştur. Galatadan uçup Üsküdara inebilecek kadar kot farkı yok zaten + çok rüzgar ve türbülans var. Planör uçuşu teknik olarak mümkün görünmüyor.

Peki rokete benzer bir şey yaparak itki kazanmak teknik olarak ne kadar olasıdır acaba? Yani bir yakıt yanıyorsa bu ısıya dayanacak malzeme, o ısıdan insanı koruyacak yalıtım, yakıtın imali, itkinin kontrolünü yapacak mekanizmalar vs.?

Yine aynı kapıya çıkıyoruz sanırım :)

Selim ÖZKÖK
24.Mayıs.2013, 01:56
İş planöre kalmışsa Otto Lilienthal daha önce uçmuştu. Ancak sitede söz konusu fotodaki uçağın motorlu olduğu yazıyor. Bu kadar büyük bir iddia ortaya atan adamın uçuş fotoğrafları yok maalesef. Var olanlarda 1910 tarihli. Oysaki Wright kardeşler uçuşlarını 1903 te yapmışlar ve fotoğraflamışlar.
Murat bey, verdiğim link sanırım gözünüzden kaçtı. Burada 1901 tarihinden bahsediliyor. Linkte burayı tıklarsanız, haberleri görebilirsiniz. http://www.gustave-whitehead.com/history/news-reports-1901-2-flights/

murattekin
24.Mayıs.2013, 02:17
Evet. O kadar çok şey yazılmışki. Kaçırmışım.

balia
24.Mayıs.2013, 02:24
Yılbaşında, bayramlarda havaya fişet attığımızda nasıl ki karton malzeme erimiyorsa (boş kovan halinde yere düşüyorsa), alınan itkinin miktarına göre dozlanmış bir kuru yakıt ile de pek tabi aşırı ısınma olmadan uçulabilir. Günümüzdeki uçak motorları veya roketlerin kullandığı itki ile bahsettiğimiz arasında ciddi fark var. Buna ilaveten kuru yakıtlı roketlerde yakıt, uçak motorlarındaki gibi sıkıştırılmış hava ile yakılmadığı için onlardaki gibi yüksek sıcaklıklar görülmez. Isının çoğu ve genleşmiş hava arka kısımdan havaya verilir, bu şekilde ısının çoğu da geride bırakılmış olur.

Hatta aynı yüzyıl içerisinde direk bedenine roket monte ederek uçuş yapmış kişi için: http://en.wikipedia.org/wiki/Lag%C3%A2ri_Hasan_%C3%87elebi
http://tr.wikipedia.org/wiki/Lagari_Hasan_%C3%87elebi

sangokudb
24.Mayıs.2013, 02:47
@balia

Ortalama bir erkeğin 80kg civarında ve yakıtın, metal aksamın ağırlığını, iniş için gerekli ekipman vs. derken kabaca min200kg ağırlıktan bahsediyoruz. Gel gelelim Hazerfen Çelebi hikayesi gibi, Hasan çelebi hikayesi, Fatih Sultan Mehmet'in karadan gemi geçirmesi gibi bilimsel olarak mümkün olmayacak şeylerin tarihi bir gerçek gibi anlatıldığı, hiç bir şekilde sorgulanmadığı bir gündeyiz malesef :)

Kültürel miras olarak çok yararlı bulsam dahi, yanlış yazılmış tarihe kişisel olarak karşıyımdır :)
Örnek verdiğiniz Hasan Çelebi efsanesi ile ilgili olarak;

"evliya çelebi'nin seyahatnamesindeki çoğu olaylar ve karakterler gibi hayal ürünü/şehir efsanesi olma olasılığı baya yüksek olan kişi."

"kendisinin yaptigi soylenen 1000 feete cikip, kanat acip ucma olayi mythbusters'ta denenmistir. tahmin edildigi gibi, efsane kestane cikmistir."

"mythbuster'de sınanmış, lagari'nin uçabileceği, ancak sağ salim inemeyeceği kanaatine varılmıştır."

Kaynaklar:
http://eksisozluk.com/entry/16847626 , http://eksisozluk.com/entry/17244977 , http://eksisozluk.com/entry/22408053

İlgili myhtbusters deneyi:


http://www.youtube.com/watch?v=H9Mollmj2TM

Tam hali için: http://hdbelgesel.net/mythbusters-carpma-ve-yanma/ 35.dakikadan sonra.

Selim ÖZKÖK
24.Mayıs.2013, 14:25
[QUOTE=sangokudb;611684]@balia

Ortalama bir erkeğin 80kg civarında ve yakıtın, metal aksamın ağırlığını, iniş için gerekli ekipman vs. derken kabaca min200kg ağırlıktan bahsediyoruz. Gel gelelim Hazerfen Çelebi hikayesi gibi, Hasan çelebi hikayesi, Fatih Sultan Mehmet'in karadan gemi geçirmesi gibi bilimsel olarak mümkün olmayacak şeylerin tarihi bir gerçek gibi anlatıldığı, hiç bir şekilde sorgulanmadığı bir gündeyiz malesef :)

Pek katılamıyorum. Fatih'in karadan gemi geçirmesi olmayacak şey değil. Bunu neye dayanarak söylediniz bilemiyorum. Yelken kanatları düşünürseniz, toplamda 200 kg ağırlıktan bahsedemeyiz. Bir yelken kanadın kaç kg olduğunu düşünüyorsunuz? Boğazdaki hava akımlarını hesap ederseniz, Hazerfeninde uçmuş olma ihtimalini göz ardı edemeyiz. Aynı şekilde ekşi sözlüğü bir kaynak olarak göremiyorum.

servetbasol
24.Mayıs.2013, 15:41
http://www.servetbasol.com/Articles/HavacilikKronolojisi.htm

1902-01-17 Gustav Weisskopf – Connecticut uçuşu–
Gustav Weisskopf, 1901’den sonra bu sefer karosen yakıtı kullanan Number-22 uçağı ile (yinede Amerikalılar bu Alman’a, isminin ingilizce tercümesi ile Whitehead demektedirler.) iki uçuş denemesinde bulundu. İlk uçuşu 3200 m, ikinci uçuşunda ise 11.300 m yol almıştır. (Wright Kardeşler ise 259.7 m yol alabileceklerdi.) Hiç bir zaman Amerikan vatandaşlığına geçmeyen Alman Gustav Weisskopf, 1927 senesinde kalp krizinden ölmüştür.

ABD'nin buradaki çabası ilk kimin uçtuğu değil, ilk patent sahibi olmaktır.

1908-06-04 Amerika’nın ilk ‘Resmi’ uçuşu ve Glenn H.Curtis
Amerika’da en hafif motorları yapan Glenn H. Curtiss, Alexander Bell’in çağrısı üzerine Aerial Experiment Association için bir uçak üretir.
June Bug adını verdiği bu uçak, dışarıdan yardım almadan kalkıyordu.
Amerika’nın ilk resmi “Havadan Ağır Uçağı ve Uçuşudur”.
Amerikan ordusu, hep onunla çalışmayı tercih etti çünkü Wright Kardeşler hala serbest uçmayı öğrenememişlerdi.
Amerika’nın havacılıktaki en önemli öncüsü olma unvanını, Avrupa’daki yarışmalarda da ispatlayan Curtis, 29 Mayıs’ta Hudson nehri üzerinden New York’a uçmuş, Hürriyet heykelini turlamış ve Joseph Pulitzer’in 10.000$ lık 200 km üzeri uçuş yarışmasını 220 km yi 153 dak’da uçarak kazanmış ve Manhattan üzerinde gösteri uçuşu yapmıştır.
8 June 1911’de Aero Club of America’nın ilk lisanslı pilotu olmuştur. (Wright Kardeşler ise 4 ve 5 No’lu lisanslara sahiptirler.)
Daha sonra Wright Kardeşler ile hukuk mücadelesine girecek olan Curtis, patent davasını 1913’de kaybetti.

Yine de ABD, Curtis'den vazgeçmeyecekti.

1928-10-06 Kayseri Uçak Fabrikası Resmen Açıldı.
. . . . . . . . 1932’ den sonra ilk anlaşma Amerikan Curtis-Wright grubuyla yapıldı.
Anlaşmada Curtis’den av, yolcu ve Fledgling uçakları alınması planlandı.
Bununla beraber Curtis-Wright uçaklarının montajının Kayseri’de yapılmasına karar verildi.

Geriye dönüp bakınca, ülkemizde uçakları imal edenlere yapılanlar birer utanç abidesi gibi dururken, "eskiden birisi yok uçtu, haydi canım sen de ona da uçuş mu diyorsun" gibi tartışmalardan kaçınıp, Murat Han'ın birilerini neden Cezayir'e sürdüğünü, bu zihniyetin önce Hürkuş'u cezalandıran sonra da Prag'a kadar gitmesine neden olan zihniyet olduğunun bilinmesi gerekir.
Çekoslovakya'da onurlandırılan birisinin Ankara'da emekli maaşına bile haciz konarak ölmesine neden olanlardan hiç bahsetmemek ne kadar akılcı bir tavır olabilir?

1948'den sonra ABD'nin ülkeler üzerindeki yaptırım gücü, elbette ki 2.ci Dünya Savaşını Atom bombası ile kazanmış olmasından ileri gelir.
Yine de kimsenin sorgulamadığı bu insanlık dışı yıkımın uzantılarından birisi de tüm ülkede yasaklanan-engellenen havacılar ve fabrikalardır.

Curtis-Wright bir patent başarısıdır.
Artık ABD ilk uçan Wright Kardeşler'dir demiyor. Sadece Wright Kardeşlerden beri.! diyor.

1928-12-12 İlk Uçuş’un 25.ci Yılı.!
Amerika Birleşik Devletleri Washington'da “Wright Kardeşler ve İlk Uçuşun 25.ci yılı” adı altında bir Uluslararası Sivil Havacılık konferansı düzenledi. Dünyaya 'İlk Uçuşun 25.ci Yılı' diye ilan edilen bu konferansa, “İlk Uçuş yalanı” yüzünden hiç bir devlet katılmadı. Tarihte kayıtlara "Güzel bir kutlama" diye geçti. (12-14 Aralık)

Artık psikolojik savaşlar dönemindeyiz ve sizi, bizleri, hepimizi, ne düşünmelerini istiyor ve neye inanmamızı istiyorlarsa ona göre bilgilendiriyorlar.
Kimsenin çoklu dilde internet araştırması, kitap kurdu ve/veya araştırmacı olarak yetişmesi de istenmiyor.
Tarihimize sahip çıkmamış ya da sahip çıkılması istenmemiş.
Havacılıkta o kadar öncü insan telef edilmiş ve itibarsızlaştırılmış, hakkında belge olarak neredeyse hiç bir şey kalmamış, ama bakıyorum inatla geçmişe dönük araştırmalar yapılıyor.
ABD, nasıl Gustav Weisskopf için Gustav Whitehead diye propaganda yapıp "Alman" yerine yapay vatandaş "Amerikalı" fikrini oturtmaya çalışıyorsa, bizlerin de geçmişe sahip çıkmamız ve bazılarını da sorgulamamız gerekir.
Tüm bunları doğru yapabilmek için de araştırmamız gerekir. Çoklu dilde ve belgelerle.

Çabalarınız ümit verici, sadece birbirimizi küçümsemeden ve olayları abartmadan incelemeye özen gösterelim.
Sevgiler

sangokudb
24.Mayıs.2013, 18:43
Pek katılamıyorum. Fatih'in karadan gemi geçirmesi olmayacak şey değil. Bunu neye dayanarak söylediniz bilemiyorum. Yelken kanatları düşünürseniz, toplamda 200 kg ağırlıktan bahsedemeyiz. Bir yelken kanadın kaç kg olduğunu düşünüyorsunuz? Boğazdaki hava akımlarını hesap ederseniz, Hazerfeninde uçmuş olma ihtimalini göz ardı edemeyiz. Aynı şekilde ekşi sözlüğü bir kaynak olarak göremiyorum.


Öncelikle 1453'te ki bizans haritasına bakarsak:
http://1.bp.blogspot.com/-xn0KYoq3Y1A/TZ0HQC-XlPI/AAAAAAAAB-A/MkVCAv40sd0/s1600/konstantinopolis-bizans.jpg

Daha iyi görebilmek açısından: http://r1305.hizliresim.com/19/u/nh4bd.png

Zaten topu topu birkaç futbol sahası büyüklüğünde, sadece bir kaç haneden oluşan bir toprak parçasından ve etrafı tamamen osmanlı toprakları ile çevrilmiş bir bölgeden bahsediyoruz. 1.si karadan gemi yürütmenin mantıklı bir nedeni zaten yoktur, 2.si bilimsel olarak bir gemiyi tepeye çıkarmak ve ordan geri indirmek zaten mümkün değil. Yürütülen bir şey var ise en fazla "10 kişilik kayıklar vs." olabilir. Ek olarak; bu tür konular için onlarca site, kaynak, tartışma ortamı vs. bulunabilir. Ben ulaşması kolay diyerek ilk etapta ekşisözlük seçtim sadece. Açıkcası hazerfenin vs. uçtuğunu gösteren kaynakların sayısı ve güvenilirliğinin ekşi sözlük kadar olmadığınıda hesap etmek gerekir diye düşünüyorum :)

Bu savaşın önemi, avrupadaki derebeylerin kale duvarları arkasında kendi halkını sömürürken artık güvende olamayacağını göstermiş olmasıdır :)